Zeka

Zeka (ing. intelegence) öğrenme sürecinde anlama, kavrama, ilişkilendirme, bütünleştirme, yorumlama, değerlendirme ve yordama gibi etkinliklere yön veren bilişsel yeterliliklerin ve duyuşsal özelliklerin anlatımıdır. Buna göre zeka, bireyin yaşamında her tür seçme, sınıflama, yönelme, üretme ve yaratma eylemlerini etkileyen ve kapsayan kompleks bir kavramdır.

ZEKA (türkçe) anlamı

1. İnsanın düşünme
2. akıl yürütme
3. objektif gerçekleri algılama
4. yargılama ve sonuç çıkarma yeteneklerinin tamamı
5. anlak
6. dirayet
7. zeyreklik
8. feraset
9.  
10.  
11.  
12.  
13.  
14.  
15. Herkesin gönlünü almayı bilecek zekâya sahipti.- A. Kutlu.

ZEKA (türkçe) ingilizcesi

1. [zekâ] adj. mentaln. acuity
2. acumen
3. acuteness
4. brain
5. brains
6. cleverness
7. cuteness
8. deepness
9. gray matter
10. grey matter
11. intelligence
12. mentality
13. nous
14. penetration
15. quick wit
16. sagacity
17. sapience
18. understanding
19. wit
20. senses

ZEKA (türkçe) almancası

1. n. Gewecktheit
2. Ingenium
3. Intelligenz
Zeka (ing. intelegence) öğrenme sürecinde anlama, kavrama, ilişkilendirme, bütünleştirme, yorumlama, değerlendirme ve yordama gibi etkinliklere yön veren bilişsel yeterliliklerin ve duyuşsal özelliklerin anlatımıdır. Buna göre zeka, bireyin yaşamında her tür seçme, sınıflama, yönelme, üretme ve yaratma eylemlerini etkileyen ve kapsayan kompleks bir kavramdır.

Zeka konusunda özellikle 1950'lere kadar daha çok bilişsel (cognitive) boyut üzerinde durulmuştur. Bugün ise zekanın aynı zamanda duygusal (emotional) ve duyuşsal (sensitive) özellikler içerdiği kabul edilmektedir. Bireyin kalıtsal zeka düzeyi, aynı zamanda onun içsel yaşantıları ve duygusal algıları tarafından etkilenmektedir. Bu saptama zekanın potansiyel varlığının, ancak uygun psikolojik değişkenlere bağlı olarak geliştirilebilir olduğunu göstermesi acısından önemlidir. Genel olarak zeka, sosyal, sayısal ve mekanik olmak üzere üç boyutta kavramlaştırılmaktadır. Sosyal zeka; insanlar arası ilişkilerde yeterlik, toplumsal uyum, sayısal zeka; matematiksel beceriler, mekanik zeka; psikomotor becerilerle açıklanmaktadır (Colman.1993).

Bireyin ne tür bir zekaya sahip olduğunu belirlemek için, bu amaçla geliştirilen testlerden yararlanılmaktadır. Ancak zekayı ölçmenin her zaman bir ölçüde tartışmaya açık bir çaba olduğu açıktır. Öte yandan bireylerin kişilik örüntüleri, ayrıca duygusal ve düşünsel yapılarının farklılığı, standardize edilmiş zeka tesderinin bile bazen yanıltıcı olabileceğini göstermektedir. Bütün bu çekincelere karşın, bugün bireyin zeka düzeyini gerçeğe yakın ölçülerle belirlemek mümkündür. Bu amaçla yaygın olarak kullanılan testlerin basında Stanford-Binet ve Wechsler zeka ölçekleri bulunmaktadır. Bu test eden Stanford-Binet daha çok çocuklar, Wechsler ise yetişkinlerin zeka düzeylerini ölçmek amacıyla geliştirilmişlerdir. Her iki zeka testinde de, yaş gruplarına göre sıralanan soru maddeleri "tam puan", "kısmi puan" ve "puansız" biçiminde değerlendirilir. Bireyin zekası, testten aldığı notun toplamı olan ham puanların, uygun tablo ve grafikler aracılığı ile zeka bölümüne (intellegence quoent) (ZB) çevrilmesi yoluyla hesaplanır. Bunun için normal dağılım eğrisinde, her ham puana eşdeğer olan bir çevirme tablosu kullanılır. Zeka bölümünün hesaplanmasında kullanılan formül I00xzeka yaşı/takvim yaşıdır. Buna göre zeka yası, takvim yasından küçükse, birey zeka açısından geri, yüksek çıkarsa ileri olarak değerlendirilir.

Öte yandan, mevcut zeka testleri ile ölçülen zihinsel becerilerin yetersiz ve kısıdı olduğunu savunan Howard Gardner soya çekim, eğitim ve gelişim bakımından birbirinden bağımsız yedi zeka türünün bulunduğu görüşündedir. Üstün zekalı ve yetenekli öğrenciler üzerinde bilişsel deneyler ve nörofiziksel araştırmalar yapan Gandncr, (1983) çok yönlü zeka teorisi adım verdiği tezini "The Frame of Mind" adlı yapıtında şöyle açıklamaktadır. Zeka, sadece bilişsel değil, aynı zamanda güdüsel ve duygusal faktörlerden kaynaklanır. Örneğin, bir öğrencinin matematik dersinden başarısız olması, bazen utangaçlık veya rekabet duygularının olumsuz etkilerinden kaynaklanabilir. Aynca Gardner, zekanın kültürel ve sosyal bir dizi değişkenin olumlu ya da olumsuz etkisiyle, farklı yönlerde gelişebileceği görüşündedir. Ancak bir insanda zekanın tüm yönlerinin bir arada bulunması az rastlanır bir durumdur.

Spearman'a göre, ayrıca grup faktörü şeklinde de ele alınabilen çok sayıda “özel faktör" (s) vardır; çeşitli zihni etkinlikler için gerekli olan g ve s faktörlerinin miktarları da farklıdır; zekâyı ölçmek, g'yi ölçmektir; her birey de g açısından birbirinden farklıdır. g bir kişinin kendi yaşantılarının bilincine varma, iki şey arasındaki benzerlik/farklılık ve ilişkileri bulma gibi etkinlikleri içerir.

Vernon'un Hiyerarşik Zeka Kuramına göre ise, zihin; en üstte Spearman'ın g'si, onun altında soyut-sayısal, mekanik bilgi, yer ilişkilerini kavrama gibi yetenekleri içeren akademik ve pratik yetenekler, en altta ise minör faktörler diye adlandırdığı çok sayıda özel (s) faktörlerden oluşan üç katlı hiyerarşik bir yapıdan oluşur.

Grup Faktör Kuramcısı Thurstone(1887-1955) ise, yaptığı çalışmalar sonucu, zekânın, her biri diğerinden farklı bir zihin gücünü gerektiren gruplardan (yetenek) oluştuğunu öne sürmüş ve sayısal, sözel, yersel, kelime akıcılığı, akıl yürütme, bellek, algıgibi 12 grup faktörü tanımlamış ve bunları ölçmek için Temel Yetenekler Testi geliştirmiştir. Çok faktör kuramcılarından Thorndike(1874-1949) ise, yaptığı çalışmalar sonucu Spearman'ın g faktörünü reddetmiş, zekânın birbirinden bağımsız çok sayıda faktörden oluştuğunu; zekâ değil, zekâlar olduğunu öne sürmüştür: Bir problemin çözümü için birçok faktör gereklidir; ancak, zihni faktörler gruplanabilir de.. Zekayı soyut, sosyalve mekanikzekâ olmak üzere üçe ayırmıştır.

Diğer yandan, Thorndike'a göre, zekânın; düzey(yapılabilecek işlerin zorluk derecesi), genişlik(yapılacak işin içerik farlılığı) ve hız(çözüme ulaşma süresi) şeklinde üç yönü vardır; düzey ve genişlik, zekâ alanını oluşturur; zekâyı ölçmek, hız faktörünü göz önüne alarak zekâ alanını saptamaktır.

Guilford'un Çok Faktör Kuramına göre (1959) ise, 5x4x6 = 120 birbirinden ayrı faktörden oluşan zekânın "içerik", "işlem" ve "ürün" olmak üzere üç yönü vardır; bunlardan bir tekinin bile olmaması zekânın varlığından söz etmememiz için yeterlidir. İçerik şekil, sembol, anlam ve davranışı; işlemler biliş, bellek, alışılmamış ve alışılagelmiş düşünce ve değerlendirmeyi; ürünler ise, birimleri, sınıfları, ilişkileri, sistemleri, dönüşümleri ve doğurguları (implication) kapsar.

Son yıllarda, zekâ konusunda yapılan çalışmalar ve ortaya atılan kuramlardan bazılarını özetlemek, gelişmelerin genel durumunu göstermek açısından yararlı olacaktır.

Cattell-Horn Akıcı ve Kristalize Yetenekler Kuramında (Cattell, 1971; Horn, 1994), akıcı yetenekler (Gf) yeni bir durumla başaçıkma ve esnek düşünmeyi; kristalize yetenekler (Gc) ise, sözcük dağarcığı gibi deklaratif bilginin depolanmasını ve kullanılmasını içerirler (Sternberg, 1997b).

Bu kurama dayanan iki test bataryası, Kaufman Gençlik ve Yetişkinlik Zekâ Testive Woodcock-Johnson Bilişsel Yetenek Testleri-R'dir. Kaufman Gençlik ve Yetişkinlik Zeka Testi, anlık ve orta süreli (intermediate-term) belleği de değerlendiren akıcı ve kristalize zekâya odaklaşmakta; Woodcock-Johnson Bilişsel Yetenek Testleri-R ise, yedi yetenek boyutunu değerlendiren çoklu faktör modeline dayanmaktadır (Daniel, 1997). Psikometrik yönelimli testler içinde Ayrımlaşmış Yetenek Testleri de yer almaktadır; bu ölçek, altı ayrı yetenek boyutu üzerinde temellenmiştir.

Luria'nın (1973, 1980) nöropsikolojik işleyiş modeline dayanarak geliştirilen testler ise Kaufman Çocuklar İçin Değerlendirme Bataryası (K-ABC) ile Das-Naglieri Bilişsel Değerlendirme Sistemi(CAS)'dir (Daniel, 1997; Sternberg, 1997b). Bu modele göre, her biri beynin bir alanıyla ilişkili üç fonksiyonel düzey vardır: Genel uyarılmışlık ile dikkat en alt düzeyde, onun üstünde bilgileme (information), planlama ve kurgulama gibi eşzamanlı ve ardışık olarak işleyen üst düzey işlevler (PASS) yer alır. K-ABC, iki kodlama sürecini (eşzamanlık ve ardışıklık); CAS ise, bunlara ek olarak dikkat ve planlama sürecini içermektedir. Bu araçların sağlamlığı ve yorumu için söz konusu süreçlerin psikolojik doğasını açıkça tanımlamaya ve yapı geçerliğini gösteren çalışmalara gereksinim vardır
Önceki Paylaşımlar