Great sözlükteki anlamları

Türkçe - Türkçe sözlük Great anlamı
aşağı en üste çık
turkcetoturkce anlamı Türkçe anlamı:
great; 1. anlamı (s.), (z.), büyük, kocaman, iri, cüsseli, azametli; çok, sayıca çok, külliyetli; uzun, sürekli; fazla; önemli; yüksek, meşhur; asil; mahir, usta; fevkalade; (k.dili) mükemmel; (z.), (k.dili) çok iyi, yolunda. great with eski hamile. be great on (.
2. anlamı büyük. önemli. ulu. muazzam. ünlü. hevesli. iyi. çok iyi. mükemmel. yetenekli. kocaman. koca. harika. nefis. müthiş.
3. anlamı büyük. önemli. yetenekli. kocaman. koca. harika. nefis. çok iyi. müthis.
İngilizce - Türkçe sözlük Great anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
ingilizcetoturkce anlamı Türkçe anlamı:
great; s. büyük, önemli, ulu, muazzam, ünlü, hevesli, iyi, çok iyi, mükemmel
ünl. harika
ök. büyük
İngilizce - İngilizce sözlük Great anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
ingilizcetoingilizce anlamı İngilizce anlamı:
great;

great İngilizce anlamı ve tanımı

great anlamları

  1. (superl.) large in number; numerous; as, a great company, multitude, series, etc.
  2. (superl.) long continued; lengthened in duration; prolonged in time; as, a great while; a great interval.
  3. (superl.) more than ordinary in degree; very considerable in degree; as, to use great caution; to be in great pain.
  4. (superl.) pregnant; big (with young).
  5. (superl.) superior; admirable; commanding; -- applied to thoughts, actions, and feelings.
  6. (noun) the whole; the gross; as, a contract to build a ship by the great.
  7. (superl.) endowed with extraordinary powers; uncommonly gifted; able to accomplish vast results; strong; powerful; mighty; noble; as, a great hero, scholar, genius, philosopher, etc.
  8. (superl.) older, younger, or more remote, by single generation; -- often used before grand to indicate one degree more remote in the direct line of descent; as, great-grandfather (a grandfather's or a grandmother's father), great-grandson, etc.
  9. (superl.) large in space; of much size; big; immense; enormous; expanded; -- opposed to small and little; as, a great house, ship, farm, plain, distance, length.
  10. (superl.) entitled to earnest consideration; weighty; important; as, a great argument, truth, or principle.
  11. (superl.) holding a chief position; elevated: lofty: eminent; distingushed; foremost; principal; as, great men; the great seal; the great marshal, etc.

great tanım:

kelime: great
söyleniş: 'grat, southern also 'gre(&)t
İşlev: adjective
kökeni: middle english grete, from old english great; akin to old high german groz large
1 a : notably large in size : huge b : of a kind characterized by relative largeness -- used in plant and animal names c : elaborate, ample <great detail>
2 a : large in number or measure : numerous <great multitudes> b : predominant <the great majority>
3 : remarkable in magnitude, degree, or effectiveness <great bloodshed>
4 : full of emotion <great with anger>
5 a : eminent, distinguished <a great poet> b : chief or preeminent over others -- often used in titles <lord great chamberlain> c : aristocratic, grand <great ladies>
6 : long continued <a great while>
7 : principal, main <a reception in the great hall>
8 : more remote in a family relationship by a single generation than a specified relative <great-grandfather>
9 : markedly superior in character or quality; especially : noble <great of soul>
10 a : remarkably skilled <great at tennis> b : marked by enthusiasm : keen <great on science fiction>
11 -- used as a generalized term of approval <had a great time> <it was just great>
- great·ness noun

great ile eşanlamlı (synonym) kelimeler

avid, big, bully, capital, corking, cracking, dandy, distinguished, eager, eminent, enceinte, expectant, gravid, heavy, keen, large, majuscule, neat, outstanding, peachy, smashing, swell, zealous,
İngilizce - İngilizce sözlük Great anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
ingilizcetoingilizce anlamı İngilizce anlamı:
great; adj. large; important; much; huge; immense; wonderful
v. rig, dress, furnish with supplies or equipment
İngilizce - Fransızca sözlük Great anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
ingilizcetofransizca anlamı Fransızcası:
great; adj. grand; important; fameux; énorme; grandiose, puissant; formidable; immense
İngilizce - Almanca sözlük Great anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
ingilizcetoalmanca anlamı Almancası:
great; adj. groß; wichtig; gewaltig; großartig; führend
İngilizce - İspanyolca sözlük Great anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
ingilizcetoispanyolca anlamı İspanyolcası:
great; adj. gran; grande, colosal, de gran extensión, extenso, grandioso, magno; genial, estupendo, macanudo
İngilizce - İtalyanca sözlük Great anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
ingilizcetoitalyanca anlamı İtalyancası:
great; agg. grande, grosso, vasto; numeroso; famoso, eminente, insigne; pregevole, eccellente; grave, serio; importante; alto; nobile, elevato; lungo; principale; (fam) favorito, prediletto, preferito
İngilizce - Portekizce sözlük Great anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
ingilizcetoportekizce anlamı Portekizcesi:
great; adj. grande; importante; imenso; volumoso; notável; incrível
İngilizce - Flemenkçe sözlük Great anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
ingilizcetoflemenkce anlamı Flemenkçe anlamı:
great; bn. groot; belangrijk; groots; uitstekend



Yorumlar - Lütfen konu (Great) ile ilgili faydalı olabilecek bilgilerinizi yazarak internette Türkçe bilginin gelişmesine katkıda bulunun. Teşekkür vb. yorumlar yayınlanmamaktadır. Hata bildirme ve diger mesajlariniz için bu linki kullaniniz.