felsefe sözlükteki anlamları

Türkçe - Türkçe sözlük felsefe anlamı
aşağı en üste çık
turkcetoturkce anlamı Türkçe anlamı:
felsefe; varlık, evren, insan ve bilgiyle ilgili düşüncelerin bütünü; evreni, dünyayı, yaşamı yorumlama biçimi, dünya görüşü, ideoloji.
bir bilimin ya da bilgi alanının temelini oluşturan ilkeler bütünü; bir konuda soyut dü?ünü?
bir filozofun, bir felsefe okulunun, bir çağın öğretisi.
Türkçe - Türkçe sözlük felsefe anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
turkcetoturkce anlamı Türkçe anlamı:
felsefe; 1 . varlığın ve bilginin bilimsel olarak araştırılması:
felsefe diliyle söylersek her ozan bir fenomendir, yani olgudur.- n. cumalı.
2 . bir bilimin veya bilgi alanının temelini oluşturan ilkeler bütünü:
tarih felsefesi. hukuk felsefesi.-
3 . bir filozofun, bir felsefe okulunun, bir çağın öğretisi:
sokrates felsefesi.-
4 . dünya görüşü:
yargılarınızı, felsefenizi kendinize saklayıp oyununuza tek özdeyiş katmayacaksınız.- h. taner.
5 . bir konuda soyut düşünüş:
uzun felsefelerden sonra mediha'yı benden çok sevdiğini anlatıyor.- h. e. adıvar.
atasözü, deyim ve birleşik fiiller
felsefe yapmak
Osmanlıca - Türkçe sözlük felsefe anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
osmanlicatoturkce anlamı Türkçe anlamı:
felsefe; yunanca (philosophos)dan arapçalaşmış. feylesofların mesleği. * İlm-i hikmet. * maddeyi, hayatı ve bunların çeşitli tezâhürlerini, sebeblerini, ilk unsurları ve gaye cihetinden inceleyen fikri çalışma ve bu çalışmaların neticelerini toplayan ilim. * herkesin hususi fikri. mantık. * bir ilmin prensipleri. * marifet ve hikmet sevgisi. * meşhur bir feylesofa göre olan hususi prensipler, nazariyeler. * tabiat, huy ve mizaç sakinliği; rahatlık. (bak: hikmet, nokta-i nazar)(hikmet-i felsefe ile hikmet-i kur'aniyenin hayat-ı içtimaiye-i beşeriyeye verdiği terbiyeler: amma hikmet-i felsefe ise hayat-ı içtimaiyede nokta-i istinadı, kuvvet kabul eder. hedefi, menfaat bilir. düstur-u hayatı, cidal tanır. cemaatlerin râbıtasını unsuriyet, menfi milliyeti tutar, semerâtı ise, hevesât-ı nefsaniyeyi tatmin ve hâcât-ı beşeriyeyi tezyiddir. halbuki: kuvvetin şe'ni, tecavüz dür. menfaatın şe'ni, her arzuya kâfi gelmediğinden üstünde boğuşmaktır. düstur-u cidâlin şe'ni, çarpışmaktır. unsuriyetin şe'ni, başkasını yutmakla beslenmek olduğundan; tecavüzdür. İşte bu hikmettendir ki; beşerin saadeti selb olmuştur.amma hikmet-i kur'aniye ise, nokta-i istinadı, kuvvete bedel hakkı kabul eder. gayede menfaate bedel, fazilet ve rızâ-yı İlâhîyi kabul eder. hayatta düstur-u cidal yerine, düstur-u teavün ü esas tutar. cemaatlerin rabıtalarında: unsuriyet, milliyet yerine râbıta-i dinî ve sınıfî ve vatanî kabul eder. gayâtı, hevesât-ı nefsaniyenin tecavüzâtına sed çekip, ruhu maaliyâta teşvik ve hissiyât-ı ulviyesini tatmin eder ve insanı kemâlât-ı insaniyeye sevkedip insan eder... hakkın şe'ni, ittifaktır. faziletin şe'ni, tesanüttür. düstur-u teavünün şe'ni, birbirinin imdadına yetişmektir. dinin şe'ni, uhuvvet tir, incizab dır. nefsi gemlemekle bağlamak, ruhu kemâlâta kamçılamakla serbest bırakmanın şe'ni, saadet-i dâreyn dir... s.)(dinsiz felsefe, hakikatsız bir safsatadır ve kâinata bir tahkirdir. s.)
Türkçe - İngilizce sözlük felsefe anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
turkcetoingilizce anlamı İngilizcesi:
felsefe; n. philosophy, thought
Türkçe - Almanca sözlük felsefe anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
turkcetoalmanca anlamı Almancası:
felsefe; n. philosophie
Türkçe - Fransızca sözlük felsefe anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
turkcetofransizca anlamı Fransızcası:
felsefe; philosophie [la]



Yorumlar - Lütfen konu (felsefe) ile ilgili faydalı olabilecek bilgilerinizi yazarak internette Türkçe bilginin gelişmesine katkıda bulunun. Teşekkür vb. yorumlar yayınlanmamaktadır. Hata bildirme ve diger mesajlariniz için bu linki kullaniniz.