zekat

Zekat İslamın beş şartından biri. Kelime anlamıyla zekat; temizlik, artmak, bereketli olmak, iyi ve düzgün olmak manasına gelir.

ZEKAT (türkçe) ingilizcesi
1. [zekât]n. alms,
ZEKAT (türkçe) almancası
1. die Almosensteuer

Zekat hakkında bilgiler

Zekat İslamın beş şartından biri. Kelime anlamıyla zekat; temizlik, artmak, bereketli olmak, iyi ve düzgün olmak manasına gelir.

Dini anlamıyla ise; nisap miktarı zenginliğe sahip olan Müslümanın Allah'ın hakkı olanlara verilmesini emrettiği belli miktarda malı vermesidir. Veren kimseyi cimrilik, kirlerinden ve günahlardan temizlediği ve malında berekete vesile oldugu için, kelime manası ile dini manası arasında bir bağ vardır.

Örfte, mecburi olmayan küçük bağışlar için kullanılan sadaka kelimesi de, Kuran-ı Kerim'de ve hadiste zekat manasında kullanılmıştır.

Zekatın Hükmü

Zekat, hicret ikinci yılında, Ramazan orucundan sonra farz kılındı, İslam'ın beş şartından birisidir. Kuran-ı Kerim'de zekatı emreden pek çok ayet vardır. Bunlardan birisi:

"İman edip iyi işler yapan, namaz kılan ve zekat verenler var ya, onların mükafatları Rableri katındadır. Onlara korku yoktur, onlar üzüntü de çekmezler." mealindeki Bakara Suresi, 277. ayetidir. Bu ayette beraber zikredilen namaz ve zekat kelimeleri Kur'an-i Kerim'de aynı ifade ile birçok yerde daha tekrarlanmıştir. Bu ayetlerden bir kısmı sırasıyla: Bakara Suresi 177. ve 271., Enam Suresi 141., Tevbe Suresi 11. ve 60., Enbiya Suresi 73., Nur 37., Beyyine Suresi 5. ayetleridir.

Hz Peygamber (s.a.v)'in de bu konudaki hadislerinden birkaç örnek verelim:

"İslam, beş esas üzerine kurulmustur: Allah(c.c)'dan baska ilah olmadığına ve Muhammed (s.a.v)'in Allah'ın peygamberi olduğuna şehadet etmek, namaz kılmak, zekat vermek, Ramazan oruc tutmak ve hacca gitmek." (Tirmizi İman-3; Buhari İman-1;Müslim İman-21)

"Mallarınızı zekat ile koruyunuz. Hastalıklarınızı sadaka ile iyileştiriniz, bela dalgalarını dua ve niyaz ile karşılayınız." (Büyük İslam İlmihali, Ömer Nasuhi Bilmen, Bilmen Yay.,Sy.435)

Zekatın dinimizdeki yeri nedir?

Zekat, dinin direği olan namaz ibadetinden hemen sonra gelmekte ve birlikte zikredilmektedir. İkisinin birbirine bağlanmasının en mühim hikmeti, namazın dinin direği, zekatın ise İslam'ın köprüsü olmasidir. Namaz, dini koruyan, zekat asayişi temin eden ilahi iki esastır.

Ebedi saadetin başta gelen şartlarından biri olan zekat, öylesine kuvvetli bir iman azametidir ki; müminlerle kanlı çarpışmalara giren müşriklerin tevbe edip namaz kılmaları ve zekat vermeleri halinde, savaş halinin kalkacağı ve eski müşrik bu alametlerle birlikte müminlerin din kardeşi vasfını kazanacakları bildirilmiştir. (Tevbe Suresi 5.Ayet; "Haram aylar çıkınca müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün; onları yakalayın, onları hapsedin ve onları her gözetleme yerinde oturup bekleyin. Eğer tevbe eder, namazı dosdoğru kılar, zekatı da verirlerse artık yollarını serbest bırakın. Allah yargılayan, esirgeyendir." )

Zekatın dindeki ehemmiyeti içindir ki; Peygamber Efendimiz Hazretleri (s.a.v)'nin vefatından sonra halife seçilen Hz. Ebubekir (r.anh) , zekat vermeyenlerle savaşmış ve bununla ilgili olarak şöyle söylemiştir:

"Allah (c.c)'a yemin ederim ki, namazla zekatın arasını ayıranlarla mutlaka savaşacağım. Çünkü zekat malı bir haktır. Allah (c.c)'a yemin ederim ki; Resulullah (s.a.v)'a vermiş oldukları bir deve yularını dahi bana vermezlerse, bu sebeble onlarla mutlaka savaşırım." (Ebu Davud; Zekat:1)

Zekat Vermemenin Mesuliyeti

Gerek ayetlerde gerekse de hadislerde farz olan zekatı vermeyenler şiddetle tehdit edilmişlerdir. Kuran-ı Kerim'de, Ali İmran Suresi 180.Ayetinde "Allah'ın, kereminden kendilerine verdiklerini (infakta) cimrilik gösterenler, sanmasınlar ki o, kendileri için hayırlıdır; tersine bu onlar için pek fenadır. Cimrilik ettikleri şey de kıyamet gününde boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah'ındır. Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır." denilmiştir. Peygamber Efendimiz Hazretleri (s.a.v) bir hadisi şerifinde "Allah'ın kendisine vermiş oldugu malın zekatını vermeyen kimsenin malı, Kıyamet gününde, iki gözünde iki siyah nokta bulunan, dehşetli, zehirli bir yılan şekline sokulur ve bu yılan o gün mal sahibinin boynuna sarılır. Sonra ağzı ile mal sahibinin çenesinin iki tarafından yakalar ve 'Ben senin dünyada çok sevdiğin malınım, ben senin hazinenim' der" söylemiştir. ( Buhari, Zekat:3 ; Ibni Mace, Zekat:3 )

Zekat kime verilir

Zekat babaya, anneye, dayıya, amcaya kısaca akrabalara verilmez. Zekat fakir ve miskinlere verilir. Fakir, nisap miktarı mala sahip olmayan kişilere denir. Miskin' hiçbir şeyi olmayan kişilere denir. Buna göre miskinler, fakirlerden daha muhtaçtır.

Zekat vermenin bir şartıda borçlu olmamaktır; borçluysan elimdeki parayla önce borcunu ödemelisin. Borçlu olana zekat farz değildir. Bir şartta zekat vereceğin mal senin olmalıdır.

İlgili Konu Başlıkları Tümü

Amil

AMİL Alm. Steuereinnehmer, [im isl. staat] Fr. Percepteur (m.), İng. Collector of revenues. Herhangi bir bölgede zekat, haraç, öşr ve ganimetlerin tahsili (toplanması) için İslam devleti tarafından vazifelendirilen ve yerine göre dinin emirlerini öğreten memur. Amil, İslam tarihinde ...

Fitre

Fitre zengin olan Müslümanların, Ramazan Bayramının birinci günü sabahı fakirlere vermeleri İslam dinince emredilen, belirli miktardaki sadaka. Buna “fitre” de denir. Sadaka-ı fıtır vermek Hanefi mezhebinde vacip, Şafii mezhebinde farzdır. Fıtra vermek zekattan önce, ...

Rum Suresi

Mekke döneminde inmiştir. 60 âyettir. Sûre adını, ikinci âyette geçen “er-Rûm” kelimesinden almıştır.

Maun

Maun, asıl olarak ''Swietenia mahogani'' veya ''Swietenia macrophylla'' ağacının tahtasına verilen isim olmakla beraber, çeşitli türlerden koyu renkli agaçlara verilen genel addır. Günümüzde Switenia'ya ait tüm türler koruma altına alınmıştır.

Oruç

Oruç genel anlamda Tanrıya ibadet amacıyla yeme içme gibi birçok şeyden belli bir süreliğine kendini alıkoyma.

öşür

Toprak mahsullerinin zekâtı. İslâm dîni, dört çeşit mala sâhip olup, nisap miktarına ulaşınca zekât verilmesini emretmektedir. Bu dört çeşit zekât malından biri de toprak mahsulleridir. Diğer üçü altın, gümüş ve para zekâtı, ticâret mallarının zekâtı ve hayvan ...

Vali

Vali, bir il'de merkezi idarenin yürütme organının başıdır. Vali bakanlar kurulu kararı ve cumhurbaşkanının onayı ile atanır ve merkezi idarenin ildeki en büyük temsilcisi konumundadır. Hem merkezi idare temsilcisi konumunda hem de yerel bir yönetim birimi olan il özel idaresinin ...

Veysel Karani

Tâbiînin büyüklerinden. İsmi, Üveys bin Âmir’dir. Yemen’in Karn köyünde doğduğu için Karnî ismiyle de bilinir. Memleketimizde Veysel Karânî diye meşhur olmuştur. Doğum târihi belli değildir. 657 (H.37)de Sıffîn Muhârebesinde şehit edildi.

Tasarruf

Tasarruf Herhangi bir şeyi dilediği şekilde kullanma hakkı, kullanım yetkisi; para veya başka bir nesneyi hesaplı harcama, dikkatle kullanma; para biriktirmek; bir sanatı tam yetkiyle icra etme. Bunların yanı sıra idareli kullanma, sarfetme, tutumlu olma, harcamalarda israftan ve ...

Yezidilik

Yezidilerin Kimliği Karma bir dinin mensubu olan Yezidi'lerin Arap, Kürt ve Asur kökenli oldukları ileri sürülmektedir. Çeşitli kültürlerin birbirlerine karıştığı Ortadoğu'da ulusal kimlikleri olmayan İran'daki Bahailer, Lübnan'daki Dürziler ve Maruniler gibi Yezidiler de dini ...

Aşir

Aşir Yol emniyetini temin edip, tüccarın mallarını koruyan ve şehir dışında durarak, Müslüman tüccardan ticaret malının zekatını, Müslüman olmayandan ise, gümrük denilen vergiyi toplayan ve İslam devletince tayin olunan memur.

Şiilik

Şiilik veya Şia (Arap: الشيعة, Farsça: شیعه), İslam'ın Sünnîlik'ten sonra en yaygın ikinci meşrep. Bu meşrebin mensuplarına Şiî denir.