Aerosmith

Aerosmith, hard rock ve heavy metalin ses ve tarzını kendi içerisinde çok iyi birleştirerek, ve sonraki yirmi yılda da blues'cu akımlarını koruyarak, günümüz müzik dünyasındaki en popüler hard rock gruplarından biri olmuştur. Boston'da bir araya gelen bu beşli, Rolling Stones'un haylaz müziği ile New York Dolls'un ucuz ve pis havasından etkilenmiştir, bu da onların o çok beğenilen, kirli, çekici, gevşek ama elmas kadar da sağlam tarzlarının ortaya çıkmasını sağlamıştır.

Aerosmith, hard rock ve heavy metalin ses ve tarzını kendi içerisinde çok iyi birleştirerek, ve sonraki yirmi yılda da blues'cu akımlarını koruyarak, günümüz müzik dünyasındaki en popüler hard rock gruplarından biri olmuştur. Boston'da bir araya gelen bu beşli, Rolling Stones'un haylaz müziği ile New York Dolls'un ucuz ve pis havasından etkilenmiştir, bu da onların o çok beğenilen, kirli, çekici, gevşek ama elmas kadar da sağlam tarzlarının ortaya çıkmasını sağlamıştır.

Grup üyeleri örnek bir albüm çıkardılar o yıllarda. Gitarın piyanoya çok güzel ve etkileyici bir şekilde eşlik ettiği "Dream On" parçasını da içeren bu albüm müzikseverlere ve yapımcılara Aerosmith'in ne kadar iddialı olduğunu gösterdi. Hem yavaş şarkıların, hem de bol ritimli rock'n'roll şarkılarının üstesinden rahatlıkla geliyor olmaları onların ününü '70lerin ortalarında iyice artırdı. O yıllarda bir dizi altın ve platin plak kazandılar...

'80li yıllara gelindiğinde ise müzikseverler gruptan yavaş yavaş soğumaya başladılar, bunun başlıca sebebi grup üyelerinin alkol ve uyuşturucu belasına kendilerini fazla kaptırmış olmalarıydı. Buna rağmen 1980'lerin sonuna doğru rock tarihinde en göze çarpan dönüşlerden birini gerçekleştirdiler. Elleri boş gelmemişlerdi, çıkardıkları albümlerle uzun süre listelerde zirvede kaldılar.

Aerosmith'deki ilk oluşum 1970'de, Steven Tyler'ın gitarist Joe Perry ile bir dondurma salonunda tanışmasıyla meydana geldi. Aslında davulcu olan Tyler ile Perry, yanlarına basçı Tom Hamilton'u da alarak bir üçlü kurmaya karar verdiler.

Çok geçmeden bu üçlü, dörtlü oldu; ikinci gitarı da Ray Tabano kullanmaya başladı... Ancak yine kısa bir süre sonra onun yerine Earth Inc.'in eski üyelerinden Brad Whitford geldi. Davulcu Joey Kramer'in de gruba dahil olmasıyla Tyler o kocaman ağzıyla sadece vokalistlik yapmaya başladı, Aerosmith de Boston'da 1970'in sonuna doğru kurulmuş oldu.

Massachusetts ve New York civarlarında barlarda müzik yapmaya henüz başlamışlardı ki topluluk 1972'de Columbia Records ile bir kontrat imzaladı. Grupla aynı ismi taşıyan bu ilk albümleri 1973'ün sonbaharında piyasaya çıktı ve listelerde 166.'lığa kadar tırmanabildi. Albümün ve grubun ilk single'ı "Dream On" ise 59. oldu. Sonraki yıllarda grup Amerika'yı turlayarak ve Kinks, Mahavishnu Orchestra, Sha Na Na, Mott The Hoople gibi çeşitli grupları destekleyerek bir hayran topluluğu oluşturdu. Topluluğun ikinci albümü "Get Your Wings" (1974) bu kararlı turnelerin da yardımıyla tam 86 listelerde hafta kaldı. Bu albüm ayrıca daha uzun yıllar birlikte iş yapacakları yapımcı Jack Douglas ile yapılan ilk çalışmaydı.

Aerosmith'in üçüncü albümü 1975'te geldi: "Toys In The Attic" Bu onları hem ticari hem de artistik açıdan düzlüğe çıkardı. Albümlerini çıkardıklarında müzikleri yavaş yavaş basit ve neredeyse vahşi, blues kökenli melodilerle desteklenen derli toplu bir hard rock haline gelmeye başlamıştı. Eleştirmenler onları "punk-rock"cı olarak nitelendiriyorlardı, sebebi de o zamanlar çoğunluğun aksine Aerosmith'in Led Zeppelin'e ya da karanlık ve gizemli Black Sabbath'a özenmemesiydi.

Müziklerini basit ancak sağlıklı bir temele oturtmanın yollarını arıyorlardı. Tyler'ın yazdığı sözlerdeki gizli espriler de onları hayranlarına daha da yaklaştırıyordu. "Toys In The Attic"in ilk single'ı "Sweet Emotion" kısa sürede İlk 40'ta on birinciliğe yükseldi. Bu başarı yapımcıları da harekete geçirdi ve sonuçta "Dream On" tekrar piyasaya sunuldu.

"Toys In The Attic" albümü Aerosmith'in eski albümlerinin de değerini artırırken listelerde uzun bir süre göze çarptı. Son single "Walk This Way" ise sonraki albümleri "Rocks"dan kısa bir süre önce yayımlandı. Single'ın gölgesinde kalan bu albüm çok geçmeden Aerosmith'e bir platin plak kazandırdı.

1977'nin başlarında Aerosmith bir mola aldı ve sonraki albümleri üzerine çalıştılar. Aynı yılın sonunda çıkan "Draw The Line" albümü de Amerika Listelerinde on birinci sıraya tırmanarak topluluğun ne kadar iddialı olduğunu gösterdi. Aerosmith daha sonra 1978'de çıktığı bir turnenin yanısıra "Come Together" isimli şarkılarını da seslendirdikleri Sgt. Pepper'in "Lonely Hearts Club Band" filminde de rol aldı. Bu parça daha sonra listelerde yirminciliğe kadar yükseldi.

Topluluk 1979'un sonunda, çalışmalarını daha önceden bitirdikleri albümleri "Night In The Ruts"i çıkardı. O sıralar Joe Perry, kendi ismini taşıyan grubu Joe Perry Project'i oluşturmak üzere gruptan ayrıldı. "Night In The Ruts" Aerosmith'in en az satan albümü olma özelliğini taşımaktadır. Brad Whitford da 1980'in başında, Ted Nugent ve gitarist Derek St. ile "Whitsford-St. Holmes Band"ı kurmak üzere gruptan ayrıldı.

Yeni gitaristler Jimmy Crespo ve Rick Dufay'ın da katılımlarıyla grup eski günleri hatırlamak üzere bir "En İyiler" albümü çıkardı, çıkar çıkmaz da altı milyondan fazla sattı. Yeni kadrosuyla Aerosmith 1982'de "Rock In a Hard Place"i piyasaya sürdü. Otuz ikinciliğe kadar yükselebilen bu albüm "Night In The Ruts"in yakaladığı başarıdan oldukça uzaktı.

Ancak sonraları Perry ve Whitford'un yuvaya dönmeleriyle yeni bir atak daha gerçekleştirildi: "Back In The Saddle" Turnesi. Turnenin ilk ayaklarından birinde Steven Tyler sahnede bayıldı, bu da grubun hala alkol ve uyuşturucuyla başının dertte olduğunun bir kanıtı olarak kafalara yerleşti.

Ertesi sene Aerosmith'in asıl kadrosuyla 1979'dan beri yaptığı ilk albüm "Done With Mirrors" geldi. Bu albümün bir özelliği de Aerosmith'in Geffen Records ile çalıştığı ilk albümü olmasıdır. "Rock In A Hard Place" kadar başarılı olmasa da Aerosmith hayranlarına grubun canlandığını müjdeliyordu.

"Done With Mirrors"un piyasaya sürülmesinden sonra Tyler ve Perry eski tempolarına kavuştular. İkili 1986'da Run D.M.C. ile birlikte "Walk This Way"i seslendirdiler. Klibi de çekilen bu parça bir anda listelerde tırmanmaya başladı ve MTV'nin listesinde dördüncü oldu. "Walk This Way" ile Aerosmith'in ünü pekişmiş oldu. Bruce Fairburn'ün yapımcılığını üstlendiği "Permanent Vacation"da (1987) Tyler ve Perry gerçek tempolarını yakalamış oldular... Ardından "Dude (Looks Like A Lady)", "Rag Doll" ve "Angel" geldi ki bu şarkılar büyük beğeni topladılar. "Permanent Vacation" listelerde on birinciliğe kadar çıktı ve üç milyon kadar sattı.

Sonrasında 1988 Kasım'ındaki "Gems" ve 1989 Eylül'ündeki "Pump" ile grubun son büyük bombaları geldi. Listelerde beşinciliğe ulaştı, dört milyon civarında sattı ve "Love In An Elevator", "Janie's Got A Gun", ve "What It Takes" gibi şarkılar bu albümden geldi. 1993'te "Get A Grip" çıktı. "Permanent Vacation" ve "Pump" gibi, "Get A Grip" de Bruce Fairburn tarafından çıkarıldı ve profesyonel sanatçılarla birlikte çalışıldı. Önceki iki albüm kadar da başarılıydı. "Livin' On The Edge" "Cryin'", ve "Amazing" hitleri bu albümlerindedir. Kontratları sonucunda oluşan toplama albümleri "Big Ones", Geffen'den çıkan en iyi şarkılarının içinde bulunduğu bir çalışmaydı. Kısa sürede iki adet platin plak alan albümü eleştirmenler ve grup hayranları da çok başarılı buldu.

'90ların başında, Geffen'le olan anlaşmaları bitmemesine rağmen Columbia Records ile bol sıfırlı bir kontrat imzaladılar. Ancak 1995'in başında, anlaşmanın imzalanmasından yaklaşık beş yıl sonra, yeni firmalarıyla çalışmaya başlayabildiler. Bu albümden sonra başları bir türlü beladan kurtulamadı: Gruptan ayrılmalar gerçekleşti, firmaları kontratı bitirmeyi bile düşündüler... Hal böyleyken stüdyoya girip kayıt yapmak hayli zorlaşmıştı... Tyler yeniden alkol ve uyuşturucuya kendini kaptırmıştı ki 1997 ilkbaharında "Nine Lives" ile kendilerini biraz olsun toparlayabildiler. Eleştirmenlerce pek de beğeniilmedi, ama buna rağmen listelere birinci sıradan girdi, sonra aşağılara kaydı. Canlı kayıt "A Little South Of Sanity"ise 1998'de çıktı.

Aerosmith hareketli tarzlarıyla, üyelerinin aykırı yaşamlarıyla sembolleşmeye aday, diri hard rock toplulukarından biridir. Bu yönleriyle yeni albümleri merakla bekleniyor...

İlgili konuları ara


Görüşler

Bu konuda henüz görüş yazılmamış.
Gürüş/yorum alanı gerekli.
Markdown kodları kullanılabilir.

Aerosmith
Aerosmith