Cihad (Arapça: جهاد ), İslam dini terimi.

Cihad

Cihad (Arapça: جهاد ), İslam dini terimi. Cihad sözcüğü c-h-d kökünden türemiş, "bütün gücünü kullanma" manasına gelen Arapça bir kelimedir. İslam dininde, cihad bazı hadisler temel alınarak iki kısma ayrılmıştır; büyük cihad, küçük cihad. Büyük cihad, insanın benliğinde barındırdığı kötülüğe ve dünyevi zevke olan yakınlığına karşı verdiği mücadele olarak tanımlanmıştır. Küçük cihad ise, maddi anlamda dini mücadeledir. İslam inancına göre, Allah rızası için yapılan bütün ibadet, amel ve çalışmaları içine aldığı gibi, bu çalışmaların sürekli olarak yapılabilmesini garanti altına alan geniş bir alanı kapsar. Bu alanlar, insanlığın huzur ve barış bulması için yapılan çalışmaların tümünü kapsamaktadır. Günümüzde, cihad kavramının yanlış tanıtılıp uygulandığı yönünde tartışmalar vardır ve cihad kelimesinin manasının kutsal bir savaş yapmak olmadığını, bunu iddia ederlerken İslam dininde kutsal savaş öbeğinin bulunmadığına dikkat çekerek, Muhammed'in hayatına ve İslam tarihine bakıldığında cihadın gerçek manasının anlaşılabileceğini öne sürmektedirler.

Referanslar

*Abdullah Azzam, Tevbe Suresi Tefsiri (Cihad Dersleri), Buruc Yayınları, İstanbul, 2007, 3. baskı, ISBN 9780174325000. *Seyyid Ebu'l-A'la El-Mevdudi, Cihad İslam'da Savaş Hukuku, Şafak Yayınları. *Ahmet Kalkan; Editör: Hasan Lütfi Ramazanoğlu, Müslamanın Müslümanlaşması: Tevhid ve Uzlaşma; Cihad ve Terör; İbadet ve Adet, Rağbet Yayınları, İstanbul, 2005, ISBN 9756373342. *Ahmed Çelebi, İslam Düşüncesinde Cihad ve Savaş Siyaseti, İz Yayıncılık, İstanbul, 1994, ISBN 9753550855. *Nicola Melis, "A Hanafi treatise on rebellion and ğihād in the Ottoman age (XVII c.)",Eurasian Studies, Volume II; Number 2 (December 2003), pp. 215-226.

Kaynaklar

Vikipedi

cihad

Osmanlıca cihad kelimesinin Türkçe karşılığı.
(Cehd. den) Düşman ile muharebe. İlim ve imanla, sözle, fiile, mal ve canla bütün kuvvetini sarf etmek. Allah (C.C.) yolunda muharebe. Din için çalışmak. Erkân-ı imâniye ve esasât-ı diniyeyi muhafaza ve imânı takviye için cehd ve gayret etmek. Şeriat-ı Garrâ'nın ahkâmını muhafaza, Kelimetullah'ı i'lâ, küfr-ü mutlakın ve küffarın (süfyan ve deccalın) fitnelerini def ile hâkimiyet-i Hakkı te'min eylemek. (Bu mücahede, zamanımızda kılıçla değildir. Kılıçla olan cihad, din hükümlerinin câri olduğu dar-ı İslâmın hâricinde yapılabilir. Bununla berâber bu mezkur maddî ve mânevî cihad, değişen şartlara bağlıdır.)Kur'an-ı Kerim'de 9. sûrenin 24. âyetinin çok kısa bir meâli şöyledir:"De ki: Eğer babalarınız, çocuklarınız, kardeşleriniz, zevceleriniz, akraba ve kabileniz, elinize geçirdiğiniz mallar, kesada uğramasından korktuğunuz bir ticaret ve hoşunuza giden meskenleriniz, evleriniz size Allah ve Resulünden ve Allah yolunda cihaddan daha sevgili ise, artık Allahın emri (lâyık olduğunuz cezası ve felâketi) gelinceye kadar bekleyin. Allah öyle fâsıklar güruhunu hidâyete erdirmez."Cihada dair pekçok âyet-i kerimeler ve hadis-i şerifler vardır.(Cihâd-ı diniye farzdır; bu zamanda muzaaf farz-ı ayndır. M.)(Cihad, mertebe-i şehadetin merdivenidir. Lemeât.)(Bütün ümmet için ve bilhassa, İslâm ve Kur'an hizmetinde fedakâr ve sebatkâr çalışan mücâhidler için dâima tazeliğini koruyan Tebük Seferindeki bir hâdiseyi, bazı kısımlarını aynen alıyoruz.Bu hâdisede, çok çeşitli ders ve ibretler vardır. Ezcümle: Maddi ve manevi cihadda, bir tekâsül ve ihmâlin bilhassa kendi şahsi hayatına temâyül gösterip özürsüz olarak cihaddan geri kalmakla, mücâhid cemaatin cihad ruhuna ve fedakârâne sebatına fütur getirmek ve kuvve-i mâneviyeyi kırmağa sebep olmak gibi büyük mes'uliyetler bulunduğundan, cihad ruhuna zararlı düşen bu gibi fiil ve hareketler, cemaatça ve bilhassa ileri gelen kimseler tarafından takbih edilerek, bu tarz hissiyatların inkişafına meydan vermemek.Hem ihlâs ile ve sadece Allah rızası için çalışmanın şiddetli imtihanlarından geçmekle azami sadakat dersini vermek gibi ehemmiyetli çok hikmetleri ihtivâ eder:(...Resulullah ile müslümanlar, gaza hazırlığıyla meşgul oldular. Ben de onlarla beraber yola hazırlanmak için sabahleyin evden çıkıp dolaşırdım. Hiçbir iş görmeden akşam üzeri döner gelirdim. Ve kendi kendime: "Hazırlanmağa kudretim, vaktim müsaittir." derdim. Bu ihmâlcilik bende durmayıp devam etmişti.Resulüllah gazaya gittikten sonra çarşıya, pazara çıktığım ve halk arasında dolaştığım sıra beni en fazla mahzun ve mükedder eden bir şey vardı. O da halk arasında (imanı yerinde, vücudu zinde kimse) görmemekliğim; ancak ya nasiyesine nifak damgası vurulmuş kimselerden bir kişi yahut da mâlül olup da Allah Teâlâ'nın mazur gördüğü bir mü'min görürdüm.Sonra Resulüllah bir sabah Medine'ye teşrif buyurdu. Resulüllah bir seferden geldiğinde ilk iş olarak mescide girmek ve orada iki rekât namaz kılmak, sonra halkın: Hoş geldiniz temennilerini kabul etmek için oturmak itiyadında idi. Bu defa da bu âdetini yerine getirip mescidde oturunca Tebük Seferi'ne gitmeyip arda kalanlar Resulüllah'a gelerek özür dilemeye ve yemin ile özürlerini te'yid etmeğe başladılar. Bunlar seksen kadar er kişiydiler. Resulüllah bunların hallerine göre özürlerini ve biatlerini kabul ve onlar için istiğfar buyurdu. Ve bunların iç yüzünü ve hakikatını Allah Tealâ'ya havale eyledi. Bu arada ben de huzura geldim. Ve Resulüllah'a selâm verince gazablı bir tebessümle gülümsedi. Sonra bana: Gel dedi. Ben de yürüyüp vardım, tâ önünde oturdum. Bana: "Seni nasıl bir mâni geri bıraktı? Sen Akabe'de arkana biat almış değil mi idin?" buyurdu. Ben de şöyle cevap verdim: "Evet, vallahi, Ya Resulüllah! Size nusret etmeğe söz verdim. Vallahi benim seferden tahallüfüm hakkında arzedecek hiç özrüm yoktur. Vallahi ben sizden geri kaldığım zamanki kadar hiçbir vakit daha kuvvetli ve daha suhûletli değildim." Bu maruzatım üzerine Resulüllah (A.S.M.) "Hakikaten bu, doğru söyledi. Ey Ka'b! Hayd

cihad

(Arapça) Erkek ismi 1. Din uğrunda düşmanla savaşma. 2. İslam uğrunda çalışma. Cihad müslümanlara farz kılınmıştır. Mallarıyla, canlarıyla savaşan mü'minler övüldüğü gibi, bu mücadele uğruna canını veren kişi şchidlik makamıyla yüceltilip taltif edilmişlerdir. Kur
İslamı korumak veya yaymak için müslüman olmayanlara karşı yapılan savaşa aslında cihat denir. gaza türklüğü yaymak için yapılan savaşlara verilen addır.

Yanıtlar