Sal

Sal

Sal deniz ya da nehirde su üzerinde kalmak ya da hareket etmek üzere tahta ya da tomrukların birbirine eklenmesiyle oluşturulan düz taşıt. En basit tekne/kayık tasarımıdır ve gövdesiz yalın olmasıyla karakterize edilir.

SAL (inglizce) türkçe anlamı

1. i. tuz [kim.]
2. kimyasal tuz

SAL (türkçe) anlamı

3. kalın direklerin yan yana bağlanmasıyla yapılan
4. düz ve korkuluksuz deniz ya da ırmak taşıtı.salacak
teneşir.tabut.

SAL (türkçe) anlamı

5. Birçok kalın direk yan yana bağlanarak yapılan
6. düz ve korkuluksuz deniz veya ırmak taşıtı:Dalgaları ufukları örten bir denizde
7. küçük bir sal parçası üstünde bir boraya mı tutulduk?- Y. K. Karaosmanoğlu. Tabut.
8. 2. anlamı tuz
9. i
10. 3. anlamı sal.

Sal (fransızca) ingilizcesi

1. n. Sal
2. male first name,

Sal İngilizce anlamı ve tanımı

Sal anlamları
    (noun) Salt.(noun) An East Indian timber tree (Shorea robusta)
3. much used for building purposes. It is of a light brown color
4. close-grained
5. heavy
6. and durable.
Sal tanım:
Kelime: sal
7. Söyleniş: 'sal
8. İşlev: noun
9. Kökeni: Middle English
10. from Latin -- more at SALT
11. : SALT
12. ,n. male first namen. Sal
13. male first namen. salt
14. sodium chloride
15. common crystalline mineral
16. table salt
17. sauce
18. raciness
wit,

SAL (türkçe) ingilizcesi

19. [Sal]n. male first namen. Sal
20. male first namen. salt
21. sodium chloride
22. common crystalline mineral
23. table salt
24. sauce
25. raciness
26. wit

Sal (ingilizce) fransızcası

1. n. Sal
2. prénom masculinn. sel

Sal (ingilizce) almancası

1. n. Sal
2. männlicher Vorname

Sal (ingilizce) italyancası

1. s. nome proprio maschile

Sal (ingilizce) ispanyolcası

1. s. Sal
2. nombre propio masculino

Sal (ingilizce) portekizcesi

1. s. Sal
2. nome próprio masculino

Sal (ingilizce) flemenkcesi

1. zn. sal
2. mannelijke voornaam
3. jongensnaam
Sal deniz ya da nehirde su üzerinde kalmak ya da hareket etmek üzere tahta ya da tomrukların birbirine eklenmesiyle oluşturulan düz taşıt. En basit tekne/kayık tasarımıdır ve gövdesiz yalın olmasıyla karakterize edilir. Geleneksel sallar tahta ya da tomruk veya kamıştan yapılırken, çağdaş sallar için daha çok duba ya da polistilen bloklar kullanılır. Şişme sallar (özellikle de rafting denilen sal sporunda) çok katmanlı dayanıklı kauçuk malzemeden yapılır. Dicle nehrinde taşımacılıkta kullanılan sallara kelek adı verilir. Norveçli bilim adamı Thor Heyerdahl ve beş arkadaşının 1947'de Güney Amerika'nın batı kıyılarından Tahiti'nin doğusundaki adalara yaptıkları yolculukta Kon-Tiki adlı salı kullanmışlardır. == Adlandırma == Çalışmalarını etimoloji konularına yoğunlaştıran dilci Hasan Eren'e göre Türkçe sal kelimesi Orta Türkçe döneminden beri kullanılır ve diğer Türk dillerinde de görülür: Türkmence sāl, Kırgızca, Kazakça, Karakalpakça, Nogayca, Tatarca, Altayca, Televütçe, Şorca, Tuvaca sal, Başkurtça hal (Genel Türkçe s- ön sesi Başkurtçada h- sesine dönüşür), Yakutça āl (Genel Türkçe s- ön sesi Yakutçada kaybolur), Çuvaşça sulǎ (сулă). Moğolcada da sal olarak bulunur. Macarcada Türkçeden geçme eski bir alıntı olarak sál biçiminde görülür. Türkçeden Farsçaya da sāl biçiminde geçmiştir. Diğer bazı dillerde de Türk dillerinden geçme alıntı olarak görülür: Bulgarca сал, Dağ Maricesi шал şal.

Dış bağlantılar

Kaynak

Bu sayfa, online kullanıcı topluluğu tarafından oluşturulan ve düzenlenen özgür ansiklopedi projesi Wikipedia'nın Türkçe versiyonu Vikipedi'deki Sal maddesinden faydalanılarak veya ilgili madde birebir kopyalanarak hazırlanmıştır. Bu makale, GNU Özgür Belgeleme Lisansı ilkeleri kapsamında, Vikipedi sitesi kaynak gösterilerek özgürce kullanılabilir.

Önceki Paylaşımlar