Like sözlükteki anlamları

Türkçe - Türkçe sözlük Like anlamı
aşağı en üste çık
turkcetoturkce anlamı Türkçe anlamı:
like; 1. anlamı f. hoşlanmak, sevmek, hazzetmek. likes and dislikes (bir kimsenin) sevdiği ve beğenmediği şeyler.
2. anlamı beğenmek. sevmek. hoşlanmak. istemek. dilemek. benzer. ilg. gibi. -in özelliği. benzeri. bağ. gibi. -miş gibi.
3. anlamı begenmek. sevmek. hoslanmak. istemek. dilemek. benzer. gibi. -in özelligi. benzeri. -mis gibi.
İngilizce - Türkçe sözlük Like anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
ingilizcetoturkce anlamı Türkçe anlamı:
like; f. hoşuna gitmek, hoşlanmak, sevmek, beğenmek, istemek
i. eş, benzer, aynı, beğeni, zevk
s. benzer, gibi, aynı; olası
İngilizce - İngilizce sözlük Like anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
ingilizcetoingilizce anlamı İngilizce anlamı:
like;

like İngilizce anlamı ve tanımı

like anlamları

  1. (noun) a liking; a preference; inclination; -- usually in pl.; as, we all have likes and dislikes.
  2. (superl.) equal, or nearly equal; as, fields of like extent.
  3. (a.) in a like or similar manner.
  4. (v. i.) to come near; to avoid with difficulty; to escape narrowly; as, he liked to have been too late. cf. had like, under like, a.
  5. (a.) in a manner like that of; in a manner similar to; as, do not act like him.
  6. (a.) to liken; to compare.
  7. (superl.) having the same, or nearly the same, appearance, qualities, or characteristics; resembling; similar to; similar; alike; -- often with in and the particulars of the resemblance; as, they are like each other in features, complexion, and many traits of character.
  8. (a.) to suit; to please; to be agreeable to.
  9. (v. i.) to have an appearance or expression; to look; to seem to be (in a specified condition).
  10. (a.) likely; probably.
  11. (superl.) having probability; affording probability; probable; likely.
  12. (a.) to be pleased with in a moderate degree; to approve; to take satisfaction in; to enjoy.
  13. (noun) that which is equal or similar to another; the counterpart; an exact resemblance; a copy.
  14. (superl.) inclined toward; disposed to; as, to feel like taking a walk.
  15. (v. i.) to be pleased; to choose.
  16. (noun) the stroke which equalizes the number of strokes played by the opposing player or side; as, to play the like.

like tanım:

kelime: like
söyleniş: 'lik
İşlev: verb
türleri: liked; lik·ing
kökeni: middle english, from old english lician; akin to old english gelic alike
transitive senses
1 chiefly dialect : to be suitable or agreeable to <i like onions but they don't like me>
2 a : to feel attraction toward or take pleasure in : enjoy <likes baseball> b : to feel toward : regard <how would you like a change>
3 : to wish to have : want <would like a drink>
4 : to do well in <this plant likes dry soil> <my car does not like cold weather>
intransitive senses
1 dialect : approve
2 : to feel inclined : choose, prefer <leave any time you like>

like ile eşanlamlı (synonym) kelimeler

alike, care, comparable, corresponding, equal, equivalent, same, similar, wish,

like ile zıt (antonym) anlamlı kelimeler

different, dislike, dissimilar, unequal, unlike,
İngilizce - İngilizce sözlük Like anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
ingilizcetoingilizce anlamı İngilizce anlamı:
like; n. person or thing which is similar or comparable; kind, type; things which are preferred or liked
v. enjoy; be fond of; be attracted to; want; prefer
adj. having similar characteristics; alike, having a resemblance to; characteristic of
İngilizce - Fransızca sözlük Like anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
ingilizcetofransizca anlamı Fransızcası:
like; n. semblable; chose semblable; tendance; préférence; genre
v. aimer; vouloir; désirer
adj. semblable, pareil, tel; ressemblant; comme (désinence de locutions)
İngilizce - Almanca sözlük Like anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
ingilizcetoalmanca anlamı Almancası:
like; n. gleicher mensch; gleiche sache; mögen, vorzug; art
v. mögen, gefallen; etwas gerne tun
adj. ähnlich; einander ähnlich; gleich, -gleich (als suffix)
İngilizce - İspanyolca sözlük Like anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
ingilizcetoispanyolca anlamı İspanyolcası:
like; s. igual; parecido; lo mismo, semejante; tipo, clase
v. gustar, agradar, apetecer, caer bien, encantar, querer, simpatizar; tener afición a
adj. análogo, comparable, parecido, similar
İngilizce - İtalyanca sözlük Like anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
ingilizcetoitalyanca anlamı İtalyancası:
like; s. simile, uguale; cosa simile
v. piacere, amare, gradire; avere simpatia per; andare, volere; preferire
agg. uguale, simile, medesimo, stesso, pari; affine, similare; somigliante; (dial) probabile; che sembra, simile a, come
İngilizce - Portekizce sözlük Like anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
ingilizcetoportekizce anlamı Portekizcesi:
like; s. pessoa semelhante; coisa semelhante; preferência, inclinação, tendência; tipo
v. gostar; satisfazer; desejar
adj. parecido; semelhante; os seus semelhantes; como-, conforme- (aparece em palavras compostas)
İngilizce - Flemenkçe sözlük Like anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
ingilizcetoflemenkce anlamı Flemenkçe anlamı:
like; zn. gelijke, weerga; neiging; voorliefde; soort
ww. houden van; aardig vinden; willen
bn. gelijken, gelijkenis; lijkt op; in de vorm van-; alsof (aan het einde van het woord)



Yorumlar - Lütfen konu (Like) ile ilgili faydalı olabilecek bilgilerinizi yazarak internette Türkçe bilginin gelişmesine katkıda bulunun. Teşekkür vb. yorumlar yayınlanmamaktadır. Hata bildirme ve diger mesajlariniz için bu linki kullaniniz.