Post sözlükteki anlamları

Türkçe - Türkçe sözlük Post anlamı
aşağı en üste çık
turkcetoturkce anlamı Türkçe anlamı:
post; 1. anlamı tüylü hayvan derisi. tarikatlarda şeyhlik makamı. makam. bazı deyimlerde can anlamında kullanılır.
2. anlamı i., f. kazık, destek; f. yapıştırmak (ilân); afişlerle ilan etmek; kusurlarını açığa vurmak; adını listeye koymak; den. (geminin) geciktiğini veya battığını ilan etmek. ,kışla/posta/direk,post koy/postala/ilan et.
3. anlamı posta. (yarışta) başlama/bitiş noktası. direk. kazık. iş. görev. nöbet. garnizon. kışla. polis noktası. karakol. postaya atmak. postalamak. ilan etmek. yerleştirmek. dikmek. koymak. (adam) göndermek. tayin etmek. atamak.
4. post.
5. posta.
Türkçe - Türkçe sözlük Post anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
turkcetoturkce anlamı Türkçe anlamı:
post; tüylü hayvan derisi; kimi deyimlerde can anlamında kullanılır.
tarikatlarda şeyhlik orunu.
orun, makam.
Türkçe - İngilizce sözlük Post anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
turkcetoingilizce anlamı İngilizcesi:
post; n. mail; column; opinion; role; doorpost; message sent to a newsgroup or mailing list (computers); position, job placement
v. assign to a position or duty, station; publicize, advertise; inform; send electronic mail to a newsgroup (computers); send by mail; move up and down in a saddle (equitation); travel quickly
pref. after, later, subsequent to
Türkçe - Almanca sözlük Post anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
turkcetoalmanca anlamı Almancası:
post; n. balg, haarkleid, pelz
Türkçe - Fransızca sözlük Post anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
turkcetofransizca anlamı Fransızcası:
post; curée [la]
İngilizce - Türkçe sözlük Post anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
ingilizcetoturkce anlamı Türkçe anlamı:
post; f. postalamak, posta ile göndermek, bilgi vermek, aydınlatmak, yapıştırmak (ilan), asmak (afiş), ilan yapıştırmak, ilan etmek, afişe etmek, yerleştirmek [ask.], dikmek (nöbetçi), atamak, tayin etmek, görevlendirmek, aktarmak (kayıt), geçirmek (kayıt)
i. nokta, posta, kurye, mektup [brit.], direk, sütun, kolon, kazık, nöbet, nöbet yeri, kışla, karakol, garnizon, yer, küçük ticaret merkezi, iş
ök. sonraki, sonra, sonrası
Fransızca - Türkçe sözlük Post anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
fransizcatoturkce anlamı Türkçe anlamı:
post; curée [la]
Almanca - Türkçe sözlük Post anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
almancatoturkce anlamı Türkçe anlamı:
post; i. posta (f), postahane (f)
İngilizce - İngilizce sözlük Post anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
ingilizcetoingilizce anlamı İngilizce anlamı:
post;

post İngilizce anlamı ve tanımı

post anlamları

  1. () a pole or pillar, carved and painted with a series of totemic symbols, set up before the house of certain indian tribes of the northwest coast of north america, esp. indians of the koluschan stock.
  2. (noun) the piece of ground to which a sentinel's walk is limited.
  3. (v. t.) to hold up to public blame or reproach; to advertise opprobriously; to denounce by public proclamation; as, to post one for cowardice.
  4. (noun) a piece of timber, metal, or other solid substance, fixed, or to be fixed, firmly in an upright position, especially when intended as a stay or support to something else; a pillar; as, a hitching post; a fence post; the posts of a house.
  5. (v. t.) to carry, as an account, from the journal to the ledger; as, to post an account; to transfer, as accounts, to the ledger.
  6. (noun) a military station; the place at which a soldier or a body of troops is stationed; also, the troops at such a station.
  7. (v. i.) to rise and sink in the saddle, in accordance with the motion of the horse, esp. in trotting.
  8. (noun) one who has charge of a station, especially of a postal station.
  9. (noun) an established conveyance for letters from one place or station to another; especially, the governmental system in any country for carrying and distributing letters and parcels; the post office; the mail; hence, the carriage by which the mail is transported.
  10. (noun) the place at which anything is stopped, placed, or fixed; a station.
  11. (adv.) with post horses; hence, in haste; as, to travel post.
  12. (a.) hired to do what is wrong; suborned.
  13. (v. t.) to attach to a post, a wall, or other usual place of affixing public notices; to placard; as, to post a notice; to post playbills.
  14. (v. i.) to travel with post horses; figuratively, to travel in haste.
  15. (noun) a station, office, or position of service, trust, or emolument; as, the post of duty; the post of danger.
  16. (v. t.) to inform; to give the news to; to make (one) acquainted with the details of a subject; -- often with up.
  17. (v. t.) to assign to a station; to set; to place; as, to post a sentinel.
  18. (v. t.) to enter (a name) on a list, as for service, promotion, or the like.
  19. (v. t.) to place in the care of the post; to mail; as, to post a letter.
  20. (noun) a size of printing and writing paper. see the table under paper.
  21. (noun) haste or speed, like that of a messenger or mail carrier.
  22. (noun) a messenger who goes from station; an express; especially, one who is employed by the government to carry letters and parcels regularly from one place to another; a letter carrier; a postman.
  23. (noun) the doorpost of a victualer's shop or inn, on which were chalked the scores of customers; hence, a score; a debt.
  24. (noun) a station, or one of a series of stations, established for the refreshment and accommodation of travelers on some recognized route; as, a stage or railway post.

post tanım:

kelime: post
söyleniş: 'post
İşlev: noun
kökeni: middle english, from old english, from latin postis; probably akin to latin por- forward and to latin stare to stand -- more at portend, stand
1 : a piece (as of timber or metal) fixed firmly in an upright position especially as a stay or support : pillar, column
2 : a pole or stake set up to mark or indicate something; especially : a pole that marks the starting or finishing point of a horse race
3 : a metallic fitting attached to an electrical device (as a storage battery) for convenience in making connections
4 : goalpost
5 : the metal stem of a pierced earring

post ile eşanlamlı (synonym) kelimeler

base, berth, brand, carry, mail, office, place, position, send, situation, spot, stake, station,
İngilizce - İngilizce sözlük Post anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
ingilizcetoingilizce anlamı İngilizce anlamı:
post; n. mail; column; opinion; role; doorpost; message sent to a newsgroup or mailing list (computers); position, job placement
v. assign to a position or duty, station; publicize, advertise; inform; send electronic mail to a newsgroup (computers); send by mail; move up and down in a saddle (equitation); travel quickly
pref. after, later, subsequent to
İngilizce - Fransızca sözlük Post anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
ingilizcetofransizca anlamı Fransızcası:
post; n. poste, courrier; poste, position, rôle, emploi, fonction; situation, linteau; pieu; mât; poteau, montant; pilier; barrière; mise en faction affectation (militaire); message envoyé à un groupe de discussion ou à une liste de publipostage (informatique)
v. envoyer par la poste; publier
pref. après
İngilizce - Almanca sözlük Post anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
ingilizcetoalmanca anlamı Almancası:
post; n. post; seite; posten; (comput) artikel der zu einer newsgroup verschickt wurde
v. per post schicken; mit der post schicken; auf dem postweg
pref. nach, post-
İngilizce - İspanyolca sözlük Post anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
ingilizcetoispanyolca anlamı İspanyolcası:
post; s. poste, botalón, pilar; casa de correos; puesto, cargo, colocación, empleo, oficio, plaza; línea de salida; reparto, entrega; (inform.) artículo, aviso que se envió a un grupo de discusión
v. echar al correo, enviar por correo, poner en el buzón; fijar, apostar, situar; viajar de prisa; poner al corriente; hacer una apuesta
pref. pos- (subsiguiente)
İngilizce - İtalyanca sözlük Post anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
ingilizcetoitalyanca anlamı İtalyancası:
post; s. posta; postazione; posto; palo (inform.) articolo, messaggio mandato a un gruppo di dibattito o elenco postale
v. assegnare a un posto o compito; pubblicizzare; affiggere, attaccare; annunciare per mezzo di un manifesto; impostare, imbucare; (inform.) inviare per posta elettronica
pref. dopo, successivo a
İngilizce - Portekizce sözlük Post anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
ingilizcetoportekizce anlamı Portekizcesi:
post; s. correio; página; posto; função; pergaminho de rito judaico; (informática) debate, mensagem que foi mandada para um grupo de discussão ou para lista de correio; posição, trabalho, emprego
v. designar à uma posição ou cargo; publicar, anunciar; informar; mandar correio eletrônico para um grupo de discussão (informática); enviar pelo correio; mover-se para cima e para baixo sobre uma sela (equitação); viajar rápido
pref. depois, mais tarde, subsequente a
İngilizce - Flemenkçe sözlük Post anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
ingilizcetoflemenkce anlamı Flemenkçe anlamı:
post; adv. na, achter
zn. post, postdienst, postkantoor, postbode, brievenbesteller, postpapierformaat, brievenbus, standplaats, betrekking, wachtpost
ww. posten, post : op de post doen, uitzetten, posteren, post : op post zetten, boeken, aanplakken
Fransızca - İngilizce sözlük Post anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
fransizcatoingilizce anlamı İngilizcesi:
post; pref. post, after, later, subsequent to
Fransızca - Almanca sözlük Post anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
fransizcatoalmanca anlamı Almancası:
post; adj. post-
pref. nach-
Almanca - İngilizce sözlük Post anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
almancatoingilizce anlamı İngilizcesi:
post; pref. after, later, subsequent to
Almanca - Fransızca sözlük Post anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
almancatofransizca anlamı Fransızcası:
post; n. poste (f), correspondance (f), bureau de poste (m), courrier (m)
Almanca - İspanyolca sözlük Post anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
almancatoispanyolca anlamı İspanyolcası:
post; n. correo (m), correspondencia (f), posta (f)
Almanca - İtalyanca sözlük Post anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
almancatoitalyanca anlamı İtalyancası:
post; n. posta (f), corrispondenza (f), notizie (m), corriere (m), albergo della posta (pl)
Almanca - Flemenkçe sözlük Post anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
almancatoflemenkce anlamı Flemenkçesi:
post; post
İtalyanca - İngilizce sözlük Post anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
italyancatoingilizce anlamı İngilizcesi:
post; adj. later, after, occurring or coming after
Flemenkçe - Fransızca sözlük Post anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
flemenkcetofransizca anlamı Fransızcası:
post; 1. (correspondentie) courrier (m)
2. (rijksdienst) service des postes; poste (f)
Flemenkçe - İngilizce sözlük Post anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
flemenkcetoingilizce anlamı İngilizcesi:
post; n. post, jamb, station, upright, picket, entry, item, mail



Yorumlar - Lütfen konu (Post) ile ilgili faydalı olabilecek bilgilerinizi yazarak internette Türkçe bilginin gelişmesine katkıda bulunun. Teşekkür vb. yorumlar yayınlanmamaktadır. Hata bildirme ve diger mesajlariniz için bu linki kullaniniz.