Fiziğin Doğası nedir ?

Soru: (Soru Henüz Onaylanmamış)

Bu soru için toplam 1 cevap yazılmış. Tüm cevaplar aşağıda yer almaktadır.

1 Cevap

Soru: Fiziğin Doğası nedir ?

Fiziğin doğası nitelendirilmesi, fiziğin bütünün nitelendirilmesidir. Yani fizik ile ayrı bir başlık yada fiziğin bir alt dalı olarak görülmemelidir. Kısacası fiziğin doğası; fiziğin ta kendisidir.

Fizik, madde ile enerji arasındaki etkileşimi inceleyen, doğada gerçekleşen olaylarla ilgili mantıklı açıklamalar üretmeye çalışan ve ulaştığı sonuçları kanunlarla ortaya koyan uygulamalı bir bilim dalıdır. Fizik bilimiyle meşgul olan bilim insanları fizikçi olarak adlandırılır. Fizik, maddenin dış yapısını ve madde ile enerji arasındaki ilişkileri inceler. Atom altı parçacıklardan galak- silere kadar küçük büyük her şey fiziğin uğraş alanına girer. Işık, ses, kuvvet, hareket, enerji, elektrik, manyetizma ve dalga gibi birçok olayı konu edinen fizik bilimi tüm bunları değişik alt alanlarda inceler. Fizik insan yaşamının her anında vardır.

Ancak fizik, maddi varlığı olmayan hiçbir şeyle ilgilenmez. Duygu dünyamızla ilgilenmez. Korku, sevinç, kaygı, üzüntü, ruhlarla ilgilenmez. Örneğin fizik; "Hükümetin ekonomi politikalarını doğru buluyor musunuz?", "Hangi otomobilin dizaynı en güzeldir?", "En çok sevilen ders hangisidir?" gibi cevabı doğru-yanlış, güzel yada çirkin, iyi yada kötü gibi olan ve kişisel tercih gerektiren sorularla uğraşmaz.

Fiziğin Alt Alanları



1. Mekanik

Kuvvet ve hareket ile bunlar arasındaki enerji ilişkilerini inceler. Dalgaların oluşmasından makinelerin çalışma prensiplerine kadar çok geniş bir uğraş alanı vardır.

2. Elektrik

Maddenin yapısındaki elektron ve protonların sahip olduğu elektrik yükleri ile bunların neden olduğu elektrik alan ve elektriksel kuvvetleri konu edinir. Yıldırımlardan elektrikli ev aletlerine kadar çok geniş bir uygulama alanı vardır.

3. Manyetizma

Dünyanın manyetik alanını, manyetik maddelerin ve elektrik akımından oluşan manyetik alanı inceler. Hızlı trenlerin ve telefondaki seslerin iletilmesinde manyetizma alanının ortaya koyduğu bilgilerden yararlanılır.

4. Optik

Işığın davranışı ile aydınlanma, gölge oluşumu, yansıma ve kırılma gibi ışık olaylarını inceler. Gözün görmesinden renklerin oluşumuna kadar birçok olay optiğin uğraş alanına girer. Astronomide yeni gezegenlerin, yıldızların, galaksilerin keşfedilmesinde ve davranışlarının incelenmesinde, tıpta görme kusurlarının düzeltilmesinde optik alanında elde edilen bilgileri kullanılır.

5. Termodinamik

Temelde ısı olaylarını ve enerjinin ısı ile ilgili kısmını inceler. Suyun kaynamasından

buzulların erimesine kadar ısı ile ilgili konularla ilgilenir.

6. Atom Fiziği

Fiziğin, maddeyi oluşturan atomları, atomların yapısını ve özelliklerini, atomların birbirleri ile ilişkilerini inceleyen bir daldır.

7. Nükleer Fizik

Atomu meydana getiren çekirdeğin özellikleri ve birbirleri ile yaptıkları etkileşmeleri inceleyen fizik dalıdır. Atom bombası gibi zararlı uygulamaları geliştirmiş olsa da radyasyondan korunma yollarını öğretir ve günümüzde enerji üretiminde vazgeçilmez bir yeri vardır.

8. Katıhâl Fiziği

Yoğun haldeki maddelerin, elektriksel, manyetik, optik ve esneklik özelliklerini inceler. Yapılarında gözlenen simetri, daha kolay inceleme ortamı oluşturduğu için özellikle kristal özelliğe sahip olan maddeleri inceler. Elektroniğin teorisini oluşturur.

Fiziğin iki temel kavramı uzay ve zaman dır.Uzay nesnelerin,zaman da nesnelerin değişiminin düzeni olarak düşünülebilir.Fizik içinde bulunduğumuz evreni anlamak için,o evrenden yapılan soyutlamalar bütünü olarak düşünülürse ,o evrenden ilk elden soyutlanan kavramlar uzunluk kütle ve zamandır.Klasik fizikteki diğer tüm kavramlar(kuvvet,momentum,enerji gibi) bu üçünün üzerine kurulmuştur.Bu üç kavramın ölçülmesi herkezce kabul edilmiş, standart niceliklere göre yapılmaktadır.

Fiziğin diğer önemli temeli neden-sonuç dur.Tüm olaylar birbirine neden-sonuç ilişkisiyle bağlıdır.Bu;evrende oluşan olayların sebeblerinin yine evrende olması gerekliliğidir,başka yerlerde değil.Zaten pozitif bilimlerin ortaya çıkış sebebidir bu.Bu noktada,ilkçağ felsefesinin mitolojik süreçten sonra ve -bu günkü anlamında- pozitif bilimlerin ortaçağdan sonra oluşması oldukça benzerdir.

Fiziğin en temel süreci şüphesiz ki ölçmedir.Gözlem-ölçme-deney süreçleri düşünülürse,aralarındaki benzerliğin amaç benzerliği olduğu görülür. Hepsi içinde bulunduğumuz evrene ait özelliklerin bize aktarılması içindir. Gözlem,insanın düşünmesiyle beraber varolmaya başlamıştır.Ölçme ve deney ise daha sonraları ortaya çıkmıştır.Deney;evrenin belli bir kısmının benzerinin yaratılıp üzerinde çeşitli ölçme süreçlerinin gerçekleştirilmesidir.Doğa, evrenin en yakınımızdaki parçası olarak düşünülürse;gözlem ile doğaya müdahale edilmiyormuş,fakat ölçme ve deneyle müdahale ediliyormuş gibi görünür.Oysa saf olarak gözlem bize doğayı anlamak yolunda cok şey kazandırmaz. Daha aktif bir yaklaşım gerekir ki bu da deneydir.Ölçmenin önemi ise fizik-matematik ilişkisinde ortaya çıkar.(Daha sonra bu konuya değinilicek)

Fiziğin bir diğer temel özelliği evrendeki değişimleri değişmeyenlerle açıklamaktır. Yani denilebilir ki; fizik ve genelde bilim evrendeki değişimleri değişmeyen şeyler aracılığıyla açıklamaya çalışmaktır.Klasik fizikteki konum,hız,ivme kavramları düşünülürse;bu daha iyi görülür.Hız, konumun değişimidir ve eğer sabit değilse ivme kavramına ihtiyaç vardır.İvme hızın değişimidir ve eğer o da sabit değilse onun değişimini gösteren sabit bir niceliğe ihtiyaç vardır.Aslında insan doğadaki değişimleri, günlük hayatta sanıldığı gibi algılamaz.İnsanın doğayı algılamakta kullandığı beş duyusundan gözü düşünelim.Doğayı algılamak için en çok kullandığımız duyumuz süphesiz ki gözdür.Görme olayı beyin ile gözlenen nesnenin bir etkileşimidir, bu, göz aracılığıyla olur.Göz , hareketli cismin çok küçük zaman aralıklarıyla durumlarını algılar.Yani göze kadar olan sureçte bir süreklilik yoktur, sabit durumlar üzerinde sıçramalar vardır.Gözden sonraki süreçte (yani göz-beyin arası) süreklilik sağlanır.

Cevap yazabilmek için oturum açmalısınız