Menteşeoğulları Beyliği'nin Başkenti Beçin

Beçin örenleri, Muğla'ya bağlı Milas İlçesi'nin 5 km. güneyinde, Milas Ovası'na hakim bir plato üzerinde kuruludur. Milas-Bodrum-Muğla yol kavşağından örene ayrılan karayolu üzerindedir.

Kentin adı Ortaçağ İtalyan kaynaklarında "Pezona", Türk-İslâm kaynaklarında ise "Barçın", "Berçin", "Peçin" ve "Beçin" şeklinde geçmektedir. Kentin Türk Dönemi öncesi tarihine ilişkin kesin bilgiler olmamasına karşın, bir takım buluntular, Beçin'in M.Ö. 200

Beçin

Menteşeoğulları Beyliği'nin Başkenti Beçin

Beçin örenleri, Muğla'ya bağlı Milas İlçesi'nin 5 km. güneyinde, Milas Ovası'na hakim bir plato üzerinde kuruludur. Milas-Bodrum-Muğla yol kavşağından örene ayrılan karayolu üzerindedir.

Kentin adı Ortaçağ İtalyan kaynaklarında "Pezona", Türk-İslam kaynaklarında ise "Barçın", "Berçin", "Peçin" ve "Beçin" şeklinde geçmektedir. Kentin Türk Dönemi öncesi tarihine ilişkin kesin bilgiler olmamasına karşın, bir takım buluntular, Beçin'in M.Ö. 2000 yıllarına dek uzanan bir geçmişi olduğunu düşündürmektedir. Bölgenin, XIII.yüzyılın ikinci yarısında Türk hakimiyetine girdiği bilinmektedir. Bölgeyi ele geçiren Menteşeoğulları, başlangıçta Milas'ı başkent yapmışlar, ancak XIV. yüzyılın başlarında, savunması daha kolay olduğu için, hükümet merkezini Beçin'e taşımışlardır. Beçin, Tacettin Ahmet Gazi'nin hükümdarlığı süresince beyliğin başkenti olarak kalmıştır. Bu kişinin 1391'de ölümünden sonra, yöre Yıldırım Bayezid tarafından Osmanlı topraklarına katılınca, hükümet merkezi Balat'a (Milet) taşınmıştır.

Kentte günümüze ulaşan yapı kalıntıları:

Roma Mezarı: Beçin'in bugünkü yerleşim merkezinde, ören karayolu kenarındadır. Oda mezar şeklindedir.

İç Kale: Kentin kuzeyindedir. Menteşeoğulları Döneminde bugünkü şeklini alan kale, kısmen bir tapınağın üzerine oturmaktadır. Oldukça harap durumdaki surlarla çevrili alanda varlığı saptanabilen yapılar, bir hamam,bir sarnıç ve tonozlu bir yapı kalıntısından ibarettir. Hamamın XIV. yüzyılda, Menteşeoğulları Döneminde inşa edildiği sanılmaktadır.

Büyük Hamam: Ahmet Gazi Medresesi ile İç Kale arasındadır. XIV. yüzyıla tarihlenmektedir. Kentteki hamamların en büyüğüdür. Üç eyvanlı hamamın soyunmalık mekanı yıkıktır.

Ahmet Gazi Medresesi: Kitabesine göre 1375 yılında, Menteşe Beyi Tacettin Ahmet Gazi tarafından inşa ettirilmiştir. Açık avlulu, iki eyvanlı bir yapıdır. Medresenin ana eyvanında, Ahmet Gazi ve yakınlarının mezarları yer almaktadır.

Orhan Bey Camii: Ahmet Gazi Medresesi'nin karşısındadır. İbni Batuta' nın Beçin'i ziyaret ettiği 1330'lu yıllarda, yapının inşa halinde olduğu anlaşılmaktadır. Kareye yakın dikdörtgen planlıdır. Girişi ve duvarlarının yaklaşık 1,5 m. yüksekliğe kadar olan kesimi ayaktadır. Kaynaklar ve kazı sonuçlarından, bunun ahşap destekli bir cami olduğu anlaşılmaktadır.

Bey Konağı: Ahmet Gazi Medresesi'nin kuzey-batısındadır. XIV. yüzyıla ait olduğu düşünülen yapıda kazı çalışmaları sürdürülmektedir.

Bey Hamamı: Konağın kuzeyindedir. Enine sıcaklı ve çift halvetli hamamın su deposu, külhanı ve soyunmalık mekanı, 1995 yılı kazı çalışmalarında ortaya çıkarılmıştır.

Kızılhan: XIV. yüzyıl sonu veya XV. yüzyıla tarihlenen han, iki katlıdır. Alttaki ahır mekanı, kısmen yıkılmış bir tonoz ile örtülüdür. Üst katta yer alan iki mekanın ise, birer kubbe ile örtülü oldukları anlaşılmaktadır.

Şapel: Orhan Camii'nin yaklaşık 200 m. güneyindedir. Orta Bizans Dönemine ait olduğu düşünülmektedir.

Yelli Camii: Kepez mevkiindedir. XIV. yüzyıla tarihlenmektedir. Tek kubbe ile örtülü kare planlı bir yapıdır. Kuzeyinde iki birimli bir son cemaat yeri bulunmaktadır.

Yelli Medrese: XIV. yüzyıla tarihlenmektedir. Kepez mevkiinde, Yelli Camii'nin doğusundadır. Harap durumdadır.

Karapaşa Medresesi: Açık avlulu bir medresedir. XIV. yüzyıl sonu veya XV. yüzyılda inşa edildiği tahmin edilmektedir. Oldukça harap durumdadır.

İlgili konuları ara

Yanıtlar