Zaruret

ZARURET (türkçe) anlamı

1. Çaresizlik. Muhtaçlık. Sıkıntı. Yoksulluk. ( $ kaidesi
2. yâni: Zaruret
3. haramı helâl derecesine getirir. İşte şu kaide ise
4. küllî değil. Zaruret
5. eğer haram yoluyla olmamış ise
6. haramı helâl etmeye sebebiyet verir. Yoksa
7. su-i ihtiyariyle
8. gayr-ı meşru sebeblerle zaruret olmuş ise
9. haramı helâl edemez
10. ruhsatlı ahkâmlara medar olamaz
11. özür teşkil edemez. Meselâ: Bir adam su-i ihtiyariyle
12. haram bir tarzda kendini sarhoş etse
13. tasarrufatı
14. ulema-i Şeriatça aleyhinde câridir
15. mâzur sayılmaz. Tatlik etse
16. talâkı vâki olur. Bir cinâyet etse
17. cezâ görür. Fakat su-i ihtiyariyle olmazsa
18. talâk vâki olmaz
19. ceza da görmez. Hem meselâ
20. bir içki mübtelâsı
21. zaruret derecesinde mübtelâ olsa da
22. diyemez ki: Zarurettir
23. bana helâldir. S.)(Meşakkat teysiri celb eder. Yâni: Suubet
24. sebeb-i teshil olur ve darlık vaktinde vüs'at gösterilmek lâzım gelir. Karz ve havale ve hacr gibi pek çok ahkâm-ı fıkhıyye bu asla müteferri' dir. Ve fukahanın ahkâm-ı şer'iyyede gösterdikleri ruhas ve tahfifat hep bu kaideden istihraç olunmuştur.Şu kadar var ki hakkında nass-ı kat'i bulunan
25. meselâ yapılması her halde kat'iyyen memnu bulunan bir hususda meşakkat özrile o nassın hilâfı irtikâb olunamaz. Orada meşakkat
26. teysiri celb etmez.Bu kaide
27. Eşbah'da $ diye münderiçtir.Zaruretler
28. memnu olan şeyleri mübah kılar. Yâni: İşlenmesi men ve nehy edilmiş bazı şeyler vardır ki
29. bunları yapmak
30. zaruret halinde mübah hükmünde olur
31. bundan dolayı yapan muahaza edilmez. Muteber bir ikraha mebni başkasının malını itlâf veya açlıktan helâk havfından dolayı başkasının taamını rızası olmaksızın yemek gibi.Maamafih haram ve memnu olan şeyler
32. üç nevidir. Birincisi: Memnuiyeti aslâ sâkıt olmayan muharremattır. Başkasını zulmen öldürmek veya başkasının haksız yere bir uzvunu kesmek gibi. İkincisi: Aslâ sâkıt olmayıp zaruret vaktinde ruhsata mahal olan muharremattır. Başkasının malını itlâf gibi. Üçüncüsü: Zaruret halinde memnuniyeti sâkıt olan muharremattır. Meyte gibi temiz olmayan bir şeyi yemek gibi.Bu kaide
33. Eşbah'da $ diye münderiçtir ve arz olunduğu üzere her memnua şâmil değildir. Ist. Fık. K.)

ZARURET (türkçe) anlamı

34. zorunluluk
35. zorunluk
36. sıkıntı
37. yoksulluk
38. fakirlik

ZARURET (türkçe) ingilizcesi

1. necessity
2. need
3. want
4. distress
5. poverty

ZARURET (türkçe) fransızcası

1. nécessité [la]
2. obligation [la]
3. indigence [la]

ZARURET (türkçe) almancası

1. Zwang
2. Notwendigkeit
Önceki Paylaşımlar