Sagu

Sagu, Hece ölçüsü ile yazılır. Edebi sanatlara yer verilir. Dörtlüklerle yazılır. Ölen bir kişinin arkasından söylenen ağıt şiirleridir. Ölen kişinin kahramanlıklarını, başarılarını, erdemlerini; kalanların acısını ve duyulan üzüntüyü dile getirir. Koşuk nazım şekliyle söylenir.

SAGU (türkçe) anlamı

1. kimi hurma ağaçlarının özünden çıkarılan ve pirinç gibi kullanılan nişastalı bir madde
hintirmiği.

SAGU (türkçe) anlamı

2. Bazı hurma ağaçlarının özünden çıkarılan ve pirinç gibi kullanılan nişastalı bir madde
3. Hint irmiği.

SAGU (türkçe) ingilizcesi

1. [Sauvo]n. sago
2. starch derived from the trunk of some varieties of palm tree (used to make pudding)
3. n. sago
4. starch derived from the trunk of some varieties of palm tree (used to make pudding)
5. n. sago
6. starch derived from the trunk of some varieties of palm tree,

SAGU (türkçe) fransızcası

1. sagou [le]
Sagu, İslamiyetten önceki Türk şiirinde ölen sevilen bir kişinin veya kahramanın ardından söylenen ve onun iyiliğini, dürüstlüğünü, ahlakını, faziletini anlatan dolayısıyla ölümünden duyulan acıyı dile getiren şiirlerdir. Sagular hece vezniyle söylenir, nazım birimi dörtlüktür. Her dörtlüğün ilk üç mısrası birbiri ile kafiyeli, dördüncü mısralar ise kendi aralarında kafiyelidir. Dörtlüklerin son mısralarının birbiri ile kafiyeli oluşu ayni zamanda dörtlükler arası bir bağ görevi görmektedir. Türk Aşık Edebiyatında yaygın olarak kullanılan koşma, destan, semai gibi nazım şekilleri, sagunun yüzyıllar içinde işlenerek geliştirilmiş şeklinden başka bir şey değildir.
Bu şiirlere İslâmiyet sonrası halk edebiyatında ağıt, Divan edebiyatında mersiye denir. Yuğ denilen ölüm törenlerinde söylenir. Divanu Lûgatit-Türkteki Alp Er Tunga sagusu bu türün önemli bir örneğidir.
Önceki Paylaşımlar