Şebinkarahisar, Giresun

{{Bilgi Kutusu Genel Yerleşim Birimi |resmi_ismi = Şebinkarahisar Eski/diğer isimleri --> |göbekadı = Şarkikarahisar , Karahisar-ı Şarki Bu isimde anlam ayrıştırması (sayfa ismi) --> |anlam = |motto = Eski/diğer isimleri --> |göbekadı = Şarkikarahisar , Karahiar-ı Şarki Bu isimde anlam ayrıştırması (sayfa ismi) --> |anlam = |motto = Birimin panaromik resmi --> |image_skyline = Sebinkarahisar.jpg |imagesize = 280px |image_caption = |image_flag = Belediyelerin logosu --> |resim_amblem = harita --> |harita_resim =28-Giresun_ili_konumu.png |harita_pixel = |harita_başlık = Türkiye`deki Yeri Gerekli; Birimin yapısı: il-ilçe-kaza veya
metropol(birden fazla ilçeden oluşuyorsa her ilçe 
kendi sayfası olmalı)-semt köy;
küçük harfler kullanılmalı; kategori yaratır -->
|idari = İlçe Gerekli; Bağlı olduğu ilin ismi; kategori yaratır --> |il_ismi = Giresun Birimin bağlı olduğu idare: İl-ilçe --> |bağlı_idare = il |bağlı_idare_ismi = Giresun Birimin en üst makamı Vali-Kaymakam --> |mülki_sıfatı = Kaymakam |mülki_idareci = Ali Sırmalı |websitesi = www.sebinkarahisar.gov.tr Büyükşehir Beldiye Başkanı-Belediye başkanı-Muhtar;
başkan_parti: belediye web sitesi veya belediye 
başkanının web sitesi-->
|başkan_sıfatı = |başkanı = |başkan_www = sebinkarahisar.gov.tr birimin en eski tarihi millattan (öncesi-M.Ö. veya M.S.) --> |Kuruluş_öncesi = |Kuruluş_yılı = M.S VI. yy
          • yüzölçüm ***** -->
|area_magnitude = |toplam_km2 = 1378 |yüzölcümü_kara = |yüzölcümü_su = |yüzölcümü_su_percent = |Çevre_km2 = |merkez_km2 = |rakımı = 1352
          • Nufus Bilgileri ***** -->
|nüfusu_tarih = 2000 |nüfusu_dipnot = |nüfusu_değeri = 36800 |nüfusu_merkez = |nüfusu_çevresi = |nüfusu_yoğunluğu = Kordinatları --> |latd=40 |latm=17 |lats= |latNS=N |longd=35 |longm=26 |longs= |longEW=E |alan_kodu = (0)454 |posta_kodu = 28400 |plaka_kodu = 28 |dipnotlar = Belediye Başkanı : Lütfullah Akdoğan (MHP) Birime bağlı olan birimler
ilin->ilçeleri; içelerin->Semtleri; 
içelerin->kazaları; şehir->semt  -->
|bağlı_tipi = Mahalleler |bağlı_olanlar1 = Akbudak |bağlı_olanlar2 = Avutmuş |bağlı_olanlar3 = Biroğul |bağlı_olanlar4 = Bülbül |bağlı_olanlar5 = Çiftlik |bağlı_olanlar6 = Fatih |bağlı_olanlar7 = İkioğul |bağlı_olanlar8 = Kavaklar |bağlı_olanlar9 = Kırkgöz |bağlı_olanlar10 = Kızılca |bağlı_olanlar11 = Kütküt |bağlı_olanlar12 = Müftü |bağlı_olanlar13 = Tamzara |bağlı_olanlar14 = Taş köyleri yukarıya aldıysanız
beldeleri veye kazaları veya semtleri buraya  -->
|bağlı2_tipi = Köyler |bağlı2_olanlar1 = Ahırcık |bağlı2_olanlar2 = Akviran |bağlı2_olanlar3 = Alişar |bağlı2_olanlar4 = Altınçevre |bağlı2_olanlar5 = Altınova |bağlı2_olanlar6 = Arslanşah |bağlı2_olanlar7 = Asarcık |bağlı2_olanlar8 = Baltaşı |bağlı2_olanlar9 = Bayhasan |bağlı2_olanlar10 = Bayram |bağlı2_olanlar11 = Buzkeçi |bağlı2_olanlar12 = Çağlayan |bağlı2_olanlar13 = Çakır |bağlı2_olanlar14 = Çamlıbel |bağlı2_olanlar15 = Dereköy |bağlı2_olanlar16 = Diler |bağlı2_olanlar17 = Doğanyuva |bağlı2_olanlar18 = Dönençay |bağlı2_olanlar19 = Duman |bağlı2_olanlar20 = Ekecek |bağlı2_olanlar21 = Erentepe |bağlı2_olanlar22 = Evcili |bağlı2_olanlar23 = Gökçetaş |bağlı2_olanlar24 = Gündoğdu |bağlı2_olanlar25 = Güneygören |bağlı2_olanlar26 = Gürpınar |bağlı2_olanlar27 = Güvercinlik |bağlı2_olanlar28 = Güzelyurt |bağlı2_olanlar29 = Hacıömer |bağlı2_olanlar30 = Hasanşeyh |bağlı2_olanlar31 = Hocaoğlu |bağlı2_olanlar32 = Karaağaç |bağlı2_olanlar33 = Kayalı |bağlı2_olanlar34 = Kınık |bağlı2_olanlar35 = Konak |bağlı2_olanlar36 = Ocaktaşı |bağlı2_olanlar37 = Ovacık |bağlı2_olanlar38 = Ozanlı |bağlı2_olanlar39 = Örencik |bağlı2_olanlar40 = Saraycık |bağlı2_olanlar41 = Sarıyer |bağlı2_olanlar42 = Sipahi |bağlı2_olanlar43 = Suboyu |bağlı2_olanlar44 = Sultankonağı |bağlı2_olanlar45 = Şahinler |bağlı2_olanlar46 = Şaplıca |bağlı2_olanlar47 = Taşçılı |bağlı2_olanlar48 = Tekkaya |bağlı2_olanlar49 = Tepeltepe |bağlı2_olanlar50 = Tokluağıl |bağlı2_olanlar51 = Toplukonak |bağlı2_olanlar52 = Turpçu |bağlı2_olanlar53 = Uğurca |bağlı2_olanlar54 = Yakınca |bağlı2_olanlar55 = Yaycı |bağlı2_olanlar56 = Yedikardeş |bağlı2_olanlar57 = Yeniyol |bağlı2_olanlar58 = Yeşilyayla |bağlı2_olanlar59 = Yeşilyurt |bağlı2_olanlar60 = Yıltarıç |bağlı2_olanlar61 = Yumurcaktaş }} Şebinkarahisar Giresun`un bir ilçesidir. 1923 yılında il olmuş, 1933 yılında Giresun vilayetine bağlanmıştır.

Eski adı Şarkikarahisardır. 11 Ekim 1924`te Şebinkarahisar`a gelen Mustafa Kemal Atatürk, kentin Şarkikarahisar olan adının Şebinkarahisar`a dönüştürülmesini teklif etmiştir. Osmanlı Devleti döneminde Karahisar-ı Şarki şekli ile kullanılmıştır. "Doğu Karahisar" anlamına gelir.

İlçenin Adı

Pont krallığını ortadan kaldıran Roma Kumandanlarından Pompesyüs tarafından bugünkü Bayram Köyün bulunduğu yerde kurulan Nikopolis gittikçe büyüyerek bölgenin en önemli yerleşim merkezi olmuştur.M.S. 395 tarihinde Roma İmparatorluğun ikiye ayrılması ile Anadolu Bizans İmparatorluğuna katılmış ve Nikopolis şehrinin adı Mavrakastoron olarak değiştirilmiştir. M.S. VI. Yüzyılın sonlarında Roma İmparatoru Teodos`un son zamanlarında Orta Asya`dan gelen Peçenek ve kuman Türkleri Anadolu`nun içlerine kadar ilerlemiş ve bir müddet Orta Doğu Anadolu`yu ellerine geçirmişlerdir.Türkler zamanında Şebinkarahisar`ın bulunduğu yere Elgün veya Keygun ismi verilmiş bu topraklar yeniden Romalılar eline geçince Keygun kelimesi Kögonya şekline dönüşmüş ve böyle anılmıştır. Anadolu Türklerin eline geçtikten sonra uzun yıllar Şebinkarahisar yeniden Keygune olarak adlandırılmış ,bilahare kalesine istinaden şehrin ismi Karahisar şekline dönüşmüştür.1473 yılında Fatih Sultan Mehmet Otlukbeli Savaşı`ndan sonra İstanbul`a dönerken Şebinkarahisar`a uğramış ve üç gün kaldığı bu şehre Karahisar-ı Şarki adını vermiştir. 1924 yılına kadar şehrin ismi Karahisar-ı Şarki olarak kalmış ,11 Ekim 1924 tarihinde Şebinkarahisar`a gelen Mustafa Kemal Atatürk bu ziyaretlerinde ilçenin ismini Şebinkarahisar olarak değiştirmiştir.

Tarih

Şehrin tespit olunan ilk sakinleri Etilerdir. Etiler M.Ö. 1341 tarihinde Kaşgarlar`la yaptıkları savaşlarda sınırlarım Erzurum`a kadar genişletmişler ve bu zaman içerisinde Şebinkarahisar`ı da alarak sınırlarına katmışlardır. Şehir Etiler`den sonra Amazonlar daha sonrada Kimriler`in eline geçmiş, M.Ö. 585 yıllarında Medler`in himayesine girmiştir. M.Ö. 65 yıllarında Romalılar`ın egemenliğine giren Şebinkarahisar M.S. 391`de Orta Asya`dan Peçenek ve Koman Türkleri tarafından istila edilmiş ve 60 yıl kadar bu Türklerin himayesinde kalmıştır. Zamanla bu Türkler Hıristiyan Misyonerleri tarafından Hıristiyanlaştırılmışlardır. Kayadibi Meryem Ana Manastırı diye adlandırılan kilise Hıristiyanlaştırılan bu Türkler tarafından inşa edilmiştir. Bu tarihten itibaren şehir Romalılar ve Türkler arasında devamlı el değiştirmiştir. Şehrin ilk kuruluş yeri olan İsola (Güneyören) köyüdür. Romalılara kadar bölgenin en önemli yerleşim yeri olan İsola şehri Romalılardan itibaren önemini gittikçe kaybetmeye başlamıştır. Şebinkarahisar Türklerin eline geçtiği 1075 tarihinden 1473 yılına kadar 410 yıllık müddet zarfında beylik şeklinde idare edilmiştir. Şebinkarahisar Osmanlı İmparatorluğu topraklarına katıldığı 1478 yılından 1515 yılına kadar Amasya vilayetine bağlı kalmıştır. 1515 yılında Trabzon ,Canik ve Şebinkarahisar Livaları birleştirilerek Erzincan`a bağlanmıştır. 1538 yılına kadar Erzincan vilayetine bağlı kalan Şebinkarahisar, daha sonra Erzincan`dan alınarak tekrar Amasya vilayetine bağlanmıştır. 1553 tarihine kadar Amasya vilayetine bağlı kalan Şebinkarahisar, 1553 tarihinde Amasya vilayetinden alınarak Erzurum`a bağlanmıştır. 1805 yılına kadar iki buçuk asır Erzurum`a bağlı kalan ilçe , 1865 tarihinde Erzurum`dan alınarak Trabzon`a bağlanmıştır. Aynı tarihte Giresun, Ordu ve Gölköy`de Şebinkarahisar Sancağına bağlanmıştır. Yeniden yapılan düzenlemede 1865 yılında Şebinkarahisar Trabzon`dan alınarak Amasya ve Tokat Sancağı ile birlikte Sivas`a bağlanmıştır. Şebinkarahisar Vilayet haline getirildiği 1923 yılına kadar Sivas`a bağlı kalmıştır. Şebinkarahisar, tarihi içinde pek çok yangın atlatmıştır. 1.Dünya Savaşı yılları sırasında yerli Rum ve Ermenilerin ihanetleri ile isyanlar çıkmış, 1915 Ermeni İsyanı ile şehir yıkılıp yakılmıştır. Kurtuluş Savaşının kazanılmasından sonra 1923 yılında livaların il yapılmasına karar verilmiş, bu karar neticesinde o günlerde liva olan Şebinkarahisar`da il yapılmış ancak 1933 yılında İlçe durumuna getirilerek Giresun iline bağlanmıştır. XIV. Yüzyılda Osmanlı imparatorluğu topraklarına katılan Şebinkarahisar zaman zaman isyana tevessül eden asilerin ellerine geçmiş ancak devlet güçleri her defasında şehri asilerin elinden kurtarmıştır. 1415 yılında meydana gelen büyük bir deprem çok sayıda can ve mal kaybına sebep olmuştur. Şebinkarahisar`da çeşitli dinlere mensup vatandaşlar yüzyıllarca beraber, kardeşçe yaşamışlardır. Ancak, bilhassa dış güçlerin etkisi ile etnik guruplar zaman zaman baş kaldırmışlar ve müessif hadiseler meydana gelmiştir. 1915 yılında ayaklanan Ermeniler kaleyi ele geçirmişler ve 20 gün boyunca devam eden çatışmalardan sonra ayaklanma bastırılmıştır. Ayaklanma süresince 403 Türk ölmüş, 176`sı da yaralanmıştır. Kurtuluş Savaşında Şebinkarahisar`lıların üstün gayret ve fedakarlıkları her türlü takdirin üstündedir. 1919 yılında Erzurum`da toplanan kongreye Şebinkarahisar`ı temsilen Dr. Cemil ŞENCAN delege olarak katılmıştır. 1920 yılında ilçede Anadolu Müdafa-i Hukuk Cemiyeti Şurası kurulmuştur. Cemiyet bu dönemde dış tahriklerle oldukça şımarık Ermeni ve Rum çetelerinin mezalimlerinin büyümesine engel olmuştur. Tarihinde bir çok afet yaşamıştır ; 28 Aralık 1939 günü saat gece 01.30`da Erzincan depremi diye anılan deprem meydana gelmiştir. Deprem Şebinkarahisar`da geniş şekilde hissedilmiş evlerde büyük tahribata sebep olmuştur. 50 santimetrede kar kalınlığının olduğu ve kışın en şiddetli günlerinin yaşandığı gece lerde depremin meydana gelişi can ve mal kaybının büyük olmasına sebep olmuştur, telgraf ve telefon irtibatının kesilmesi, kışın şiddeti ile yolların geçit vermemesi, giyecek - yiyecek yardımının 25 gün sonra ilçeye ulaşmasına sebep olmuş, yaralılara ilaç bulunamamış büyük yiyecek sıkıntısı çekilmiştir. Deprem 1451 kişinin hayatına mal olmuştur. 7-8 Ağustos 1961 tarihinde meydana gelen yangın tüm çabalara rağmen söndürülememiş ve gittikçe büyüyerek 288 dükkan ve 5 evin tamamen yanmasına sebebiyet vermiştir.

Ermeni İsyanı

Anadolu`da Ermeni isyanlarının yanı sıra pek çok ayaklanma meydana geldi. Bunlardan biri 5 Haziran 1915 tarihli Şebinkarahisar olayıdır. Sivaslı Murat (Hamparsum Boyacıyan) adında bir Ermeni çete reisi, 500 kadar adamıyla Şebinkarahisar `ı basmıştır. Türk ordusu Doğu Cephesi `nin ana ikmal yolu buradan geçtiği için bölgenin stratejik önemi vardır. Ermeniler bu bölgeyi ele geçirdikleri takdirde TSK `nin ikmal ve geri hizmetleri aksayacak, Rus ordusunun ileri harekatı kolaylayacaktır. Çeteciler Şebinkarahisar`ın Müslüman mahallesini yaktılar. Rastladıkları Türkleri, işkence ler yaparak öldürmeye başladılar. Çevreden toplanmış olan Ermeniler asker ve jandarma müfrezelerine de saldırdılar. Bu durum karşısında başka bölgelerden kuvvet tasarruf edilerek Şebinkarahisar`a getirilmiş ve Ermeni isyancılar kuşatılmıştır. Sivas `taki 10. Kolordu Komutanlığından Başkomutanlığa gönderilen 15 Haziran 1915 tarihli mesajda, olayla ilgili olarak şu ifadeler kullanılmıştır: "Şuradan buradan toplanan 500 kadar Ermeni eşkıyasının Şebinkarahisar Kalesi ne sığınarak isyan ettikleri öğrenilmiştir. Güvenlik kuvvetleriyle çeteciler arasında çarpışmalar olduğu Sivas Valiliğinden bildirilmiştir." left|300px|thumb|Şebinkarahisar`dan Kış Manzarası

Coğrafya

Şebinkarahisar; Karadeniz Bölgesi`nin Doğu Karadeniz Bölümü içerisinde yer almaktadır. Giresun İli İdare sınırlarındaki ilçenin merkezi 40 derece 17 kuzey enlemi ile 35 derece 26` doğu boylamında Giresun Dağları`nın güney eteklerinde, Avutmuş Çayı vadisinin kuzey yamaçlarında kurulmuştur. Şehrin kurulduğu sit, 2008 m. rakımlı Meryem Dağı ile 1568 m. rakımlı Kale Tepe arasındaki boyun noktasında ve Kale Tepe eteklerinde yer almaktadır. Giresun`a 108 km. uzaklıkta yer alan İlçe Merkezinin rakımı 850 metredir. İlçe 1394 km2 yüzölçüme sahiptir. Bu sahanın 31 km2`si Kılıçkaya Baraj gölü tarafından kapatılmaktadır. İlçe arazisi Fiziki açıdan kuzeyde Giresun Dağları üzerinden geçen su bölümü çizgisi, güneydoğuda Sançiçek (Berdiga) Dağları`nın kuzeybatı yamaçlarından geçen hat, güneyde Kelkit Çayı vadisi güney yamaçları ve güneybatıda Eğme Dağı tarafından sınırlandırılır. İlçenin doğusunda Avutmuş Çayı yamaçları boyunca kuzey ve güneydoğudaki dağlık kütleler adeta birleşirler ve sınır adı geçen kütlelerden Avutmuş Çayı vadisine uzanan sırtlardan geçer. Şebinkarahisar aynı ile bağlı ilçelerden; kuzeyde Dereli, kuzeydoğuda Yağlıdere ve Alucra, doğuda yine Alucra, güneydoğuda Çamoluk ve Sivas`ın ilçelerinden Güneydoğuda Akıncılar, güneyde Suşehri, batıda Koyulhisar ile kuzeybatıda Ordu`nun Mesudiye İlçesi ile komşudur. Şebinkarahisar`da, yarı kurak İç Anadolu İklimi ile nemli Karadeniz İklimi arasında sıcaklık ve karasallık karakterleri açısından İç Bölgeye, buharlaşma, nem ve yağış şartları açısından Karadeniz İklimine yakınlaşan bir geçiş iklimi yaşanmaktadır. Yıllık ortalama sıcaklık 9,9 santigrat derece ve ortalama yağış miktarı 572.2 milimetredir. Hakim rüzgar yönü Kuzeydoğudur, ikinci sırada fazla frekansa sahip yön ise Güneybatıdır. Şebinkarahisar çevresindeki en önemli akarsu, Orta Karadeniz Bölümünün de önemli Akarsuyu olan Kelkit Çayı`dır. Bunun dışında Avutmuş Çayı kolları ile beraber bütün sahayı etkileyen bir akarsu durumundadır. Sahada çok sayıda göl bulunmakla beraber, bunlar küçük göller durumundadır. Yöredeki en önemli göl 31 km2`si ilçe sınırları içerisinde kalan Kılıçkaya Baraj Gölü`dür. Ayrıca akarsular ve göller gibi önemli bir hidrografik unsur olan kaynaklar da, yörede çok sayıda bulunmaktadır. Şebinkarahisar İlçe sınırları içerisindeki arazide en yaygın olan toprak türleri kahverengi topraklar, kahverengi orman toprakları, kireçsiz kahverengi orman toprakları ve yüksek dağ çayırı topraklarıdır. Bunlar dışında çıplak kayalık ve molozlar, dar alanlı olarak gri-kahverengi podzolik topraklar, alüvyal ve kolüvyal topraklar görülmektedir. İlçenin bitki örtüsü de Giresun Dağları`nın kuzey yamaçlarından farklıdır. Şebinkarahisar`a dönük güney yamaçlarda kurakçıl türlerin çoğaldığı daha dar alanlı ve çoğunlukla bozulmuş yarı nemli ve kuru [[ormanlar, bunlar arasında ki sahalarda çalılıklar ve otsu türlerden oluşan doğal bir bitki örtüşü bulunmaktadır. Dağları güney eteklerindeki dalgalı düzlüklerde ise yer yer ağaç kümeleri ve tek ağaçlar ile sınırlanan antropojen stepler yer almaktadır.

İl Oluşu

Kurtuluş Savaş`ının kazanılmasın dan sonra, 1923 yılında livaların il yapılmasına karar verilmiş, bu karar neticesinde o günlerde liva olan Şebinkarahisar da il yapılmıştır. Aynı yıl içinde 10.alay Şebinkarahisar`a intikal ettirilmiştir. 10. Alayın intikali ile birlikte şehrin ekonomik ve sosyal yaşantısında büyük bir canlılık meydana gelmiştir. 10 yıl süre ile il durumunu muhafaza eden Şebinkarahisar 2197 Sayılı Kanunla 1933 yılında ilçe statüsüne getirilmiştir. Halen Şebinkarahisar`ın il olma arzusu sürmekte olup, bu kazanılmış bir hak olarak görülmektedir.

Atatürk`ün Ziyareti

Alışılmış yurt gezilerine devam eden Atatürk Erzurum`da bir deprem olması dolayısı ile Erzurum`a gitmiş , dönüşte Şebinkarahisarlı halkın daveti üzerine 11 Ekim 1924 Cumartesi günü Erzincan`dan hareket ederek gece oldukça geç vakitlerde Şebinkarahisar`a gelmiştir.AtatürkVali Abdurrahman Bey ile , Belediye Reisi Rıza Bey, Suşehri`nde karşılamışlar, oradan birlikte şehre girmişlerdir. Atatürk Şebinkarahisar`a girişinde top atışlarıyla ve coşkulu bir kalabalık tarafından sevgi gösterileri ile karşılanmış, sokaklar ve kale meşalelerle donatılmıştır. Ertesi gün 12 Ekim 1924 pazar günü Belediye Başkanlığı, Halk Fırkası Başkanlığı, Türk ocağını, Alay Komu tanlığını ve Orta Okulu ziyaret ederek Orta Okul merdivenlerinde birer hatıra fotoğrafı çektirmiştir. Türk Ocağını ziyaretinde, ocağın imkansızlığı karşısında kendisinden özür dilenmiş, Atatürk burada yaptığı konuşmada: " Ben bu şehri çok beğendim. Sevgimin temadisine alem olmak üzere Şark-ı Karahisar adını Şebinkarahisar olarak tashihini teklif ediyorum. Şab`ı başta olmak üzere Fatih Sultan Mehmet Hanların otağ kurduğu bu topraklar içinde daha neler varsa ele alınmak, tarihen olduğu kadar da iktisaden de bu şehri ileri götürmek vazifemiz olmalıdır. Sürekli yangınlar görmüşsünüz ,Memleketiniz bir harabeye dönmüş fakat esef etmeyin, şu tek gözlü mütevazı ocağınızda derin bir samimiyet, geniş ve anlayışlı bir kültür buldum. Kalkınacaksınız, mes`ut olacaksınız. Türk ocakları dekorlarla ölçülemez. Türk`ün bu şan ocakları sönmez alevlerle ilelebet tütecektir ve bu harabeler bir gün birer mamureler haline gelecektir." diyerek ocak defterini imzalamış ve deftere şunları yazmıştır: " Türk Ocağı Türk`ün has ocağı, varlık ve birlik ocağı; Yüksek alevlerle tütsün, muhitine nur saçsın. Yaşasın ve yaşatsın" Cumhur reisi Gazi Mustafa Kemal Şebinkarahisar Vilayetindeki incelemelerini tamamladıktan sonra 12 Ekim 1924 tarihinde akşama doğru milletvekili hemşerimiz Ali Sururi Bey ve heyeti ile birlikte Şebinkarahisar Vilayetinden Ankara`ya hareket etmiştir. Atatürk`ün misafir edildiği ev halen müze olarak hatıralarıyla birlikte yaşatılmaktadır.

Sosyal Yapı

Toplum hayatı Köylerin kıyı şeridine nazaran daha toplu olması kamu hizmetlerinin götürülmesinde bir üstünlük sağlarsa da il merkezi ile ulaşım güçlüğü toplum hayatım etkilemektedir. Ancak nüfusun büyük çoğunluğunun İstanbul, Ankara, İzmir ve Bursa gibi büyük şehirlerde yerleşmiş olması yaz aylarında bu nüfusun büyük çoğunluğunun İlçe ve Köylere dönmesi toplum hayatinin mevcut hizmetlerde kıyaslanmayacak derecede canlı olmasına neden olmaktadır. Büyük şehirlerde yerleşmiş Şebinkarahisarlılar memleketleri ile irtibatlarım koparmamışlardır. Köy Kalkınma ve Güzelleştirme Dernekleri vasıtasıyla idari makamlarla devamlı temas halindedirler. Arazi ve yerleşim yerleri bakımından Kelkit Vadisinin sosyal hayata etki ettiği söylenebilir. Genellikle toplu yerleşimin ve tarım hayatının egemen olduğu Şebinkarahisar ,bağlı olduğu Giresun`a nazaran bu yönüyle farklılaşır. Daha çok İç Anadolu`nun özelliklerine ve sosyal düzenine sahiptir. Komşuluk ilişkilerinin yüksek düzeyde olması ,ikili münasebette toplumsal değer ve normların geleneksel değerlerin özel önem taşıması, adli vakaların sayısını azaltmaktadır. İl merkezi ile arasında ulaşım sorunu bulunan Şebinkarahisar ,beklenen ekonomik canlılığı kazanamamıştır.İlçenin 41 bin 185 hektar ekilebilir tarım arazisi olmasına rağmen bunun ancak 21 bin hektarını kullanılabilmektedir. İlçe sınırları içinde yer alan Kılıçkaya Barajı balıkçılık ile ekonomik gelişmeye önemli katkıda bulunmaktadır. Şebinkarahisar doğal ve beşeri kaynaklar açısından önemli bir turizm potansiyeline sahip olmasına rağmen, bu potansiyel değerlendirilmemektedir. Şebinkarahisar yöresi genel olarak dağlık, yüksek ve ormanlık alanlardan meydana gelmektedir. İlçenin kuzeyinde yer alan yaylalar kuşağında yayla kültürünün bozulmamış motiflerini bulmak, 20 km. güneyde Kılıçkaya Baraj gölünde su sporları ve balıkçılık yapmak mümkündür. Bu iki alan arasındaki çam ve göknar ormanlarında önemli bir turizm potansiyeli oluştururlar. Özellikle İlkbaharda kısa mesafede yüksek eğimlerden akan yöredeki bütün akarsularında rafting sporu için uygun görüldükleri belirtilmelidir. Yörenin dağlık oluşu yürüyüş ve tırmanış sporları için bu alanı cazip hale getirmektedir. Yüksek oranda kar yağışı alan yörede özellikle Giresun Dağları üzerinde kayak sporu için uygun alanlar bulunması muhtemeldir. Bunun için gerekli incelemelerin yapılması ile yöre bir kayakçılık merkezi haline getirilebilir.

Kültür ve Turizm

Oğuz Türkmen boylarından Kınık; Çavdur, Çepni, Kargun ve Solur adlarının anılıp yaşandığı Şebinkarahisar ,Türk kültür ve değerlerinin yaşadığı önemli yerlerden birisidir. Sorumluluk alanımızda bulunan Avutmuş Mahallesi Beyramşah Camii Selçuklu döneminin varlığını haber verirken, Şebinkarahisar Kalesinin girişinde bulunan Taşhanlar ve hemen karşısında duran Fatih Camii Osmanlıların bu bölgede söz sahibi olduğunu ifade eder. Gerek turizm, gerekse kültürel varoluşların ifadesi olan bu önemli eserler ailesine daha çoklarını katmak mümkündür. Nitekim Şebinkarahisar Kalesi ,Tamzara camii, Kadıoğlu Camii, Taş Mescid, Kurşunlu Camii, Topal Mehmet Paşa Hamamı, Avutmuş Hamamı, Tamzara Hamamı, Kurşunlu Çeşmesi, Zeynube Hatun Çeşmesi, Eyvan Çeşme, Müftü Efendi Çeşmesi, Hüseyin Efendi Çeşmesi, Hacı Yakup Çeşmesi, Alay Çeşmesi, Süleymanağa Çeşmesi, Perteviyal Çeşmesi ve Perteviyal Müzesi ile Atatürk Müzesi Sayılabileceklerin en önemlilerindendir. Şebinkarahisar`daki Milli Kültür varlıklarının zenginliği, kültürel yaşamın zenginliğini verir. Bu yerlerde Selçuklu`lardan Osmanlı`ya ve oradan Cumhuriyet Türkiye`sine bir yol izlemek yaşanılan kültürel akış yönünü bize haber vermektedir. Diğer taraftan geçmişte Türklerin dışında öteki Hıristiyan toplumları da bağrında yaşatan Şebinkarahisar ,bu dönemin özelliklerinden de izler taşır. Turizm açısından görülmeye değer Licese Kilisesi, Taşhan Kilisesi, Asarcık Kilisesi ve Meryem Ana Manastırı gezip görülecek yerlerdendir.

Şebin Cevizi

Şebin Cevizi Şebinkarahisar orjinlidir. Sık dallı, yayvan bir taç gelişmesi göstereren bir çeşittir. Kıyı bölgeleri hariç, ceviz yetişen tüm yörelerde yetişir. Özellikle geç donların görüldüğü yerlere tavsiye edilir. Çok verimlidir meyve salkımı 2-4`lü olur. Oval bir meyve yapısına sahiptir. İnce kabuklu, kabuktan kolay ayrılır. İçi dolgun, Çeşidin orjinindeki ortalama meyve ağırlığı 9,40 - 12 gr, iç randımanı % 63 - 67, yağ içeriği %69,40, protein %17 olarak belirlenmiştir. Eylül ayı sonlarında hasat edilir. Şebin Cevizi bol miktarda C, B1, B2, A ve E vitaminleri içerir. Omega 3 ve Omega 6 gibi çoklu doymamış yağ asitlerini yüksek oranda içerir. Zehirlenmelere ve zehre karşı etkilidir, ishal kesicidir, cildi temizler, siğil giderir. Kandaki zararlı kolesterolün birikmesini önleyen ve yüksek kolesterolü düşürür, Damar tıkanıklığını ve kanın pıhtılaşmasını önler, kan dolaşımını düzenler, kan pıhtılarını bozar, damar koruyucudur, antialerjik özellik gösterir, karaciğer ve böbrek fonksiyonlarını düzenler, protein sentezini teşvik eder, serum kolesterolünün azalmasını sağlar, bağışıklık fonksiyonları korur ve anormal antikor oluşumunun engeller. Şeker hastalığının tedavisinde de kullanılmaktadır. Mide, bağırsak, sindirim sistemi bozukluğunu giderir, sinir sistemi dengeler. Grip ve nezleye iyi gelir. Öksürüğü keser. Vücudu soğuktan korumak için de yenir. Yorgunluğu ve bitkinliği giderir, zindeleşmeyi sağlar. Cevizin kabukları ve yaprakları da birçok hastalık için tedavi edici özelliktedir. Ayrıca beyin için gerekli olan gümüş iyonlarını da ihtiva ederek, insan sağlığı için önemlilik arz eden ideal bir meyvedir. Bilimsel çalışmalar sonucunda cevizin Tokoferol içerdiği, bu maddenin prostat kanseri riskini azalttığı, hipoglisemik, antifungal, antiviral, tümör engelliyici özelliklerinin olduğu belirlenmiştir. Son epidemiyolojik çalışmalar, sert kabuklu meyvelerin kalp-damar hastalıklarının neden olduğu ölüm oranlarını azalttığını göstermektedir. Şebin Cevizi kalitesi nedeniyle aranan bir çeşittir. İç ceviz ve kabuklu ceviz olarak yurt dışına ve ülkemize sunulmaktadır. İç cevizi Ülkemizde birçok tatlı üretimi yapan firmalar kullanmaktadır, Güllüoğlu Baklavaları`nda şebin cevizi kullanılmaktadır.

Kaynaklar

Linkler



} }

Kaynaklar

Vikipedi

İlgili konuları ara

Yanıtlar