Takvim

Takvim

Takvim, zamanı yıllara, aylara ve günlere ayıran yöntem verilen isimdir. Bir yılın günlerini, aylarını, sayılı günlerini gösteren çizelge veya defter anlamında da kullanılır. Takvim mecazi anlamda yapılacak bir işin türlü evrelerini zamana bağlı olarak gösteren programa da denir. Zamanı; sene, ay, hafta, gün ve saat gibi sabit bölümlere ayıran; dini-milli gün ve bayramları gösteren cetveller. Kelimenin aslı Arapçadır. “Doğrultmak ve sağlamlaştırmak” demektir.

TAKVIM (türkçe) anlamı

1. Düzeltme. Doğrultma. Kıvamına koyma. Eğriyi doğru tutma.
2. Ta'dil etme.
3. Bir şeye kıymet tâyin eylemek.
4. Her gün güneşin doğuşu
5. batışı
6. ay ahkâmı ve süresi kaydedilmiş olan defter.
7. Günlük olaylardan bahseden gazete.

TAKVIM (türkçe) anlamı

8. zamanı yıllara
9. aylara ve günlere ayıran yöntem.bir yılın günlerini
10. aylarını
11. sayılı günlerini gösteren çizelge ya da defter.yapılacak bir işin türlü evrelerini zamana bağlı olarak gösteren program.

TAKVIM (türkçe) ingilizcesi

1. n. calendar
2. almanac
3. date block,

TAKVIM (türkçe) fransızcası

1. calendrier [le]
2. almanach [le]

TAKVIM (türkçe) almancası

1. n. Kalender
Takvim ile ilgili detaylı bilgilerin yer aldığı sayfa: Takvim, zamanı yıllara, aylara ve günlere ayıran yöntem verilen isimdir. Bir yılın günlerini, aylarını, sayılı günlerini gösteren çizelge veya defter anlamında da kullanılır. Takvim mecazi anlamda yapılacak bir işin türlü evrelerini zamana bağlı olarak gösteren programa da denir. Zamanı; sene, ay, hafta, gün ve saat gibi sabit bölümlere ayıran; dini-milli gün ve bayramları gösteren cetveller. Kelimenin aslı Arapçadır. “Doğrultmak ve sağlamlaştırmak” demektir. Takvimler kitap şeklinde olduğu gibi, duvara asılan tipleri de vardır. Senelik olarak yapılanlar olmakla beraber, uzun zamanlar için hatta daimi mahiyette olarak yapılmış olanları da mevcuttur.

Takvim kayıtlarının ilk olarak tespiti, ayın günlük devrelerinin müşahadesiyle başlamıştır. Tam bir dolunay şeklinde görülen ayın, gün geçtikçe, incelerek hilal şeklini alması, gözden kaybolması, sonra tekrar hilal şeklinde doğması ve büyüyerek dolunay haline gelmesi takvimin esasını teşkil etmiştir. Fakat ziraat işlerinde ve mevsimlerin tayininde ayın hareketleri kat’i malumat verememekteydi. Çünkü ayın iki dolunayı arasındaki zaman 29,5 gündür. 12 ile çarpıldığında bir ay senesi 354 gün olur. Halbuki güneş senesi yaklaşık 365 gün 6 saattir. İkisi arasında 11 gün 6 saatlik bir fark vardır. Bu fark uzun seneler sonra birikerek artar ve neticede aylar tabii mevsimlere uymaz. Bu mahzuru ortadan kaldırmak için güneşin hareketini esas alan takvimler de yapılmaya başlandı. Bazı milletler her iki takvimi de beraber kullanmışlardır.

Takvimin esası tarih, yani senedir. Tarihler Hicri, Rûmi, Mali, Efrenci vs. gibi isimler alırlar. Takvim için mühim bir hadise “tarih başı” olarak ele alınır. Her milletin ve cemiyetin kendisine esas kabul ettiği bir takvimi olduğu gibi, birçok milletin müştereken kullandığı takvimler de vardır. Romalılar, Roma şehrinin kuruluşu olan M.Ö. 753 senesini, Eski Yunanlılar, ilk olimpiyat oyunlarının yapıldığı M.Ö. 776 senesini başlangıç olarak kabul etmişlerdir. Hıristiyanlıkta bu başlangıç Îsa aleyhisselamın doğumu zannedilen tarihtir ( Noel). Doğduğu yıla sıfır, ondan öncesine milattan önce, sonrasına da milattan sonra denmiştir. Hicri takvimin başlangıcı da Peygamberimizin Mekke’den Medine’ye hicretidir. ( Hicri Yıl)

Mısır’da M.Ö. 5000 veya 3000 yıllarında ilk takvim denemeleri yapılmıştır. Mısırlılar gökyüzünün en parlak yıldızı olan Sirius’un iki doğuşu arasındaki 365 günlük süreyi 1 yıl kabul etmişlerdir. Ancak Sirius’un her dört yılda bir 365 gün yerine 366 günde doğduğu anlaşıldığından bu bir günlük fark, yılbaşının yavaş yavaş mevsimlere göre gerilemesine sebep olmuştur. Daha başka mahzurları da olmasına rağmen bu takvim yüzyıllar boyunca birçok ülkede kullanılmıştır.

Babilliler ve Yunanlılar da yılı 12x29,5= 354 gün kabul eden takvimi kullanmışlardır. Ancak, takvimlerini güneş yılına yaklaştırmak ve mevsimlerle olan uygunsuzluğu düzeltmek için, Babilliler her üç yılda araya 1 ay, Yunanlılar da her 8 yılda 3 ay ilave etmişlerdir.

Bugün kullanılan Miladi takvime en yakın doğruluktaki takvim eski Roma takvimi olan Julien takvimiydi. M.Ö. 45 senesinde Roma imparatoru Julius Caesar tarafından islah edilen bu takvimde sene 365 gün 6 saatti. Her seneden artan 6 saatlik zamanın doğurduğu mahzur, 4 yılda bir, senenin gün sayısının 366 olmasıyla çözülmüştü. Bugün de Şubat ayına ekleniyordu. Ancak bu 365 gün 6 saatlik sene, 365 gün 5 saat 48 dakika ve 46 saniye süren tropik seneye göre 11 dakika uzundu.

Papa XIII. Gregorius tarafından 1582’de mahzuru ortadan kaldırmak için 10 gün silindi. 4 Ekim 1582’nin ertesi günü 15 Ekim 1582 sayıldı. Yüzyılları gösteren senelerin 400’e bölünememesi halinde bunlar artık yıl olmayacaklardı. Bu sebepten 1700, 1800, 1900 artık yıl olmadılar. 1600 ise artık yıl sayıldı. Bu takvime de Gregoryan Takvimi denildi. Fransa ve İtalya bu takvimi 1582’de, Almanya 1700’de, İngiltere 1751’de, Bulgaristan 1917’de, Sovyetler Birliği 1918’de, Yunanistan 1923’te, Türkiye 1926’da kabul etti.

Rûmi takvim

Bu takvim güneş yılına göre düzenlenmiştir. Fakat şimdi kullanılan miladi takvimden 13 gün geri olduğu için 1917 yılında yapılan değişiklikle bu fark kaldırıldı. 1917 senesinin Şubat ayının16’sı, 1333 senesi Mart’ının 1’i sayıldı. Bu takvimin tarih başlangıcı Hicri takvimle aynı idi. Fakat ayın ve güneşin bir senesinin arasındaki fark sebebiyle sene sayısı iki sene geri olmuştu. Kısaca bu takvimde Miladi 584 senesi başlangıç kabul edilir. Yılbaşı 14 Mart’tır. Aylar Miladi yıldaki gibidir. Güneşe göre hesaplanır. 1926’da Miladi takvimin kabûlüyle yürürlükten kaldırıldıysa da nüfus cüzdanlarında Rûmi doğum tarihleri muhafaza edildi. Çevirme cetvelleri yardımıyla Rûmi, Hicri ve Miladi seneler birbirine çevrilmektedir.

Kameri Hicri takvim: ( Hicri Yıl)

Dünya yüzünde çok çeşitli takvim kullanılmasının çeşitli mahzurları görüldüğünden, bütün dünya milletlerinin müştereken kullanacağı tek tip takvim yapılması için bir asırdır çeşitli çalışmalar yapılmaktadır. Bu çalışmalar “Değişmez Takvim” ve “Evrensel Takvimi” adı altında yürütülmektedir. Ancak yeni tatbikatların daha büyük mahzurlar doğuracağı tabii olduğundan bu çalışmaların hiçbiri kabul görmemiştir.

Osmanlı Devletinde Takvim-i daimi veya Ruzname isminde takvim tatbikatı vardı. Bu takvim bir sene için değil, devamlı kullanılmak üzere iki metre uzunluğunda, gayet ince deri üzerine yapılan ince hesap ve zarif tezhiplerle meydana getirilmişti. Hesaplar 100 sene için yapılır ve takvimden 100 sene ahkam çıkartılır, erbabı müteakip asırlar için de kullanabilirdi. Bu işle pekçok uğraşanlar olmuş, bunlar arasında iki buçuk asır önce yaşamış Süleyman Hikmeti isminde bir zat meşhur olmuştur. Bu takvimlerde seneler, mevsimler, aylar, günler, güneş ve ay tutulmaları, sayılı günler, meteorolojik ve astrolojik hesaplar yer alırdı. Takvimlerin açılıp sarılması ve istenen yere bakılması için iki ucunda parmak kadar ve daha büyük fildişi masuralar bulunurdu. Takvimler pekçok sayıda yapılmış olup; adileri bir-iki liraya, iyileri 10-15, fevkaladeleri de 30 liraya kadar satılırdı.

İslam memleketlerinde takvim hazırlanmasındaki esas maksat, namaz vakitlerinin sıhhatli şekilde Müslümanlara duyurulmasıydı. Bunun için ilm-i heyet, yani astronomi ilmiyle uğraşan hey’etşinasların defter şeklinde hazırladıkları, namaz vakitleri cetvelleri bulunan, takvimler çıkartılmıştı. Namaz vakitlerinin yanısıra bir sene içindeki sayılı günler, güneş ve ay tutulmaları, burçlar, iklim ve ziraat hadiseleri de gösterilen bu takvimler Hicri Kameri, Hicri Şemsi, Rûmi ve Efrenci (Miladi) senelere göre tertiplenmişti. Namaz vakitleri hesaplarını en sıhhatli şekilde yapabilen muvakkıtlar (vakit tayin ediciler) tarafından tertiplenen bu takvimler, Osmanlı Devletinin son devrine kadar kullanılmıştır. Halen eski kitap satan sahaflarda bunların çeşitli tiplerini bulmak mümkündür. Eyüb Camii muvakkıtı Ahmed Ziya Beyin takvimi bilhassa meşhur olmuş ve yaptığı namaz vakti hesapları o zamanın Şer’ıyye Vekilliğince (Diyanet İşleri Başkanlığınca) tastik edilmişti.

Bugün duvar, cep, masa vs. şeklinde bastırılıp satılan çeşitli takvimler vardır. Birçok firma ve kuruluşlar reklamlarını yapabilmek için kendi adına bastırdıkları takvimlerini müşterilerine yeni yıl hediyesi olarak dağıtmaktadır.

Kaynak

Türk Dil Kurumu Sözlüğü Rehber ansiklopedisi

Ayrıca bakınız

Kronoloji
takvim takvim
2011-03-08T15:09:00+02:00
takvim,zamanı yıl,ay ve günlere ayırma yöntemidir.1926'dan beri ülkemizde miladi takvim kullanılmaktadır.

Ben Tuğba.Malatyada sınıf öğretmeniyim.
0 Yorum Yap
takvim takvim
2005-02-18T11:46:25+02:00
Sabah Gazetesi ve ATV'nin de dahil olduğu medya grubu bünyesinde çıkarılan günlük gazetenin adı.
0 Yorum Yap
Önceki Paylaşımlar