Spot sözlükteki anlamları

Türkçe - Türkçe sözlük Spot anlamı
aşağı en üste çık
turkcetoturkce anlamı Türkçe anlamı:
spot; 1. anlamı herhangi bir aynalı alet ile ekran üzerinde oluşturulan görüntü. dar bir alana çok güçlü ışık yöneltebilen stüdyo lambası, ışıntı lambası, reklam ışıntısı. bir malı çok miktarda toptancıdan veresiye aldıktan sonra piyasada değerinden daha aşağıya peşin olarak satma.
2. anlamı sciaena, gölgebalığı, deniz güzeli, zool, sarıağız; yer, i, mevki, mahal; kısa reklam; peşin; leke, ayıp; leke, benek, nokta; yerinde olan; bir miktar güç durum, İng; spot ball siyah, ara sıra rasgele; projektör ışığı; ayıp, nokta, bulmak, namus lekesi.
3. anlamı yer. mahal. benek. nokta. leke. (yüzdeki) ben. namus lekesi. ayıp. güç durum. kısa reklam. projektör ışığı. hüküm giyme. mahkûmiyet. beneklemek. lekelemek. ayırt etmek. seçmek. görmek. tanımak. bulmak.
Türkçe - Türkçe sözlük Spot anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
turkcetoturkce anlamı Türkçe anlamı:
spot; herhangi bir aynalı aygıt ile ekran üzerinde oluşturulan görüntü.
dar bir alana çok güçlü ışık yöneltebilen stüdyo lambası.
kısa tanıtma filmi.
Türkçe - İngilizce sözlük Spot anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
turkcetoingilizce anlamı İngilizcesi:
spot; n. roundish stain, dot, speck; place; awkward or difficult situation, predicament; specific location, area; stain on one's reputation, blemish; pimple (british); spotlight
v. mark, dot, stain; remove a spot from; notice, detect, recognize; become stained; place, set in a particular position, locate
adj. made or done immediately; paid at once; broadcast between major radio or television programs; performed randomly
Türkçe - Fransızca sözlük Spot anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
turkcetofransizca anlamı Fransızcası:
spot; [le] spot ışığı; spot piyasa
İngilizce - Türkçe sözlük Spot anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
ingilizcetoturkce anlamı Türkçe anlamı:
spot; f. benek yapmak, lekelemek, nokta yapmak, beneklemek, seçmek, ayırt etmek, görmek, tanımak, yerleştirmek, yerine koymak, yerini saptamak, lekelenmek, benek benek olmak
i. nokta, benek, leke, puan, yer, olay yeri, ayıp, reklâm, reklâm spotu, azıcık miktar, zor durum, gece klübü, eğlence yeri, spot, sahne ışığı
s. peşin para ile yapılan, hemen teslim edilen
Fransızca - Türkçe sözlük Spot anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
fransizcatoturkce anlamı Türkçe anlamı:
spot; [le] spot ışığı; spot piyasa
İngilizce - İngilizce sözlük Spot anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
ingilizcetoingilizce anlamı İngilizce anlamı:
spot;

spot İngilizce anlamı ve tanımı

spot anlamları

  1. (a.) on hand for immediate delivery after sale; -- said of commodities; as, spot wheat.
  2. (a.) lit., being on the spot, or place;
  3. (noun) a mark on a substance or body made by foreign matter; a blot; a place discolored.
  4. (v. i.) to become stained with spots.
  5. (noun) a sciaenoid food fish (liostomus xanthurus) of the atlantic coast of the united states. it has a black spot behind the shoulders and fifteen oblique dark bars on the sides. called also goody, lafayette, masooka, and old wife.
  6. (noun) a small part of a different color from the main part, or from the ground upon which it is; as, the spots of a leopard; the spots on a playing card.
  7. (noun) commodities, as merchandise and cotton, sold for immediate delivery.
  8. (noun) the southern redfish, or red horse, which has a spot on each side at the base of the tail. see redfish.
  9. (noun) a small extent of space; a place; any particular place.
  10. (noun) a stain on character or reputation; something that soils purity; disgrace; reproach; fault; blemish.
  11. (noun) a variety of the common domestic pigeon, so called from a spot on its head just above its beak.
  12. (v. t.) to mark or note so as to insure recognition; to recognize; to detect; as, to spot a criminal.
  13. (v. t.) to make visible marks upon with some foreign matter; to discolor in or with spots; to stain; to cover with spots or figures; as, to spot a garnment; to spot paper.
  14. (v. t.) to stain; to blemish; to taint; to disgrace; to tarnish, as reputation; to asperse.

spot tanım:

kelime: spot
söyleniş: 'spät
İşlev: noun
kökeni: middle english; akin to middle dutch spotte stain, speck, old norse spotti small piece
1 : a taint on character or reputation : fault <the only spot on the family name>
2 a : a small area visibly different (as in color, finish, or material) from the surrounding area b (1) : an area marred or marked (as by dirt) (2) : a circumscribed surface lesion of disease (as measles) or decay <spots of rot> <rust spots on a leaf> c : a conventionalized design used on playing cards to distinguish the suits and indicate values
3 : an object having a specified number of spots or a specified numeral on its surface
4 : a small quantity or amount : bit
5 a : a particular place, area, or part b : a small extent of space
6 plural usually spot : a small croaker (leiostomus xanthurus) of the atlantic coast with a black spot behind the opercula
7 a : a particular position (as in an organization or a hierarchy) b : a place or appearance on an entertainment program
8 : spotlight
9 : a position usually of difficulty or embarrassment
10 : a brief announcement or advertisement broadcast between scheduled radio or television programs
11 : a brief segment or report on a broadcast especially of news
- on the spot 1 : at once : immediately 2 : at the place of action 3 a : in a responsible or accountable position b : in a difficult or trying situation

spot ile eşanlamlı (synonym) kelimeler

berth, bit, blemish, blob, blot, dapple, daub, descry, espy, fleck, maculation, office, patch, pip, place, point, position, post, situation, slur, smear, smirch, smudge, speckle, spotlight, spy, stain, touch,
İngilizce - İngilizce sözlük Spot anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
ingilizcetoingilizce anlamı İngilizce anlamı:
spot; n. roundish stain, dot, speck; place; awkward or difficult situation, predicament; specific location, area; stain on one's reputation, blemish; pimple (british); spotlight
v. mark, dot, stain; remove a spot from; notice, detect, recognize; become stained; place, set in a particular position, locate
adj. made or done immediately; paid at once; broadcast between major radio or television programs; performed randomly
İngilizce - Fransızca sözlük Spot anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
ingilizcetofransizca anlamı Fransızcası:
spot; n. point; lieu, endroit, tache, défaut; souillure; bouton; point noir; un petit bout; une pincée; problème; spot, projecteur
v. identifier; repérer; apercevoir; reconnaître; découvrir; tacher, souiller; tacheter, moucheter; détacher; se salir; situer
adj. local; immédiat(e); touristique; comptant
İngilizce - Almanca sözlük Spot anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
ingilizcetoalmanca anlamı Almancası:
spot; n. tupfen; punkt; platz; ort; fleck; pickel; problem
v. orten; identifizieren, wahrnehmen, entdecken; beflecken, punktieren; schmutzig machen; beschmutzen; errichten, plazieren
adj. auf der stelle, sogleich, sofort; direktübertragung
İngilizce - İspanyolca sözlük Spot anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
ingilizcetoispanyolca anlamı İspanyolcası:
spot; s. lugar, punto, sitio; mancha, mácula, peca
v. divisar, avistar, discernir, localizar, ubicar; manchar, cubrir con manchas, macular, tacar; motear, cubrir de puntos
adj. disponible, en existencia
İngilizce - İtalyanca sözlük Spot anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
ingilizcetoitalyanca anlamı İtalyancası:
spot; s. pallino, punto, puntino; macchia; neo; foruncolo, pustoletta; briciolo, traccia, punta, pizzico; posto, luogo; (fam) guaio, pasticcio, difficoltà; posizione in graduatoria; goccia
v. punteggiare, macchiettare, chiazzare; macchiare; individuare, distinguere, scorgere; scoprire, trovare; (artigl) localizzare
agg. punto; macchia; pallino
İngilizce - Portekizce sözlük Spot anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
ingilizcetoportekizce anlamı Portekizcesi:
spot; s. ponto; lugar, sítio; mancha; borrão, nódoa; um pouco; pitada; projetor; desgraça
v. localizar; reconhecer, identificar, descobrir; manchar, marcar com uma cor; tirar mancha; sujar-se; apresentar, colocar
adj. imediato; ao vivo, no local do acontecimento (em relação a uma transmissão)
İngilizce - Flemenkçe sözlük Spot anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
ingilizcetoflemenkce anlamı Flemenkçe anlamı:
spot; zn. vlek; stippel; plek; scheutje; plek; ; weinig
ww. opsporen; identificeren, onderscheiden; uitvinden; vlekken; stippelen; vlekken verwijderen; vuil worden; plaatsen
bn. op staande voet; present zijnde
Fransızca - İngilizce sözlük Spot anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
fransizcatoingilizce anlamı İngilizcesi:
spot; (m) n. spot, spotlight
Fransızca - Almanca sözlük Spot anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
fransizcatoalmanca anlamı Almancası:
spot; n. spot, scheinwerfer, strahler, lichtpunkt, werbespot, leselämpchen, lämpchen
Fransızca - Flemenkçe sözlük Spot anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
fransizcatoflemenkce anlamı Flemenkçe:
spot; 1. (radar) echo (m)
2. (théâtre) bundellicht (n); spotlicht (n)
Fransızca - İspanyolca sözlük Spot anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
fransizcatoispanyolca anlamı İspanyolcası:
spot; 1. (radar) cresta de eco
2. (théâtre) proyector (m); foco (m)
Fransızca - İtalyanca sözlük Spot anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
fransizcatoitalyanca anlamı İtalyancası:
spot; 1. (radar) segnale di ritorno
2. (théâtre) riflettore (m); riflettore lenticolare
Fransızca - Portekizce sözlük Spot anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
fransizcatoportekizce anlamı Portekizcesi:
spot; 1. (radar) eco (m); sinal de retorno
2. (théâtre) refletor (m)
Almanca - İngilizce sözlük Spot anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
almancatoingilizce anlamı İngilizcesi:
spot; n. ad, advertisement, commercial
Almanca - Fransızca sözlük Spot anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
almancatofransizca anlamı Fransızcası:
spot; n. spot (m)
Almanca - İtalyanca sözlük Spot anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
almancatoitalyanca anlamı İtalyancası:
spot; n. comunicato pubblicitario (m), cortometraggio pubblicitario (m), spot (m)
İspanyolca - Almanca sözlük Spot anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
ispanyolcatoalmanca anlamı Almancası:
spot; n. werbespot
İtalyanca - Almanca sözlük Spot anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
italyancatoalmanca anlamı Almancası:
spot; n. werbespot, spot
İtalyanca - İngilizce sözlük Spot anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
italyancatoingilizce anlamı İngilizcesi:
spot; n. spot
Portekizce - İngilizce sözlük Spot anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
portekizcetoingilizce anlamı İngilizcesi:
spot; n. spotlight
Flemenkçe - Fransızca sözlük Spot anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
flemenkcetofransizca anlamı Fransızcası:
spot; 1. (algemeen) ridicule (m)
2. (bespotting) moquerie (f); dérision (f); raillerie (f)
Flemenkçe - İngilizce sözlük Spot anlamı
yıukarı aşağı en üste çık
flemenkcetoingilizce anlamı İngilizcesi:
spot; n. mockery, derision, ridicule, scoff, fleer



Yorumlar - Lütfen konu (Spot) ile ilgili faydalı olabilecek bilgilerinizi yazarak internette Türkçe bilginin gelişmesine katkıda bulunun. Teşekkür vb. yorumlar yayınlanmamaktadır. Hata bildirme ve diger mesajlariniz için bu linki kullaniniz.