Dull sözlükteki anlamları

Türkçe - Türkçe sözlük Dull anlamı
aşağı en üste çık
turkcetoturkce anlamı Türkçe anlamı:
dull; 1. anlamı (s)., (f). ağır, kafası işlemez, kalın kafalı, gabi; alık, anlayışsız; duygusuz, hissiz, vurdumduymaz; kesat, durgun; sıkıcı, kasvetli; kor, kesmez; donuk, sönük, canlı ve parlak olmayan (renk); (f). körletmek, körlenmek; donuklaştırmak; donuklaş.
2. anlamı (renk.hava.vb.) sönük. donuk. açık ve kesin olmayan. boğuk. yavaş düşünen. zor anlayan. sıkıcı. renksiz. tekdüze. monoton. sönükleştirmek. donuklaştırmak. köreltmek. körelmek. donuklaşmak.
İngilizce - Türkçe sözlük Dull anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
ingilizcetoturkce anlamı Türkçe anlamı:
dull; f. kütleştirmek, köreltmek, donuklaştırmak, duygularını köreltmek, uyuşturmak, sersemletmek
s. fersiz, kalın kafalı, kör, mat, sersem, duygusuz, ruhsuz, tatsız, ağır, sıkıcı, donuk, renksiz, soluk
İngilizce - İngilizce sözlük Dull anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
ingilizcetoingilizce anlamı İngilizce anlamı:
dull;

dull İngilizce anlamı ve tanımı

dull anlamları

  1. (v. t.) to deprive of sharpness of edge or point.
  2. (superl.) slow of understanding; wanting readiness of apprehension; stupid; doltish; blockish.
  3. (v. i.) to become dull or stupid.
  4. (superl.) slow in action; sluggish; unready; awkward.
  5. (superl.) not bright or clear to the eye; wanting in liveliness of color or luster; not vivid; obscure; dim; as, a dull fire or lamp; a dull red or yellow; a dull mirror.
  6. (v. t.) to render dim or obscure; to sully; to tarnish.
  7. (superl.) furnishing little delight, spirit, or variety; uninteresting; tedious; cheerless; gloomy; melancholy; depressing; as, a dull story or sermon; a dull occupation or period; hence, cloudy; overcast; as, a dull day.
  8. (superl.) insensible; unfeeling.
  9. (superl.) heavy; gross; cloggy; insensible; spiritless; lifeless; inert.
  10. (v. t.) to deprive of liveliness or activity; to render heavy; to make inert; to depress; to weary; to sadden.
  11. (superl.) not keen in edge or point; lacking sharpness; blunt.
  12. (v. t.) to make dull, stupid, or sluggish; to stupefy, as the senses, the feelings, the perceptions, and the like.

dull tanım:

kelime: dull
söyleniş: 'd&l
İşlev: adjective
kökeni: middle english dul; akin to old english dol foolish, old irish dall blind
1 : mentally slow : stupid
2 a : slow in perception or sensibility : insensible b : lacking zest or vivacity : listless
3 : slow in action : sluggish
4 a : lacking in force, intensity, or sharpness b : not resonant or ringing <a dull booming sound>
5 : lacking sharpness of edge or point
6 : lacking brilliance or luster
7 of a color : low in saturation and low in lightness
8 : cloudy
9 : tedious, uninteresting
- dull·ness or dul·ness /'d&l-n&s/ noun
- dul·ly /'d&(l)-le/ adverb
synonyms dull, blunt, obtuse mean not sharp, keen, or acute. dull suggests a lack or loss of keenness, zest, or pungency <a dull pain> <a dull mind>. blunt suggests an inherent lack of sharpness or quickness of feeling or perception <a person of blunt sensibility>. obtuse implies such bluntness as makes one insensitive in perception or imagination <too obtuse to take the hint>. synonym see in addition stupid

dull ile eşanlamlı (synonym) kelimeler

benumb, blunt, boring, damp, dampen, deadening, dense, dim, dumb, gray, grey, irksome, leaden, muffle, muffled, mute, numb, obtuse, pall, slow, sluggish, softened, tedious, thumping, tiresome, wearisome,

dull ile zıt (antonym) anlamlı kelimeler

bright, lively, sharp, sharpen,
İngilizce - İngilizce sözlük Dull anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
ingilizcetoingilizce anlamı İngilizce anlamı:
dull; v. blunt, lessen, moderate, dim, cloud
adj. boring; blunt, not sharp; gloomy, somber; stupid, not intelligent; not shiny
İngilizce - Fransızca sözlük Dull anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
ingilizcetofransizca anlamı Fransızcası:
dull; v. émousser, ternir, assombrir
adj. lent, lourd, triste, ennuyeux, monotone; stupide
İngilizce - Almanca sözlük Dull anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
ingilizcetoalmanca anlamı Almancası:
dull; v. schwächen, trüben, stumpf machen, abstumpfen
adj. langweilig; trüb, düster; dumm
İngilizce - İspanyolca sözlük Dull anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
ingilizcetoispanyolca anlamı İspanyolcası:
dull; v. desafilar, despuntar, embotar, entorpecer, quitar la punta a; aliviar, mitigar; deslucir, deslustrar
adj. desafilado, romo, sin filo, sin punta; tonto, cerrado de mollera, rudo, tardo, torpe, zopenco; aburrido, apagado, árido intelectualmente, desabrido, monótono, poco animado, sin interés, tedioso
İngilizce - İtalyanca sözlük Dull anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
ingilizcetoitalyanca anlamı İtalyancası:
dull; v. ottundere, intorpidire, istupidire; appannare, smorzare, offuscare; smussare; spuntare; indebolire, affievolire; attutire, lenire, mitigare
agg. ottuso, tardo, lento; insensibile; smussato, che ha perso il filo; spuntato; noioso, tedioso, monotono; fiacco, pigro, svogliato; intorpidito, torpido; coperto, fosco; bigio, grigio; debole, smorto
İngilizce - Portekizce sözlük Dull anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
ingilizcetoportekizce anlamı Portekizcesi:
dull; v. embotar, entorpecer
adj. estúpido, tolo; sombrio; tedioso, maçante
İngilizce - Flemenkçe sözlük Dull anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
ingilizcetoflemenkce anlamı Flemenkçe anlamı:
dull; ww. afstompen, stomp worden
bn. saai; somber; dof, gedempt; dom



Yorumlar - Lütfen konu (Dull) ile ilgili faydalı olabilecek bilgilerinizi yazarak internette Türkçe bilginin gelişmesine katkıda bulunun. Teşekkür vb. yorumlar yayınlanmamaktadır. Hata bildirme ve diger mesajlariniz için bu linki kullaniniz.