Vahiy

Vahiy

Peygambere gelen tanrısal kelam ve haber. Bir düşünce ya da buyruğun Tanrı tarafından elçisine ilham edilmesi; Tanrının yüksek öneme haiz mesajlarını; kendi varoluşu, sıfatları, iradesi, vb., ile ilgili temel bilgileri insanlığa Peygamber aracılığıyla iletme yolu.

VAHIY (türkçe) anlamı

1. Bir fikrin
2. bir hakikatın veya emrin Allah (C.C.) tarafından Peygambere bildirilmesi.
3. Lügatte vahiy: Kelâm
4. kitap
5. işaret
6. irsal
7. ilham
8. ifham
9. emir
10. teshir
11. bir şeyi harfiyyen i'lâm
12. bazı hususi maksadları tebliğ gibi mânalara gelir.
13. Şeriatta vahiy: Dilediği ahkâmı
14. esrar ve hakaikı Peygamberan-ı Zişanına rüya
15. ilham
16. kitap
17. irsal-i melek yollarından biriyle Cenab-ı Hakk'ın bildirip ifham buyurması demektir.(Vahiy ve ilhamın farkları: Birincisi: İlhamdan çok yüksek olan vahyin ekserisi melâike vasıtası ile ve ilhamın ekserisi vasıtasız olmasıdır. Meselâ: Nasıl ki
18. bir padişahın iki suretle konuşması ve emirleri var. Birisi: Haşmet-i saltanat ve hâkimiyyet-i umumiyye haysiyetiyle bir yâverini bir vâliye gönderir. O hâkimiyetin ihtişamını ve emrin ehemmiyetini göstermek için bazan vasıta ile beraber bir içtima yapar. Sonra ferman tebliğ edilir.İkincisi: Sultanlık ünvanı ile ve padişahlık umumi ismiyle değil
19. belki kendi şahsı ile hususi bir münasebeti ve cüz'î bir muamelesi bulunan has bir hizmetçisi ile veya bir âmi raiyyetiyle
20. hususi telefonu ile hususi konuşmasıdır. Öyle de Padişah-ı Ezelî'nin umum âlemlerin rabbi ismiyle ve kâinat Hâlıkı ünvanı ile vahy ile ve vahyin hizmetini gören şümullü ilhamları ile mükâlemesi olduğu gibi
21. her bir ferdin
22. her bir zihayatın Rabbi ve Hâlıkı olmak haysiyetiyle hususi bir surette fakat perdeler arkasında onların kabiliyyetine göre bir tarz-ı mükâlemesi var.İkinci fark: Vahiy gölgesizdir
23. safidir
24. havassa hastır. İlham ise
25. gölgelidir
26. renkler karışır
27. umumidir. Melâike ilhamları ve insan ilhamları ve hayvanat ilhamları gibi çeşit çeşit
28. hem pekçok envaiyle denizlerin katreleri kadar kelimat-ı Rabbâniyenin teksirine medar bir zemin teşkil ediyor. Ş.)(Vahiy iki kısımdır:Biri: Vahy-i Sarihî dir ki
29. Resul-i Ekrem (A.S.M.) onda sırf bir tercümandır
30. mübelliğdir
31. müdahalesi yoktur. Kur'an ve bazı ehadis-i kudsiye gibi.İkinci kısım: Vahy-i Zımnî dir. Şu kısmın mücmel ve hülâsası
32. vahye ve ilhama istinad eder
33. fakat tafsilâtı ve tasviratı
34. Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'a aittir. O vahiyden gelen mücmel hâdiseyi tafsil ve tasvirde Zât-ı Ahmediye Aleyhissalâtü Vesselâm
35. bazan yine ilhama
36. ya vahye istinad edip beyan eder
37. veyahut kendi ferasetiyle beyan eder. Ve kendi içtihadiyle yaptığı tafsilât ve tasviratı ya vazife-i risalet noktasında ulvi kuvve-i kudsiye ile beyan eder veyahut örf ve âdet ve efkâr-ı âmme seviyesine göre
38. beşeriyeti noktasında beyan eder.İşte her hadiste bütün tafsilâtına
39. vahy-i mahz noktasıyla bakılmaz. Beşeriyetin muktezası olan efkâr ve muamelâtında
40. risaletin ulvi âsârı aranılmaz. Mâdem bazı hâdiseler mücmel olarak mutlak bir surette O'na vahyen gelir
41. o da kendi ferasetiyle ve teârüf-ü umumi cihetiyle tasvir eder. Şu tasvirdeki müteşabihata ve müşkilâta bazan tefsir lâzım geliyor
42. hattâ tabir lâzım geliyor. Çünki bazı hakikatlar var ki
43. temsil ile fehme takrib edilir. Nasıl ki bir vakit huzur-u Nebevîde derince bir gürültü işitildi. Ferman etti ki: Şu gürültü
44. yetmiş senedir yuvarlanıp
45. şimdi Cehennem'in dibine düşmüş bir taşın gürültüsüdür. Bir saat sonra cevap geldi ki: Yetmiş yaşına giren meşhur bir münafık ölüp
46. Cehennem'e gitti. Zât-ı Ahmediye Aleyhissalâtü Vesselâm'ın beliğ bir temsil ile beyan ettiği hâdisenin te'vilini gösterdi. M.)

VAHIY (türkçe) anlamı

47. din inanışına göre
48. tanrı tarafından bir buyruk ya da düşüncenin peygambere bildirilmesi.

VAHIY (türkçe) ingilizcesi

1. n. apocalypse
2. inspiration
3. oracle
4. revelation
5. testimony

VAHIY (türkçe) fransızcası

1. oracle [le]
2. révélation [la]

VAHIY (türkçe) almancası

1. Eingebung
Peygambere gelen tanrısal kelam ve haber. Bir düşünce ya da buyruğun Tanrı tarafından elçisine ilham edilmesi; Tanrının yüksek öneme haiz mesajlarını; kendi varoluşu, sıfatları, iradesi, vb., ile ilgili temel bilgileri insanlığa Peygamber aracılığıyla iletme yolu.
Vahiy, İslam dininde, Kuran’ın bildirdiğine göre, ‘Oku!’ anlamına gelen ifadeyle başlamış, Kur’an tamamlanınca da son bulmuştur. Kur’an’ın dışında kalan ve hadisi kutsi adı verilen hadislerin doğuşu da, vahiy yoluyla olmuştur. Bununla birlikte, Hadisi Kutsi’de sözler Hz. Muhammed’in olup, tanrısal bir nitelik taşıyan ana düşünce vahiy yoluyla Peygambere bildirilir. İslam inancına göre, deneyim üstü olan ve dolayısıyla, bilimin konusu dışında kalan, yalnızca inanç alanına giren vahyin niteliği, sadece onu yaşayan peygamberler tarafından bilinenidir. Tanrı ile peygamberi arasındaki bu olay hakkında öteki insanların bilebildikleri şeyler, vahyin gelişi esnasında peygamberde gözlenen dış belirtilerle peygamberin vahiyle ilgili açıklamalarından ibarettir. Bu nedenle, din felsefesi açısından, vahiyle ilgili en önemli problem, her şeyiyle tinsel bir nitelik arzeden, sıfatları açısından, insana ve doğaya özgü olan sıfatlarla ifade edilemeyen mutlak bir Varlık olarak Tanrıyla, O’ndan tümüyle farklı bir varlık olan insan arasındaki iletişimin zorluğunu açıklayabilme problemidir.
Önceki Paylaşımlar