![]() |
ABD’de, bünyesi kansere dirençli kişilerden alınan ’süper güçlü’
hücrelerin hastalara nakliyle kanserin alt edilmesine yönelik
çalışmalar, büyük umut vaatediyor. ABD Gıda ve İlaç Dairesi’nin ’hücre
nakli’ için izin verdiği araştırmaların başındaki Dr. Zheng Cui, "İki
yıl içinde kanseri tamamen iyileştirmeyi umut ediyoruz" dedi.
BİLİM dünyasında büyük umut vaateden haber, Wake Forest
Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Dr. Zheng Cui’nin araştırmaları üzerine
geldi. Cui, bazı insanların bağışıklık hücrelerinin, kanseri yenmekte
diğerlerinden 50 kat güçlü olabileceğini laboratuvar deneyleriyle
gösterdi. New Scientist Dergisi’nin son sayısında bu araştırması
yayımlanan Dr. Cui, daha önceki bir çalışmasında farelerdeki bağışıklık
hücrelerinin diğer farelerdeki tümörleri iyileştirdiğini kanıtlamıştı.
DENEYLER ÇOK BAŞARILI Donörlerden
alınan ’granülosit’ adlı kanser-öldürücü bağışıklık sistemi hücreleri
kullanılarak, hastaların vücutlarının kanserle savaşma gücünün önemli
ölçüde artacağını gösteren Dr. Cui’nin son araştırması, kanserin
iyileştirilmesi konusundaki umutları artırdı. ABD Gıda ve İlaç Dairesi
FDA, 22 hastasına süper-güçlü grönülositler enjekte etmesi için Dr
Cui’ye geçen hafta izin verdi. İznin ardından Dr. Cui, şöyle konuştu:
"Klinik öncesi deneylerimiz olağanüstü başarılı oldu. İnsanlarda işe
yararsa iki yıl içinde kanserin tedavisini başarabiliriz."
TEKNOLOJİ YETERLİ Dr.
Cui, bu teknolojinin, son derece hızla hastaların hizmetine
gireceğinden de emin; çünkü kandaki granülositleri çıkartmak için
kullanılan teknoloji, hastanelerde diğer kan bileşenleri olan plazma ve
trombosit ayrıştırmak için kullanılan teknoloji ile aynı.
Güçlüler, kanseri 24 saatte öldürdü
BULGULARINI geçen
hafta Cambridge’de sunan Dr. Cui, bazıları kanserli 100 kişiden
granülosit aldı. En güçlü hücreler 24 saat içinde kanser hücrelerinin
yüzde 97’sini, zayıf olanları yalnızca yüzde 2’sini öldürebildi. 50 yaş
üzerindeki donörlerin hücrelerinin yeteneği ortalamanın altında;
bunlardan kanserli olanların ise daha da düşük çıktı.
Stres, çok önemli etken
DR. Cui,
araştırmaları sırasında, bir kişinin bağışıklık sisteminin kanserle
savaşma gücünün, ne kadar stres altında olduğuna bağlı değiştiğini de
fark etti. Cui’nin ilk deneyleri, kanserli hastalara güçlü
granülositler nakletmenin mümkün olduğunu gösterdi. Dr. Cui, teorik
olarak hücre nakline bağlı öldürücü ’Graft-versus-host’ hastalığı
riskini en aza indirmek için çalışıyor.
Sonuçlar ÖSYM'nin http://osys.osym.gov.tr ve http://osys2007.osym.gov.trinternet adreslerinden öğrenilebilecek.
Tercih
yapan okul birincilerinden 2 bin 520 aday açıkta kaldı. Yerleştirmede
en başarılı yine fen liseleri oldu. Sınava daha önce giren ancak
kazanamayıp yeniden giren adaylar diğerlerine göre daha başarılı oldu.
Yerleştirme
sonuçları ve kayıt işlemleri ile ilgili açıklamanın da aynı saaten
itibaren ÖSYM'nin internet sayfasında yer alacağı duyuruldu.
2007-ÖSYS Sınav Sonuç Belgeleri adaylara gönderilmeyecek. Adaylara ilişkin yerleştirme ve kimlik bilgilerini içeren fotoğraflı aday listeleri üniversite rektörlüklerine gönderilecek.
Yükseköğretim programlarına kayıtlar 3-10 Eylül 2007 tarihleri arasında yapılacak. Adaylar, kayıt için gerekli evrakla birlikte yerleştirildikleri üniversitelere başvurarak kayıtlarını yaptıracaklar. Adaylar, Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu tarafından sağlanan burs, kredi, katkı kredisi ve yurt başvurularını 16-24 Ağustos 2007 tarihleri arasında https://yurtkur.osym.gov.tr internet adresinden yapabilecekler.2007-ÖSS sonuçlarına göre, 160 ve üzeri puan alanların yüzdesine göre ve Sözel puan türünde en başarılı il olan Kırşehir’den ÖSS’ye başvuran 7 bin 93 adaydan 796’sı lisans, 394’ü ön lisans, 815’i Açıköğretim Fakültesi’ne yerleşti. Adaylardan 339’u da ön lisans programlarına sınavsız geçiş yaptı.
Sınavda Sayısal Ağırlıklı puana göre en başarılı il olan Ankara’dan ÖSS’ye başvuran 126 bin 479 adaydan 18 bin 439’u lisans, 5 bin 1’i önlisans, 20 bin 886’sı Açıköğretim Fakültesinde okumaya hak kazandı. Adaylardan 7 bin 912’si de önlisans programlarına sınavsız geçti.Güneşli bir tatilin unutulmaz anlarını belgelemeye aday fotoğraf makineleri bugünlerde teknoloji marketlerinin en çok ilgi gören ürünü durumunda. Her tip kullanıcı için alternatif sunan bu cihazlardan alırken bazı önemli kriterleri göz önünde bulundurmak gerekiyor
Son yılların en gözde ürünü olan dijital fotoğraf makineleri sayesinde tüketici kendi fotoğraflarını kolaylıkla çekiyor ve baskı yaptırabiliyor. Farklı kullanıcı beklentilerini karşılayacak şekilde tasarlanan bu dijital cihazlar, gelişmiş özellikleriyle tüm ışık ve netleme ayarlarını otomatik olarak yapabiliyor.
Bu sayede kullanıcıya sadece tercih ettiği görüntüyü kadraja almak kalıyor. Bu görüntüleri evde bilgisayara atarak üzerinde basit oynamalar yapmak mümkün. Kullanıcı eğer varsa evdeki renkli yazıcısında veya fotoğraf stüdyolarındaki makineler sayesinde fotoğraflarını bastırabiliyor.
İşin güzel yanı, tüm bunları yapması için tüketicinin kesinlikle teknoloji veya fotoğraf uzmanı olması gerekmiyor.
Megapikseli dert etmeyin
Dijital fotoğraf makineleri genellikle sahip oldukları İmegapiksel' özelliğine göre değerlendiriliyor. Megapiksel, fotoğraf çekim kalitesini gösteren bir değer olarak tarif edilebilir. Eğer duvar boyutunda çıktılar almayacaksanız 2-3 megapiksel çekim sizi kurtaracaktır. Çünkü ortalama bir fotoğraf kartına basılan görüntünün 2 megapiksel olmasıyla 10 megapiksel olması arasında önemli bir fark bulunmuyor.
Bir diğer önemli kriter ise zoom olarak tabir edilen yakınlaştırma özelliği.
'Dijital zoom' olarak verilen değer, gerçek yakınlaştırma anlamına gelmiyor.
Ortalama amatör makinelerinde 3x zoom iş görüyor. Dijital zoom, yakınlaştırılmış görüntüyü kamera içinde büyütme anlamına geliyor. Bu işlem fotoğraf kalitesini bozabiliyor. Özelliklere bakarken 'optik zoom'u dikkate alın.
Kolay taşınabilir olsun
Dijital fotoğraf makinesinin en büyük avantajı çektiğiniz kareleri izleyip en iyisini elde edene kadar çekebilmemiz. Bunun için makinenin ekran boyutu, kolay açılması, parlaklığı ve görüntü kalitesi önem taşıyor.
Ayrıca fotoğraflarınızı kaydetmeniz için en az 256 MB'lık bir hafıza kartına da ihtiyacınız olacak. Çekim yoğunluğunuza göre 512 MB ve 1 GB'ık kartlara da göz atabilirsiniz.
Bir diğer önemli detay ise pil. Alacağınız makinenin ne tip bir pil kullandığına da dikkat edin. Cep telefonlarına benzer pilleri olan, şarj edilebilir cihazları tercih etmeniz avantajınıza olacaktır.
Özellikle seyahatlerde boyut ve ağırlık özellikleri öne çıkıyor. İnce ve hafif fotoğraf makinelerini boynunuza takarak taşıyabilirsiniz.
Fotoğrafları bilgisayara ve direkt yazıcıya aktarmak için bağlantı noktalarına ihtiyacınız olacak. Bilgisayarlardaki USB denen standart bağlantı noktasına uyumlu olmasına dikkat edin. Bazı modellerde Bluetooth bağlantı özelliği de bulunuyor.
Yeterli ışığın olmadığı ortamlarda flaş kullanmanız gerekecektir. Alacağınız fotoğraf makinesinde, az ışıkta otomatik olarak açılan flaşın bulunmasına dikkat edin. Kırmızı göz çıkmasını engelleyen flaşa sahip makineleri tercih etmelisiniz.
Erdal Kaplanseren
|
|
YouTube'in kurucularından Chad Hurley, açıklamasında videonun küresel bir olgu olduğunu, fikirlere ve iletişime olanak sağladığını vurguladı. Hurley, amaçlarının "video yoluyla dünyayı eğlendirmek, bilgilendirmek ve güçlendirmek olduğunu" söyledi. Hurley, YouTube'u ziyaret eden kullanıcıların yarısından fazlasının ABD dışından olduğuna dikkat çekti.
Hurley'in ortağı Steve Chen de video ile bilgi ve eğlenceyi
bir arada sunmayı amaçladıklarını ifade etti. Chen, "Yerel bir YouTube
tecrübesi oluşturmak istiyoruz" dedi. Yeni sitelerin sadece dillerinin
farklı olmadığını kaydeden Chen, "Bu sadece bir tercüme işi değil,
belli ülkelere has içerikleri oluşturmakla ilgili" diye konuştu.
YouTube ayrıca dünyanın farklı yerlerinden taraflarla yaptığı içerik anlaşmalarını da duyurdu. Açıklamada YouTube'un, Fransa'dan France 24 ve İspanya'dan Antena 3 kanallarıyla, Milan, Chelsea, Barcelona ve Real Madrid gibi dünyaca ünlü futbol kulüpleriyle ve aynı zamanda Greenpeace ve Friends of Earth gibi örgütlerle de içerik anlaşması yaptığı belirtildi.
Sony'den ilginç bir ürün geliyor : Mouse phone! Artık Mouse'unuz aynı anda telefonunuz olacak.
Sony'nin duyurduğu bu ürün, şimdilik sadece Japon pazarı için
tasarlandı. Bu Mouse'u normal bir şekilde kullanabiliyorsunuz ve
ihtiyacınız olduğunda kapaklı bir telefonmuş gibi kapağını açıp
Skype-handset olarak kullanabiliyorsunuz. Fantezi yapmak isterseniz de
telefonun Speaker modunu açıp hem mouse olarak kullanıp hem de telefon
olarak kullanabilirsiniz.
Daha
da ötesini istiyorsanız, cihaz aynı zamanda "instant messaging" (Anında
mesajlaşma) yapabiliyor ve PC'nize uyan renkte geliyor.
Amerikan medya devi Columbia Broadcasting System, 15 milyon aktif kullanıcısı olan ünlü çevrimiçi radyo topluluğu last.fm'i satın aldı.
5 yıl önce kurulup geçtiğimiz sene AudioScrobbler'ı da bünyesine katarak tam bir topluluk sitesi haline gelen last.fm ile arkadaş ekleyip birbirinizin dinlediği müzikleri inceleyebildiğiniz gibi, farklı müzikler keşfetmenizi sağlayacak istasyonları da dinleyebiliyorsunuz.
280 milyon dolar'a satılan firmanın blog'unda yazılan habere göre yeni anlaşmalar yapmak için para arama yöntemleri araştırıldığı sırada karşılarına gelen tekliflerden en cazibini sunan CBS'in teklifinin kabul edildiği belirtiliyor. CBS'in last.fm yönetimine ve sitenin işleyiş yöntemine karışmayacağı açıklandı.
last.fm kurucu üyesi Martin Stiksel firmanın bağımsız yapısını koruyacağını söyledi. Stiksel yaptığı açıklamayla "last.fm'in amacı dünyadaki tüm müzikleri ve videoları insanlara ulaştırmak, ve CBS'le yaptığımız anlaşmayla şimdi amacımıza bir adım daha yakınız." dedi.
Bu, ilk kez bir online topluluk sitesinin satılışı değil; 2005'de MySpace'in 580 milyon dolara News Corp'a gitmesi ve bu sene içinde YouTube'un 1.62 milyar dolara Google'a satılması diğer örneklerden birkaçı.
Sony tarafından üretilen dünyada en yaygın olarak kullanılan oyun konsollerinden biri olan Play Station, bir döneme damgasını vuran ve bu etkisini Play Station 2 ile de pekiştiren bir ürün. Firma bu pazardaki potansiye görerek, yeni bir ürünü piyasaya sürdü. Taşınabilir Play Station yani İngilizce kısaltmasıyla PSP (Play Station Portable) böyle bir fikrin ürünü. Bu anlamda ürün için minik bir Play Station demek mümkün.
Özgür Çetin tarafından yazılan bu güzel ürün incelemesine buradan erişebilirsiniz. PSP satın almadan önce mutlaka görülmeli.