![]() |
ODTÜ'lü araştırmacılar, dünyada yüksek bir maliyetle elde edilebilen sanayi
"elmas"ını, bir evin mutfağında yapılabilecek kadar kolay ve ucuz bir yöntemle
üretmeyi başardılar.
Elmas yapımı için 6 voltluk bir batarya, sofra
tuzu, bir miktar su, kloroform, uygun bir çözücü ve 2 adet çelik çubuğun bir
araya gelmesi yeterli oluyor. Bu teknikle üretilen elmasların, analiz
çalışmaları tamamlandığında, tıp, otomotiv, beyaz eşya gibi pek çok sanayi
dalında daha geniş yer bulması bekleniyor.
ODTÜ Kimya Bölümü Öğretim
Üyesi Prof. Dr. Levent Toppare, Yrd. Doç. Dr. Michael Pitcher ve Yusuf Nur'dan
oluşan çalışma grubu, doğadaki en sert ve dayanıklı maddelerden biri olan yapay
elmas teknolojisinde yeni bir açılım getirdiler.
Prof. Dr. Toppare,
sanayide çok geniş alanlarda kullanılan elmasın, var olan yöntemlerle üretiminin
ve işlenmesinin zor, maliyetinin ise yüksek olduğunu kaydetti.
Elmas
üretiminde kullanılan polimerin pahalı teçhizatlarla ve patlayıcı özellikteki
katalizörlerle yapılabildiğini ifade eden Prof. Dr. Toppare, yeni bir teknik
olan elektrokimyasal yöntemle, poli (hidridokarbin) adı verilen özel polimerin
sentezinden yola çıkarak sentetik elmas üretebildiklerini anlattı.
Prof.
Dr. Toppare, çalışmalarını şöyle özetledi:
"Laboratuvarımızda çok basit
ve tamamen tehlikesiz bir yöntem olan elektrokimyasal yöntemle hidridokarbin
polimerini sentezlemeyi başarmamız, sanayide bu özel polimerden elmas sentezinin
yolunu açmış oldu. Keşfettiğimiz yöntem, bu özel polimeri bir evin mutfağında
bile üretilebilecek kadar basit bir hale getirmiştir. Bunun için 4 tane kalem
pilin oluşturduğu 6 voltluk bir batarya, polimeri hazırlayabileceğimiz bir cam
kap, bu kabın içine yemeklerde kullandığımız sofra tuzu, bu tuzu çözmek için bir
miktar su, kloroform ve kloroformun kaptaki çözeltide homojen dağılmasını
sağlayan uygun bir çözücü ile 2 tane çelik çubuk gereklidir. Eğer verdiğimiz bu
reçete uygulanırsa 2 dakika içinde bu özel polimerin oluştuğu görülür. Elde
edilen polimer argon gazı atmosferinde 1000 santigrat derecede bekletilirse
sentetik elmasa dönüştürülür. Keşfettiğimiz bu yöntemi uygulamaya başladığımızda
ülkemize ekonomik katkısı çok büyük olacaktır."
Laboratuvar ortamında
elde ettikleri elmasın doğadaki elmas türlerinden bir tanesi, ancak mücevheratta
kullanılan elmastan farklı olduğunu anlatan Toppare, çalışmalarının temel
amacının yüzeylerin elmas film halinde kaplanması olduğunu ve bu nedenle de
bilim adamı olarak mücevher yapımı gibi bir düşünceleri bulunmadığını belirtti.
Prof. Dr. Toppare, "Yurt dışında birtakım karışımlardan elde edilen
yeşil ve kırmızı renkli elmaslar, suni elmaslardır. Bizim kullandığımız yöntem
sentetiktir ama üretilen ürün gerçek elmastır. Bu yöntemin ayrıcalığı polimeri
çözeltisinden film olarak bir yüzeye kaplayıp fırınladığımızda yüzey üzerinde
elmas film olarak elde edebilmemizdir" diye konuştu.
"X ışınları"
analiziyle elde ettikleri sonuçların doğada bulunan elmasla bire bir tuttuğunu
bildiren Toppare, elmasın özelliklerinin ölçüm çalışmalarının tamamlanmasının
ardından getireceği yenilikleri şöyle anlattı:
"Bu çalışma istenilen
sonucu verdiği takdirde, çizilmeye ve kimyasallara çok dayanıklı yüzeyler elde
edilebilecek. Şu an çalışmamız laboratuvar aşamasında. Bunun endüstride
uygulanabilmesi için kapladığımız ve ürettiğimiz elmasın sertliği aşınmaya olan
mukavemetinin deneylerle ölçülmesi gereklidir. Eğer bu mümkün olursa, her türlü
malzemenin üzerine bir şekilde kaplama yapıp onların aşınmaya karşı ömrünü
uzatmak mümkün olabilir. Bu da sanayi elmasının otomotiv sanayinde daha da
yaygın bir şekilde kullanılmasının yolunu da açabilir."
Elmasın
kolaylıkla üretimine imkan veren polimerin tıp uygulamalarında da yer
bulabileceğine dikkati çeken Toppare, tıpta kullanılan platinin vücutla herhangi
bir etkileşime girmemesi, yani toksik olmaması nedeniyle tercih edildiğini
hatırlatarak, şunları kaydetti:
"Platin yerine başka bir metal, o
özelliklere sahip bir metale dönüştürülebilir. Bu metal bizim sentezlediğimiz
polimerle kaplanıp fırınlanırsa yüzeyinde elmas film oluşturacak ve o
özelliklere sahip hale gelecek. Yani elmas kimyasallara dayanıklı olduğundan
metalin vücutla etkileşimini engelleyecek, vücutla uyumlu olduğundan vücut bu
yabancı materyali reddetmeyecek ve çok daha ucuza mal edilebilecek."
ABD
patentini 1 yıllık korumayla aldıklarını kaydeden Toppare, tüm dünyada geçerli
olacak uluslararası patentin alınması için de ODTÜ'nün işlemleri başlattığını
bildirdi.
Yazan:
barada
Tarih: 09.09.2007 15:26:26 |
bu konuyu yatırım yapabilecek sanayii yöneticilerine duyurmanız gerekli bir kutu sentetik elmas yaklaşık 25-30 ytl, aylık olarak işletme maliyeti orta ölçekli bir firmaya 400-500 ytl dir,maliyet bazında üretimin kalitesi ve fiyatı elmas,hammadde,işçilik ile doğrudan alakalı olup endüstriyel üretimde enbüyük engellerden biridir |
Yazan:
elektrodent@hotmail.com
Tarih: 31.08.2007 15:06:53 |
Güzel bir buluş olmuş. |
Yazan:
abuzer
Tarih: 14.08.2007 23:33:45 |
helal olsun yine ne varsa odtü de var...bir yerlerden başlamak lazım... |
Yazan:
reha özmen
Tarih: 22.07.2007 16:38:05 |
kardeşim odtu odtude adamlar dünyanın en iyi 500 üniversitesi arasına girebilmiş mi yokkk!!! hepsi faso fisooo bırakın bu ayaklar |
Yazan:
Tarih: 19.07.2007 02:12:04 |
helal olsun kardeşlerime be tebrik ettim Sy. hocalarımı ve öğrencilerini |
Yazan:
Bilnur
Tarih: 18.07.2007 01:27:29 |
ODTU ODTUUUU offf ya unutamam hayatımın en güzel ve en heycanlı yıllarını orada geçirdim ODTU bir üniversite değil arkadaşlar Masal. Yaşayanlar Bilir... |
Yazan:
helal olsun sana ODTÜ
Tarih: 16.07.2007 20:40:08 |
hadi allah yardımcıları olsun. Odtü kadar cok çalısan ve üreten en önemlisi bu yaptıkları, ortaya cıkardıklarını satan baska bir üniversite yok arkadaslar |