çalar

Diğer anlamları

çalar

Türkçe çalar kelimesinin İngilizce karşılığı.
[calar] v. soak through, drench; penetrate; permeate; see through; rumble; fix; lower; crush, smash; stop, halt v. silence, keep quiet!, hush n. player

çalar

zil, çan gibi çalacak düzeni olan. saatlerin saat başlarında çalmasını sağlayan düzenek.

çalar

Türkçe çalar kelimesinin Almanca karşılığı.
n. Schlagwerk

Görüşler

Bu konuda henüz görüş yazılmamış.
Gürüş/yorum alanı gerekli.
Markdown kodları kullanılabilir.

çalar ilgili konular

  • Winglet

    Kıvrık kanat (winglet) genellikle sabit kanatlı uçaklarda uçağın verimliliğini arttırmak için kullanılan bir kanat ucu tasarım modelidir.
  • Xenomania

    Xenomania, Birleşik Krallık temelli prodüksiyon ekibi. Söz yazarı ve yapımcı Brian Higgins tarafından Dannii Minogue ve Cher ile çalışmalar
  • Yakut

    Yakut parlak kırmızı renkte değerli bir taş. Alüminyum oksitin (Al2O3) bir mineral şekli olan korundumdan meydana gelen kırmızı renkli, şef
  • Ribozomal RNA

    Ribozomal RNA (rRNA), ribozomlarda bulunan bir RNA tipidir, ribozomun protein senteziyle ilişkili katalitik fonksiyonundan sorumludur. Ribozomal RNA,
  • Arı

    Arı Familyası: Arıgiller (Apidae). Yaşadığı yerler: Dünyanın çiçekli alanları. Özellikleri: 15-25 mm boyunda. Vücut genellikle çok tüy
  • Windows

    Windows, kullanıcıya grafik arabirimler ve görsel iletilerle yaklaşarak, programları çalıştırmak, komut vermek gibi klavyeden girdi yazma zor
  • Glukoz

    Basit bir şeker (veya monosakkarit) olan glukoz (veya glikoz veya glükoz) yaşam için en önemli karbonhidratlardan biridir. Hücreler onu bir ener
  • Aşınma

    Aşınma (İngilizce; ''wear'', Almanca, ''verschleiíŸ''), biribirine temas eden ve birbirine göre izafi hareket yapan cisimlerden sürtünme etkis
  • Aero

    AERO (Anthology of Electronic Revisited Originals) Jean Michel Jarre'ın 2004 yılında yayımlanmış Elektronik müzik albümüdür. Önceden kayded
  • Alyuvar

    Alyuvar, kırmızı kan hücresi veya eritrosit, kanda en çok sayıda bulunan hücre türüdür ve omurgalı hayvanlarda akciğer veya solungaçlarda