Bilsak Tiyatro Atölyesi   İstanbul - Beyoğlu`nda kurulu bir özel tiyatrodur.

Bilsak Tiyatro Atölyesi

Bilsak Tiyatro Atölyesi   İstanbul - Beyoğlu`nda kurulu bir özel tiyatrodur.

1984 yılında bir "oyunculuk okulu" olarak kuruldu. Başlangıcından itibaren; Erol Keskin, Ayla Algan, Beklan Algan, Prof. Cevat Çapan, Taner Barlas, Ahmet Levendoğlu, Macit Koper, Haluk Şevket, Yekta Kara, Müge Gürman, Metin Deniz, Ergüder Yoldaş gibi sanatçılar eğitmen olarak yeraldı. BİLSAK, ``Çağdaş Gösteri Sanatları Girişimi`` adı altında; hiçbir kurum tarafından desteklenmeyen ve hiçbir ödenekten yararlanmayan bağımsız sanatçıların ürettikleri işlerin sergilenmesini destekliyor.

Oyunları

center|554px|Kurumun logosu

  • Savaş Oyunları - Edward Bond -1987
  • Burda Ve Şimdi - Topluluk Üyeleri Tarafından Yazılan Metin -1988
  • İşte Baş İşte Gövde İşte Kanatlar - Sevim Burak -1989 - 91
  • Gitmeden Önce - Stephen Poliakoff- 1992-93
  • Müfettişler - Melih Cevdet Anday- 1992-93
  • Savaş Oyunları-(Bir Başka Versiyon)- 1996
  • Park Yapılmaz - Heiner Müller`in "Hamlet Makinesi" Adlı Metninden Esinlenerek Topluluğun Yazdığı Metin- 1997
  • Kurbağa Öyküleri - Arnold Lobel`in Öykülerinden Uyarlama-1999
  • İyi Hava Kötü Hava - A. Çehov`un Öykülerinden Topluluk Tarafından Yapılan Uyarlama- 2000
  • Doğum Günü - Ludmila Petrushevskaya- 2002
  • Yolcu -Nazım Hikmet - 2002
  • Mut - Sevim Burak -2004
  • Mach 1 Palyaço Ruşen Ve Kadın - Sevim Burak -2004
  • Evcimen Kabil - Tony Kushner -2005
  • Beckett Grimavi -Samuel Beckett - 2006


Ödülleri



  • Avni Dilligil Topluluk Başarı Ödülü- 1990
  • Ulvi Uraz Toplu Başarı Ödülü- 1990
  • 1.Mersin Ulusal Karşılaşması Başarılı Topluluk Ödülü- 1991
  • 1.Mersin Ulusal Karşılaşması En İyi Kadın Oyuncu Ödülü- 1991


Açıklama (Kendi deyimleriyle; ``"Manifesto"``)



1- "Tiyatrodaki klasik anlayış" ile neyin kastedildiğini bilmiyoruz. Tiyatro için yazılmış metinler dışında yaptığımız çalışmalar (ki bunlar çok sınırlı), bütünüyle kendimizi ifade edebilecek bir araç, bir dil bulma ihtiyacından kaynaklanıyor. Hayat hızla değişiyor. Bütün diller hızla aşınıp anlamını yitiriyor. Eskimiş sandığımız diller yeniden anlam kazanıyor.. Tiyatroda kullandığımız araçlar(oyunculuk, reji, mekan vb.) gerçekten anlaşılmak ve seyirci ile sahte değil gerçek bir bağ kurma isteğindendir.

2-Türkiye`de yalnızca tiyatro ya da sanat alanında değil her alanda, yapılan her şey, önce yapan kişi tarafından kendine yönelik olan gerekçelendirilmelidir.En hayati soru insanın kendisine soracağı "Ben bunu niye yapıyorum?" sorusu. Bütün tercihlerin önce kişinin kendince sorgulanması gerekiyor.

3- Arayış bir süreç. Yeterli düzeyde olması olanaksız. İhtiyaçlar sürekli yeni hedefler ve yönler gösterecek ve kurulan yapılar yıkılacak. Önemli olan bu değişimin ve hareketliliğin hayatımızı yansıtması, ve ona daha çok zenginlikler katabilmesi.Sanatımız hayatımızı zenginleştirmek için var. Ve onun kaynağı da hayatımız.

4- Gerçekten anlaşılmaya çalışmak, anlaşılmamayı da göze almak demek . Hiçbir ticari ya da sanatsal formüle dayanmadan üretim yapmanın zorluklarını yaşıyoruz. Kendimizi hayatımızın dayattıklarına karşı nasırlaşmadan korumaya çalışırken seyircimizin de bazen nasırına basıyoruz.

5-Bizim ilişki kurabildiğimiz seyirci kitlesi, kendi vicdanı ile hesaplaşmasını sürdüren, bu ülkede yaşayıp da hala kendine ihanet etmemek için direnen küçük bir kitle. Hala tiyatro yapıyorsak kendimiz ve onlar için yapıyoruz.

Linkler





Kaynaklar

Vikipedi

İlgili konuları ara

Yanıtlar