Avrupa günü

5 Mayıs 1949 Avrupa Konseyi'nin kuruluş tarihidir. Avrupa Konseyi'ne üye ülkelerde 5 Mayıs Avrupa Günü olarak kutlanır. Bu nedenle üye ülkelerde 5 Mayıs günü toplantılar düzenlenir. Bu toplantılarda Avrupa Konseyi'nin kuruluşu, amacı, ilkeleri anlatılır. Çalışma organları tanıtılır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi okunur.

Avrupa günü

Avrupa günü 9 Mayıs 1950'de Robert SCHUMANN, birleşik bir Avrupa fikrini gündeme getirdi ve Schumann Deklerasyonu olarak bilinen sunuş ile Avrupa Birliği'nin de temellerini attı. Kendini barışa adamış Jean Monnet'in fikir babası olduğu ve bugünün AB'nin temellerinin atıldığı bu bildirgede, askeri gücün temelini oluşturan kömür ve çelik sanayinin yönetiminden sorumlu uluslarüstü bir Avrupa kurumunun yaratılması öneriliyordu. Schumann'ın çağrı yaptığı ülkeler, geride yalnızca maddi ve manevi yaralar bırakan savaşlarda birbirini neredeyse yok eden ülkelerdi. Bu çağrıya Almanya, İtalya, Hollanda, Belçika ve Lüksemburg'un olumlu yanıt vermesiyle AB'ye doğru giden ilk adım, 1951 Nisanında Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu'na ilişkin kurucu antlaşmanın imzalanmasıyla atılmış oldu. Bugünkü AB'nin doğduğu gün olarak kabul edilen 9 Mayıs'ın Avrupa Günü olarak kutlanması kararı da 1985 yılında Milano'da yapılan AB hükümet ve devlet başkanları zirvesinde alındı.

Her yıl 9 Mayıs'da dünyanın çeşitli ülkelerinde Avrupa Birliği'nin misyonunu, tarihçesini, politikalarını geniş kitlelerle paylaşabilmek amacıyla festival havasında çeşitli etkinlikler düzenlenmektedir.

9 Mayıs 1950 Bildirgesi

Fransa Dışişleri Bakanı Robert Schuman tarafından sunulmuş ve şimdiki Avrupa Birliği'nin kurulmasıyla sonuçlanmış olan teklifin tam metni:

'Dünya barışı ancak onu tehdit eden tehlikelerin üstesinden gelebilecek güçte yaratıcı çabalarla korunabilir.

İyi örgütlenmiş ve canlı bir Avrupa'nın uygarlığa sağlayacağı katkı, barışçıl ilişkilerin korunması için vazgeçilmezdir. 20 yılı aşkın süredir birleşmiş bir Avrupa'nın savunucusu rolünü üstlenen Fransa, barışa hizmeti daima temel amacı olarak benimsemiştir. Ne var ki, birleşmiş bir Avrupa kurulamadı ve savaşı yaşadık.

Avrupa birden bire ya da tek bir plan çerçevesinde yaratılamaz. O, ilk başta de facto bir dayanışmaya yol açacak somut kazanımlarla kurulacaktır. Avrupa uluslarının bir araya gelebilmeleri için Fransa ile Almanya arasında kökleri yüzyıllar öncesine uzanan karşıtlıkların ortadan kaldırılması gerekir. O halde atılacak adımlar her şeyden önce bu iki ülkeyle bağlantılı olmalıdır.

Fransız Hükümeti, bu amaçla belirli bir alanla sınırlı olan, ancak belirleyici öneme sahip bir konuda derhal girişimde bulunulmasını önermektedir.

Fransız Hükümeti'nin önerisi, Fransız-Alman kömür ve çelik üretimini tek bir ortak 'Üst Kurul'un yetkisi altında almak ve bu yapıyı diğer Avrupa ülkelerinin de katılımına açık tutmaktır.

Kömür ve çelik üretiminin bu şekilde bir araya getirilmesi, Avrupa federasyonuna doğru ilk adımı oluşturmak üzere, ekonomik gelişmenin ortak temellerini yaratacaktır.. Bu, uzun süredir savaş mühimmatı üretimi yapan ve bundan hep zarar görmüş olan bölgelerin kaderini değiştirecektir.

Bu şekilde üretim düzeyinde sağlanacak dayanışma, Fransa ile Almanya arasında savaş çıkması ihtimalini sadece düşüncelerden silmekle kalmayacak, onu maddeten de imkansız kılacaktır. İsteyen bütün ülkelerin katılımına açık olacak ve nihai olarak tüm üye ülkelere sanayi üretiminin temel unsurlarını eşit koşullar altında sağlayacak olan bu güçlü ve üretken birim, ülkelerin ekonomik birliğinin gerçek temellerini atacaktır.

Böylece yaşam standartlarını yükseltmek ve barışçıl kazanımları geliştirmek üzere üretilen ürünler, herhangi bir ayrımcılık ya da dışlama olmaksızın tüm dünya ülkelerinin kullanımına sunulacaktır.

Böylece, ortak bir ekonomik sistemin önkoşulunu oluşturan çıkar birliği, basit ve hızlı bir şekilde gerçekleştirilmiş olacaktır. Bu, uzun yıllardır kanlı savaşların yol açtığı bölünmeler nedeniyle birbirine düşman olan ülkeler arasında daha geniş ve derin bir birlikteliğin mayasını oluşturabilir.

Önerimiz doğrultusunda temel sınai üretimin birleştirilmesi ve Fransa, Almanya ve diğer üye ülkeleri bağlayıcı nitelikte karar alma yetkisine sahip yeni bir Üst Kurul'un oluşturulması, barışın korunması için vazgeçilmez olan Avrupa federasyonunun kurulmasına yönelik ilk somut temelin atılmasını sağlayacaktır.

Fransız Hükümeti, tanımlanan hedeflerin gerçekleştirilmesini teşvik etmek için, aşağıdaki esaslara dayalı olarak müzakereler başlatmaya hazırdır:

Ortak Üst Kurul'a verilecek görev, üretimin modernize edilmesini ve üretim kalitesinin yükseltilmesini; kömür ve çeliğin Fransız ve Alman pazarları ile diğer üye ülkelerin pazarlarına aynı şartlarla arz edilmesini; diğer ülkelere ihracatın ortaklaşa geliştirilmesini; bu sektörlerde çalışan işçilerin yaşam koşullarının eşit düzeye getirilmesini ve yükseltilmesini en kısa zamanda sağlamak olacaktır.

Bu hedeflere ulaşmak için, üye ülkelerin halihazırdaki çok farklı üretim koşulları dikkate alınarak, bir üretim ve yatırım planının uygulanması, fiyatları eşitlemek için dengeleyici mekanizmaların oluşturulması ve üretimin rasyonelleştirilmesini desteklemek amacıyla bir yeniden yapılandırma fonunun harekete geçirilmesi gibi bazı geçici tedbirlerin alınması önerilmektedir. Kömür ve çeliğin üye ülkeler arasındaki dolaşımında her türlü gümrük vergisi derhal kaldırılacak ve bunların farklı taşımacılık ücretlerinden etkilenmemesi sağlanacaktır. Üretimin en yüksek verimlilikle daha rasyonel dağılımını kendiliğinden sağlayacak koşullar süreç içinde oluşturulacaktır.

Dağıtım ve ulusal pazarlar üzerinde kısıtlamalar getirme ve yüksek kar oranları sağlama eğiliminde olan uluslararası kartellerin aksine, ortak Üst Kurul, piyasaların entegrasyonunu ve üretimin genişlemesini sağlayacaktır.

Yukarıda tanımlanan temel ilkeler ve üstlenilen taahhütler, Devletler arasında imzalanacak ve onaylanmak üzere parlamentolara sunulacak olan antlaşmaların konusunu oluşturacaktır. Bu antlaşmaların uygulanmasına ilişkin ayrıntıları çözüme bağlamak için gerekli müzakereler, mutabakatla tayin edilen bir hakemin yardımıyla yürütülecektir. Bu hakem, varılan anlaşmaların öngörülen ilkelerle uyum içerisinde olup olmadığını tespit etme sorumluluğunu üstlenecek ve müzakerelerin kilitlendiği durumlarda uygulanması gereken çözümü kararlaştıracaktır. Uygulamadan sorumlu ortak Üst Kurul, eşit oranda temsil esası çerçevesinde, hükümetlerin atayacakları bağımsız kişilerden oluşacak ve yine hükümetlerin mutabakatıyla bir başkan seçilecektir. Üst Kurul'un kararları, Fransa, Almanya ve diğer üye ülkelerde bağlayıcı güce sahip olacaktır. Bu kurulun kararlarına itiraz hakkı için gerekli tedbirler alınacaktır.

Üst Kurul'a Birleşmiş Milletler'in bir temsilcisi atanacak ve yılda iki kez Birleşmiş Milletler'e rapor vermekle yükümlü kılınacaktır. Raporda, söz konusu yeni organizasyonun çalışmaları hakkında bilgiler ve özellikle hedeflerini gerçekleştirmedeki başarısı yer alacaktır.

Üst Kurul'un varlığı, işletmelerin mülkiyet biçimlerini hiçbir şekilde etkilemeyecektir. Ortak Üst Kurul, görevlerini yerine getirirken, Uluslararası Ruhr Kurulu'na verilen yetkileri ve Almanya'nın tabi olduğu her türlü yükümlülüğü, bu yetki ve yükümlülükler yürürlükte kaldığı sürece dikkate alacaktır.'

İlgili konuları ara

Yanıtlar