Olduğu halde için Arama Sonuçları (1000)

Sabun Renkli Olduğu Halde Neden Beyaz Köpürür ?

Sabun renkli olduğu halde neden beyaz köpürür ?

Chromium

Chromium, açık kaynak kodlu ve özgür bir web tarayıcısı projesi. Chromium; Google Chrome ve Yandex tarayıcılarının da temelini oluşturmaktadır.

Decemviri

Decemviri (tekil decemvir), Roma Cumhuriyeti'nde bir görevi yerine getirmeleri için atanmış ve Latince "On Adam" anlamına gelen terim.

Element

Element Alm. Element (n), Urstoff (m), Fr. Elément (m), İng. Element. Kimyasal metodlarla daha basit maddelere ayrışması mümkün olmayan basit madde. Su bir element değildir. Fakat suyun elektrolizinden elde edilen hidrojen ve oksijen birer elementtir. Saf şeker bir element değildir. Çünkü şekerden karbon, hidrojen ve oksijen çıkarılabilir. Element, aynı cins ve kimya tepkimelerinde bölünmeyen en küçük parçaların yığınıdır. Bu parçalara atom denir. Far

Harem

Harem Osmanlı sarayında, padişahın annesinin nezâretinde, sarayın hanım, çocuk ve hizmetçilerinin kaldığı bölüm.

Kithara

Kithara (Yunanca: ``κιθάρα``), Bu gün modern Yunanca`da klasik gitar`ı da tanımlayan telli, antik bir Yunan çalgısı. Kutlamalarda, özellikle de tanrı Apollon şerefine düzenlenen kült törenlerinde çalınmak için tercih edilen seçkin bir enstrümandı. Her ne kadar Lir ile benzer olduğu düşünülse de Lir daha küçük ve ayaksızdır.

Liman

Liman Gemilerin barındıkları, yük alıp boşalttıkları, yolcu indirip bindirdikleri, çeşitli tesisleri bulunan tabii veya sun'i olan deniz kenarı. Eski çağlardan beri tabii halde olan körfezler liman vazifesini görmüş, tekniğin ilerlemesiyle sun'i limanların yapımına ve kullanımına başlanmıştır.

Limit

Limit kelime Latince Limes ya da Limites 'den gelmekte olup sınır, uç nokta anlamdadır. Öklid ve Arşimet tarafından eğrisel kenarlara sahip şekillerle ilgili olan teoremlerde kullanılmıştır.

Laser

Laser Monokromatik (tek renkli), oldukça düz, yoğun ve aynı fazlı paralel dalgalar halinde genliği yüksek güçlü bir ışık demeti üreten alet. Laser İngilizce; Light Amplification by Stimulated Emission of Radiation (uyarılmış ışın neşriyle ışık kuvvetlendirilmesi) cümlesindeki kelimelerin baş harflerinin alınmasından türetilmiş, bir kelimedir. 1960 senesinde ABD'de Theodore H. Maiman tarafından keşfedilmiştir. Normal ışık, dalga boyları muhtelif, rengarenk, yani farklı faz ve frekansa s

Su

Su, bilinen tüm yaşam biçimleri için gerekli ve vazgeçilmez olan tatsız ve kokusuz bir maddedir. Su, canlıların yaşaması için hayati bir öneme sahiptir. Canlılık için gereken tüm fiziksel olaylar hep suyun özellikleri ile gerçekleşebilmektedir, bu nedenle biyologlar suya "yaşam sıvısı" adını vermişlerdir.

Arı

Arı Familyası: Arıgiller (Apidae). Yaşadığı yerler: Dünyanın çiçekli alanları. Özellikleri: 15-25 mm boyunda. Vücut genellikle çok tüylü. Çoğu soliter(yalnız), az bir kısmı cemiyet hayatı yaşar. Ömrü: Bal arısının faal işçileri 6 hafta, erkekler 5-6 ay, bey arı 4-5 yıl yaşar. Çeşitleri: Bal, çömlekçi, mazı, kağıt, tarla, kazıcı, testereli, sondajcı arı çeşitleri meşhurdur.

Asit

Asit, sulu çözeltilerinin tadı ekşi olan, bazı indikatörlerin (belirteçlerin) rengini değiştiren (mesela mavi turnusolu kırmızılaştıran) maddelerin ortak adı. Asidin en basit tanımı böyle olup daha yaygın olarak, sulu çözeltilerine proton (H+) veren maddeler şeklinde tanımlanır.

Bulgu

Tıpta bulgu, doktorun hastada belirlediği, gözlediği, bulduğu, onun tıbbi durumun belirtisi olan bir işarettir. Hastanın hissettikleri için kullanılan "belirti" (semptom) teriminin aksine, bulgular nesneldir. Bulgular hasta için bir şey ifade etmese de onun şikayetlerine neden olan hastalığın tanımlanabilmesi için doktoruna yardımcı olur.

Isı

Sıcaklık farkı sonucunda bir cisimden başka bir cisme aktarılan enerji. Sıcak bir cisme soğuk bir cismin yaklaştırılmasıyla sıcak olan soğurken, soğuk olan ısınır.

Tür

Tür, ortak özellikler taşıyan ve kendi aralarında döllenerek üreyebilen akraba canlıları içeren biyolojik grup.

Bayram Alayı

Osmanlı Devletinde Ramazan ve Kurban bayramlarında yapılan merasim. Padişah bayram sabahı bazan Hırka-i Şerif dairesinde ve bazan da saray mescidinde sabah namazını cemaatle kılar ve sonra has odaya gelirdi. Bundan sonra Bayram namazına gidiş hazırlıkları başlardı. Padişah tahtına gelip, oturmadan önce, akraba ve yakınlarına hil’atlar giydirip tahtın sol tarafında bekletilirdi. Bunların arkasında devlet erkanı rütbelerine göre dururlardı.

Cümle

Cümle veya tümce, çoğunlukla özne, tümleç ve yüklemden meydana gelen; bir ifade, soru, ünlem veya emiri dile getiren; kendi başına anlamlı kelimeler dizisidir. Arapça ''cumle'' kökünden gelir. Bazen yan cümleciklerle anlamı pekiştirilir veya genişletilir.

Cem

Cem, Alevilerin, Bektaşilerin cemaatle birlikte yaptığı, son derece ayrıntılı kurallara bağlanmış ibadet. Cem, yalnızca dinsel nitelikli bir toplantı değil, aynı zamanda hem ruhen yenilenme, yıkanma ve hem de toplumsal ve bireysel sorgulanma yeridir.

Deri

Deri veya cilt, insanlar ve hayvanların vücutlarını kaplayan en üst katman olup, altında barındırdığı kas ve organları koruyan ve doku tabakalarından oluşan bir örtü sistemi organıdır. Bu tabakanın altında yağ tabakası vardır. Yağ tabakası vücudumuzu sıcak tutar ve darbelere karşı korur. Burada bulunan ter bezleri boşaltıma yardımcı olur.

Aforoz

AFOROZ Bir hıristiyanı kilise topluluğu dışında bırakan ve kilise tarafından konulan yasak verilen isim.

Cinas

çok anlamı olan bir kelimeye farklı konuda farklı anlam yükleme işi

Cirit

Cirit, bir diğer deyimle Çavgan, Türklerin yüzyıllardan beri oynadıkları bir ata oyunudur. Türkler, Orta Asya'dan Anadolu'ya bu atlı oyunu da dolu dizgin beraberlerinde getirmişlerdir. Türkler için at, mukaddes ve vazgeçilmez bir unsurdur. At sırtında doğar, at sırtında büyür, at sırtında savaşır, at sırtında ölürlerdi.

Ehl-i Sünnet

Ehl-i Sünnet Alm. Der Weg der Sünniten, Fr. la voie d ahl-i Sunnat, İng. The Sunni Path. İslam dininde doğru itikat üzere olanlar. Peygamber efendimiz Muhammed aleyhisselamın ve Eshabının (aleyhimürrıdvan) yolunda bulunanlar, bildirdikleri itikat üzere inananlar. Eshab-ı kiramın, Peygamber efendimizden naklen bildirdiklerini, olduğu gibi, hiçbir şey ekleyip çıkarmadan kabul edip, böylece inanıp, onların yolunda olup, onlar gibi inananlara Ehl-i sünnet

Elyaf

Elyaf Alm. Fiber; Faser (f), Fr. Fibres (f.pl), filaments (m.pl.), İng. Fibers. Dokuma ürünlerinin hammaddesi. Bitki, hayvan ve madeni kaynaklardan elde edilen tabii elyafların yanında çeşitli kimyevi usullerle yapılan elyaflar da vardır. Pamuk, kapok, keten, kenevir, jüt, rami, manila, alfa, sisal, koko, bitkilerden elde edilen belli başlı elyaflardır. Yün, moher, deve tüyü, kaşmir, lama, angora (tavşan tüyü) alpaka, ipek ise hayvani kaynaklı tabii elya

Federasyon

Federasyon Alm. Bundesstaat; Föderation f, Fr. Fédération f, İng. Federation. İki veya daha fazla devletin ortak ve fakat sınırlı olmayan hayati menfaatlerini sağlamak amacıyla birleşmelerinden meydana gelen bir devletler topluluğu. Federasyon devlet şekli, konfederasyon devlet şeklinin ulaştığı son merhaledir. Bugün federasyon olan Amerika,Almanya ve İsviçre bir zamanlar konfederasyon devlet topluluğuydu. Federasyonda, konfederasyonun aksine olara

Fırtına

Fırtına Alm. Sturm (m), Fr. Oragen (n), İng. Storm. Şiddetli rüzgar ve bunun çöllerde veya denizlerde meydana getirdiği dalgalanmalar. Meteoroloji uzmanları, hızı saatte 100 km’yi geçen rüzgarlara fırtına derler. Fakat halk arasında fırtına denilen birçok rüzgarın hızı bundan azdır. Denizciler arasında da saniyede 15 metreden daha hızlı esen rüzgarlara fırtına denir. Fırtına başlamadan önce hava çok durgun olur.Sonra biraz rüzgar eser ve birden şiddet

Fosil

Fosil, koruyucu katmanlar arasında bozunmadan korunmuş canlı kalıntılarıdır. Fosil kelimesi Alman doktor ve maden mühendisi Georgius Agricola'nın 1546 da yayınladığı de Natura Fossilium adlı eserinde topraktan çıkarılan nesne anlamında ilk defa kullanılmıştır.

Galba

Servius Sulpicius Galba (MÖ 24 Aralık 3 – 15 Ocak 69), 8 Haziran 68-15 Ocak 69 arası Roma İmparatoru, Dört İmparator Yılı'nın ilk imparatoru.

Gaz

Gaz Alm. Gas (n), Fr. Gaz (m), İng. Gas. Maddenin üç halinden biri. Bu haldeyken maddenin yoğunluğu çok az, akışkanlığı ise son derece fazladır. Gaz halindeki maddelerin belirli bir şekli ve hacmi yoktur. Katı bir madde ısıtıldığı zaman, katı halden sıvı, sıvı halden de gaz haline geçer. Bu duruma faz (safha) değişikliği denir. Sıvıyı meydana getiren tanecikler (atom veya moleküller) birbirlerini çeker. Sıvı ısıtıldığı zaman, tanecikler arasındaki çek

Ictihad

İctihâd, (Arapça: اِجْتِهاد) İslam hukuku terimi. Arapça kökenli sözcük bir İslam hukukçusunun fıkıh usûlü prensiplerini kullanarak hükme varmak için çaba harcamasına ve sonunda vardığı hükme verilen isimdir.

Keman

Keman'ın ilk kez nerede yapıldığı kesin olarak bilinmemekle birlikte, ortaçağda İngiltere'de Fiddle, Almanya'da Fiedel İtalya'da Lira da Braci, Fransa'da Viel adlarıyla kullanılan yaylı çalgılar Keman'ın atası sayılır. Lavignac, Keman'ın Türklerin Kemençe'i guz (Oğuz Kemençesinden)alındığını yazar. Bazı kaynaklarda ise Arapların Rebab'ından geliştirildiği öne sürülmüştür.

Mahkeme

Mahkeme esas itibariyle hüküm sözcüğünden türetilmiştir. Hükme varmak için yapılan faaliyete muhakeme, muhakemenin yapıldığı yere mahkeme denir. Anayasanın 9. maddesinde yargı yetkisinin bağımsız mahkemelerce kullanıldığı belirtilmiştir.

Masal

Halk dilinde anlatılarak oluşan sözlü edebiyat ürünüdür. Bir yazar tarafından sonradan yazıya geçirilmiştir. Masallarda olaylar tamamen hayal ürünüdür. Yer ve zaman belli değildir. Kahramanlar insan üstü özellikler gösterir. İyiler hep iyi, kötüler hep kötüdür. İyiler ödüllendirilir, kötüler cezalandırılır. Masallarda eğiticilik esastır. Çoğu kez evrensel konular işlenir. Dünya edebiyatında Kelile ve Dimne, Binbir Gece Masalları ünlüdür. Türk edebiyatında Keloğlan en tanınmış masal kahramanı

Recm

Zina fiilini işleyenlere uygulanan şeriat cezası. Recm ile ilgili tartışmalar mezhepler ve tarikatlar arası ayrılığa da neden olmuştur. Recm kelimesinin Kur`an`da taşlamakla eşanlamlı değil de daha çok hor görmek, yalnız bırakmak gibi bir anlamda kullanıldığı öne sürülür. Ancak İslam`da ``recm``, hemen hemen hep taşlama fiilinin karşılığı olarak kullanılmıştır. Zaten ``recm`` kelimesi, hemen hemen tüm dillerde, taşlama kelimesinin karşılığı olarak yer almakla birlikte, Osmanlıca`ya (

Rejim

Rejim idare, usûl, sistem, nizam, tarz. Rejim kullanıldığı ilme ve terime göre değişik mânâlar almıştır.

Selman-ı Farisi

Resulullah efendimizin arkadaşlarının ileri gelenlerinden. Silsile-i aliyye adıyla bilinen veliler silsilesinin ikinci halkasını teşkil eder. Aslen İranlı olup, İsfehan yakınlarında Cey köyünde doğdu. Önce mecûsi, daha sonra Hıristiyan, sonra da Müslüman oldu. Mabeh bin Buzahşah olan ismini, Resûlullah efendimiz, Selman olarak değiştirdiler. “Farisi (İranlı)” nisbesiyle birlikte Selman-ı Farisi adıyla anıldı. Selmanü’l-Hayr lakabı ve Ebû Abdullah künyesiyle tanındı. 655 (H.35) senesinde vefat et

Yavuz Sultan Selim

Yavuz Sultan Selim Osmanlı sultanlarının dokuzuncusu, İslam halifelerinin yetmiş dördüncüsü. Sultan İkinci Bayezid'in oğlu olup, annesi Dulkadirli ailesinden Aişe Hatundur. 1470 yılında Amasya'da doğdu. Şehzadeliğinde, devrin alimlerinden mükemmel bir tahsil ve terbiye gördü. Arap, Fars dilleriyle yüksek din ve fen ilimlerini öğrendi. Askeri sevk ve idare ile devlet yöneticiliğini öğrenmesi için, şehzadeliğinde Trabzon Valiliğine gönderildi.

çocuk

Çocuk insan yavrusu. Her ailenin gönülden istediği, evin neşesi olan çocuk; gelecek günlerin kurucusu, teminatı, cemiyetin de temelidir. Çocuğun beden ve ruh sağlığı için gösterilen gayret, fedakarlık ve bu uğurda yapılan çalışmalarla cemiyet sağlam temellere oturabilir. Her şeyimiz, yarının büyükleri için olmalıdır.

Yün

Yün Koyun, keçi, deve gibi ot yiyen evcil hayvanların vücutlarını örten yumuşak kıvırcık kıl görünümünde organik elyaf. Hayvanları yağmur, soğuk ve fiziki şartlardan koruyan yün, insanların giyecek, sergi ve diğer ev ihtiyaçlarını da karşılar. Dokumacılıkta ve tekstilde kullanılan elyafın % 9'u yündür. Geri kalanı sentetik olarak petrolden elde edilir. Yün elyafı keratin denilen bir çeşit protein olup, 5 ile 12 adet daha ince elyafın birbirine bitişik olarak epidermden çıkması ile meyd

Basketbol

Basketbol, Alm. Basket-Ball, Fr. Basket-Ball, İng. Basket ball. Beşer kişilik iki takım halinde topla oynanan bir oyun. İlk olarak 1891 senesinde Amerika’da Springfield Üniversitesi eğitim üyelerinden Dr. James A. Naismith tarafından tasarlanıp tatbik edilmiştir. Bu oyunun en önemli özelliği salonlarda ve açık sahalarda oynanabilmesidir.

Toksin

Toksinler, mikroorganizmaların salgıladıkları bir takım zehirli maddeler. Toksinler iki grupta toplanırlar:

Polimer

Polimer Polimer zinciri içinde ester grubu bulunan, sentetik olarak elde edilen organik polimerler. Kullanılışı itibariyle sınıflandırıldığı zaman, poliester fiber (elyaf) ve poliester plastik şeklinde olmak üzere ikiye ayrılır. PoliesterAmerika'da ilk olarak dakron, yine o tarihlerde İngiltere'de terilen ismi altında satıldı. Amerikan standartlarına göre lifi meydana getirecek poliesterin en azından ağırlıkça % 85 dihidrik alkolün bir esteri ve tereftalik asit ihtiva etmesi gerekir. P

ışık

Işık insanların nasıl görüyoruz konusunu araştırmalarıyla ortaya çıkmıştır. Önceleri, antik çağda, Yunanlılar zamanında gözün bakılan cisme doğru ışınlar yaydığı düşünülürdü. Epikür görüntünün gözden kaynaklanan resimlerden oluştuğunu iddia etmiş, Platon, ışığın bakılan cisimlerden göze geldiğini ileri sürmüştü. Daha garip düşünceler de mevcuttu; bunlar arasında, gözden fırlayan parçacıklar ile görme sağlandığı düşüncesi de mevcuttu. Bu düşünceler antik çağdan 17. yy'a kadar uzanmıştır.

Orta Doğu

Başlığında "Ortadoğu" kavramı bulunan çalışmalara bakıldığında ilk fark edilecek husus, bu kavramın kapsamının birbirinden farklı olduğu ve her bir çalışmaya göre genişleyip daralmış olmasıdır. Bunun içindir ki Ortadoğu ile ilgili bütün çalışmalar öncelikle bu kavramın içeriğinin belirlenmesi ve kapsamına nerelerin alındığının gösterilmesiyle başlamaktadır.

Akışkan

Akışkan, sıvıları, gazları, plazmaları ve bazı durumlarda plastik katıları (eriyik) kapsayan, maddenin hallerinin bir altkümesidir.

Diyabet

İnsülin adlı pankreas hormonunun tesirinin çeşitli sebeplerle azalması veya kaybolması neticesi meydana çıkıp, kan şekerinin yükselmesi, idrarda şeker bulunması ve diğer bazı metabolik değişikliklerle karakterli, müzmin ve toplumda oldukça fazla görülen bir hastalık.

Fotoelektrik

FotonlarBilim adamları, ışığın bir tür elektromanyetik dalga olduğunu düşünüyorlardı ve içleri rahattı; ta ki Max Planck bazı deneylerinde ışığın tanecikmiş gibi davrandığını farkedinceye dek. Işık sanki devamlı dalgalar değil de, enerji paketcikleri gibi geliyordu. Einstein ve Planck bu enerji paketlerini ışık quantumu veya foton olarak adlandırdılar.

Estetik

Sanat ya da güzellik alanında söz konusu olan değerleri konu alan felsefi di­siplin; felsefenin güzeli ya da güzelliği konu alan, iyi, çirkin, hoş, yüce, trajik gibi güzel­likle yakından ilişkili olan kavramları araştı­ran, doğal nesne ya da insan yaratısı olan ürünlerde sergilenen güzelliklerle ilgili yargı ve yaşantılarımızda söz konusu olan değerleri, tavırları, haz ve tatları analiz eden dalı;

Uzay

Uzay madde ve enerjiden meydana gelen bir sistemdir. Kainattaki madde; Güneş, gezegenler, yıldızlar, galaksiler, astroidler ve meteorlardan meydana gelen hacimli ve kütleli gök cisimlerinin tamamıdır.

Hücre

Hücre, canlının canlılık özelliklerini taşıyan, yapı ve görev bakımından en küçük parçasıdır. Hücreye göze de denilebilir. Atomların molekülleri, moleküllerin makromolekülleri, makromoleküllerin makromoleküler yapıları oluşturmasıyla, dokuların en küçük yapı taşları olan ve yaşamın tüm özelliklerini sergileyen hücreler oluşmaktadır. Genel olarak tüm hücreler temelde aynı yapıya sahiptirler. Fakat bulundukları dokuya ve dolayısıyla fonksiyonlara bağlı olarak bazı farklılıklar gösterirler.

Kum Saati

Kum saatleri içinde kum olan, altı üstü geniş, beli ince, eşit miktarda bir sıvının ya da çok ince taneli bir katının bir delikten geçerken daima aynı zamana ihtiyaç göstereceği ilkesine dayanarak çalışan zaman ölçme aracıdır. Akış hızının sabit olmayıp, işlemin toplam süresinin sabit oluşu bu saatlerin dezavantajıdır.

ESER

Eser, Türk Dil Kurumu sözlüğüne göre; “''emek sonucu ortaya konan yapıt, ürün''” demektir.

Dinozorlar

Dinozor, Yunancada korkunç kertenkele anlamına gelen iki sözcüğün birleştirilmesinden oluşturulmuştur. Bunun nedeni, geçmişte bilimadamlarının dinozorları bir cins kertenkele sanmalarıdır. Türkçede yaygın fakat yanlış olarak dinazor diye yazıldığı da olur. Dinozorlar yeryüzünde ilk kez 230-225 milyon yıl önce göründüler. 65 milyon yıl önce ise, çok sayıda dinozor türünün nesli tükenmiştir.

Cumhuriyetçilik

Cumhuriyetçilik ilkesi Kemalist ilkeler arasında yer alan Cumhuriyetçilik esas itibariyle Demokrasinin devlet şekline uyarlanmış hali şeklinde tanımlanır. Farsça halk demek olan "Cumhur" kelimesinden gelir. Bu bakımdan Halk ve yönetim kelimelerinin bir araya geldiği "Demos" ve "Kritos" yani demokrasi sözcüğünün eş anlamlısı kabul edilebilir.

Işsizlik

İşsizlik Alm. Arbeitslosigkeit (f), Fr. Chômage (m), İng. Unemployment. Bir ekonomideki iş gücü seviyesi ile, işgücünün iş bulup çalışan kısmını ifade eden “istihdam seviyesi” arasındaki farktan meydana gelen, iş aradığı halde iş bulup çalışamayan işgücü. Milletler, bir yandan sosyal gaye ile bir kısım vatandaşlarının işsiz ve dolayısıyla gelirsiz kalmasını önlemek için, öbür yandan iktisadi kalkınmada mevcut işgücünden tam olarak faydalanabilmek için

Ateizm

Ateizm kelimesi Yunanca da "Tanrı" anlamına gelen "Theos"tan türemiştir. Bu kelimeden de "Tanrı inancına sahip olmak" ya da "Tanrı'ya inanmak" anlamına gelen theism anlayışı ortaya çıkmıştır. Ateizm kelimesi de İngilizce "theism" kelimesinin başına "a" ön takısının eklenmiş hali olup Türkçe’de "tanrı tanımazlık" anlamına gelmektedir. İnançsızlık denilince hemen akla ateizm gelmemelidir. Mesela insanların çoğu inanç sahibi ve bir dine mensup olmasına rağmen diğer dinleri reddetmektedirle

Gebelik

Gebelik, erkekten gelen sperm ile kadının yumurtalıklarından atılmış olan yumurtanın döllenmesinden doğuma kadar geçen 40 haftalık (280 gün) döneme verilen isimdir. Döllenmenin oluştuğu andan 8. haftanın sonuna kadar geçen döneme embriyotik dönem denirken bundan sonrasına ve doğuma kadar olan döneme de fetal dönem denmektedir.

Bor

Bor, sembolü B olan atom numarası 5 olan element. Bor trivalent nonmetalik bir element olup boraks ve uleksit bileşiklerinde çokca bulunur. Bor dunya da serbest element olarak bulunmaz. Boronun bir cok allotropu vardır; amorf katı bor kahverengi renkte bir toz iken, sağlam kiristalli bor siyah, sert (Mohsh ölçeğinde 9.3), oda sıcaklığında zayıf iletkendir.

Fotokopi

Yazı ve çizimlerin kopyasını anında çıkarabilen makina. Bunun için kullanılan aletlere fotokopi makinası denir. Kopyası çıkarılacak sayfanın ışıkla taranarak yansıyan ışıkların, üzerinde ışığa duyarlı tabaka olan başka bir kağıt üzerini tesir altına almak suretiyle görüntü elde etmek esasına dayanır.

Kömür

Kömür, katmanlı tortul çökellerin arasında bulunan katı, koyu renkli ve karbon bakımında zengin kayaç şeklindeki yakacak türüne verilen ad. Dünya nın çoğu bölgesinde bulunan kömüre, Yer’in yüzeye yakın bölümlerinde ya da çeşitli derinliklerde rastlanır. Kömür çok miktarda organik kökenli maddenin kısmi ayrışması ve kimyasal dönüşüme uğraması sonucunda oluşan bir çok madde içerir.

Flüt

Flüt, üç parçanın birleşiminden oluşan bir enstrümandır.

Sitoplazma

Hücrede birçok hayatsal olayların gerçekleştiği yerdir. Yarı kolloidal (yarı sıvı) bir yapı gösterir. içinde organeller, su, proteinler, yağlar, karbonhidratlar, tuzlar, vitaminler, hormonlar ve çeşitli iyonlar bulunur.

Mobilya

Mobilya Çalışılan ve oturulan yerlerin, günün şartlarına, insanların zevklerine göre süslenmesine, değişik gayelerle donatılmasına yarayan, portatif ve taşınabilir eşyalar. Dilimizde bu gibi yerlerde kullanılan masa, iskemle, koltuk, kanape, divan, dolap, kitaplık, büfe, karyola vb. eşyaları “mobilya”, bu eşyaları yapıp satanlara da “mobilyacı” denmektedir. Mobilya ve mobilyacılığın tarihçesi, Miladdan binlerce sene öncesine kadar uzanmaktadır. M.Ö. yaşayan Asurlulara ait saray kalıntı

Bedesten

BEDESTEN Kumaş ve kıymetli eşyalar satılan kapalı çarşı. İslam ülkelerinde görülen bedestenler, kubbeli iki tarafı dükkanlarla kaplı, taştan yapılmış emniyetli alış-veriş merkezleri idi. Selçuklular zamanında Anadolu’da bedesten yapıldığı biliniyorsa da günümüze ulaşmamıştır. Osmanlıların 15. asırdan itibaren Anadolu ve Anadolu dışında yaptıkları bedestenler, günümüze kadar gelmiş ve birçokları halen faaliyetine devam etmektedir. Bu bedestenlerden bir kıs

Bal

Bal Alm. Honig, Fr. Miel, İng. Honey. Bal arısının (Apis mellifica) çiçek nektarlarından (balözü bezleri) topladığı özsu içindeki sakkarozun, arının midesinde değişme (invesiryonu) ile husule gelen madde. Bir kovanda bulunan üç cins arıdan işçi arılar petekleri bal ile doldururlar ve gözlerinin üstünü balmumu ile örterler. Sonbaharda kovandan alınan peteklerdeki bal, ya ısıtılarak (eritilmiş bal) veya sıkılarak yahut da santrüfüj ile (süzme bal) elde edilir.

Yarasa

Yarasa (Chiroptera), uçma yeteneğine sahip memeliler takımı. El parmakları uzamış ve esnek uçma derisiyle çevrilmiştir. Çoğu tür, baş aşağı tutunarak uyur. Geceleri aktif olan bu canlıların koklama ve tat alma duyuları çok iyi gelişmiştir. Meyveyle beslenen türler haricinde, görme duyuları iyi gelişmemiştir. Çıkardıkları çok yüksek frekanslı ses dalgalarının, etraflarındaki cisimlere çarpıp geri dönmesi yardımıyla yönlerini bulurlar (ekolokasyon). Bu sesler, çoğunlukla insanlar tarafından duy

Uyak

Şiirde dize sonlarındaki ses benzerliğidir. Türk halk şiirinde ayak olarak adlandırılır. Uyakta ses açısından bezeşen sözcüklerin anlam bakımından farklı olmaları gerekir. Şiirde ses benzerliği yoluyla uyum sağlamak ve genellikle okuru etkilemek amacıyla kullanılan uyak, sözlü edebiyat ürünlerinde hatırlamayı ve ezberi kolaylaştıran bir öğedir. Ses benzerliğinin niteliğine göre uyaklar çeşitli türlere ayrılır. Yalnızca bir ünsüzün (sessiz) benzeştiği uyaklara...