Beykoz, İstanbul

Beykoz, İstanbul`un bir ilçesidir. Çatalca-Kocaeli bölümünün Kocaeli Yarımadası batısında yer almakta olup; batıdan İstanbul Boğazı, doğu ve kuzeydoğudan Şile ilçesi, kuzeyden Karadeniz ve güneyden Ümraniye ve Üsküdar ilçeleri ile çevrelenmiştir.==Coğrafyası==Deniz seviyesinden başlayarak 270 metreye kadar yükselen Beykoz`un engebeli arazisini Riva, Küçüksu ve Göksu dereleri parçalamıştır.

Beykoz, İstanbul

{{TR-ilçe |Resim= |Başlık= |İlçe adı =Beykoz |İl =İstanbul |Yüzölçümü =313 |Nüfus =217,316 |Nüfus yoğunluğu=694 |Mahalle sayısı = 25 |Köy sayısı = 21 |Koordinatlar = |Başkan = Muharrem Ergül |adresi= |Kaymakam=Cengiz Gökçe |adresi2= }}

Beykoz, İstanbul`un bir ilçesidir. Çatalca-Kocaeli bölümünün Kocaeli Yarımadası batısında yer almakta olup; batıdan İstanbul Boğazı, doğu ve kuzeydoğudan Şile ilçesi, kuzeyden Karadeniz ve güneyden Ümraniye ve Üsküdar ilçeleri ile çevrelenmiştir.

Coğrafyası

Deniz seviyesinden başlayarak 270 metreye kadar yükselen Beykoz`un engebeli arazisini Riva, Küçüksu ve Göksu dereleri parçalamıştır. İlçe ve yakın çevresinde Akdeniz iklimi ile Karadeniz ikliminin karışımı olan “Geçiş Tipi İklim” etkilidir. Yazlar Akdeniz kadar sıcak olmamakla birlikte Karadeniz kadar yağışlı değildir. Beykoz ve çevresi başta kestane, meşe, gürgen, ıhlamur, kayın, kızılağaç ve fındık ağaçlarından oluşan doğal orman örtüsüyle kaplıdır.

Tarihi

Beykoz`un tarihi 2700 yıl öncesine götürenler var. İlk olarak kimlerin yerleştiği kesin olarak bilinmiyor. Ancak, Roma döneminde Anadolu Kavağı`nda bir adak yerinin olduğu biliniyor. O dönemde Karadeniz`e çıkmak isteyenlerin elverişli bir rüzgarla seyahat edebilmek için Zeus ve Poseidon adına kurbanlar kestikleri de biliniyor.

Yaklaşık 700 yıl önce bu yörenin Türklerin eline geçmesinden sonra Beykoz, onlar için de bir ihtişamı ile göz kamaştıran bir mekan olup çıktı. Osmanlı Padişah ve Vezirleri için yaptırılan av köşklerinin çoğunluğuna bakıldığında, buranın tarih boyunca bir av ve eğlence merkezi olduğu anlaşılıyor.

Beykoz`un tarihi gelişimi M.Ö. 700`lü yıllara dayandırılıyor. Bu tarihte bölgeye deniz yolu ile gelen Traklar`ın Bebrik adı ile kurdukları devletin bulunduğu köyün kısa zamanda gelişmesi ile Kral Amikos bu köye kendi adını veriyor. Traklar`dan sonra Amikos pek çok kültüre ev sahipliği yapıyordu ve arkasından Persler, Abbasiler geliyor. Beykoz İstanbul`un fethinden çok önce 1402 yıllarında Yıldırım Beyazıt tarafından Osmanlı İmparatorluğu topraklarına katılıyor. Bundan sonra Amikos olan adı Beykoz`a dönüştürülüyor. Kocaeli Beyleri`nin ikametgahına ayrılan Beykoz; “bey” hecesini bu yöneticilerden, “koz” hecesini de Farsça`da köy anlamına gelen “Koz” kelimesinden almıştır. Beylerin köyü... Beykoz... Zengin ormanlık alanları ile o dönemde padişahlar tarafından av sahası olarak kullanılmaktaydı... Fatih Sultan Mehmet avlanırken Beykoz`da Tokat Kalesi`nin fethi müjdesini aldığı söylenir. Bu müjdeyi aldığı yerde bu zaferin anısına Tokat kalesi`ne benzer bir av köşkü yapılır ve buraya “Tokat bahçesi” adını verir. Günümüzde bu köşkün bulunduğu yer “Tokatköy mahallesi” olarak adlandırılmaktadır.

Beykoz`un günümüze gelen bir çok Tarihi eseri mevcuttur.



Nüfus

1990 yılında yapılan nüfus sayımına göre ilçenin nüfusu 178.438`dir. 2000 yılında yapılan nüfus sayımı ile mukayese edilecek olursa, 13.290 kişilik nüfus artışı olduğu görülecektir. Buna göre yıllık nüfus artış oranı %13`dür.

Yıllara göre;
  • 1980, 114.812
  • 1985, 136.063
  • 1990, 163.184
  • 1997, 192.358
  • 2000, 217.316


İdari yapı

İlçe, 1 belde, 20 köy ve 20 mahalleden oluşmaktadır. Çavuşbaşı Beldesi ve Elmalı Köyü haricindeki köylerimizin nüfusları azdır. Çavuşbaşı Beldesi ve Elmalı Köyü orman içine sonradan yerleşerek oluşmuş köy niteliğinde olup, Karadeniz köyleri özelliğini taşır. 6-8 mahalleden oluşmaktadır.

Sosyal hayat

Beykoz`da gözle görülür bir plansız yapılaşma ve konut sıkıntısı yaşanmakta olup, nüfusun 2/3`e yakını tapusuz gecekondu tipi evlerde oturmaktadır. İmar durumu yakın zamana kadar imar mevzuatının tatbikatındaki gecikmeler yüzünden son derece düzensizdir. Büyük ölçüde eksik olan altyapı tamamlanmaya çalışılmaktadır. İlçe nüfusunun büyük bölümünü Beykoz`a bölge dışından iç göçle gelen vatandaşlar oluşturmuştur. Yaşanan aşırı iç göç sonucunda birçok yerde doğal bitki örtüsünün yok edilmesi ile yerleşim alanları meydana gelmiştir Yer şekillerinin de engebeli olması;plansız yapılaşmanın sebeplerinden biridir. Arazi mülkiyeti genellikle orman ve hazineye ait olup, şahıs mülkiyetindeki arazilerin sınırlı olması ve büyük parseller içermesi yüzünden işgallerle konut alanı haline dönüştürülmüştür. Eski yerleşim alanı olarak Merkez, Yalıköy, Paşabahçe, Anadolu Hisarı, Kanlıca`nın bir kısmı müstakil ve eski tip konut tarzını koruyabilen mahalleler arasındadır.

Kültür

Beykoz Belediyesi, Beykoz İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ile ilçede bulunan çeşitli vakıf ve derneklerin işbirliği sayesinde halk oyunları, tiyatro etkinlikleri ve çeşitli yarışmalar yapılmaktadır. Kütüphanelerin ve çok amaçlı salonların yetersizliği, kültürel faaliyetlerin istenilen düzeye ulaşmasını engellemektedir. İlçemizde 3 sinema, 11 spor kulübü, 1 spor salonu, 3 futbol sahası, 4`ü şahıslara ait 6 halı saha mevcuttur. Beykoz Çayırı`nda yapılmaya başlayan geleneksel Beykoz Şenlikleri kültürel etkinliklerin sergilendiği önemli bir faaliyettir.

Osmanlı dönemi eserleri

  1. Beykoz Kasrı 1845-1854 Abdülmecid Han
  2. Küçüksu Kasrı 1752 1. Mahmut
  3. Hıdiv Kasrı 1906 Abdülhamid Han
  4. Anadoluhisarı Kalesi 1396 Yıldırım Beyazıt (Güzelcehisar Kalesi)
  5. Mihrişah Sultan Çeşmesi 1806 III. Selim
  6. Anadolu Kavağı Kalesi 1630 IV. Murat
  7. Midillili Ali Reis Camii 1593 Midillili Ali Reis tarafından yaptırılmıştır.
  8. On Çeşmeler(İshak Ağa Çeşmesi) 1550-1747 I. Mahmud
  9. İskender Paşa Camii ve Türbesi 1560 I. Süleyman (Kanuni) ve II. Selim dönemlerinin devletin ileri gelenlerinden, “Magosa Fatihi” olarak tanınan Gazi İskender Paşa (ö. 1570) tarafından yaptırılmıştır.
  10. Karakulak Çeşmesi 1836 II. Mahmut
  11. Mehmet Ali Paşa Çeşmesi 1870 Abdülaziz Han
  12. Anadolu Feneri ve Camii 1567 (I. Mahmud döneminde yaptırılmıştır)


Turizm

Beykoz merkezindeki Abraham Paşa Korusu çeşitli turistik tesislerle yeniden düzenlenmiştir. Kanlıca`da bulunan Mihrabad Korusu Boğaz manzaralı görünümüyle en gözde mesire alanları arasında yer almaktadır.

Beykoz tarihi yalıları ile de ünlüdür. Anadolu Hisarı`ndanBeykoz Yalıköy`e kadar birçok özel mülk konumunda olan tarihi yalılar, Boğaz görünümüne güzellik katmaktadır. Bu yalıların en önemlisi Anadolu Hisarı`ndaki Hekim Paşa Yalısı`dır.

%80`sı orman alanı olan Beykoz, İstanbul halkının hafta sonu dinlenme ihtiyacının büyük bir bölümünü karşılamaktadır. Anadolu Kavağı, Anadolu Feneri , Poyraz Köy, Riva (Çayağazı), Cumhuriyet Köyü, Ali Bahadır, Değirmen Dere, boshane, göllü köyü ,Akbaba, Polonezköy en çok ilgi çeken mesire alanlarıdır. Turizm alt yapısı ve tesisleri yetersizdir. Polonezköy`de bulunan otel ve pansiyonlar dışında turizm amaçlı tesis çok azdır.

Boğaz eskiden beri balıkçılığı ile meşhur olmasına rağmen Beykoz bu açıdan da istenilen ölçüde tanıtılamamıştır. Anadolu Kavağı`ndaki balık lokantaları deniz ve kara yoluyla gelen yerli ve yabancı turistlerin rağbet ettikleri yerlerdendir. Akbaba Köyü`nde bulunan Akbaba Sultan Türbesi ve Mescidi, Anadolu Kavağı Yuşa Tepesi`ndeki Yuşa Türbesi, Kanlıca`daki İskender Paşa Türbesi ve Camii, Dereseki Köyü`ndeki Kırklar Baba Türbesi, Orta Çeşme`deki Uzun Evliya Türbesi çok sayıda ziyaretçi çeken yerledir. İlçe sınırları içinde bulunan ve Türkiye`de Kültür ve Tabiatı Koruma Vakfı`nın belirlediği anıtsal ve korunmaya değer ağaçlar vardır ki bunlardan bazıları; Kaymak Donduran da 200 yaşındaki Kestane Ağacı, Beykoz Çayırı`ndaki 200 yaşındaki Çınar Ağaçları örnek verilebilir.

}

Kaynaklar

Vikipedi

İlgili konuları ara

Yanıtlar