Tekvando

Tekvando

Tekvando dünyanın en eski savunma sporlarından biri. Kendini savunma, savaşçı sanatı olarak bilinir. Çin Kung-fu'sundan ve Japon karatesinden farklı bir spordur. En eski olarak, KoreYarımadasının kuzey bölgelerinde M.Ö. 37'de kurulmuş olan Kogoryo Hanedanlığına ait mezar duvar resimlerinde tekvando izlerine rastlanmıştır. Kore halkı, tekvandoyu saldırganlara ve vahşi hayvanlara karşı savunma, savaşçı sanatı olarak kullandığı gibi, güç ve çeviklik kazanma, zihni ve fiziki sıhhati muhafaza

TEKVANDO (türkçe) anlamı

1. el ve kol vuruşlarından çok
2. ayak ve tekme tekniklerine önem veren
uzakdoğuya özgü döğüş sanatı.

TEKVANDO (türkçe) anlamı

3. El ve kol vuruşlarından çok
4. ayak ve tekme tekniklerine önem veren
5. Uzak Doğu'ya özgü dövüş sanatı.

TEKVANDO (türkçe) ingilizcesi

1. taekwon do
Tekvando dünyanın en eski savunma sporlarından biri. Kendini savunma, savaşçı sanatı olarak bilinir. Çin Kung-fu'sundan ve Japon karatesinden farklı bir spordur. En eski olarak, KoreYarımadasının kuzey bölgelerinde M.Ö. 37'de kurulmuş olan Kogoryo Hanedanlığına ait mezar duvar resimlerinde tekvando izlerine rastlanmıştır. Kore halkı, tekvandoyu saldırganlara ve vahşi hayvanlara karşı savunma, savaşçı sanatı olarak kullandığı gibi, güç ve çeviklik kazanma, zihni ve fiziki sıhhati muhafaza etmek ve geliştirmek maksadıyla bir eksersiz olarak da yapmışlardır.
Tekvando, teknik ve maharetten başka Doğu kültürüne ait bazı sosyal değerleri de aksettirir. Tekvando eğitimi, kişiye kendine güven, soğukkanlılık, fedakarlık ve alçak gönüllülük öğretir.
Koryo tarihinde tekvando “subak” olarak anılmıştı. Bu dönem hanedanları subakı, sadece sıhhati geliştirmek için bir hüner sporu olarak değil aynı zamanda yüksek bir harp sanatı olarak teşvik etmişler, subak müsabakaları tertip etmişlerdir. Tekvando, Kore'de başlamakla kalmamış Kore tarihi boyunca gelişimini sürdürmüştür. Subak müsabakaları sivil halk arasında da büyük ilgi görmüştür. Orduya girmek isteyen kimseler subak bilmek zorundaydılar. Çünkü müracaatçıların imtihanlarında subak önemli bir yer işgal etmekteydi.
Yi Hanedanlığının çöküşüyle Japonlar Kore'yi işgal etmeye başladılar. Tekvandocular saldırganlara karşı uzun süre mücadele ederek zorluklar çıkardılar. Kore, 1945 yılında bağımsızlığına kavuştu. Bu zamana kadar Kore'de Japon Karatesi ve Kung-fu yayıldı. Sonraki yıllarda bazı Koreli antrenörler, tekvando oyunlarını sistemleştirip geliştirmek için gayret sarfettiler. 16 Eylül 1961 tarihinde “Kore Tekvando Birliği” kuruldu ve bu birlik 25 Haziran 1962'de “Kore Amatör Sporlar Birliği” ile birleşti. 1962 Ekiminde 43. milli oyunlar kapsamına alındı.
30 Kasım 1972'de Dünya Taekwon-do Şampiyonası yapıldı. 25 Mayıs 1973'teki şampiyonaya 17 ülke katıldı. 15 Mayıs 1974'te Kukinon'da ilk “Dünya Tekvando Hakem Semineri” düzenlendi. Buna 10 ülkeden 46 takım iştirak etti.
Türkiye'nin tekvando sporuyla tanışması 1964 yıllarına rastlar. Bu yılda Koreli general Choi-Honghi'nin başkanlığındaki bir tekvando ekibi çeşitli ülkeleri dolaşarak gösteriler sundular. Bu iyi niyet gezisinde Türkiye'ye de uğrayarak tekvando gösterileriyle bu sporu tanıttılar. Şükrü Gençel ve Nazım Canca'nın gayretleriyle bu spor ülkemizde gelişmeye başladı. 16 Haziran 1970 tarihinde Güney Kore'den Mr. Cho Soo-Se'nin Türkiye'ye gelmesiyle tekvando hızla gelişmeye başladı. Ülkemizde dünya çapında başarılı birçok tekvandocu yetişti ve yetişmektedir. Başarılı bayan tekvandocularımızdan Tennur Yerlisu, Züleyha Tan, erkeklerden de Nusret Ramazanoğlu, Turgut Uçan ve Şakir Bezci gibi sporcularımız dünya çapında çeşitli madalyalar kazandılar.
Kaynak: Rehber Ansiklopedisi
Önceki Paylaşımlar