Vicdan

Vicdan

Bireyde veya ahlâki özne ya da failde var olan doğru ve yanlış duygusu. Çeşitli filozoflar tarafından farklı şekillerde tanımlanan vicdanla, dini bir çerçeve içinde bazen Tanrı’nın sesinin bir yansıması, hümanizm çağında insanlara neden sakınmaları gerektiğini bildiren insani bir meleke veya aklın sesi, bu ikisi arasında kalan dönemlerde de özel bir ahlâk duyusu anlatılmak istenmiştir.

VICDAN (türkçe) anlamı

1. İnsanın içindeki iyiyi kötüden ayırabilen ve iyilik etmekten lezzet duyan ve kötülükten elem alan manevî his.
2. Kendinden geçme
3. dalma
4. Bir şeyi bir halde görme
5. bulma
6. Duyma
7. duygu
8. İnanç
9. Şuur
10. Bâtın ile Hakkı tanımak.
11. Din.(Vicdanın anâsır-ı erbaası ve ruhun dört havassı olan irade
12. zihin
13. his
14. lâtife-i Rabbaniye
15. herbirinin bir gayât-ül gayâtı var: İradenin ibadetullâhdır. Zihnin ma'rifetullahdır. Hissin muhabbetullahdır. Lâtifenin müşâhedetullâhtır. Takva denilen ibadet-i kâmile dördünü tazammun eder. Şeriat şunları hem tenmiye
16. hem tehzib
17. hem bu gayât-ül gayâta sevkeder. H.)

VICDAN (türkçe) anlamı

18. (Arapça) Kadın ismi 1. İyiyi kötüden
19. hayrı serden ayırmayı sağlayan iç duygu
20. ahlak şuuru. His duygu. 2. Din
inanç.

VICDAN (türkçe) anlamı

21. kişiyi kendi davranışları hakkında bir yargıda bulunmaya iten
22. kişinin kendi ahlak değerleri üzerine dolaysız ve kendiliğinden yargılama yapmasını sağlayan güç
23. duyunç

VICDAN (türkçe) ingilizcesi

1. n. conscience
2. heart
3. inner man
4. remorse
5. scruple

VICDAN (türkçe) fransızcası

1. conscience [la]

VICDAN (türkçe) almancası

1. n. Gewissen
Bireyde veya ahlâki özne ya da failde var olan doğru ve yanlış duygusu.

Çeşitli filozoflar tarafından farklı şekillerde tanımlanan vicdanla, dini bir çerçeve içinde bazen Tanrı’nın sesinin bir yansıması, hümanizm çağında insanlara neden sakınmaları gerektiğini bildiren insani bir meleke veya aklın sesi, bu ikisi arasında kalan dönemlerde de özel bir ahlâk duyusu anlatılmak istenmiştir.

Bununla birlikte, vicdan terimine ilişkin en iyi açıklama, onun tüm güdülenmeler üzerinde mutlak bir otoritesi olduğunu söyleyen Joseph Butler’dan gelmiştir. On sekizinci yüzyılda akılcı ahlâk görüşleriyle ahlâk duyusu öğretilerinin bir sentezini yapan filozof, vicdanı yüreğin olaylara yönelmiş algısı olarak tanımlamıştır.

Önceki Paylaşımlar