Acaristan

Acaristan (veya Acara, Acarya), Türkiye’nin kuzeydoğusunda, Artvin ve Ardahan illerimizin sınırında ve Gürcistan’ın batısında yer alan; tarihi, coğrafi, dini ve kültürel yakınlığımız olan, siyasi olarak garantörü olduğumuz özerk bir cumhuriyettir. Yönetim Merkezi, Karadeniz kıyısında bir liman şehri olan Batum’dur. Artvin'in Hopa ilçesinde bulunan Sarp sınır kapısı Batum'a açılır.

Acaristan

Acaristan (veya Acara, Acarya), Türkiye’nin kuzeydoğusunda, Artvin ve Ardahan illerimizin sınırında ve Gürcistan’ın batısında yer alan; tarihi, coğrafi, dini ve kültürel yakınlığımız olan, siyasi olarak garantörü olduğumuz özerk bir cumhuriyettir. Yönetim Merkezi, Karadeniz kıyısında bir liman şehri olan Batum’dur. Artvin'in Hopa ilçesinde bulunan Sarp sınır kapısı Batum'a açılır.

Nüfus

Acaristan’nın nüfusu 376.016’dır. Acaristan'ın yerli halkı (Acarlar), etnik olarak kendilerini Acar (Acar-el-i) olarak tanımlar ve bu kimlik tarih içerisinde Müslümanlıkla özdeşleşmiştir. Günlük yaşamda Gürcüce'nin farklı bir lehçesini (Acarca-Acar-ul-i) konuşurlar. Ancak Acaristan'ın yukarı kesimi, Türkçe de konuşur. Yazı ve eğitim dili Gürcüce’dir.

Acarlar 4. yüzyılda Romalılar aracılığıyla Hıristiyanlığı kabul ettiler. Fatih Sultan Mehmet ve Yavuz Sultan Selim dönemlerinde Osmanlı'nın Kafkasya bölgesini fethiyle birlikte, 15. yüzyıldan itibaren halkın tamamına yakını Müslümanlığı benimsedi. Halkın önemli bir bölümü, 1878-1879 Osmanlı-Rus Savaşı’nın ardından bölgenin Rusya’nın eline geçmesinden sonra Anadolu’ya göç etti. Bölgede kalan Müslüman halk, dini, kültürel ve arazi özerkliğiyle birlikte 1921'de Sovyet sosyalist cumhuriyeti olan Gürcistan yönetimine bırakıldı.

Sovyetler Birliği döneminde bütün dinlerin yanı sıra, özellikle Müslümanlık baskı gördü ve bu konuda bilinçsizlik oluştu. Bununla birlikte günümüzde Acaristan’nın nüfusunun çoğunluğu halen Müslümandır.

Acaristan’da ayrıca az sayıda Hıristiyan Gürcü, Ahıska Türkleri, Ermeni, Laz, Yunan, Azeri ve Rus da yaşamaktadır.

Tarih

Antik çağlarda Acaristan, Kolhis ve Kartl-i’nin bir parçasıydı. MÖ 5. yüzyılda Yunanlılar tarafından kolonileştirildi ve Batum (Batis) kenti de muhtemelen Yunanlı koloniciler tarafından kuruldu. Bölge MÖ 2. yüzyılda Romalılar ve daha sonra Bizanslıların eline geçti V. yüzyılda Bizans’ın çekilmesiyle bölgede Lazistan, Kılarçetya ve Meshetya adlarında üç devlet ortaya çıktı. Hazreti Osman zamanında (MS. VI. yüzyılın başlarında) İslam ordusunun hakimiyetine girdi. İlk defa bu devirde İslamiyet yayıldı. Bölge, Araplardan sonra Selçuklu Türklerinin idaresine geçti. 1064 yılında Kars’ı zapt eden Selçuklu Türkleri, 1080 yılında, Batum ve Acaristan’ı da topraklarına kattılar. Kıpçakların, Kür ve Çoruh boylarına gelişlerine kadar (1124), buralar Selçukluların elinde kaldı. 13. yüzyılın ortalarından başlayarak Acaristan, Ortodoks Kıpçak Atabeklerine (Samtshe-Saatabego) bağlı bir beylik olarak yönetildi.

1508 yılında Kıpçak Atabeğinin kılavuzluğunda Kutayıs üzerine bir sefer yapan Osmanlılar, bölgeyi Osmanlı Devleti’ne tabi kıldı; Batum’u da Trabzon Sancağına bağladı. Osmanlılar bölgede, Acara-yı Ulya (Yukarı Acaristan) ve Acara-yı Süfla (Aşağı Acaristan) sancaklarını kurdu. Bu sancaklar Çıldır Eyaleti’ne bağlıydı. Bu eyaletin merkezi de bazen Çıldır, bazen Ahıska (Ahaltsihe) idi.

1801 yılında, Tiflis ve Kutayıs arasından bulunan Gürcü Krallığının Ruslar tarafından ele geçirilmesi üzerine, defalarca Ahıska üzerinden Anadolu'ya doğru harekete geçen Ruslar, nihayet 1828 harekatında Fırat nehrine kadar geldiler. Acaristan halkı, bu savaşlarda, Osmanlılarla birlikte bu güçlere karşı savaştılar. Hatta Rus istilasına uğrayan Ahıska’nın kurtarılması için bütün güçleriyle Ahıska üzerine yürüyerek şehri kuşattılar.

Acaristan, 1878 yılına kadar kesintisiz olarak Osmanlı Devleti hakimiyetinde yaşadı. Osmanlı-Rus Savaşı’nda (1877-78) (93 Harbi)Ruslara ve hakimiyetindeki kuvvetlere karşı kahramanca savaşan Acaristan, Berlin Antlaşması’yla savaş tazminatı yerine (Üç Sancak: Kars, Ardahan, Batum) Rusya’ya terk edildi. Bu dönemde Acaristan halkının büyük bir bölümü Anadolu’nun çeşitli şehirlerine göç etti. Rus Çarlık yönetimi tarafından burada Batum Okruğu kuruldu. 1883 yılında Batum Okruğu ve Artvin Okruğu birleştirilerek Batum yönetim bölgesi oluşturuldu. Bölge, 3 Mart 1918 tarihli Brest-Litovsk Antlaşması’yla Türkiye'ye iade edildi. Yapılan halk oylamasında halkın büyük çoğunluğu, Türkiye’ye katılma lehinde oy kullandı.

30 Ekim 1918 tarihli Mondros Mütarekesi’yle ordumuz Batum’u boşaltmaya başladı. Acarlar, Kars'ta kurulan Milli İslam Şurası'na katıldılar. Batum’da çıkan Sadayi Millet gazetesi, Kars Milli İslam Şurası’nın yayın organıydı.thumb|200px|right|Batum Camii

Sınırlarımızın dışında kalan Acaristan halkı, 1919 Aralık ayında beş milletvekili seçerek, son Osmanlı Meclisine gönderdiler. İngilizler, 1920 Temmuzunda Batum'u Gürcülere teslim ederek çekildiler. 1918-1921 arasında bu topraklar bağımsız Gürcistan sınırları içinde kaldı. Atatürk, Misak-ı Milli sınırları içindeki Batum’un bu şekilde elden çıkmasını protesto etti. Gürcistan, 25 Şubat 1921 tarihinde Bolşevikler tarafından işgal edilerek Sovyetler Birliği’ne katıldı. Türk askeri, 11 Mart 1921’de Batum’a girdi. 16 Mart’ta imzalanan Moskova Antlaşması’yla ve nihayet 13 Ekim 1921 tarihli Kars Antlaşmasıyla Acaristan, özerk statüyle Sovyet Gürcistan’ına bırakıldı. TBMM’de bulunan Batum milletvekilleri, Moskova antlaşmasını “muzır ve amal-i milliyeye aykırı” bularak karşı çıktılar.

Türkiye, Ermenistan, Azerbaycan ve Gürcistan arasında imzalanan Kars Antlaşmasının 6. maddesine göre, Türkiye, Batum ve çevresini (Acaristan’ı), buradaki halkın dini ve kültürel haklarını gözeten bir özerk yönetim sağlanmak ve burada halkın rızasına uygun bir arazi kullanımına imkan vermek, ayrıca Batum limanından serbestçe yararlanmak şartlarıyla Gürcistan'ın yönetimine devretmiştir. Bu şartlar nedeniyle Türkiye, Acaristan’ın özerkliğinin garantörü konumundadır.

Sovyetler Birliği’nin çözülmesinden sonra Acaristan, 1991’de bağımsızlığını ilan eden Gürcistan’ın içinde kaldı. Acaristan’nın bu tarihte başına geçerek otoriter bir yönetim kuran Aslan Abaşidze, bölgeyi Gürcistan’daki iç savaşın dışında tuttu. Ancak Abaşidze, kişisel servet edinmek, insan haklarının ihlali, suç örgütlerine göz yummak gibi konularda suçlandı. Eduard Şevardnadze’nin devlet başkanlığı boyunca Tiflis yönetiminin fiilen denetimi dışında kaldı. ABD ve Soros destekli Gül Devrimi olarak adlandırılan darbeyle 2004 yılında Şevarnadze’yi deviren Miheil Saakaşvili yönetimindeki muhalefet, Saakşvili’nin devlet başkanı seçilmesinden sonra bu soruna da el attı. Merkezi yönetimin arkasındaki destek sonucu Abaşidze, Mayıs 2004’te ülkeyi terk edip Rusya’ya gitmek zorunda kaldı. Abaşidze’nin devrilmesinden sonra, merkezi yönetim bölgenin özerkliğine müdahale ederek, özerk yönetimin birtakım yetkilerini kıstı, yönetimin belirlenmesinde değişikliğe gidildi.

Yasama ve yönetim

Aslan Abaşidze’nin devrilmesinden sonra Acaristan Özerk Cumhuriyeti’nin statüsü Gürcistan anayasasında yapılan değişikliklerle kısıtlandı. Yeni statüye göre bölgesel yasama organı olan Yüksek Konsey (parlamento) 30 üyeden oluşur ve 5 yılda bir yenilenir. Acaristan Bakanlar Konseyi – bölgesel hükümet başkanının Gürcistan devlet başkanı tarafından belirleneceği öngörüldü. Devlet Başkanına bölgesel hükümeti ve parlamentoyu feshetme yetkisi de verilmiştir.

Yönetim bölgeleri

Acaristan, 6 yönetim bölgesine ayrılmıştır:
  1. Batum kenti
  2. Keda ilçesi
  3. Kobulet ilçesi
  4. Helvaçaur ilçesi
  5. Şuahev ilçesi
  6. Hulo ilçesi

    Kaynaklar

    * Vikipedi

İlgili konuları ara

Yanıtlar