Tanzimat Dönemi Öğretici Metinleri

Herhangi bir konuda insanları bilgilendirmek, sorunları ortaya koymak ya da onlara çözüm üretmek için ortaya konan yazılar, "öğretici metinler"dir. Yazar, bir düşünceyi ya da yaşamın gerçeklerini, gözlem ve deneyimlerinden yararlanarak okuruna aktarır. Böylece okurlara bir şeyler öğretmek ister.

İnsanların belli bir bilgi düzeyi, düşünceleri, inanışları, deneyimi, dünya görüşü vardır. Öğretici metinler, insanların, gerçeklere farklı bir gözle bakmasını sağlar. Öğretici metinler, aydınlatmak, haber vermek, tanıtmak, uyarmak, düşündürmek, değiştirmek, geliştirmek vb. amaçlarla kaleme alınır. Örneğin tarihî bir olayın anlatıldığı öğretici metinde ilk amaç, insanları bilgilendirmek, onlara konuyla ilgili bir şeyler öğretmektir. Bunun yanında o metin, olayın gerçek nedenlerini ortaya koyarak uyarma, insanların yerleşik düşüncelerini değiştirme, olaya farklı bir bakış açısıyla yaklaştırma amacını da taşır.
Öğretici metinler, farklı türlere ayrılır. Bunların farklı türlere ayrılmasında en önemli etken, ele alınan konu ve onun niteliğidir. Öteki yazın türlerinin belirlenmesinde anlatım, yani üslup ön plana çıksa da öğretici metinlerde ana etken konudur. Dolayısıyla ele alınan konular öğretici metinlerin hangi türde olduğunu da gösterir. Buna göre öğretici metinleri, "bilimsel metin, tarihî metin, felsefi metin, gazete çevresinde gelişen metin türleri, kişisel yaşantıları konu alan metinler" biçiminde türlere ayırmak mümkündür. "Bilimsel metin", bilimin çeşitli dallarında bir konuda kaleme alınan, kanıtlardan yararlanılan metinlerdir. Bilimsel metinlerde ortaya konan yargılar, kişisel yorumlara değil, kanıtlanabilir ölçütlere dayalıdır. "Tarihî metin", tarihi olayların anlatıldığı öğretici metinlerdir. Belgelere dayanan tarihî metinlerde nesnel bir anlatım kullanılır, kişisel yorumlar olabildiğince geri çekilir. "Felsefi metin", felsefeyle ilgili konuları ele alan metinlerdir. "Makale, deneme" gibi, gazete çevresinde gelişen metin türlerinde ise güncel ya da sanat dalıyla ilgili konular ele alınır. "Gezi yazısı, biyografi" gibi kişisel yaşantılara dayalı metin türlerinde ise kişilerin yaşamına dayalı bilgiler aktarılır.

Öğretici metinlerde insanları bilgilendirmek amaçlandığından açık, anlaşılır, süsten uzak bir dil kullanılır. Bu yazarın ortaya koyduğu düşüncelerin anlaşılmasını kolaylaştırır, insanlara bilgi verilecek bir metinde süslü ve sanatlı bir anlatım benimsemek, insanları ana düşünceden uzaklaştırır. Süslü ve sanatlı söyleyiş ana düşünceyi örttüğünden insanlar, metinde neyin anlatıldığını tam olarak kestiremez. Bu da verilmek istenen mesajın tam iletilmesine engel olur.

Öğretici metinler, çoğunlukla bir ana düşünce etrafında şekillenir. Bu, yazarın, okurlara iletmek istediği düşünce, vermek istediği mesajdır. Bu ana düşüncenin metinde yer alması, yazarla, onun yaşadığı dönemle doğrudan ilgilidir. Çünkü yazar, yaşadığı döneme kayıtsız kalamayacağı için dönemin sosyal yaşayışına, toplumsal gerçekliklere değinir. Bunları yazıya dökerken de döneminin sosyal olaylarıyla ilgili düşüncelerini ortaya koyar ve vermek istediği mesajı, ana düşünceyi yazdığı metne sıkıştırır, insanlar da, bu metindeki ana düşünceyi kendilerince bulup ortaya çıkarır.

Öğretici metinlerde düşünceler genellikle, "giriş-gelişme-sonuç" bölümleri uyarınca kaleme alınır. Yazar, "giriş" bölümünde ele alacağı konuyu veya düşünceyi ortaya koyar. "Gelişme" bölümünde bunu ayrıntılarıyla irdeler. Ele aldığı konuya göre belgelerden, kanıtlardan yararlanır. Okura ne tür bilgi vermek isterse o bilgilere burada yer verir. "Sonuç" bölümünde de ortaya koyduğu düşünceleri bir karara bağlar. Yazarın okura vermek istediği ana düşünceyi belirlemede sonuç bölümü oldukça etkilidir. Burada şunu da unutmamak gerekir ki bu bölümler, aynı düşünce etrafında biçimlendiği için birbirine bağlıdır. Anlamca birbirini destekler. Dikkatle bakıldığında paragrafların, bölümlerin anlamca birbiriyle nasıl bağlantılı olduğu görülür.

Edebiyatımıza Tanzimat döneminde giren makale, fıkra, deneme gibi öğretici metinlerin gelişmesinde gazetenin önemli bir yeri vardır. Tanzimat sanatçıları, yazdıkları öğretici metinleri dönemlerinin gazetelerinde yayınlama olanağı bulmuşlardır. Öteki sanatçıların yazdığı makaleler ve diğer öğretici metinler de gazetelerde yayınlanmıştır.

Dönemin dar koşulları da göz önünde bulundurulduğunda gazetelerin, öğretici metinlerin gelişimine, edebiyatımıza katkısı ortaya çıkar. Dahası bu metinlerin gazetede yayınlanması, halkın aydınlanmasında, bilgilenmesinde etkili olmuştur. Çünkü gazete birçok insana ulaşan bir yayın organıdır. Bu insanlar gazeteyi okurken, elbette makale, fıkra gibi öğretici metinleri okuyacaklar, çeşitli konularda yazarların düşüncelerini öğrenmiş olacaklardır. Daha da önemlisi gazetelerin edebiyat sayfaları bulunmaktadır. Edebiyatçıların eserleri ilk kez gazetelerin bu sayfalarında çıkar, daha sonra kitaplaştınlırdı.

Dahası gazetenin bu gücü, Türk kültürünün ve edebiyatının gelişimine de büyük katkı sağlamıştır. Farklı görüşlerin ele alındığı öğretici metinlerin yayınlandığı gazete, bir kültürel zenginlik olarak okurun karşısına çıkmıştır. Ayrıca sanatçılar yazdıkları metinleri okurların beğenip beğenmediğini tepkiler yardımıyla öğrenme fırsatı da yakaladılar. Böylece sanatçılar, daha güzel ürün verme çabasıyla eser ürettiler. Bunun da Türk edebiyatına olumlu yansımaları olmuştur.

Batı edebiyatından alınan roman, hikaye gibi anlatmaya dayalı, tiyatro gibi göstermeye dayalı türler ilk defa Tanzimat Dönemi Edebiyatı'nda görülmüştür. Bunun yanında makale, deneme gibi öğretici metinler de yine ilk kez bu dönemde görülmüştür. Bu yazı türlerinin gelişmesinde gazete önemli rol oynamıştır. Sanatçıların yazdıkları öğretici metinler, dönemin gazetelerinde yayınlanmıştır. Böylece sanatçıların bu öğretici metinlerde ortaya koyduğu düşünceler halka daha kolay bir şekilde ulaşmıştır.
0 Yorum Yap
Önceki Paylaşımlar