Vesvese

Vesvese insanın kalbine gelen kötü düşünceler. Vesvese, kalbe şeytan ve insanın kendi nefsi tarafından verilir. İnsanın kalbine her an çeşitli düşünceler gelmektedir. Bunlara İslam dininde “hatıra” ismi verilir. İnsanın kalbine gelen hatıra iki çeşittir. Bazıları iyi, bazıları kötüdür. İyilerine ilham, kötülerine vesvese denir. İlham, Allahü tealanın her insanın kalbinde vazifelendirdiği bir melek tarafından verilir. Vesvese ise, şeytan ve insanın kendi nefsinin kalbinde uyandırdığı çi

VESVESE (türkçe) anlamı

1. Şübhe. Tereddüt. Kuruntu. Aslı olmayan ihtimaller.(Vesvese
2. lügatta hışırtı
3. fısıltı gibi gizli ses demektir. Bu münasebetle gönülde tevali ve tekerrür eden gizli söze vesvese
4. ve bir nefse böyle bir söz ilka etmeğe de
5. vesvese vermek tâbir olunur.) (E.T.)(Arkadaş! Vesvese ve evham zulmetleri içinde yürürken
6. Resul-ü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın sünnetleri birer yıldız
7. birer lâmba vazifesini gördüklerini gördüm. Her bir sünnet veya bir hadd-i şer'i zulmetli dalâlet yollarında güneş gibi parlıyor. O yollarda
8. insan zerre miskal o sünnetlerden inhiraf ve udul ederse
9. şeytanlara mel'abe
10. evhama merkeb
11. ehval ve korkulara ma'rez ve dağlar kadar ağır yüklere matiyye olacaktır.Ve keza o sünnetleri
12. sanki semadan tedelli ve tenezzül eden ipler gibi gördüm ki: Onlara temessük eden yükselir
13. saadetlere nâil olur. Muhalefet edip de akla dayananlar ise
14. uzun bir minâre ile semaya çıkmak hamakatinde bulunan firavun gibi bir firavun olur. M.N.)(Ey su-i vesveseden me'yus nefsim! Tedai-yi hayâlât
15. tahattur-u faraziyat
16. bir nevi irtisam-ı gayr-ı ihtiyarîdir. İrtisam ise
17. eğer hayırdan ve nuraniyetten olsa
18. hakikatın hükmü bir derece suretine ve misaline geçer. Güneşin ziyası ve harareti
19. âyinedeki misaline geçtiği gibi... Eğer şerden ve kesiften olsa
20. aslın hükmü ve hassası
21. suretine geçmez ve timsaline sirayet etmez. Meselâ necis ve murdar bir şeyin âyinedeki sureti ne necistir
22. ne murdardır. Ve yılanın timsali
23. ısırmaz.İşte şu sırra binaen
24. tasavvur-u küfür
25. küfür değil
26. tahayyül-ü şetm
27. şetm değil. Hususan ihtiyarsız olsa ve farazî bir tahattur olsa
28. bütün bütün zararsızdır. Hem ehl-i hak olan Ehl-i Sünnet ve Cemaatin mezhebinde bir şey'in şer'an çirkinliği
29. pisliği
30. nehy-i İlâhi sebebiyledir. Mâdemki ihtiyarsız ve rızasız bir tahattur-u farazîdir
31. bir tedâî-yi hayalîdir
32. nehiy ona taalluk etmez. O dahi ne kadar çirkin ve pis şeyin sureti dahi olsa
33. çirkin ve pis olmaz. M.)(İnsan kalben ve fikren hakaik-i İlâhiyeye bakıp düşündüğü zaman
34. bilhassa namaz ve ibadet esnasında
35. gerek şeytan tarafından
36. gerek nefsi tarafından pek fena
37. pis ve çirkin vesveseler
38. hâtıralar
39. sinekler gibi kalbe
40. akla hücum ederler. Bu gibi hevâî
41. vehmî ve çirkin şeylerin def'iyle uğraşan adam
42. o vesveselere mağlup olur. Ancak onları mağlup edip kaçırmak çaresi
43. müdafaayı terk edip onlar ile uğraşmamaktır. Evet arılar ile uğraşıldıkça onlar hücumlarını arttırırlar. Onlara karışılmadığı takdirde
44. insanı terkeder
45. giderler. Hem de o gibi vesveselerin
46. ne hakaik-ı İlâhiyeye ve ne de senin kalbine bir mazarratı yoktur. Evet
47. pis bir menzilin deliklerinden semânın güneş ve yıldızlarına
48. cennetin gül ve çiçeklerine bakılırsa
49. o deliklerdeki pislik ne bakana ve ne de bakılana bulaşmaz. Ve fena bir te'sir etmez. (Hâşiye)(Hâşiye) : O çirkin sözler senin kalbinin sözleri değil. Çünkü senin kalbin ondan müteessir ve müteessiftir. Belki kalbe yakın olan lümme-i şeytanîden geliyor. Meselâ: Sen namazda
50. Kâbe karşısında
51. huzur-u İlâhîde âyâtı tefekkürde olduğun bir halde
52. şu tedâî-yi efkâr seni tutup en uzak mâlâyâniyat-ı rezileye sevkeder. Meselâ: Ayinenin içindeki yılanın timsali ısırmaz. Ateşin misali yakmaz. Ve necasetin görünmesi âyineyi telvis etmez. M.N.)

VESVESE (türkçe) anlamı

53. işkil
54. kuruntu
55. şüphe

VESVESE (türkçe) ingilizcesi

1. n. anxiety
2. delusion
3. solicitude
4. specter
5. spectre [Brit.],

VESVESE (türkçe) fransızcası

1. suspicion [la]
2. soupçon [le]

VESVESE (türkçe) almancası

1. Zweifel
2. Argwohn
Vesvese insanın kalbine gelen kötü düşünceler. Vesvese, kalbe şeytan ve insanın kendi nefsi tarafından verilir. İnsanın kalbine her an çeşitli düşünceler gelmektedir. Bunlara İslam dininde “hatıra” ismi verilir.

İnsanın kalbine gelen hatıra iki çeşittir. Bazıları iyi, bazıları kötüdür. İyilerine ilham, kötülerine vesvese denir. İlham, Allahü tealanın her insanın kalbinde vazifelendirdiği bir melek tarafından verilir. Vesvese ise, şeytan ve insanın kendi nefsinin kalbinde uyandırdığı çirkin ve kötü şeylerdir.

Kalbe gelen hatıranın iyi mi, kötü mü olduğunu anlamak için ölçü, dinimizin bildirdiği emir ve yasaklara uygun olup olmamasıdır. İslam dininin beğendiği şeyler iyidir ve melek tarafından ilham edilmiştir. İslam dininin beğenmediği ve yasakladığı şeyler kötüdür ve şeytan veya nefis tarafından kalbe vesvese verilmiştir. Dinini iyi öğrenen bir Müslüman, kalbine gelen hatıranın ilham veya vesvese olduğunu, kendisi de anlayabilir. Eğer kendisi anlayamaz veya karar veremezse, İslamiyeti bilen ve tatbik eden hakiki İslam alimlerine sorarak veya onların kitaplarından okuyarak öğrenir.

Vesvese, şeytanın insanlar üzerindeki silahlarından biridir. Şeytanın vesveseden maksadı, insanı aldatıp dünya ve ahiret zararlarına sürüklemektir. Şeytan, insanın kalbine her fırsatta kötü düşünceler (vesveseler) getirir. İnsan, şeytanın bir vesvesesine uymazsa, şeytan bunu bırakıp yeni bir vesvese vermeye başlar. Çok çeşitli hilelere başvurur. Kötülüğü aşikar olan bir şeyi yaptıramazsa ve insan hep iyiliğe gidiyorsa, iyiliği daha az olanları yaptırmaya çalışır. Bir kötülüğe sürükleyebilmek için küçük iyilikler ve hayır yapmaya teşvik eder. Şeytanın vesvesesi aslında zayıftır. Din bilgisi tam ve doğru olup, bunlara uyan insanları aldatması çok güçtür. Şeytan, vesvese verip insanları kötülüğe teşvik ederken, insanların bazı zaaflarından faydalanır. İnsanların şeytan tarafından istismar edilen en büyük zaaflarından biri “aceleci” olmalarıdır. Bunun için Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem); “Acele emek şeytandandır. Beş şey bundan müstesnadır: Kızını evlendirmek, borcunu ödemek, cenaze hizmetlerini çabuk yapmak, misafiri doyurmak, günah işleyince hemen tövbe etmek.” buyurdu.

İnsanın nefsi de kalbine kötü düşünceler getirir. Bu düşünce ve arzulara heva denir. Meleğin kalbe getirdiği ilhamla şeytanın vesvesesi devamlı olmaz. Nefsin hevası ise devamlıdır ve gittikçe artar. Vesvese dua ederek, dinin emirlerini yerine getirerek azalır ve yok olur. Heva ise nefsin isteklerini yerine getirmemek için mücadeleyle azalır ve yok olur. Heva-yı nefis, insana saldıran azgın kaplan gibi olup, onun kötü arzuları öldürülmedikçe, nefsin zararından kurtulunmaz.

Nefsin hiç istemediği şey, İslamiyete uymaktır. Nefsin hevasını yok eden tek çare de İslamiyete uymaktır. Kalbe gelen hatıra nefse acı gelirse hayır olduğu, tatlı gelip hemen yapmayı isterse şer (kötü) olduğu anlaşılır.

Nitekim hadis-i şerifte; “Elini göğsüne koy! Helal şeyde kalp sakin olur. Haram şeyde çarpıntı olur. Şüpheye düşersen yapma!..” buyuruldu. İnsan ilham olunan şeyleri yapıp, vesveseyi yapmamak için uğraştığı zaman dünyada ve ahirette rahat eder. Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem); “Melekten gelen ilham İslamiyete uygun olur. Şeytandan gelen vesvese İslamiyetten ayrılmaya sebep olur.” “Şeytan kalbe vesvese verir. Allah'ın ismi söylenince kaçar. Söylenmezse vesveselerine devam eder.” buyurdu.

Kaynak: Rehber Ansiklopedisi
Önceki Paylaşımlar