cumhuriyetin kazandırdıkları

Soru: (Soru Henüz Onaylanmamış)

Bu soru için toplam 6 cevap yazılmış. Tüm cevaplar aşağıda yer almaktadır.

6 Cevap

Soru: cumhuriyetin kazandırdıkları

  • Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk Cumhurbaşkanı olmuştur.

  • 1924 Anayasası ilan edildi.

  • Halifeliğin kaldırılması ve Osmanlı hanedanı mensuplarının yurt sürgün edilmesi

  • Devletin dinine ilişkin maddenin anayasadan çıkartılması ve Laiklik ilkesinin anayasaya eklenmesi

  • Atatürk İlkeleri'nin tamamının anayasaya girmesi

  • Şapka ve Kıyafet kanunu ilan edilmiştir

  • Çok partili siyasi hayata geçilmiştir

  • Tekkelerin, zaviyelerin ve türbelerin kapatılması

  • Kadınlara belediye seçimlerinde ve genel seçimlerde seçme ve seçilme hakkı tanınması

  • Soyadı Kanunu

  • Efendi, Bey, Paşa gibi lakap ve unvanlarin kullanımının yasaklanması

  • Uluslararası saat, takvim ve uzunluk ölçülerinin kabulü

  • İslam vakıflarının devlet idaresine alınması

  • İsviçre Medeni Kanunu'ndan çevrilerek hazırlanan Medeni Kanun'un kabulü

  • İtalyan Ceza Kanunu'ndan çevrilerek hazırlanan Türk Ceza Kanunu'nun kabulü

  • Öğretimin Birleştirilmesi Yasası (Tevhid-i Tedrisat Kanunu) ile devlete bağlı olmayan ilköğretim kurumlarının kapatılması

  • Dil Devrimi, Yeni Türk harflerinin kabulü ve arap alfabesi yerine kullanılmaya başlanması

  • Türk Dil ve Tarih Kurumlarının kurulması

  • Darülfünun'un kapatılıp İstanbul Üniversitesi adıyla yeniden kurulması

  • Soru: cumhuriyetin kazandırdıkları

    Cumhuriyet, halkın kendi kendini yönetmesidir.

    Yılardır böyle öğrendik, böyle öğrettik…

    Osmanlı, padişahlıktı.

    Her şey, padişahın iki dudağı arasında idi…

    Padişah, iktidarda olan feodal sınıfı, yani temel üretim aracı olan toprağa sahip olan sınıfı temsil ediyordu.

    Toprak, zenginliğin; dolayısıyla gücün sembolüydü…

    Toprak ağaları ve padişahın bir gücü daha vardı: din…

    Padişah, peygamberin vekili; yani halife olarak kabul edilir,

    Her şey şeriat kurallarına göre belirlenirdi...

    Elbette; her sınıftan, her inançtan, her ulustan kişilerin temsil edildiği -ilk meclis böyleydi- bir meclisin oluşturulması,

    Yasama, yürütme ve yargı gücüne dayalı anayasal bir sistemin kurulması,

    Ve ülkenin yasalarla yönetilmesi, reddedilecek gelişmeler değildir.

    Cumhuriyetle birlikte ülke siyasi bağımsızlığını kazanmış,

    Modern yaşama dair reformlar yapılmış,

    Ekonomik bağımsızlığın sağlanması yönünde önemli girişimler başlatılmış,

    Sosyal devlet olgusu kabul edilmiştir…

    Osmanlı döneminde çok zayıf olan sanayi, devlet eliyle desteklenmiş,

    Buna bağlı olarak ülkede bir sermaye -burjuva- sınıfı yaratılmış,

    Tabi ki, sermaye sınıfı ile birlikte işçi sınıfı da gelişmiş ve ülke yönetiminde ağırlığını hissettirmeye başlamıştır.

    Bu gelişmeler işçi ve emekçilerin sigortalı, sendikalı çalışmasını,

    Toplusözleşme ve grev yapma, miting ve gösteriler düzenleme, siyasete katılma gibi ekonomik, demokratik hak ve özgürlükleri kullanmasını,

    Emeklilik, kıdem ve ihbar tazminatı, iş güvenliği, çalışma koşullarının düzenlenmesi gibi hakları kazanmasını,

    Eğitim, sağlık, haberleşme, barınma gibi kamu hizmetlerinden yararlanmasını sağlamıştır.

    Tüm bunlar toplumsal ilerlemenin motoru olmuş,

    Ülkenin demokratikleşmesi, insan hak ve özgürlüklerinin gelişmesi yönünde önemli adımlar atılmasının fırsatını yaratmıştır.

    Bilinen bir şeydir;

    Bir ülkenin gelişmişliği, işçi ve emekçilerin ekonomik, sosyal, kültürel, demokratik hak ve özgürlüklerini kullanıp/kullanamaması ile ölçülür.

    O ülkede bilimin, sanatın, kültürün gelişmesi,

    Ekonomik ve siyasi bağımsızlığın kurulması, korunması, sağlamlaştırılması da buna bağlıdır.

    Tarihe şöyle bir baktığımızda, emperyalistlerle ilişkilerin geliştirildiği, ülke kaynaklarının uluslar arası tekellere peşkeş çekildiği dönemler, hep:

    İşçi ve emekçi haklarının yok edildiği, askıya alındığı,

    Sanatçıların, bilim insanlarının, aydınların, gençlerin sesinin kısıldığı,

    Yani kör/topal da olsa işleyen demokratik yaşamın ortadan kaldırıldığı dönemler olmuştur…

    Bu bir tesadüf değildir…

    Cumhuriyetin kazanımlarına ve elde kalanlara bir de bu yönden baksak,

    Üzerinde çok gürültü koparılan -ancak olmayan- laikliğin teminatının da, demokratik hak ve özgürlükler olduğunu bir daha düşünsek,

    Ayrıca, cumhuriyetin kazanımlarını daha da ileri götürmenin, tam bağımsız ve demokratik bir Türkiye yaratmanın teminatının da bu olacağını kavrasak, eminim ki daha güzel bir ülkede yaşıyor olacağız.

    Soru: cumhuriyetin kazandırdıkları

    Bu yıl 85. yıldönümünü kutladığımız Cumhuriyet rejimi, memleketimize, milletimize sayılamayacak kadar çok şeyler kazandırmıştır. Bir kere Cumhuriyet yönetimi, devlet yaşantımıza, siyasi yaşantımıza egemenliğin bir kişiye, bir gruba, bir sınıfa değil, doğrudan millete ait olduğu gerçeğini kazandırmıştır. Çünkü bundan evvel, Osmanlı Devletinde egemenliğin kaynağı ilahi iradeye dayanıyor, bunu da Sultan-Halife sıfatıyla bir kişi temsil ediyordu. Millet haklarını yok eden, milli iradeyi geçersiz kılan bu çağ dışı anlayış, memleketimizde ancak Cumhuriyet rejimi ile ortadan kaldırılmıştır. Cumhuriyet rejiminin bütün vatandaşları yasa önünde eşit sayması, onlar arasında hiçbir ayrıcalık tanımaması, onların devlet yönetimine eşit olarak katılımını sağlaması, vatandaşların temel hak ve özgürlüklerini devlet teminatı altına alışı, milli birlik ve beraberliğimiz açısından da birleştirici ve pekiştirici olmuş, milli sınırlarımız içinde hiçbir ayrıcalık yapmaksızın bütün vatandaşlarımızın paylaştığı, yararlandığı, bu nedenle korumaya ve yaşatmaya kararlı olduğu bir yönetim haline gelmiştir. Cumhuriyet rejimi aynı zamanda insan unsuruna verdiği değer, insan hak ve özgürlüklerine gösterdiği saygı nedeniyledir ki çağdaşlaşmayı, çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmayı en iyi şekilde gerçekleştiren bir ortam oluşturmuştur. Diyebiliriz ki Türkiyenin çağ atlaması, milletimizin Atatürkün önderliğinde her türlü engeli aşarak uygar bir toplum haline gelişi, laik ve demokratik cumhuriyet rejimi sayesinde mümkün olabilmiştir. İşte bize kazandırdığı bu değerler nedeniyle laik ve demokratik Cumhuriyet rejimi, memleketimizin ve devletimizin geleceği bakımından o derece önemlidir ki, Anayasamızda "Türkiye Cumhuriyetinin idare şeklinin Cumhuriyet olduğu" hükmünün değiştirilemeyeceği, değiştirilmesinin teklif dahi edilemeyeceği ayrı bir anayasa maddesiyle teminat altına alınmıştır.

    Soru: cumhuriyetin kazandırdıkları

    ·Cumhuriyetin ilanıyla birlikte köklü değişiklikler yapılmıştır.

    ·8 Şubat 1935 tarihinde yapılan mülletvekili seçiminde Türk kadını ilk kez oy kullandı.

    ·Kadın erkek bütün yurttaşlar öğrenim görme hakkı ve hürriyeti elde etti.



    Çağdaşlığın gerektirdiği pek çok yenilikler içerisinde Türk milleti cumhuriyetle birlikte ülkenin yönetimine seçimler aracılığı ile katılmaya başlamış.

    Birleşmiş milletler çocuk hakları sözleşmesi de kabul edilmiştir.

    Türk milleti Atatürk’ün önderliğinde pek çok hak ve hürriyetlere kavuşmuştur. Atatürk’ün önderliğinde Türk insanın elde ettiği bazı haklar şunlardır; Seçme ve seçilme hakkı, öğrenim görme ve meslek olmak gibi...

    Bu yazıda sayılanlar kavuşulan hak ve hürriyetlerden sadece bir kaçıdır. Gerçekte Türk milleti Atatürk’ün önderliğinde pek çok hak ve hürriyete kavuşmuştur.

    Soru: cumhuriyetin kazandırdıkları

    Cumhuriyet Cumhuriyet Nedir? Cumhuriyet, başta devlet başkanı olmak üzere, devletin başlıca temel organlarının belli aralıklarla yinelenen seçimlerle göreve getirildiği bir “yönetim biçimi”dir. Cumhuriyet adı verilen yönetim biçimleri, yöneticilerin göreve getirilmesinde veraset yöntemini reddetmiştir. Cumhuriyet adı verilen yönetim biçimlerinde halk, yönetimini beğenmediği yöneticileri, belli aralıklarla yinelenen seçimlerde değiştirebilmek olanağına sahiptir.Bu nedenle yöneticiler, toplumu keyfi biçimde yönetemezler; halkın isteklerini ve beğenilerini gözönünde tutmak zorunda kalırlar. Bir başka deyişle, yöneticilerin iradesi mutlak değil, halk iradesi ile sınırlıdır. Cumhuriyetlerde bu özellikler, yönetenleri siyasal bakımdan halka “sorumlu”duruma getirir: yönetilenleri tebaa, kul olmaktan çıkarıp vatandaşlık konumuna yüceltir. Yönetilenler, “hükümdarlık (monarşi)” adı verilen yönetim biçimlerinde tebaa veya kul durumundadırlar. “Tebaa” veya “kul” olmak, hükümdarın iktidarına ve tüm buyruklarına baş eğmekle yükümlü olmak demektir. “Tebaa” veya “kul”, hiçbir zaman hükümdarın iktidarını sınırlayıcı veya denetleyici bir rol oynamaz. “Tebaa” veya “kul” hükümdarı seçimle değiştirmek olanağına sahip olmadığı için, hükümdarın “tebaa”ya karşı hiçbir siyasal sorumluluğu da yoktur.

    Soru: cumhuriyetin kazandırdıkları

    •Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk Cumhurbaşkanı olmuştur.

    •1924 Anayasası ilan edildi.

    •Halifeliğin kaldırılması ve Osmanlı hanedanı mensuplarının yurt sürgün edilmesi

    •Devletin dinine ilişkin maddenin anayasadan çıkartılması ve Laiklik ilkesinin anayasaya eklenmesi

    •Atatürk İlkeleri'nin tamamının anayasaya girmesi

    •Şapka ve Kıyafet kanunu ilan edilmiştir

    •Çok partili siyasi hayata geçilmiştir

    •Tekkelerin, zaviyelerin ve türbelerin kapatılması

    •Kadınlara belediye seçimlerinde ve genel seçimlerde seçme ve seçilme hakkı tanınması

    •Soyadı Kanunu

    •Efendi, Bey, Paşa gibi lakap ve unvanlarin kullanımının yasaklanması

    •Uluslararası saat, takvim ve uzunluk ölçülerinin kabulü

    •İslam vakıflarının devlet idaresine alınması

    •İsviçre Medeni Kanunu'ndan çevrilerek hazırlanan Medeni Kanun'un kabulü

    •İtalyan Ceza Kanunu'ndan çevrilerek hazırlanan Türk Ceza Kanunu'nun kabulü

    •Öğretimin Birleştirilmesi Yasası (Tevhid-i Tedrisat Kanunu) ile devlete bağlı olmayan ilköğretim kurumlarının kapatılması

    •Dil Devrimi, Yeni Türk harflerinin kabulü ve arap alfabesi yerine kullanılmaya başlanması

    •Türk Dil ve Tarih Kurumlarının kurulması

    •Darülfünun'un kapatılıp İstanbul Üniversitesi adıyla yeniden kurulması

    Cevap yazabilmek için oturum açmalısınız