Advent

Advent (Latince: Adventus „varış“, veya Advenit „o geliyor“), Hıristiyanlık'ta İsa'nın doğumunun beklendiği dönem. Katoliklik ve Protestanlıkta 30 Kasım'a en yakın pazar günü (27 Kasım ile 3 Aralık arası) başlayarak Noel arifesine kadar süren dört hafta.

Advent

Hıristiyanlık thumb|Advent takvimi thumb|Advent çelenki Advent (Latince: Adventus a€žvarış“, veya Advenit a€žo geliyor“), Hıristiyanlık`ta İsa`nın doğumunu beklendiği dönem. Katoliklik ve Protestanlıkta 30 Kasım`a en yakın pazar günü (27 Kasım ile 3 Aralık arası) başlayarak Noel arifesine kadar süren dört hafta. Ortodokslukta 27 Kasım ile 7 Ocak arasında 40 gün.

Advent geleneği



Günümüzde Advent, Noel bayramının beklenildiği son dört hafta özellikle çocukları sevindiren geleneklerle süslenmişdir. Advent çemberinde bulunan dört mum, her pazar günü bir tane olmak üzere teker teker yakılır. Advent takviminin 24 kapısının arkasında küçük süprizler ve şekerlemeler bulunur ve her gün bir kapısı açılır.

Ayrıca bkz.



Commons-ufak|Advent

Hristiyanlık-taslak

Піліпаўка Advent Advent Advent Advent Σαρανταήμερο Advent Advento Adviento Advent Adventti Avent Aidmheint Advento DoÅ¡ašće Advent Advento Adven Aí°venta Avvento アドベント 대림절 Adventus Advent Adventas Advent Advent Advent Adwent Advento Postul Crăciunului Адвент Advent Adventni čas Advent Aví©ns 將臨期

Advent

i. İsa'nın görünmesi; gelip çatma, gelme; noel öncesi dört hafta

Advent

Almanca Advent kelimesinin Türkçe karşılığı.
Noel`den önceki dört pazar

Advent

Almanca Advent kelimesinin İngilizce karşılığı.
n. coming of Christ; four week period before Christmas

Advent

Flemenkçe Advent kelimesinin İngilizce karşılığı.
n. Advent, coming of Christ (Christianity)

Advent

n. coming of Christ; four week period before Christmas
n. entrance; coming, arrival; appearance
n. Advent, coming of Christ; four week period before Christmas

Advent

İngilizce Advent kelimesinin İspanyolca karşılığı.
s. Adviento; advenimiento de Cristo; llegada, venida; período de 4 semanas antes de Navidad
s. entrada; venida; llegada

Advent

İngilizce Advent kelimesinin Fransızca karşılığı.
n. Avent, venue du Christ; période de quatre semaines précédant Noël
n. arrivée, apparition; avènement

Advent

İngilizce Advent kelimesinin Almanca karşılığı.
n. Advent, Ankunft von Jesus; Zeitspanne von Vier Wochen vor Weihnachten
n. Advent, Ankunft; Erscheinen

Advent

İngilizce Advent kelimesinin İtalyanca karşılığı.
s. Avvento, venuta di Gesù; il periodo di quattro settimane prima di Natale
s. avvento, venuta

Advent

İngilizce Advent kelimesinin Portekizce karşılığı.
s. Advento, a vinda de Jesus ao mundo; período de quatro semanas antes do Natal
s. advento; entrada; vinda; aparição

Advent

İngilizce Advent kelimesinin Flemenkçe karşılığı.
zn. gebeurtenis van de verschijning van Jezus
zn. aankomst; komst; nadering

Advent

Flemenkçe Advent kelimesinin Fransızca karşılığı.
(godsdienst) avent (m)

Advent

Almanca Advent kelimesinin Fransızca karşılığı.
n. avent (m)

Advent

Almanca Advent kelimesinin İtalyanca karşılığı.
n. avvento (m)

Advent

Almanca Advent kelimesinin İspanyolca karşılığı.
n. advento (m)

Advent (Opeth) sözleri

Opeth tarafından albümünde söylenen Advent adlı şarkının sözleri.

It was all true
A parlour strode, and the night sets forever
I stray in the quiet cold
And you gird me when I dare to listen

Elastic meadow, endless arms of sorrow
Lips try to form "because"
Trying to adapt to the wilderness
Where even foes close their eyes and leave

We are inside the glade
Every now and then I wipe the dust aside
To remember...

How I drape my face with my bare hands
The same that brought me here
But you were beyond all help
The folded message that wept my name

Shadows skulk at my coming
We survey the slopes
In search for the words to write the missing page
The tainted dogma

Time grows short
As the piper plays his tune
We are almost there

You are beyond all help
Dancing into the void
We are almost there

Advent (The Contortionist) sözleri

The Contortionist tarafından albümünde söylenen Advent adlı şarkının sözleri.

Now the inaugural exchange is done, we cannot see past the solar shroud.

Escape.

Calculating all viable routes.
This terrestrial rock will be consumed.
Deafening static is haunting me, the blackness is beckoning.
Countless samples of our world will be jettisoned into every direction that we have known of.

Our satellites have painted the sky with their ionic glass brushes.
The cryotubes will store our youth.

Desperation has set in and all we can do is run.

Feeling so alone, we set out to find other life.
The transport will be outfitted for a journey spanning future generations

İlgili konuları ara

Yanıtlar