Bradley etkisi

Bradley etkisi (Wilder etkisi olarak da bilinir) beyaz bir adayın beyaz olmayan bir adayla çekiştiği kimi ABD seçimlerinde düşünce anketleri ve seçim sonuçları arasındaki farkı açıklamaya çalışan bir kuramdır.Reddy, Patrick. (20 Ocak 2002). "[http://nl.newsbank.com/nl-search/we/Archives?p_product=BN&p_theme=bn&p_action=search&p_maxdocs=200&p_field_label-0=Author&s_dispstring=Does%20McCall%20have%20a%20chance&p_field_date-0=YMD_date&p_params_date-0=date:B,E&p_text_date-0=2002&p_field_advanced-0=&

Bradley etkisi

Bradley etkisi (Wilder etkisi olarak da bilinir) beyaz bir adayın beyaz olmayan bir adayla çekiştiği kimi ABD seçimlerinde düşünce anketleri ve seçim sonuçları arasındaki farkı açıklamaya çalışan bir kuramdır. Bradley etkisi doğru olmayan anket sonuçlarını toplumsal cazibe yanlılığı görüngesine bağlamaktadır. Daha özel anlamda, kimi beyaz seçmenler oy verecekleri adayı doğru biçimde açıkladıklarında ırkçı eğilimlere sahip olmakla suçlanabileceklerinden kuşkulanmaktadırlar. Yanlış seçim sonuçlarına yol açan bu durum çıkış anketlerinde de görülmektedir. Anketi yapan kişinin ırkı da seçmenlerin yanıtları üzerinde zaman zaman etkili olmaktadır. Kimi çözümlemeciler ya Bradley etkisini tümden yok saymakta ya da bu etkinin önceki seçimlerde görüldüğünü ve günümüzde herhangi bir etkisinin kalmadığını düşünmektedirler. Diğer düşünürler ise bu olgunun sürekli bir görünge olduğunu öne sürmektedirler. Farklı durumlar için ortaya atılmış benzer etkiler de mevcuttur. Bunların en önemlileri utangaç muhafazakar etmeni ve sessizlik sarmalıdır. == Kökeni == Uzun zamandır Los Angeles belediye başkanlığı görevini yürüten Tom Bradley, 1982 yılında California Valiliği için Demokratik Partiden aday oldu. Karşısında ise Cumhuriyetçi Partinin adayı beyaz George Deukmejian vardı. Seçimden birkaç gün önceki son anket sonuçlarına göre Bradley birkaç puan farkla öndeydi. Çıkış anketlerine dayanılarak yapılan tahminlerde Bradley'in seçimi kazandığı duyuruluyordu. Hatta San Francisco Chronicle'ın sonraki günkü baskısı "Bradley kazanmak üzere" manşetiyle çıkmıştı. Ne var ki, kullanılan oyların yarıdan fazlasını alan Bradley, oy kullanmayan seçmenlerin de hesaba katılmasıyla seçimi az farkla kaybetti. Deukmejian'ın kampanya yöneticisi olan Bill Roberts seçimlerden bir ay önce beyaz seçmenlerin kendi adayları için oy kullanacağını öne sürmüştür. Roberts'a göre seçmenlerin büyük bir kısmı seçim anketlerinde salt ırksal önyargılarını ortaya koymamak amacıyla diğer adaya oy vereceklerini söylemekteydiler. Deukmejian bu açıklamayı sert bir dille eleştirdi ve Roberts, kampanya yöneticiliği görevinden ayrıldı. Kimi haber kaynakları ve köşe yazarları bu kuramın kökenini Kaliforniya Üniversitesi Afro-Amerikan Çalışmaları profesörlerinden Charles Henry'yle ilişkilendirmektedirler. Henry, seçimi titizlikle incelemiş ve 1983 yılında tamamladığı bir makalesinde ırkın Bradley'in yenilgisinde temel etken olduğu sonucuna varmıştır. Ne var ki, Bradley etkisi kuramına gelen bir eleştiri, kuramın The Field Poll adlı şirket tarafından kendi düzenledikleri anket sonuçlarında ortaya çıkan hataları sıfırlamak amacıyla seçimin hemen ertesi günü ortaya atıldığını savunmaktadır.. Ayrıca, çıkış anketleri oy kullanmayan seçmenleri göz önüne alma konusunda çok başarısızdı. Khachigian kısaca "Bradley etkisi"nin hatalı düşünce anketi uygulamalarının sonuçlarını yamamaya çalışan bir bahane olduğunu belirtmektedir. == 1983'ten 1992'ye == Bradley etkisinin olası örnekleri olarak gösterilen diğer seçimler 1983 Chicago Belediye Başkanlığı seçimi, 1988 Demokratik Parti ön seçimi ve 1989 New York Belediye Başkanlığı seçimidir. 1983 yılındaki Chicago çekişmesi siyahi aday Harold Washington'la beyaz rakibi Bernard Epton'ı karşı karşıya getirdi. Washington-Epton rekabeti kampanya süresi boyunca ırkçı söylemlerin ağırlık kazanmasına yol açmıştır. Seçimden iki hafta önce düzenlenen iki anket, Washington'ı 14 puan farkla önde göstermekteydi. Seçimden üç gün önce düzenlenen bir diğer anket de bu sonucu doğruladı. Ne var ki Washington, seçimi ancak dört puan farkla kazanabildi. Ne var ki, Jackson bu oy potansiyelini seçimlere taşıyamadı ve beyazların ezici çoğunluğu oluşturduğu bu eyalette Dukakis rahat bir zafer elde etti. 1989 yılı New York Belediye Başkanlığı seçimlerinden bir hafta önce yapılan bir seçim anketi siyahi aday David Dinkins'i beyaz rakibi Rudy Giuliani'nin 18 puan önünde göstermekteydi. Seçimden dört gün önce yapılan başka bir ankette ise fark 14 puana gerilemiş görünüyordu. Seçim gününde ise Dinkins yalnızca iki puan farkla kazanabilmiştir. Aradaki bu fark, Marshall Coleman'a oy verdikleri halde kararsız olduklarını söyleyen beyaz seçmenlere bağlanmıştır. "Bradley etkisi" 1989 Virginia Valilik seçiminden sonra "Wilder etkisi" olarak da anılmaya başlanmıştır. Goode seçim öncesi anketlerde açık ara önde olmasına karşın seçimi birkaç puan farkla kazandı. * Siyahi aday Harvey Gantt ve beyaz rakibi Jesse Helms'un 1990 North Carolina senato seçimi yarışı. Gantt seçimi altı puan farkla kaybetti ancak seçim öncesinde yapılan üç anketten ikisi onu dört ila altı puan önde göstermekteydi. . == Zayıflamış etkiler == Yakın tarihli seçimler üzerine yapılan çözümlemeler 'Bradley Etkisi'nin eskisi kadar güçlü olmayabileceğini göstermektedir. Ne var ki, böyle bir varsayıyı temellendirecek nedenler bugün için oldukça kısıtlıdır. === 2003 Louisiana valilik seçimi === Politika yorumcusu ve The Weekly Standard düzeltmeni Fred Barnes'ın da içinde bulunduğu kimi uzmanlar Hint asıllı Amerikan aday Bobby Jindal'ın 2003 Louisiana valilik seçimini kaybetmesini Bradley etkisine bağlamaktadırlar. Barnes, saptamasını Jindal'ı önde gösteren anket seçimlerine dayandırmaktadır. Öte yandan, National Review yazarlarından Rod Dreher seçimden birkaç gün önce yapılan anketlerin her iki adayın da eşit şansa sahip olduğunu gösterdiğini düşünmektedir. Jindal 2007 Louisiana valilik seçimine de katılmış ve bu kez rahat bir zafer kazanmıştır. Bu sonuç, seçimden hemen önce yapılan anketlerle de benzerlik göstermektedir. === 2006 Senato seçimleri === 2006 yılında Harold Ford, Jr. ile beyaz Bob Corker'ı karşı karşıya getiren Senato seçimlerinin Bradley etkisine açık olduğu düşünülüyordu. Aynı yıl yapılan ve farklı ırklardan adaylar içeren seçimler genellikle seçim öncesi yapılan anket sonuçlarına koşut sonuçlar verdi. ve bu görüngenin halihazırda etkili olduğunu savunanlar tarafından incelendi. Tom Bradley'in 1982 kampanyasında yardımcı yönetici olarak çalışan Joe Trippi 2008 yılında Bradley etkisinin görülme olasılığının ne olabileceğine benzer bir yanıt vermiştir: "Ülke uzun bir değişim sürecinde. 1982'de Bradley'in başına gelenlerin bugün için geçerli olacağını sanmıyorum. Gene de, bu etkinin tümüyle ortadan kalktığına inanmamak gerek." == Çıkış anketleri == Bradley etkisine bağlanan yanlış oy istatistikleri seçim öncesi yapılan anketlerle sınırlı değildir. 1982'deki Bradley-Deukmejian yarışının sona ermesinden hemen sonra düzenlenen çıkış anketleri Bradley'in kazanacağını öngörmekteydi. Cumhuriyetçi anketör V. Lance Tarrance, Jr., çıkış anketlerinin başarısız olma nedenini Bradley'in kullanılan oylar dikkate alındığında kazanmasına karşın tüm oylar dikkate alındığında kaybetmesine bağlamıştır. Çıkış anketleri 1989'da yaşanan Wilder-Coleman çekişmesinde Wilder'ı 10 puan önde gösteriyorlardı. Aynı eyaletteki diğer seçimlerde büyük başarı sağlayan çıkış anketleri bu çekişmede sınıfta kalmıştır. == Nedenleri == Oylama sonuçlarındaki tutarsızlığın nedenleri tartışmalıdır ancak seçim anketlerine katılan kimi insanlar bazı beyaz seçmenlerin toplumsal baskılar nedeniyle yeterince dürüst davranmadıklarını düşünmektedir. Bu seçmenler siyahi bir adaya karşı beyaz bir adayı desteklediklerinin anlaşılmasının onların ırk konusunda önyargılı olduklarının düşünülmesine yol açacağına dair bir korku beslerler. Seçim araştırmaları uzmanı ve Amerikan Düşünce Araştırmaları Kurumu eski başkanlarından Murray Edelman, Jackson'ın 1988 başkanlık seçimi kampanyasının ardından yaptığı araştırmalarda anketörün ırkının bu tutarsızlığın bir diğer etmeni olduğunu söylemiştir. Bu çalışma, beyaz seçmenlerin Jackson'a verdikleri desteğin siyahi anketörlerin düzenlediği seçim anketlerinde daha yüksek çıktığını göstermektedir. Bu görünge üzerine araştırmalar yapan Pew Araştırma Merkezi'nin eski başkanlarından Andrew Kohut, tutarsızlığın nedenini beyaz seçmenlerin yeterince dürüst olmamasından çok siyahi adaylara soğuk bakan beyaz seçmenlerin seçim anketlerine böyle bir düşüncesi olmayan seçmenlere göre daha az katılıyor oluşuna bağlamıştır. Irkın seçim sonuçlarındaki tutarsızlıkları açıklamaya yardımcı olduğu genelgeçer bir varsayı olsa da bu, seçim sonuçlarını belirleyen en büyük etmen değildir. The Polling Report yazarlarından Peter Brodnitz, Edelman'in 1988'de bulguladıklarının aksine anketörün ırkının anket sonuçlarına herhangi bir etkisinin olmadığını öne sürmüştür. Brodnitz, çoğu kararsız seçmenin muhafazakar düşüncelere doğru kaydığını ve bu durumun rakiplerine göre genellikle daha liberal olan siyahi adayların oylarının düşük çıkmasında etkili olabileceğini savunmuştur. Bradley ve Deukmejian arasındaki 1982 çekişmesinde iki tarafın kampanyasında görevli kişiler ve seçim anketlerine katılanlar Bradley etkisinin bu seçimin sonuçlarını belirleyebilecek ölçüde biyük bir etmen olduğuna inanmamaktadırlar. Bradley'i açık ara önde gösteren araştırma şirketlerinden biri olan The Field Poll müdürü Mark DiCamillo, Bradley etkisini tümüyle yok saymamakta ancak seçimin ardından yapılan çalışmaların anket sonuçlarındaki tutarsızlığın başka etmenlere bağlı olabileceğini gösterdiğini söylemektedir. Seçim anketi sonuçlarının gerçek seçim sonuçlarıyla çelişmesine yol açan bu etmenler seçim öncesi yapılan son anketin ardından seçmen tercihlerinde yaşanan büyük bir dalgalanma ya da Cumhuriyetçilerin sandığa gitme oranındaki aşırı düşüklük olabilir. Cumhuriyetçi anketör V. Lance Tarrance, Jr., Bradley etkisinin kendisini bu seçimlerde gösterdiğini kesin bir dille geri çevirir ve DiCamillo tarafından saptanan eksik oy etmenini öne çıkarır. Bradley kampanyasının çalışanlarından Blair Levin, son seçim anketlerinin Deukmejian'ın kazanacağını öngördüğünü kabul etmiştir. Levin, önceki anketlerin kullanılmayan oy sayısı bakımından oldukça varsıl olduğuna da dikkat çekmektedir. Seçimin hemen ardından Bradley destekçilerinin "zafer" çığlıklarını duyan Levin, Bradley'in seçimi büyük olasılıkla kaybedeceğini anlamıştır. 2008 yılında Bradley etkisi üzerine araştırma yapan birçok siyaset uzmanı Harvard Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümü üyelerinden Daniel J. Hopkins'in konuyla ilgili yaptığı araştırmanın sonuçlarını göz önüne aldılar. Bu çalışma Bradley etkisi kuramının geçerliliğini sorgulamakta ve erkek ve kadın adayların yarıştığı seçimlerde bu görüngeye koşut bir olgunun ortaya çıkıp çıkmadığını araştırmaktaydı. Hopkins 1989-2006 yılları arasında yapılan 133 seçimin gerçek sonuçlarını anket sonuçlarıyla karşılaştırdı ve anket sonuçlarındaki tutarsızlıkları açıklamaya yarayan etmenleri de göz önüne aldı. Çalışma sonuçları Bradley etkisinin gerçek bir görünge olduğunu ancak bunun seçim sonuçlarını belirleyen tek etmen olmadığını ve Bradley etkisinin 1996'dan sonra yapılan seçimlerde neredeyse hiç ortaya çıkmadığını göstermiştir. Çalışma, Bradley etkisinin günlük politik sorunlarda görülen ırkçı söylemlerle olan bağını da ortaya çıkarmıştır. Buna göre Bradley etkisi, suç ve refah gibi ırkçı söylemlere açık konuların Amerikan politikasındaki ağırlığını yitirmesine bağlı olarak etkisizleşmiştir. Çalışma, farklı cinsiyetteki adayların yarıştığı seçimlerin bu tür bir etkiye açık olmadığını ortaya koymuştur. Beklenenin aksine kadın Senato adayları anket sonuçlarında öngörülenden 1.2 puan yüksek oy almışlardır. == Barack Obama ve ters Bradley etkisi == Siyahi Birleşik Devletler senatörü Barack Obama'nın başkanlık seçimlerinde yürüttüğü kampanya Bradley etkisi hakkındaki ilginin yeniden artmasına yol açtı. Bunun nedeni, birçok gözlemcinin Obama'nın seçim öncesi anketlerde aldığı oy oranını gerçek seçim sonuçlarıyla birebir karşılaştırmayı yeğlemesidir. Açık oy sisteminin uygulandığı Iowa'daki parti meclisi seçimini kazanan Obama'nın beyaz senatör Hillary Clinton'a New Hampshire'de de üstünlük sağlayacağı tahmin ediliyordu. Ancak Clinton, gizli oy usulüne göre düzenlenen bu seçimi üç puan farkla kazanmıştır. Bunun üzerine kimi siyaset uzmanları Bradley etkisinin geri geldiğini düşünmeye başlamışlardır. Diğer uzmanlar ise anketlerin Obama'yı abartmaktan çok Clinton'ı küçümsediğini öne sürmektedirler. Clinton bu seçimde üstünlük etkisinden de yararlanmış olabilir. 5 Şubat 2008 tarihinde yapılan Büyük Salı seçimlerinden sonra Washington Üniversitesi'nden bazı siyaset bilimi profesörleri Bradley etkisinin var olup olmadığının siyahi seçmenlerin oranına bağlı olduğunu saptamışlardır. Araştırmacılar, seçimden kısa süre önce yapılan anketlerin Obama'nın oylarını siyahi seçmenlerin toplam seçmenlerin yüzde sekiz ve daha azını oluşturduğu yerlerde yüksek gösterdiğini, siyahi seçmenlerin toplam seçmenlerin yüzde yirmibeş ve daha fazlasını oluşturduğu yerlerde ise düşük gösterdiğini ortaya koymuştur. İlk bulgu Bradley etkisinin var olabileceğini düşündürürken ikinci bulgu bir "ters" Bradley etkisi olgusuna dikkat çekmektedir. Bu ters etkinin siyahi seçmenlerin Obama'yı destekleyeceklerini gizlemeleri ya da seçim öncesi anketlere pek aldırış etmemelerinden kaynaklandığı sanılmaktadır. Siyahi seçmenlerin oranının geçmiş yıllara göre daha yüksek olması bu olgunun gerçek bir görünge olduğu olasılığını artırmaktadır. Siyahi seçmenler Obama'yı kimi yerlerde %97'e varan oranlarda desteklemişlerdir. Douglas Wilder da 'ters Bradley etkisi'nin var olabileceğine inananlardandır. Wilder, bu düşüncesini bazı Cumhuriyetçilerin seçim günü siyahi bir adaya oy verebilecek olmalarına (seçim anketlerinde bunu belirtmeseler bile) bağlamaktadır. "Fishtown Etkisi", önyargılı ya da ırkçı beyaz seçmenlerin salt ekonomik kaygılarla siyahi adayları desteklemesini temel alan bir durumdur. Çoğunluğu beyazlardan oluşan ve ekonomik sıkıntılarla boğuşan Fishtown kenti 2008 seçimlerinde Obama'ya %81'lik bir destek sağlamıştır. Yazar Alisa Valdes-Rodriguez ise Huxtable Etkisi olarak adlandırılan bir başka etmene dikkat çekmektedir. Bu etmen, 1980'lerin en kaliteli televizypon izlencelerinden The Cosby Show'un başrol karakteri Cliff Huxtable'a atfedilmiştir. Rodriguez, bu izlencenin Afro-Amerikan bir kişinin güçlü bir başkan adayı olabileceği kanısını güçlendirdiğini ve Obama'nın toplumun bir bölümünde yaşanan düşünce değişiminden yararlandığını öne sürmektedir. . Bu seçim Bradley etkisinin günümüzdeki geçerliliğini araştıran siyaset uzmanlarının aşırı ilgisine konu olmuştur. Seçim öncesinde düzenlenen anketler ve Obama'nın seçimlerde aldığı oy oranı arasındaki tutarsızlık "ters Bradley etkisi"ni güçlendirir niteliktedir. Obama ön seçim ve parti meclisi seçimlerinde aldığı oyu üç puan yükseltmeyi başarmıştır ancak bunda gerçek pay Obama'nın kampanya başarısıdır. Obama, tüm oyların %53'ünü alarak seçimi kazanmıştır. Bu oy oranında genç seçmenlerin azımsanamayacak katkısı bulunmaktadır. == Ayrıca bakınız == * Toplumsal cazibe yanlılığı === Benzer etkiler === * Suskunluk sarmalı * Kanada'daki İlerlemeci Muhafazakar Parti'den 1976 yılında başkanlığa aday olan Flora MacDonald'ın beklenenden çok daha düşük oy almasını açıklamaya yarayan "Flora Sendromu" * Utangaç Muhafazakar Etmeni == Notlar == == Dış bağlantılar == * * * * Raphael Sonenshein (Ekim 2008), Bradley Etkisi. Legacy.com. * *

Kaynaklar

Vikipedi

Yanıtlar