--}}

Boru Otu

düzenle|Ocak 2008 taksokutusuz Lat.: Datura stramonium L.

Solanaceae familyasından olan boru otu (alm.:`` Gemeiner Stechapfel``), daha İ.Ö. 300`lü yıllarda tanınmakta, narkotik ve toksik etkisi bilinmekteydi. Otu tıbbı amaçlı olarak ilk kez İ.S. 1000 yılında İbni Sina kullandı. Kimi Amerikan yerli halkları arasında da boru otu, halüsinatif ve uyuşturucu etkisi nedeniyle, fakat aynı zamanda tedavi amaçlı olarak da kullanılmaktaydı. Bazı Kuzey Amerika yerlileri boru otunu, astma başta olmak üzere solunum yolu rahatsızlıklarında, dizanteride, mide ve bağırsak kanamalarında, adale kramplarında, alkol bağımlılarında alkolün kesilmesinde beliren psikozda, epilepsi, tetanoz, tifus, histeri, menenjit ve kuru öksürük gibi birçok rahatsızlığın tedavisinde kullanmaktaydı. Zehirli olması nedeniyle bitki seyrek olarak kullanılmakta, dikkatle dozlanmakta, hatta gece boyunca hastanın yanında kalınmaktaydı. Boru otunun uyuşturucu amaçlı kullanımı fikri, Güney Amerika`lı yazar Carlos Castaneda`nın ``Don Juan`ın Öğretileri`` adlı romanındaki anlatımlarıyla da popülerlik kazanmıştır. Otun kaynatılarak buğusunun burundan içe çekilmeyip de, bitkinin çay ya da katı olarak alınmasının zehirlenmeye yol açmaktığı belirtilmektedir. 1950 ile 60 yılları arasında Hindistan Devlet Kimya Laboratuarı boru otu tüketiminden kaynaklı 2728 ölüm vakası kaydetmiştir.

Yayılım alanı: Alpler dışında dünyanın hemen her yerinde yetişir. Özellikle tarla, yol, cadde kenarları ve çöplüklerde, seyrek olarak da üzüm bağlarında rastlanır.

Tanım: Bir yıllık bir bitkidir. Bir metrenin üzerinde, çatallanarak birbirinden ayrılan, dik, dikensiz dallardan meydana gelir. Çoğunlukla beyaz, seyrek olarak açık viyolet rengindeki çiçekleri tek tek ve ayrık olarak açar. Borumsu görünümdeki çiçeğin uzunluğu 5 cm`yi bulabilir; sap kısmı ise kısadır. Beşli ve huni biçiminde genişleyen çiçek uçları, bitkinin kendine özgü karakteristiğidir. Bitkinin tohumları yumurta biçimli, 4 parçadan meydana gelen ve dikenli bir dokuya sahip bir kapsül içinde olgunlaşır. Kapsül olgunluk döneminde kahverengi bir renk kazanır ve içinde çok sayıda fasulyemsi bicimli küçük ve siyah renkte tohum barındırır.

Çiçek açma: Haziran-Austos arası

Meyve verme: Temmuz-Ekim arası

Kimyevi Yapısı: Bitki L-Hyoscyamin, L-Scopolamin, Atropin ve diğer alkaloidleri içermektedir. Alkaloid oranı tohumlarda en yüksek düzeydedir ve bu oran iklim ve yetişme koşullarına göre farklılık gösterebilir.

Zehirli Kısımları: Bitkinin tüm uzuvları zehir içermektedir. Zehir, tohumlarda ve kök kısmında maksimum orana ulaşmaktadır. 15 ile 20 adet tohum çekirdeğinin, hatta 4-5 gr. (1-2 çay kaşığı) yaprağın çocuklarda ölüme yol açacağı belirtilmektedir. Bitkinin katıksız ve muameleden geçirmeden tüketilmesi son derece tehlikelidir!

Zehirlenme Belirtileri: Bitki 0,3 gramdan itibaren zehirli sayılmaktadır. Boru otu ile zehirlenen kişide, genel olarak kuvvetli bir atropin-intoxikation kendini göstermektedir. Ciltte aşırı hassasiyet, kızarma, kuruma ve yüksek ateş; ağızda kuruma; huzursuzluk, kusma, şaşkınlık durumu ve güçlü göz yaşarması başlıca zehirlenme semptomları arasındadır. Bitki bünyesindeki alkaloid`in merkezi sinir sistemindeki etkisi ateş, görme bozuklukları, susuzluk, kramp, hiperaktiflik, yüksek kalp atışı ve göz bebeklerinde büyümeye yol açar. Zehirlenme ani bir nefes darlığı ile ölüme sebebiyet verebilir. Bitkinin uyuşturucu etkisi, güçlü halüsinasyonlar ve bilinç bozuklukları şeklinde kendini gösterir. Halüsinasyonlar, bitkinin alınmasından 2 - 4 saat sonra kendini gösterir ve takip eden günler boyunca devam edebilirler. Göz bebeklerindeki büyüme en uzun süre devam eden semptomdur. Ayrıca boru otu zehirlenmesi, endogen bir psikozu aktif hale getirebilir ya da glaucoma`ya sebebiyet verebilir. Günümüzde kültürünün yapılması ile bitkideki zehir oranı azaltılmış, hatta sıfıra indirgenmiştir. Ne var ki, boru otu kültürünün toksit etkilerine dair henüz yeterince araştırma yapılmamıştır.

Müdahale: Zehirlenme durumunda hemen antitoksit tıbbi karbon (kömür) verilmelidir. Hasta Diazepam veya Midazolam ile sakinleştirilebilir. Yapay solunum desteği gerekli olabilir. Phenothiasinlerin (örn. Atosil®) kullanımından, anticholiner etki katlandığı için kaçınılmalıdır. Spesifik panzehir olarak physostigminsalicylat kullanılabilir. Preklinik aşamada ilaç, yalnızca acil indikasyon durumunda ve monitör kontrolü altında verilmelidir. Kalp aktivitesinde yavaşlama, kusma ve ağız salgısında artma olması durumunda ilaç hemen kesilmelidir. Physostigminsalicylat kalp atışındaki ritim bozukluğunu, halüsinasyonları, yüksek ateşi, ciltteki kızarmayı, göz bebeğindeki büyümeyi ve ağızdaki kurumayı gidermektedir. Dozaj, çocuklarda 0,5 mg`dan, yetişkinlerde 2 mg`dan başlamaktadır. Çocuklarda dozaj, 5 dakikada bir enjeksiyon olmak üzere 2 mg.`a çıkarılabilir; yetişkinlerde ise her 20 dakikada bir enjeksiyon olmak üzere 1 ila 4 mg.`a yükseltilebilir.

Daha kapsamlı bilgi ve fotoğraflar için bkz. [1] ve [2]


İlgili konuları ara


Görüşler

  • Yaren Avatar
    Yaren - 3 yıl önce

    Benzer tarzda zehirlendim
    Ne yaşadığımı anlatmak bile korkutucu
    Okadar kötü bir günduki tam 15 saat kendimde degildm ve evde kiz cocugmla tektm
    Inanlmaz seyler yasadm sabah 5de evim yanarkn gözüm acildi mutfagm yandj
    Allahtn cocuguma birsey olmams gunlerce agladm
    Cik kötüydü Ogün


Gürüş/yorum alanı gerekli.
Markdown kodları kullanılabilir.