Boğazköy, Arnavutköy

Boğazköy, İstanbul'un Arnavutköy ilçesine bağlı bir belde. Arnavutköy'ün aşırı büyümesi nedeniyle diğer beldeler ortaya çıkmıştır. Boğazköy de bunların en büyüğüdür.6000 haneden oluşan beldenin 3 mahallesi bulunmaktadır.İstiklâl mahallesi, Merkez Mah., Atatürk Mah.Arnavutköy ile Şirindere mevkiinden ayrılmaktaydı.Daha önce Gaziosmanpaşa ilçesine bağlı bulunmakta olan Boğazköy tarihi bir beldedir.Osmanlı döneminde başkent edirneye gidilirken geçiş yolu olmuştur.Rum esirlere hapis olmuştur.Boğazkö

Boğazköy, Arnavutköy

Boğazköy, İstanbul'un Arnavutköy ilçesine bağlı bir belde. Arnavutköy'ün aşırı büyümesi nedeniyle diğer beldeler ortaya çıkmıştır. Boğazköy de bunların en büyüğüdür.6000 haneden oluşan beldenin 3 mahallesi bulunmaktadır.İstiklal mahallesi, Merkez Mah., Atatürk Mah.Arnavutköy ile Şirindere mevkiinden ayrılmaktaydı.Daha önce Gaziosmanpaşa ilçesine bağlı bulunmakta olan Boğazköy tarihi bir beldedir.Osmanlı döneminde başkent edirneye gidilirken geçiş yolu olmuştur.Rum esirlere hapis olmuştur.Boğazköy istiklal mahallesinde eski bir kilise bulunmaktadır.Yapımı 18.yy'dır.

TARİHÇE

Boğazköy’ün tarihi ile ilgili şu ana kadar bulunabilen en eski belge, Osmanlı Arşivi’nde 1497 yılına ait tapu tahrir defteridir. Bu belgeye göre Boğazköy’de o yılarda 4 Hiristiyan Rum hane ve ayrıca 86 adet Hiristiyan Rum esir vatandaş gözükmektedir. Yaşayan halk geçimini tarım ve hayvancılıkla karşılamaktaydı. Başlıca yetiştirdikleri ürünler buğday, keten, üzüm ve yaygın olarak da arıcılık yapılmaktaydı. Yetiştirdikleri bu ürünlerden devlete yıllık olarak 1675 akçe vergi ödedikleri anlaşılmaktadır. Ayrıca tek taşlı bir değirmenin olduğu ve değirmenden de yıllık 25 akçe vergi alındığı belirtilmektedir. 1497 tarihinde Boğazköy Haslar kazasına tabi olup, bu kazaya bağlı 163 köy bulunmaktaydı. 110 tanesinde ortakçı kul olarak nitelendirilen Hiristiyan savaş esirleri bulununan bu köylerden biriside Boğazköy’dür. Fatih Sultan Mehmet Mora ve Balkanları ele geçirdiği zaman hür vatandaş ve esirler olmak üzere iki ayrı sınıf insanı buralardan alıp İstanbul’un çevresindeki bu köylere yerleştirmiştir. İlk kayıtlarda ayrıntılı bir şekilde mevcut olan bu ortakçı kullar daha sonraki kayıtlarda gözükmemektedir. Çünkü devlet zaman içerisinde bu esir statüsündeki vatandaşların özgürlüğünü iade etmiş ve bunlara da hür vatandaş statüsü vermiştir. Gerek 1497 tarihli tapu defterinde ve gerekse daha sonraki defterlerde Boğazköy’ün bir diğer adı daha kayıtlıdır. Fakat bu isim bütün kayıtlarda farklı şekillerde yazılmıştır. Boğazköy’ün diğer adı İmberin olduğu yazılı iken daha sonraki kayıtlarda bu isim Emberin şeklindedir. Belirtilen isimler Arnavutça kutsal belde anlamına gelmektedir. Boğazköy ile ilgili daha sonraki kayıt 1553 yılına ait tarihli tapu tahrir defteridir. Bu tapu defterinde Boğazköy ve civarı Beyazid Camii’nin banisi Sultan Beyazid Veli’nin vakıf arazisi olarak kayıtlı olup daha sonraki defterlerde de bu şekilde kayıtlıdır. Bu kayıtlara göre Bakırköy, Çatalca ve Sarıyer arasında kalan bütün bu bölgeler vakıf arazisi olarak gözükmektedir. 1553 yılındaki kayıtlarda Boğazköy nüfusun artığı gözükmektedir. 1497 yılında ki kayıtlara göre 4 olan hane sayısı 8 haneye çıktığı görülmektedir. Bu defter fazlaca yıpranmış olduğundan bazı isimler okunmamaktadır. Köyün yıllık vergi tutarı 1390 akçe olup elde edilen ürünler şunlardır; yulaf, keten, üzüm, bal, arpa ve buğday. Bu tarihte Boğazköy Vize sancağının Çatalca kazasına bağlı olup Osmanlı Dönemindeki tüm kayıtlarda Çatalca’ya bağlı bir köy olarak gözükmektedir. Osmanlı Arşivi’nde 16. yüzyıla ait diğer bir tapu defterinde Boğazköy ün nüfusunun 12 haneye çıktığı görülmektedir. 16. yüzyıldaki kayıtlara göre alınan yıllık toplam vergi tutarı 1302 akçe olup vergi alınan ürünler buğday, yulaf, keten, arpa, bal ve üzümdür. Boğazköy Edirne yolu üzerinde bulunması sebebi ile önemli geçit noktalarına verilen derbent mevkii statüsündedir. Padişahların Edirne seyahatlerinde bu yolu kullandığı, Balkanlar tarafına yapılan seferlerde ordunun bu yoldan geçtiği yönünde kayıtlar mevcuttur. Osmanlı Arşivi’nde DH.MKT.1492/40 nolu ve 6 Mart 1888 tarihli kayıtta Boğazköy’den İstanbul’a gelen su yollarının olduğundan bahsedildiği görülmektedir. Ayrıca Boğazköy’de kömür ocaklarının olduğu ve birde hububat ambarının inşa edildiği kayıtlardan anlaşılmaktadır. Osmanlı Arşivi’nde İrade Dahiliye tasnifi 95376 numarada Boğazköy’deki kilise ile ilgili kayıtlar vardır. 8 Eylül 1880 tarihli bu kayıtlarda eski kilisenin harap olduğu belirtilerek kilisenin Ayatıryada ismiyle yeniden inşası için ruhsat talep edilmiş ve sonuçta gerekli izin alınarak kilise yeniden inşa edilmiştir. Kilisenin iç ve dış görünüşü resmedilmiş inşaat için toplam 157 bin kuruş harcanmış olup bu para köydeki eski kiliseye tahsis olunan gelirlerden karşılanmıştır. İstanbul’un işgali yıllarında Boğazköy ve civarında olaylar meydana gelmiştir. İngilizler tarafından silahlandırılan Arnavutköy ve Boğazköy’deki bazı Rumlar bir araya gelerek bir çete kurmuşlardır. Bu çeteye mensup silahli şakiler 4 Haziran 1921 yılında İstanbul’dan evlerine dönmekte olan Müslümanlara Arnavutköy-Boğazköy arasındaki Kanlı Bostan Mevkiinde saldırmışlar. Kendilerini dövüp mallarını gasbettikten sonra yine yoldan geçen, 3 kişiyi öldürmüşlerdir. Daha sonra çevre köylere de saldıran bu çete mensupları 5 vatandaşı daha öldürmüşlerdir. Bütün bu olaylar üzerine Boğazköy’de 18 Haziran 1921 de bir onbaşı ve 4 erden oluşan bir karakol tahsis edilmiştir. İngilizler ve Fransızlar nezdinde yapılan girişimlerle çete mensupları silahsızlandırılmış ve ele başlarıyla olaylara karışanlar yakalanarak Çatalca Hapishanesine gönderilmişlerdir. Bütün bu olayların anlatıldığı Osmanlı Arşivi’ndeki DH.EUM.AYŞ ve DH.KMS kodları ile kayıtlı bilgilerde bölgedeki Müslüman halkın olaylara karışmayan Rum ahali ile yüzyıllardır devam eden dostane ilişkilerini devam ettirdikleri belirtilmektedir. Boğazköy’deki Rum halk 1924-1927 yıllarında yapılan nüfus mübadelesinde Yunanistan’a gönderilirken buralara göçmen Müslümanlar yerleştirilmişlerdir. 1928 yılında Osmanlıcadan çevirisi yapılan bir haritada ve İçişleri Bakanlığı’nın yayınladığı köylerimiz isimli çalışmada Boğazköy Çatalca kazasının Hadımköy nahiyesine bağlı olarak, 1946 yılı kayıtlarında da Eyüp kazasının Rami nahiyesine bağlı olarak gözükmektedir. Günümüzde Gaziosmanpaşa ilçesine bağlı dır. 1990 yılları başına kadar küçük şirin aynı zamanda geçimini tarım ve hayvancılıkla karşılayan Boğazköy, bu yıllarda yaşanan iç göç sebebiyle büyümüş ve 1994 yerel seçimlerinde belde olmuştur. Kuzeyinde Bolluca beldesi, güneyinde Eyüp ve Gaziosmanpaşa İlçeleri, doğusunda Belgrad ormanları, batısında Arnavutköy Beldesi ve Küçükçekmece İlçesine sınırdır. Toplam 40 km2 alana sahiptir. 35 km2 si orman, 5km2 si de yerleşim alanıdır. Günümüzde büyük bir kısmının sanayi ve inşaat sektöründe çalıştığı Boğazköy de halen az da olsa tarım ve hayvancılık yapılmaktadır. Belde nüfusu 2000 yılında yapılan nüfus sayımına göre 15.607 kişidir. Ancak yoğun göç alması ve nüfus artışıyla bu sayı bugün 30.000 dolaylarındadır.

Kaynaklar

Vikipedi

Yanıtlar