İçeriğe atla
Türkçe ansiklopedi, sözlük, genel başvuru ve bilgi sitesi
 Arama şekli:

trbot yazıları


trbot forumdaki yazılarını ara
  • Türkçe dünyada 5. dil

    Yeryüzünde 6 bin 912 dil var! Dünya nüfusunun yüzde 3'ü ise bizim dilimizi konuşuyor.

    Türkler, dillerini adım attıkları her bölgeye taşımış. Dünya nüfusunun yüzde 3'ü dilimizi konuşuyor. Türkçe dünya dilleri arasında 5. sırada yer alıyor.

    Türk Dil Kurumu (TDK) Başkanı Şükrü Haluk Akalın’ın yıllardır süren çalışmaları Türkçe'nin dünyada sık kullanılan diller arasında olduğunu gösteriyor. Çalışmaya göre yeryüzünde toplam 6 bin 912 dil konuşuluyor ve Türkçe bu diller arasında dünya üzerinde kullanılan ilk 5 dil arasında yer alıyor.

    TÜRKÇE’YE SAHİP ÇIKALIM

    Yani dünyada 220 milyon kişinin Türkçe konuşuyor. Bu da dünya nüfusunun ortalama yüzde 3’üne denk geliyor. Türkçe toplam 6 gruba ayrılıyor ve bu 6 grup içinde 39 dil bulunuyor. Haluk Akalın, Türkiye Türkçesinin 12 milyon kilometrekarelik bir alanda çeşitli kollarıyla, lehçeleriyle, şiveleriyle kullanılmakta olan Türk Dili ailesinin en büyük kolu olduğunu belirtiyor. Akalın , cdquo;Türkçe sadece Türkiye sınırları içinde kullanılmıyor. Örneğin Rusya’da Tofa Türkçe’sini sadece 30 kişi konuşuyor. Ve dillerini korumaya çalışıyorlar. Oysa bizde son yıllarda bir yozlaşma var. Örneğin iş yeri adlarının yabancı yazımı konusunda belediyeler çalışıyor. Eskiden Türkçe Fransızca’nın etkisindeydi. Şimdi İngilizce. Dilimizi korumaya çalışmıyoruz. Aksine elimizden akıp gidiyor" dedi.

    ÇİNCE İLK SIRADA

    Akalın en çok konuşulan dilleri ise şöyle sıraladı: 1 milyar 30 milyon kişi Çince konuşuyor. İngilizce ise ikinci sırada. Onu İspanyolca, Hintçe Urduca ve Türkçe izliyor..

    Kaynak:HaberTürk
  • Kavakta da yaşayabilen balık

    Ağaç üzerinde aylarca yaşayabilen balık türü keşfedildi. 5 cm. uzunluğundaki çift cinsiyetli balık, sular yükselince, metobolizmalarını tamamen değiştiriyor ve suya dönüyor.

    Amerikalı bilim adamları, gerektiğinde sudan çıkan, hatta ağaçta bile yaşayabilen bir balık türü keşfettiler.

    Florida’daki bir çevre koruma programı yetkilileri, "Rivulus marmoratus Poey" isimli balığın hem ABD’nin bu eyaletinde, hem de Orta Amerika ülkesi Belize’de yaşadığını bildirdi. Mangrov ormanlarında yaşayan balık, biyolojik yapısını geçici olarak değiştirip su dışında da soluk alabiliyor.

    Bilim adamları, bu balıkların çekilen sularla birlikte ağaç dal ve kökleri üzerinde aylarca yaşayabildiğini tespit etti. Beş santimetre uzunluğundaki balık, suyun çekilmesiyle birlikte dallar üzerinde kalsa bile ölmüyor. Çift cinsiyetli balıklar, su tekrar yükselince, metobolizmalarını tamamen değiştirerek yeniden eski yuvasına dönebiliyor.

  • Tavuk mu yumurtadan, yumurta mı tavuktan çıkar

    İngiliz düşünür ve uzmanlar, yüzyıllardır süren ''tartışmaya'' son noktayı koydu: ''Yumurta tavuktan önce vardı, yani tavuk yumurtadan çıktı...'' Sorunun cevabı, genetik materyalin (kromozomlar üzerinde kalıtsal özellikleri taşıyan yapı kitlesi) bir organizmanın hayatı boyunca değişmediği, bu nedenle daha sonra tavuk olarak adlandırılacak ilk kuş türünün, ilk önce ''embriyon'' olarak bir yumurtanın ''içinde'' oluşması gerektiği fikrinde saklı...

    İngiltere'nin doğusundaki Nottingham üniversitesinden Profesör John Brookfield, tarih öncesi çağlarda, bugün tavuk olarak adlandırılan türün, bir yumurta içinde embriyo olarak oluştuğunu söyleyerek, yumurta içinde büyüyen ve ileride tavuk haline gelecek organizmanın, tavukla aynı DNA'ya sahip olduğunu kaydetti.

    Brookfield, yaşayan türe ait ilk ''maddenin'' bu yumurta olması gerektiği konusunda şüphe bulunmadığını, ''bu nedenle yumurtanın kesinlikle tavuktan önce var olduğunu'' savundu.

    Genetik uzmanı Brookfield'e, Londra'daki King's College'den Profesör David Papineua ve İngiliz Tavuk Üreticileri Federasyonu Başkanı Charles Bourns da destek verdi.

    Bilim felsefesi uzmanı Papineua, ''mutasyona uğramış yumurtanın, 'tavuk olmayan' ebeveynlerden türediğini, yani bunun tavuk yumurtası olmadığını'' öne süren insanların yanıldığını kaydetti. Papineua, ''Bir yumurtanın içinde tavuk varsa, yumurtanın ebeveynleri tavuk olmasa da o tavuk yumurtasıdır'' dedi.

    Federasyon Başkanı Charles Bourns da, yumurtaların tavuklardan çok önce var olduğunu söyleyerek, ''tavuğun yumurtadan çıktığını'' düşünenlere destek verdi.
    Etiketler: yumurta tavuk bilmece
  • Küresel ısınmanın haritalara etkileri

    Küresel ısınmanın genişleyen etkileri son dünya haritasında açıkça ortaya çıktı. Times’ın Ayrıntılı Dünya Atlası’nın 11. baskısı piyasaya çıkarken haritacılar kıyı çizgilerini yeniden çizip arazi tiplerini tekrar sınıflandırmak zorunda kaldılar.

    Atlas’ın editörleri suçlunun yanlış planlanan sulama projeleri ve iklim değişimi olduğunu belirtiyorlar.
    Asya’da bulunan Aral denizi’nin son 40 yıl içinde dörtte üç oranında kuruduğuna ve Çad gölünün 1963 ölçümünden bu yana yüzde 95 oranında küçüldüğüne dikkat çekiliyor.
    Lut Gölü’nün seviyesi ise 50 yıl önce ile karşılaştırıldığında 25 metre düşüş gösterdi.
    Amerika’daki Rio Grande ve Colorado’dan geçen nehirlerin bir bölümü, Orta Doğu’daki Dicle Nehri ve Çin’de bulunan Sarı Nehir ise her geçen yaz biraz daha kurumakta.
    İklim değişiminin sonucu olarak özellikle Bangladeş’te yağışların artması ve deniz suyunun yükselmesi ile okyanusa doğru toprak kaybını gerçekleştirdi.
    Bu da Pasifik’te Tuvalu gibi deniz seviyesinin altında olan adaların gelecek yıllarda yükselen suların altında kalarak haritadan silineceği ve içinde yaşayan halkın ‘iklim mültecileri’ olacağı yönünde korku yaratıyor.
    Haritacılar denizin her yıl iç kısımlara 3 metre ilerlediği Alaska’daki Shishmaref kasabasını mercek altında tutuyorlar.
    Baş editör Mick Ashworth, esas korkularının öngörülen çevresel felaketlerin gerçeklerşmesi durumunda yakın gelecekte belli başlı coğrafi tamamen ortadan kalkması olduğunu belirtiyor.
  • Google dan ilginç yarışma

    İnternet devi Google, en az 500 metre mesafe kat edecek ve Dünya'ya yüksek çözünürlüklü görüntüler gönderebilecek bir elektronik aracı, Ay'a ilk gönderene 20 milyon dolar ödül verecek.
    Google'ın açıklamasına göre, X Ödülü Vakfı'nın organize ettiği ve özel şirketlerin katılabileceği yarışmada, hareket edebilen ve Dünya'ya veri yollayabilen robotu Ay'a gönderen şirket, 20 milyon dolarlık büyük ödülün sahibi olacak.
    Açıklamada, robotun Ay'da 5 kilometreden fazla mesafe kat etmesi, daha önce Ay'a gönderilen araçları görüntülemesi ya da Ay'da buz veya su bulması halinde 5 milyon dolarlık ek ödülün de sahibi olacağı belirtildi.
    Açıklamaya göre, robot sadece veri göndermesi ve hareket etmemesi halinde 5 milyon dolar ödüle layık görülecek. Yarışmanın ödülleri 31 Aralık 2012'ye kadar geçerli olacak.
    Daha sonra büyük ödül 15 milyon dolara indirilecek ve yarışmanın süresi 2 yıl uzatılacak. Google'ın açıklamasında, şirketin "google moon" adlı internet sitesinde Ay'ın çok sayıda resminin görülebildiği de hatırlatıldı.
    Etiketler: Google ay uydu dünya
  • Yeni nesil iPod

    Yeni geniş ekranlı iPod touch’ın satış fiyatı 299 dolardan başlayacak. 8 ve 16 gb’lık 2 farklı kapasitede piyasaya sürülecek olan ürün, Apple’ın cep telefonu iPhone’un özelliklerini de taşıyor.

    iPod Touch, dokunmatik ekrana ve kablosuz internet bağlantısına sahip.
    Dokunmatik ekrana sahip olan iPod touch, internete bağlanıyor ve kullanıcılar iTunes’dan şarkı satın alabiliyorlar.

    Apple, yeni nesil iPod modelinin ağ bağlantısı avantajını kullanarak, ünlü kahve zinciri Starbucks’la da bir anlaşma gerçekleştirdi. iPod touch’la, müşteriler Starbucks’ta dinledikleri şarkıları seçeneklerine göre bir tuşla indirebilecekler.

    Yeni iPod modeli gelecek ay İngiltere’de piyasaya giriyor.
  • Adsense için izin verilen siteler

    Adsense yayıncılarını yasaklanmaktan kurtaracak yeni bir özellik daha. Reklam kodlarının başka sitelerde yayınlanma ihtimalinden dolayı rahatsız olanlar için Google İzin verilen siteler diye bir özellik eklemiş. Eğer Adsense reklamları yayıncısı iseniz reklam kurulumu sekmesine eklenen izin verilen siteler listesi ile reklamlarınızın yayınlanabileceği siteleri kontrol altına alabilirsiniz.

    İzin Verilen Siteler listem nedir?
    İzin verilen siteler, AdSense yayıncılarının Google reklamlarının görüntülenmesine izin verdiği veya Google reklamlarının görüntülenmesini istediği siteler veya URL'lerdir.

    Bazı AdSense yayıncılarının web'deki diğer kullanıcıların olası kötü amaçlı davranışlarından endişe duyduğunu, örneğin reklam kodlarının çalınıp uygun olmayan sitelere yerleştirilmesinden çekindiğini öğrendiğimiz için İzin Verilen Siteler özelliğini ekledik. Bu özellikle AdSense yayıncıları, AdSense kodlarının görüntülenebileceği siteler veya URL'ler üzerinde daha fazla denetime sahip oluyor.

    İzin Verilen Siteler listemde olmayan sitelere veya URL'lere ne olur?
    AdSense reklam kodunuzun görüntülendiği bir site veya URL, İzin Verilen Siteler listesinde olmasa da reklamlar o sitede veya URL'de görüntülenmeye devam eder; ancak gösterimler ve tıklamalar kaydedilmeyeceğinden söz konusu site üzerinden kazanç elde etmezsiniz.

    Peki ya bazı siteleri İzin Verilen Siteler listeme eklemeyi unutursam?
    İzin verilen siteler listesine bazı siteleri veya URL'leri eklemeyi unutursanız söz konusu siteler ve URL'ler üzerinden biriken kazançlarınız hesabınıza işlenmez. Bu nedenle AdSense kodunu yeni bir siteye veya URL'ye yerleştirdiğinizde İzin Verilen Siteler listenizi güncel tutmaya özen gösterin.

    İzin Verilen Siteler listeme nasıl site eklerim?
    Reklam kodunuzun görüntülenebileceği siteler listesine bir site veya URL eklemek için aşağıdaki adımları uygulayın:

    1. https://www.google.com/adsense adresinden hesabınıza oturum açın.
    2. AdSense Kurulumu sekmesini tıklayın.
    3. Sekmenin altında yer alan bağlantılar arasından İzin Verilen Siteler'i seçin.
    4. Yalnızca bazı sitelerin hesabım için reklamları göstermesine izin ver seçeneğini belirtin.
    5. Açılan sayfada, hesabınızın İzin Verilen Siteler listesinde yer alan URL'ler görüntülenir. Bu listeyi ilk kez kullanıyorsanız metin kutusu boştur.
    6. Kutuya AdSense reklam kodunuzun görüntülenmesine izin vermek istediğiniz siteleri veya URL'leri girin.
    7. Bu siteleri İzin Verilen Siteler listenize eklemek üzere Değişiklikleri Kaydet'i tıklayın.

    Değişikliklerinizin geçerlilik kazanması genellikle 4 saat kadar sürer. Ancak bazı durumlarda değişikliklerinizin geçerlilik kazanması 48 saati bulabilir.

    İzin Verilen Siteler listesinde yer almayan siteler veya URL'ler, tıklama veya gösterim kaydetmeyeceğinden bu sitelerden ve URL'lerden herhangi bir kazanç elde etmezsiniz. Bu nedenle listenizi güncel tutmaya özen gösterin.

  • Kağıt pil ürettiler

    Amerikalı bilim adamları, uzaktan bakıldığında sadece minik bir kâğıda benzeyen bir pil geliştirdi.

    Kağıt pilin, üç yıl içinde satışa sunulabileceği belirtiliyor.

    Kağıt pili geliştiren bilim adamlarından Dr. Robert Linhard, yeni pilin "uzayda da, çölde de, kutuplarda da" kullanılabileceğini söyledi. New York'taki Rensselaer Politeknik Enstitüsü'nden olan Linhard, "Bu cihazın esnek görünmesinin yanında asıl avantajı, çok farklı sıcaklıklarda da kullanılabilmesi. Hem çok sıcak, hem çok soğuk yerlerde kullanılabiliyor. Bu da pilin kullanıldığı cihazın, sert iklim koşullarında da kullanılmasına olanak sağlıyor." diye ekledi. Kağıt pilin başka alanlarda ve farklı ortamlarda da kullanılabileceğini belirten Doktor Linhard, kağıt pille çalışan ürünlerin de üç yıl içinde satışa sunulmasını beklediklerini ifade etti.

    KAĞIT PİL NASIL ÇALIŞIYOR?

    BBC'de yer alan habere göre bilim adamları, deneyleri sırasında önce kağıdı küçük bir karbon tüpün içine koydu ve böylece kağıtta enerji saklanmasını sağladılar. Her pil gibi, kağıdın da bir elektrik ileticisine gereksinimi ortaya çıkması üzerine de bilim adamları mekanizmanın harekete geçebilmesi için, insan kanı, teri veya idrarının işe yarayabileceğini keşfetti.

    Böylesine ince ve küçük bir pilin, diğerlerine göre daha esnek bir yapıda olduğu, mesela kalp atışlarını düzenleyen cihazlarda kullanılabileceği belirtiliyor. 

    Etiketler: pil enerji kağıt pil
  • Hidrojenle çalışan otomobil

    Benzer bir sistemle çalışan önceki modelden yüzde 10, benzin motorlu araçların yaklaşık üç katı, hibrid otomobillerin iki katı daha verimli olan FCX şirketin bundan sonra geliştireceği yeni yakıt hücreli araçlar için de baz teşkil edecek. Yeni araç, 2008'de Japonya ve ABD'de sınırlı sayıda piyasaya sürülecek. 127 beygir güç üreten hidrojen yakıt hücresi, otomobilin saatte 160 km yol almasını sağlıyor. 171 litre hidrojenle otomobil 570 km yol kat ediyor. V-akışlı yakıt hücresi platformu ile donatılan yani dikey olarak tasarlanan FCX otomobil, mevcut modelden yüzde 20 daha küçük ve yüzde 30 daha hafif ve 14 kilowatt daha güçlü. Otomobilin koltuk döşemeleri ve kapı kaplamaları ise dayanıklı ve güneş ışınlarına karşı dirence sahip, bitki esaslı bir malzeme olan Honda biyodokumadan yapılıyor.

  • ADSL fiyatlarında son durum

    Türk Telekom'un toptan ADSL fiyatlarını indirmesinden sonra son kullanıcıların internete ne kadar ödeyeceği belli oldu.

    TTNet, tüm Türkiye'de son zamanların en büyük indirimini gerçekleştirdi. Yeni indirimlerden sonra limitsiz ADSL fiyatlarında yüzde 50'ye varan oranlarda indirim gerçekleşti.

    1 megabit limitsiz ADSL bağlantısı 49, 2 megabit 69, 4 megabit ise 89 YTL'ye son kullanıcıya ulaşacak. Ayrıca limitli paketleri tercih eden müşteriler için de mecut 1 megabitlik paketlere alternatif olarak 2 kat hızlı, 2 megabit 6 GB lik yeni bir paket 49 YTL'den sunulacak.

    1 Ağustos'tan İtibaren

    Türk Telekom'un 1 Ağustos 2007 tarihinden itibaren geçerli olan yeni toptan ADSL fiyatlarına paralel olarak TTNet, yeni ADSL tarife ve indirimlerini aynı tarihten itibaren geçerli olacak şekilde hayata geçirdi.

    256 kbps Tarih Oldu

    Yeni tarifelerle TTNet limitsiz ADSL 4 kat hızlandı. 256 kilobit limitsiz tarife mevcut 49 YTL'lik ücretinde herhangi bir artış olmadan 1 megabite çıkarılırken; 512 limitsiz ADSL internet bağlantısının hızı 2 megabite getirildi ve aylık ücreti 79 YTL'den 69 YTL'ye indi.

    Türkiye'de İlk Kez 4 Mbit

    Yeni tarifede en çok göze çarpan şüphesiz ülkemizdeki İnternet kullanıcılarına ilk kez sunulan 4 megabitlik ADSL erişim paketi oldu. Çalışmaların tamamlanmasının ardından Türkiye'de ilk kez 4 megabit hızında bağlantı kullanıma sunuldu. 4 megabit genişbant limitsiz İnternet bağlantısı için kullanıcılar ayda yalnızca 89 YTL ödeyecek.



    Bazı Limitli Tarifeler Limitsiz Oldu

    Yine TTNet'in yeni İnternet paketlerinden birini de 2 megabit hızında ve 6 gigabyte limitli ADSL bağlantısı oluşturuyor. TTNet, 1 megabit hızında 4 ve 6 gigabyte limitli paketlerinin fiyatını korurken 1 megabit hızında 9 gigabyte limitli paketini otomatik olarak 1 megabit limitsize çevirdi.



    Fiyat Değişiklikleri ve Hız Arttırımı

    TTNet müşterilerinin indirimli ücretleri 1 Ağustos 2007 tarihinden itibaren geçerli olacak. Yeni tarifeler ile paketler arası geçişler ise 6 Ağustos 2007 tarihinde otomatik olarak gerçekleştirilecek. 256, 512 kilobit ve 1 megabit limitsiz bağlantılar 4 kat hızlanacak; 256 kilobit müşterileri 1 megabit limitsiz tarifeye, 512 kilobit müşterileri 2 megabit limitsiz tarifeye ve 1 megabit limitsiz müşterileri ise 4 megabit limitsiz tarifeye transfer olacak. 2 megabit limitsiz müşterileri ise 4 megabit limitsiz tarifeye taşınacak. Aynı şekilde 1 megabit hızında 9 gigabyte limitli paket yine 1 megabit limitsiz pakete otomatik şekilde transfer olacak.



    Statik IP Ücretleri ve Diğer Kampanyalar

    Aylık ücretlerin dışında, statik IP ve bağlantı ücretlerinde herhangi bir değişiklik yapılmadı. Bu arada Yaz Fırtınası Kampanyası'ndan faydalanan kullanıcılar, yeni tarife ile yeni paketlerine otomatik olarak taşınacak ve bu aboneler mevcut kampanya kapsamındaki indirimlerinden faydalanmaya devam edebilecek.

    TTNet müşterileri, Ağustos sonuna kadar, "Son Sürat Yaz Fırsatı" Kampanyası kapsamında 2 yıllık taahütname karşılığında 12 ay boyunca %12 indirime hak kazanabilecekler. Üstelik 4440375 TTNet Çağrı Merkezi'ni arayarak kampanyaya katılmak çok kolay. Bu indirimle, örneğin aylık 29 YTL'lik paketteki müşteriler 1 yıl boyunca aylık 25,52 YTL ödeyecekler.

  • Havadan içme suyu üreten cihaz

    ABD'de üretilen, havadaki nemi işleyerek içme suyuna çeviren cihazın Türkiye'de de satışına başlandı. Cihaz bir buzdolabı kadar elektrik harcayarak günde 32 litreye kadar su üretebiliyor.

    ABD'de kökenli HENDRX Şirketinin Türkiye Distribütörü Sanova Teknoloji firmasının Dış İlişkiler Müdürü Mustafa İrdiren, AA muhabirine yaptığı açıklamada, cihazın ABD'de üretildiğini belirterek, Türkiye'deki satışına ise bir ay önce başladıklarını bildirdi.

    Cihazın, yüzde 35 nemin üzerinde performansla çalıştığını anlatan İrdiren, ''Türkiye'nin nem dağılımına bakıldığında özellikle kıyı şeritleri, Marmara, Kıyı Ege, Akdeniz, Karadeniz ve İç Anadolu bölgelerinin özellikleri nedeniyle cihaz çok yüksek performansla çalışıyor. Doğa ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde ise zaman zaman performans düşüklüğü yaşanabiliyor'' dedi.

    Cihazın bir buzdolabı kadar elektrik enerjisi harcadığını söyleyen İrdiren, filtre ve bakımının da 6 ay ile 2 yıl arasında değişen maliyetleri bulunduğunu ifade etti. Cihazın şehir şebeke suyuna bağlanabilme özelliğini de anlatan İrdiren, günlük 180 litre suyu arıtabildiğini, diğer yandan da havayı temizleme, sıcak ve soğuk su fonksiyonlarının bulunduğunu dile getirdi.

    Cihazın fiyatının 2 bin 600 YTL olduğunu belirten İrdiren, Türkiye'de 50'ye yakın bayilikte satış yapıldığını aktardı.
    Etiketler: nem su hava
  • Islanan telefona pirinç tedavisi

    Birçoğumuz ilk şaşkınlığı atlattıktan sonra, telefonun değerine ve düştüğü suyun temizliğine göre değişen düşünme süresinde elimizi telefonun bulunduğu yere uzatırız.

    Telefonu sulu ortamdan çekip aldıktan sonra sıra ilk müdahaleyi yapmaya gelir. Kot pantolonumuzla silmek, bataryasını çıkarıp içindeki suyu boşaltmak ya da evdeysek saç kurutma makinası ile kurulamak ilk akla gelen çözümlerdir. Bu durumlarda, bir nevi çok kan kaybetmiş hastaya benzeyen cep telefonu, ilk müdahale yapıldıktan sonra yeniden aktif hale getirilmeye çalışıldığında çoğu zaman bizi hayal kırıklığına uğratır.

    WASHINGTON POST YAZARINDAN MACGYVER ÇÖZÜMÜ

    Böyle bir olayla karşılaşanWashington Post yazarlarından Ernesto Londoño olayın çözümü için evlerimizde sıkça başvurduğumuz bir yöntemi kullanmış. Özellikle nemli ortamlarda tuz gibi gıdaların nemini almak için kullandığımız pirinç, bu olayda kurtarıcı rolü oynamış.

    Tuvalete düşen BlackBerry cihazını çıkarıp yaklaşık yarım saat saç kurutma makinası ile kurutan yazar, daha sonra cihazı içi pirinç dolu kavanoza koyarak sabaha kadar burada tutmuş. Sabaha kadar bu şekilde tutulan telefon, sabah olduğunda yeniden çalışmaya başlamış.

    Pirincin nemi çekme özelliğinden faydalanan Londono, bu tür pratik buluşları ile bildiğimiz MacGyver hatırlatıyor. Bu yöntemin, nem oranı az olan bir ortamda yapılması daha sağlıklı sonuç veriyor.

    Etiketler: cep telefonu su pirinç nem
  • Sony Ericsson dan 2 yeni cep telefonu

    Cep telefonu sektörünün en çekici ve yenilikçi firması olmayı hedefleyen Sony Ericsson; yepyeni Cyber-shot™ ve Walkman telefonu Türkiye’de satışa sundu. Görüntüde kalite arayanlar için çift kameralı 3. nesil telefon K810, iyi bir müzik deneyimi arayanlar için ise W610 modelleri; özelliklerine kıyasla ekonomik fiyatlarıyla tüketiciyi düşünerek tasarlandı.

    Sony Ericsson’dan 2 eğlenceli telefon Cep telefonu sektörünün en çekici ve yenilikçi firması olmayı hedefleyen Sony Ericsson; yepyeni Cyber-shot™ ve Walkman telefonu Türkiye’de satışa sundu. Görüntüde kalite arayanlar için çift kameralı 3. nesil telefon K810, iyi bir müzik deneyimi arayanlar için ise W610 modelleri; özelliklerine kıyasla ekonomik fiyatlarıyla tüketiciyi düşünerek tasarlandı. Firmanın piyasaya sunduğu ilk telefon 4 adımda kullanıcıların fotoğraf bloglama yapmalarına olanak tanıyor. Cyber-shot ailesinin yeni üyesi K810, otofokuslu 3.2 megapiksel kameranın yanı sıra kırmızı göz engelleme özelliği bulunan gerçek Xenon flaş, Photo fix (fotoğraf düzeltme) ve dört dokunuşla fotoğraf bloglama gibi yeniliklerle son kullanıcıya mükemmel mobil görüntüleme çözümleri sunuyor.
    512 MB’lık harici bellek Memory Stick Micro hediyesi ile 3.2 megapiksel boyutunda 685 fotoğraf saklayabilen yeni K810, kameralı telefon pazarında estetik ve fonksiyonelliği bir araya getiriyor.
    Eğer çekilen fotoğrafın kontrastında ve aydınlığında bir sorun varsa, Photo fix (fotoğraf düzeltici) uygulaması sayesinde artık bu resmi silmeye gerek kalmayacak. Photo fix (fotoğraf düzeltici), bir fotoğrafı çektikten sonra düzeltme anlamına geliyor. BestPic™ özelliği ile de hareket halindeki bir obje fotoğraflanırken 3.2 megapiksel boyutunda dokuz resim aynı anda kaydedilecek ve böylece olabilecek en iyi resim çekilmiş olacak.

    Bütün şarkıları bilin
    Sony Ericsson’un satışa sunduğu diğer ürün ise W610. Cep telefonunda güvenilir bir dijital müzik çalar ile dijital kamera özelliklerine sahip olmak isteyenler için Walkman® çalar ile otofokuslu 2 megapiksel kamerayı son derece estetik bir tasarımda bir araya getiriyor. Yanında binlerce şarkı taşımak isteyenler için W610 ürün kutusunda ayrıca 1GB’lık Memory Stick Micro hediye ediliyor. Müzik tanıma uygulaması TrackID™ ile bilgisi istenen şarkının bir bölümü telefona kaydedildiğinde, telefon İnternet üzerinden doğrudan Gracenote şarkı arşivine bağlanıyor. Bu şekilde bağlantı hızına göre yaklaşık bir dakika içerisinde şarkı, şarkıcı ismi ile albüm adı cep telefonuna geliyor.
    Cep telefonunun kapalı olması gereken yerlerde müzik deneyimine devam etmek isteyenler için uçuş modu da bulunuyor. RDS’li FM radyolu W610’da turuncu ve siyah olmak üzere iki renk alternatifi var.

    K810 teknik özellikler


    Görüntüleme:
    Otofokuslu 3.2 megapiksel kamera Cyber-shot™
    Kırmızı göz engelleme özelliği bulunan Xenon flaş
    Resim bloglama
    Aktif lens kapağı
    BestPic™
    Photo fix
    Işıklı kamera ikonları
    Resim galerisi
    Görüntü dengeleyici
    Görüntülü görüşme için ön yüzde kamera
    Müzik Müzik ve video çalar
    TrackID™
    PlayNow™
    RDS’li FM radyo
    Bağlantı Memory Stick Micro™ (M2™) girişi
    Kutuda Memory Stick Micro™
    64MB boş dahili bellek
    Bluetooth™ 2.0
    USB 2.0
    Görünüm 17mm incelik
    2.0” QVGA 262k TFT
    ekran
    Tam HTML tarayıcı
    RSS desteği
    Java MIDP 2.0
    Uçuş modu
    Hoparlör
    FOTA (uzaktan yazılım güncelleme)
    Kutu içeriği 512 MB Memory
    Stick Micro™ (M2™)
    USB kablosu DCU-65
    Stereo Kulaklık
    HPM-62
    PC araç & yazılımı
    Adobe Photoshop Album
    Bileklik
    Aksesuarlar, isteğe bağlı Masa standı CDS-65: Bluetooth™ Kulaklık
    HBH-PV710:
    Versiyon ve konuşma süresi K810:
    UMTS 2100 &
    GPRS 900/1800/1900
    10 saate kadar konuşma süresi (UMTS ile 2 saat 35 dk)
    400 saate kadar bekleme süresi
    Yalnızca video görüşme kullanımı 1 saat 30 dk
    Fiyat 800 YTL



    W610 teknik özellikleri

    Müzik:
    Kutuda 1GB Memory Stick Micro™
    Walkman® player 2.0
    25 saate kadar müzik çalabilme
    Uçuş modu
    Disc-2-phone
    TrackID™
    PlayNow™ 3.0
    Bluetooth ses aktarım
    Görüntüleme ve mesajlaşma Görüntü/ses indirirken oynatma (streaming)
    Otofokuslu 2.0 megapiksel kamera
    Yatay kamera kullanıcı arayüzü
    Resim bloglama
    Video kayıt ve oynatma
    Gelişmiş LED ışık
    PictBridge
    VideoDJ™
    PhotoDJ™
    Yüz değiştirme uygulaması
    Bağlantı RSS destekli tam ekran HTML tarayıcı
    Push e-posta
    Bluetooth™ 2.0
    Memory Stick Micro™ (M2™) girişi
    PC senkronizasyon
    Java MIDP 2.0
    Dış görünüm 14mm
    Yüksek kaliteli malzeme
    1.9 inç 262 bin TFT LCD ekran
    Versiyon ve konuşma süresi EDGE 850/900/1800/1900
    Konuşma süresi: 7 saat
    Müzik çalma: 25 saat
    Bekleme süresi: 350 saat
    Fiyat 650 YTL

  • Fenerbahçe'nin 100. yılına özel iki telefon

    İki telefondan 100. Yıl telefonu olarak adlandırılan 18 ayar altın kaplı modelde 1'den 2007'ye kadar seri numaraları arasında Galatasaray'ın kuruluş tarihi 1905 yok.

    Fenerium, Fenerbahçe'nin 100. yılı onuruna iki farklı model telefonu Fenerbahçeli taraftarlara sundu. Telefonlar, Fenerbahçe 100.Yıl ve Taraftar Telefonu adlarını taşıyor. Fenerbahçe'nin kuruluş tarihi olan "1907" seri numaralı 100. Yıl cep telefonu, Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'a verilecek.

    İki farklı modelden, Fenerbahçe 100.Yıl telefonu 18 ayar altın kaplı. 2006 adet üretilen ve özel kutusunda satışa sunulacak olan bu modeldeki telefonların her biri özel seri numarasına sahip. Telefonların 1'den 2007'ye kadar olan seri numaraları arasında Galatasaray'ın kuruluş tarihi olan 1905 yer almıyor.

    Arka kapağında Fenerbahçe 100. yıl logosu yer alan telefonun kutusu da özel olarak tasarlanmış. El işçiliği ile üretilmiş kutunun üzerindebulunan Fenerbahçe Kulübü 100. Yıl Logosu ve telefonun seri numarası lazer teknolojisi kullanılarak işlenmiş ve üzeri varakla kaplanmış.

    100. yıl telefonunda, sekiz adet Fenerbahçe duvar kağıdı, özel tasarım Fenerbahçe teması, açılış kapanış animasyonları, beş adet özel uyarlanmış Fenerbahçe zil sesi ve beş adet Fenerbahçe'ye hazırlanmış klibin yanısıra Fenerbahçe'nin Galatasaray'ı 6-0 mFenerbahçe Taraftar Telefonuağlup ettiği video kaydı yer alıyor. Telefonda 11 adet Fenerbahçe marşı da yer alıyor.

    256K renkli LCD ekrana sahip 100. Yıl telefonu, 2 megapiksel kameraya sahip. MP3-çalar, video kayıt ve FM radyo gibi özellikleri de bulunan cihazın 512MB dahili hafızası bulunuyor. 12.7 mm. kalınlığında ve 90 gram ağırlığında olan 100. Yıl telefonunun satış fiyatı 3 bin YTL..

    Fenerbahçe Taraftar Telefonu ise yine sarı lacivert renklerinde klasik bar tipine sahip. Arka kapağında Fenerbahçe logoso ve üç yıldız bulunan taraftar telefonunun içinde, sekiz adet Fenerbahçe duvar kağıdı, özel tasarım Fenerbahçe teması, Fenerbahçe açılış ve kapanış animasyonu, beş adet özel uyarlanmış Fenerbahçe zil sesi, beş adet Fenerbahçe’ye özel hazırlanmış klip, 6-0 golleri videosu ve 11 adet Fenerbahçe marşı bulunuyor.

    499 YTL satiş fiyatıyla piyasaya çıkacak olan taraftar telefonu, video kayıt yapabilen 2 megapiksel kameraya sahip. MP3 çalar özelliğide bulunan telefon, Bluetooth destekli. 70 gram ağırlığındaki Taraftar Telefonu, Fenerium'un yanısıra telefon bayilerinden de satışa sunulacak.
  • Karanlık madde için çarpıcı kanıt

    Amerikalı astronomlar, kainatın yaklaşık dörtte birini oluşturan karanlık maddeden oluşan bir halka tespit etti. Bu keşif, bu esrarengiz maddenin varlığını gösteren en çarpıcı kanıt..

    Araştırma ekibinde yer alan Johns Hopkins üniversitesinden uzman James Lee, 'Karanlık maddeyi, galaksiler ve gazlardan ayrı bir yapı olarak ilk kez tespit ettik' dedi. Amerikalı bilim adamı, 'Görünmez olmasına rağmen, bu madde daha önce kainatın başka yerlerinde bulunmuştu. Galaksi kümelerini oluşturan sıcak gazlar ve galaksilerden bu denli ayrı olarak ise hiç gözlenmemişti' diye konuştu.

    Amerikalı astronomlar, 2006 yılının ağustosunda iki galaksi kümesinin çarpışmasını gözlemlerken karanlık maddenin varlığını tespit ettiklerini açıklamıştı.

    'Hubble' teleskopu sayesinde keşfedilen karanlık madde halkasının çapı 2.6 milyon ışık yılı olarak hesaplandı. Kuşak, Yer'den 5 milyar ışık yılı ötedeki 'ZwC100024 1652' galaksi kümesinde bulunuyor. Işık, bir yılda yaklaşık 9.5 trilyon km yol alıyor.

    Bilim adamlarına göre, kainatın yüzde 70'i kara (karanlık) enerji, yüzde 25'i kara (karanlık) madde, kalan yüzde 5'i de bildiğimiz sıradan maddeden oluşuyor.

    AA 

  • Google kendini yeniliyor

    Dünyanın en çok kullanılan arama motoru Google son günlerde servislerinin tasarımlarını yenilemeye başladı. Adsense, AdWords gibi servislerin tasarımlarını yenileyen şirket en son Google İngilizce sayfalarda arama sonuç sayfalarını yenilendi. Yeni yapıda sol bölümde yer alan menü aracılığı ile aranan kelime ile ilgili video, resim, haber, harita, kitap vd. google servislerinde de arama yapmayı sağlayan kısayollar eklenmiş.








    Etiketler: google arama tasarım
  • PC lerde yeni standartlar

     Intel’in yüksek performanslı PC tasarımlarında yeniliklere teşvik etmek amacıyla düzenlediği, Intel Viiv™ işlemci teknolojili ve Intel Core 2 Duo işlemci tabanlı 1 milyon dolarlık Intel® Core™ İşlemci Yarışması’nın kazananları açıklandı. Alışılagelmiş büyük bej kutulara "hoşça kal" diyen Koreli TriGem Computer şirketi "Siyah Kristal" Ev Sineması Lluon tasarımıyla, akustik, işlevsellik ve dijital ev eğlencesi özelliklerinin en iyi karışımını yarattığı için büyük ödüle layık görüldü. "Asono Merium" sistemiyle Norveçli Mesiro ise ikincilik ödülünü aldı.

    Eylül ayında San Francisco Intel Geliştiriciler Forumunda duyurulan Intel Core İşlemci Yarışması orijinal tasarım üreticilerine ve orijinal ekipman üreticilerine açık bir yarışma. Birincilik ödülünü kazanan sistemin seri üretime geçirilmesi için Intel kazanan sisteme destek sağlıyor. TriGem’e de ek maliyetlerinin karşılamasına yardımcı olması amacıyla, 300.000 dolara kadar; pazarlama işbirliği ve promosyon giderleri için de 400.000 dolara kadar destek olacak. İkinciliği kazanan Mesiro ise kazanan sisteminin seri üretime geçirilmesi için 300,000 dolara kadar destek alacak.

    Intel Viiv™ işlemci teknolojisi tabanlı bilgisayarlar, Intel Core 2 Duo işlemcinin yüksek performansı ve enerji verimliliğiyle güçlendiriliyor. Endüstriyi yeni nesil bilgisayar tasarımı konusunda yönlendiren Intel’in yeni teknolojileri ile daha küçük ve daha ince bilgisayarlar, artırılmış çevrimiçi içerik ve yüksek bant genişliğindeki bağlantılarla birleşerek, insanların ev içinde ve dışında teknolojinin tadını çıkarmasını kolaylaştırıyor.

    Intel Viiv™ teknolojisi ile dijital evler için yüksek performans ve maksimum eğlence sunmayı amaçlayan Intel’in Dijital Ev Grup Genel Müdürü Eric Kim, yarışmayla ilgili olarak "Intel, ev bilgisayarlarındaki Intel işlemcilerin sunduğu performans ve yenilik düzeyi ile birlikte, bilgisayar tasarımlarının da ince ve modaya uygun olması konusunda da aynı tutkuyu gösteriyor. Intel, PC'lere daha fazla güç ve yüksek enerji verimliliği kazandırarak, PC teknolojisini geliştirmeye devam ediyor. Bu tip yarışmaların diğer firmalara da ilham vermesini umuyoruz” dedi.

    Estetik ve teknolojinin artık bir arada olması gerektiğini belirten Intel’in kıdemli araştırmacısı ve Antropolog Genevieve Bell, “Geçmişte bilgisayar üreticileri bazen Henry Ford'un sözünü takip ediyor gibiydiler: 'Siyah olduğu sürece müşteri istediği renge sahip olabilir.' Fakat bugün stillerin, biçimlerin ve renklerin fark edilir doğuşunun başladığını görüyoruz. Bu iyi bir şey. Daha fazlasını bekliyoruz. Bilgisayarlar sadece mecburi ve anlamlı deneyim sunmamalı, aynı zamanda evlerimizin estetiğine ve stillerine de uyum sağlamalıdır" dedi.

    PC yeniliklerine yüreklendirmek üzere özgün ve heyecan verici bir yol olan Intel Core İşlemci Yarışması bu yıl da yapılacak. Birinci gelenin, Eylül 2008'de San Francisco'da yapılması planlanan Intel Geliştiriciler Forumunda açıklanması bekleniyor.

  • Örümcek Adam 3 Vizyonda

      Örümcek Adam 3’te Peter Parker sonunda görevleri arasında bir denge kurmuştur. Ancak ufukta bekleyen bir fırtına vardır. Peter’ın kendine olan güveni çok fazla artar ve onu seven insanları ihmal etmeye başlar. Yeni ortaya çıkan bu fazla kendine güvenme hali bugüne kadar en fazla korku salan kötü adamlar Venom ve Kum Adam’a karşı savaş verirken onu ve sevdiklerini büyük tehlikeye sokar.

    Sinemalar seanslar ve yorumlar:

    http://www.sinema.com/film/6071/orumcek-adam-3

    http://beyazperde.mynet.com/film/2485

    http://www.imdb.com/title/tt0145487/

  • en önemli 10 hacker saldırısı

    Hacker olarak adlandırılan bilgisayar suçluları merak, kişisel tatmin ya da şöhret olma içgüdüsüyle her gün binlerce sistemi tehdit ediyor. İşte aradan sıyrılan 10 örnek

    1983
    Adını her dönem güvenlik uzmanlarına hatırlatacak Kevin Poulsen adlı korsanın sıralamaya girecek boyuttaki ilk icraatı daha öğrenciyken ABD'nin bütün güvenlik ve savunma ağının bağlı olduğu (ve internetin doğumunda model olarak rol oynayan) bilgisayar ağına sızar. Bir güvenlik açığını keşfederek başardığı bu sızma sonunda geçici de olsa ülkenin bütün savunma sisteminin kontrolünü elinde tutmayı başarır.

    1988
    23 yaşındaki üniversite öğrencisi Robert Morris'i tanımıyor olsanız da hâlâ hemen her gün onun attığı tohumun zehriyle karşılaşıyor hatta belki mağduru oluyorsunuz. Morris, internetin ilk solucan (worm) virüsünün yazarı. 99 satırlık bir deneme projesi olarak 'ortaya saldığı' solucan virüsü bilgisayardan bilgisayara bulaşma özelliğiyle o dönemde bile büyük sorun yaratmış ve iki yıl hapse mahkûm olmuştu.

    1990
    27 yaşındaki Amerikalı bilgisayar tutkunu Kevin Mitnick, bilgisayar sistemlerine sızma denemelerinde çıtayı iyice yükselterek başta Nokia, Fujitsu, Motorola ve Sun Microsystems firmaları olmak üzere önüne gelen her yere girmeye ve bilgileri kopyalamaya başlar. Uzun süreli bir takip sonucu Mitnick'i yakalamayı gurur meselesi yapan FBI için çalışan rakip meslektaşı tarafından yakalandığında birçok kişi rahat bir nefes alır. Beş yıl hapis yatan Mitnick hiçbir elektronik cihaza yaklaşmama ve kullanmama şartıyla serbest bırakılır. Şu an pek çok eski hacker gibi bir siber güvenlik danışmanı...

    1990
    Adını yeniden anacağımız Kevin Poulsen'in bu seferki hedefi lüks bir spor arabaydı. Los Angeles'taki bir radyo istasyonu kendilerini arayacak 102. dinleyici için son model bir Porsche vereceğini duyurunca Poulsen telefon sistemini eline geçirerek kendisi dışındakilerin telefonu kullanmasını engelledi. Aracı kazandı ancak iki yıl hapis cezasından kurtulamadı.

    1993
    Kendilerine Masters of Deception adını veren bir hacker grubu hedef olarak Amerikan iletişim sistemini belirler. Üstelik bunda hayli başarılı da olur. Ülkenin en gizli ve karanlık kurumu NSA da dahil olmak üzere bankalar, telekom şirketleri gibi önlerine gelen bütün sistemlere girerler. Yaptıklarıysa daha çok uluslararası aramaları bedavaya getirmektir.

    1995
    Rus hacker Vladimir Levin, siber tarih yapraklarında banka soyan ilk insan oldu. Citibank'ın Amerika'daki ağına Rusya'daki evinden girmeyi başaran Levin, bankanın hesabından 10 milyon doları buhar etti. Sefahat içindeki yaşamı Londra'da İnterpol tarafından yakalanmasıyla son buldu.

    1996
    NASA ve ABD donanması için bileşenler üreten Omega Engineering adlı firmanın sistemine altı satırlık bir kod ekleyen Timothy Lloyd kurumsal ölçekteki en büyük hasarı verdi. Zamana ayarlı bir mantık bombası içeren yazılım çalıştığı anda kurumun bütün üretim verilerini silmeye başladı. Zarar 10 milyon dolar olarak belirlendi.

    1999
    O yıllarda 30 yaşında olan David Smith, Las Vegas'ta strip dansı yapan sevgilisi Melissa'nın adını verdiği virüsüyle dünyanın her yerinde adından söz ettirdi. Dünya çapında 300 firmanın bilgilerinin tamamen silinmesine yol açan bu virüs toplamda 400 milyon dolarlık hasara yol açtı. Yakalanan Smith beş yıl hapse mahkûm oldu.

    2000
    Yaşı küçük olduğu için gerçek ismi açıklanmayan ancak internette MafiaBoy adıyla 'çalışan' hacker, aralarında Yahoo, eBay ve Amazon gibi dev sitelerin de bulunduğu 52 ağ üstündeki 75 sunucuya sızarak terör estirdi.

    2002
    Sanal Alem sayfasında da yer verdiğimiz İngiliz Gary McKinnon, evinde geçirdiği uykusuz saatleri bilgisayar sistemlerine sızarak değerlendirmeye karar veren başka bir hacker. ABD savunma ağına girerek 90'ın üstünde sisteme girmeyi başaran McKinnon anavatanında yakalanarak hapse konuldu ve yargılanmasına devam ediyor.
  • Nokia 5700 XpressMusic

    Mobil iletişim ve multimedya cihazlarında dünya devi Nokia, müzik odaklı cep telefonlarına, 3G özelliği taşıyan Nokia 5700 XpressMusic'i ekledi. Nokia 5700 XpressMusic'in 270 derece dönen alt kısmı, tek bir hareketle müzikçalar, 2 megapiksel kamera ve görüntülü arama gibi farklı uygulamalar arasında geçiş yapabiliyor.

    Finlandiyalı mobil iletişim cihazları devi Nokia, özellikle müzik olmadan yaşayamayan cep telefonu kullanıcıları için yeni bir 3G cep telefonu yarattı. Nokia 5700 XpressMusic, üç ayrı mod arasında geçiş yapabilen (müzikçalar, 2 megapiksel kamera, görüntülü arama) tasarımıyla dikkat çekiyor.

    Nokia 5700 XpressMusic, geliştirilmiş müzik deneyimi için özel olarak tasarlanmış bir ses çipiyle, müzik odaklı bir cep telefonu. Bu telefon, 2 GB'ye kadar kart desteğiyle 1500'e kadar şarkı saklayabiliyor. Ayrıca, cep telefonundaki dahili stereo hoparlör sayesinde, kullanıcılar Nokia 5700 XpressMusic'teki melodileri arkadaşlarıyla paylaşabiliyorlar. Eksiksiz bir müzikçalar olan Nokia 5700 XpressMusic, albüm kapak resimleri, şarkı listeleri, 5 bant ekolayzer ve ses hareketlerinin gösterilmesini de destekliyor.

    WMA, MP3, eAAC+ ve MP4 gibi birçok farklı dijital format desteği sayesinde, Nokia 5700 XpressMusic cep telefonuna şarkılar hızla ve kolayca yüklenebiliyor. Kullanıcılar, online şarkı satın alırken de, Windows Media Player Dijital Haklar Yönetimi (WMDRM) sistemini kullanarak İnternet üzerinden satış yapan müzik mağazaları arasından seçim yapma şansına sahip oluyorlar. Bluetooth stereo kulaklıklarla ya da 3,5 mm kulaklık giriş adaptörüyle birlikte kullanılabilen her türlü kulaklıkla, Nokia 5700 XpressMusic cep telefonunda müzik dinleme keyfi daha da artıyor.

    3G ve video avantajları

    Sadece müzikten ibaret bir cep telefonu olmayan Nokia 5700 XpressMusic, tekrar tekrar video oynatabilen ve 16 milyon rengi destekleyen ekranıyla videolara hayat veriyor. Yüksek hızda 3G veri bağlantısı sunan Nokia 5700 XpressMusic ile İnternet'te sörf, içerik indirme ve multimedya içeriklerini izleme işlemleri çok daha hızlı ve kolayca gerçekleştirilebiliyor. Görüntülü arama özelliği ve 2 megapiksel dahili kamera da, kullanıcıların aileleri ve arkadaşlarıyla daha çok şey paylaşmasını sağlıyor.

    Nokia 5700 XpressMusic cep telefonunun kullandığı S60 yazılımı ile, pek çok ek uygulama, geliştirme, içerik ve servis sayesinde cihaz kişiselleştirilebiliyor. S60 yazılımı sayesinde birden fazla program aynı anda işletilebiliyor ve böylece kullanıcılar bir yandan sevdikleri şarkıları dinlerken diğer yandan da favori Web sitelerini ziyaret edebiliyorlar. Nokia 5700 XpressMusic sahiplerinin kendi tarzlarını yansıtmaları için, temalar, video zil sesleri ve duvar kağıtları, kişisel beğenilere göre değiştirilebiliyor.

    3G veri aktarım hızına ulaşabilen, müzik odaklı ve çok amaçlı cihazların tüm özelliklerini bir araya getiren Nokia 5700 XpressMusic, 2007'nin ikinci yarısında piyasaya sunulacak.

  • Kan bulma sıkıntısı tarih olacak

    Danimarkalı bilimadamları geliştirdikleri yöntemle kan gruplarını dönüştürmeyi başardı. “AB” ve “B” ile “A” kan grupları, “O” negatif grubuna dönüştürüldü. Bu sayede kan bulma sıkıntısının büyük ölçüde giderileceğine dikkat çekiliyor. Zira “O” negatif kan, ihtiyaç sahibinin kan grubu ne olursa olsun, bünye tarafından kabul ediliyor.

    Kopenhag üniversitesinden bilimadamları, geliştirdikleri yöntemle, “AB ” , “B” ve “A” kan gruplarını “O Rh” negatife dönüştürmeyi başardı.

    Danimarkalı bilimadamları, alyuvarlardaki şeker moleküllerini kesmek için bakteriyel enzimleri bir biyolojik makas gibi kullandı. “AB” ve “B” ila “A” kan gruplarındaki şeker moleküleri bakteriyel enzimlerle yokederek “O Rh” negatif kan grubuna dönüştürüldü. “A” ve “B ” kan grubunda iki farklı şeker molekülleri “AB” kan grubundaysa her iki şeker molekülü bulunuyor. “0 Rh” negatif kan grubundaysa her iki şeker molekülü de bulunmuyor.

    Bilimadamları geliştirdikleri yöntem sayesinde kan bulma sıkıntısının tarih olacağını söylüyor. Zira elde edilen “O Rh” negatif kan grubu, diğer bütün kan gruplarına bağışta bulunabiliyor. Ancak , uzmanlar yeni çalışmalarının hastanelerde kullanılmadan önce insanlar üzerinde denemeler yapılması gerektiğini söylüyor. Uzmanlar henüz Rh pozitif ya da negatif grupları birbirine çeviremiyor. 

    Etiketler: kan kan grupları