On dokuzuncu asrın başlarından itibaren Rus istilaları neticesinde Azeri edebiyatı iki kola ayrılır. Bunlardan Kuzey Azerbaycan Edebiyatı Rus tesiri altında şekillenirken, GüneyAzerbaycan Edebiyatı da klasik çerçeve içinde sönükleşir ve bir taklit edebiyatı halini alır.

Çağdaş Azeri Edebiyatı

On dokuzuncu asrın başlarından itibaren Rus istilaları neticesinde Azeri edebiyatı iki kola ayrılır. Bunlardan Kuzey Azerbaycan Edebiyatı Rus tesiri altında şekillenirken, GüneyAzerbaycan Edebiyatı da klasik çerçeve içinde sönükleşir ve bir taklit edebiyatı halini alır.

Bunun yanısıra Halk Edebiyatı bütün canlılığıyla tekamülünü sürdürmekte olup aşık tarzı şiirin yanında halk destanları, nağıllar, latifeler, tapmacalar ve bayatılar gibi sözlü edebiyat türleri ileri seviyededir.

Rus istilası karşısında, destanlar, ağıtlar oluşturmuş halk şairleri arasında Abdurrahman Ağa Dilbazof ve Genceli Hasan mühim yer tutar.

Klasik edebiyat gittikçe zayıflamakla birlikte bilhassa Güney Azerbaycan'da geleneğini sürdürmektedir. Klasik Edebiyatın türlerinden gazel ve özellikle mersiyenin Azeri Edebiyatında özel bir yeri vardır. Dahil, Dilsüz, Raci, Kumri, Mukbil, Pürgam, Şuai ve Ahi 19. asrın önemli mersiye şairleridir.

Tekkelerde gelişen tarikat edebiyatında ise Hamza Nigari, Mir Mehemmed Askeri ve Kutkaşınlı Abdullah önde gelirler.

Baba Bey Şakir ise satirik daldaki şiirleriyle tanınır.

Güney Azerbaycan'da yeni edebiyatın ilk temsilcileri arasında Abdurrahim Talıbof, Zeynelabidin Şirvani ve Mirza Ağa Tebrizi sayılabilir.

Konuları, klasik konulardan ayrılmakla birlikte bu dönemin en çok rağbet gören nazım şekli gazeldir. Andelib Karacadağı, Nebati, Heyran Hanım ve Hacı Mirza Mehdi Şükuhi devrin önemli şairleridir.

Güney Azerbaycan'da modern Azeri Edebiyatının öncüleri daha çok Rusça'yı öğrenip Batı medeniyetleriyle tamasa geçen ilim adamları olmuştur. Mirza Cafer Topçubaşı, Mirza Kazım Bey ve Abbaskuluağa Bakıhanlı Kudsi ansiklopedik yönü de ağır basan birer şair ve ilim adamıdır.

Devrin en renkli simalarından biri de Mirza Şefi Vazıh'tır. Onun yanında realizm çığırının mahallileşme yönünde en mühim temsilcisi olan Kasım Bey Zakir ile modern hikaye yazarlarından olan İsmail Bey Kutkaşınlı önemli isimlerdir.

On dokuzuncu asrın ikinci yarısında Azeri Edebiyatı, tiyatro yazarı, şair, mütefekkir ve reformist olan Ahundzade'nin şahsında en büyük temsilcisini bulur. Lirik şiirleri ve satirik manzumeleriyle Seyyid Azim Şirvani de asrın en büyük şairidir.

Azerbaycan'da Tiyatronun Doğuşu ve Gelişmesi: Azerbaycan'da tiyatronun ortaya çıkışı, Avrupai hayat tarzının tesiriyle Tiflis'te olmuştur.

1851'de vali Vorontsov tarafından tiyatro binası hizmete açılır. Başta Ahundzade'ninkiler olmak üzere komediler ilk defa Rusça olarak oynanır.

1880'den sonra profesyonel tiyatro toplulukları kurulur. Bu gelişmelerde H. Zerdabi, Necef Bey Vezirli, S.M.Ganizade, N.Nerimanof, Cihangir Zeynalof ve H.Mahmudbeyof çok büyük hizmetler görmüşlerdir.

Celil Mehmedguluzade, Abdurrahman Bey Hakverdili, Üzeyir Hacıbeyli, Abdullah Şaik de bu dönemin isimleri arasında önemli yer tutar.

İlk profesyonel tiyatro topluluklarında Hüseyngulu Serabski, Cihangir Zeynalof, Mehdibey Hacınski, H. Ereblinski, Hacıağa Abbasof ve Ebulfeth Veli şöhret kazanmış isimlerdir.

Hüseyin Cavid ve Cafer Cebbarlı devrin meşhur yazarlarındandır.

1930-1940 yıllarının önemli eser sahipleri arasında Mirza İbrahimof ve Said Ordubadi vardır.

Daha sonra dramlarıyla İlyas Efendiyef, komedileriyle Sabit Rehman, Enver Memmedhanlı ve son dönemde Şıheli Gurbanof, İslam Seferli, Ekrem Eylisli seçkin tiyatro örneği veren sanatçılardır.

Yirminci yüzyılın başında Azeriler gözlerini dünyaya çevirmiş, olan bitenler ışığında gelecek hazırlıklarını yapmaya başlamışlardır. Türkiye matbuatı ile yaptıkları alışveriş neticesinde dildeki yakınlaşma ile edebi ve siyasi münasebetler de gelişmiştir.

Bu yıllarda Azeri Edebiyatı Türkiye'ye paralel olarak gelişirken iki ayrı temayülün daha etkisi altındadır: İslamcılık cereyanı ve sosyal cereyanlar. Yirminci yüzyılın ilk çeyreği bu cereyanların temsilcilerini yetiştirirken Molla Nasreddinciler adlı bir edebi ekol de bu üçünün senteziyle en doğru yolu seçmiş görünür. Ö.F.Numanzade ve C.Mehmedguluzade'den başka Sabir, Ali Nazmi, Aligulu Gamkusar da bu gruptandır.

Romantik temayülün öncüleri olarak ise Ahmed Cevad ile Memmed Hadi'yi görürüz.

Ülkenin Sovyet idaresine geçmesiyle 1920'den önce olgun eserler vermiş sanatçılar bu dönemde ya susup bir kenara çekilmeyi ya da devre ayak uydurmayı tercih ederler. Bu dönemde mevzular genellikle 1917 ihtilali öncesi ve hemen sonrasındaki Azerbaycan hayatını içine alır. Eserlerde epik hususiyetler ağır basar.

Yusuf Vezir Çemenzeminli, Memmed Sait Ordubadi, Mirzaİbrahimof, Mir Celal, Mehdi Hüseyin, Enver Memmedhanlı bu dönemde olgun eserler veren isimlerdir.

Mikayıl Rızaguluzade, Osman Sarıvelli, Süleyman Rüstem, Samed Vurgun, Mehdi Seyidzade, Memmed Rahim, Resul Rıza Sovyet devri Azeri şiirinin öncüleridir. Onu Cafer Handan, Mirvarid Dilbazi, Nigar Refibeyli, Elekber Ziyatay, Enver Elifbeyli ve Ehmed Cemil'in oluşturduğu ikinci kuşak takip eder.

Bu dönemin ilk şairlerinde İkinci Dünya Savaşının tesiriyle sosyal ve siyasi konular ağır basarken, sonrakilerde sosyal hayat, milli ve insani problemler işlenmiştir.

Bunların dışında Eliağa Vahid, Nebi Hazri ve özellikle günümüz Azeri şiirinin en tanınmış şairi olan Bahtiyar Vahapzade'yi ayrıca ele almak gerekir.

Yirminci asırda Güney Azerbaycan'daki edebiyatın iki büyük isminden Habib Sahir ve özellikle Seyid Hüseyn Şehriyar, sadece Azerbaycan'ın değil, yakın dönem Türk dünyasının da en büyük şairlerindendir.

Kaynaklar

Rehber ansiklopedisi

Ayrıca bakınız

* İslamiyetten Önceki Türk Edebiyatı

Yanıtlar