Cinas

Kısaca: Cinas, birden çok anlamı olan bir kelimeye farklı konuda farklı anlam yükleme işi. Yazılışı ve okunuşu aynı kelimeleri farklı anlama gelecek şekilde kullanma. ...devamı ☟

Mısra sonlarında sesteş sözcüklerle yapılan uyaklara cinas sanatı denir.

  • Kısmetindir gezdiren yer yer seni
Arşa çıksan da bu akıbet yer yer seni.
  • Bu ne güzel bir gül
Hiç ağlama hep gül.

Yazılışları, söylenişleri aynı; anlamları farklı iki sözcüğü birarada kullanma sanatıdır. Cinaslar Türkçedeki sesteş sözcüklerle yapılır. Cinas sanatına özellikle cinaslı manilerde rastlanır.
   * Niçin kondun a bülbül
     Kapımdaki asmaya?
     Ben yarimden ayrılmam
     Götürseler asmaya
     (Mani)
   * Sürü ne?
     Madem çoban değilsin
     Ardındaki sürü ne?
     Beni yardan ayıran
     sürüm sürüm sürüne
     (Mani)
Anlamları ayrı olduğu halde söyleniş ve yazılış bakımından birbirine benzeyen kelimeleri bir arada kullanma.

Eski edebiyatçılar bir kelime oyunu olan cinas sanatını çok severlerdi. Kelimeler arasındaki benzerliğin tam ve eksik olmasından dolayı cinas tam cinas (cinas-ı tam) ve eksik cinas (cinas-ı gayr-ı tam) diye ikiye ayrılırdı. Tam cinas, anlamları ayrı olan iki kelimenin harflerinin sayısı, tertibi ve başka yönleri bakımından birbirine tamamıyla uymasından ileri gelir. Tam cinas, basit ve mürekkep olmak üzere iki türlüdür. Tam cinasa örnek Fuzuli'nin

Gerçi ey dil yar için yüz verdi yüz mihnet sana Zerrece kat'-ı muhabbet etmedin rahmet sana

beyti olabilir. Burada birinci yüz kelimesi çehre, ikinci yüz kelimesi sayı anlamına gelir. Anlam ayrı olmakla birlikte şekil benzerliği tamdır. Sünbülüzade Vehbi'nin şu mısraındaki yaz kelimesi de cinaslı olarak kullanılmıştır:

Eyleme vaktini zayi, deme kış yaz, oku yaz

Hece sayısı fazla olan kelimeler arasında cinasa mürekkep tam cinas (cinas-ı tam-ı mürekkeb) denir. İsmail Safa'nın

Söylerken o sözleri kızardı Hem hazzeder, ah, hem kızardı

beytinde olduğu gibi. Mürekkep cinasta kelimeler yazılış bakımından aynı şekilde olursa benzeşmeli cinas (cinas-ı müteşebbih); yazılışları ayrı olursa farklı cinas (cinas-ı metruk) denilir. Böylece mürekkep cinas da ikiye ayrılmış olur. Farklı cinasa örnek: Naci'nin

Dediler oldu bir iken ikişer Çıktılar harice birer ikişer

beyti gösterilebilir. Bunlardan birincisinde kötülük anlamına gelen şer ayrı yazılır. İkişer'de ise kelime bitişiktir. Aşağıdaki örnekte de yazılış bakımından farklı cinas vardır:

Ruhsarını ey dilber ayineye benzettim Vah vah ne hata ettim ayı neye benzettim.

Başı ve sonu birbirine benzeyen kelimeler arasında da cinas yapılabilir. Aynı kelimenin harfleri değişik bir sıraya konularak yapılan cinasa devrik cinas (cinas-ı kalb) adı verilir. Muallim Naci'nin aşağıdaki mısraında Naci kelimesi ile cani kelimesi arasında devrik cinas vardır:

Caniler içinde kaldı Naci.

Cinas sanatı sadece divan edebiyatına mahsus değildir. Halk edebiyatında da vardır. Özellikle manilerde sık görülür:

Gümüş kollar, gül eller Sünbül okşar gül eller. Bak sineme gözler var İsterim yare gitmek Dört yanımda gözler var.

Modern şairlerden bazıları da cinasa bas vurmuşlardır. Yahya Kemal'in aşağıdaki mısraında da Tekbir kelimesiyle tek bir kelimesi arasında cinas vardır:

Nice bin dalgalı Tekbir oluyor tek bir ses

Behçet Necatigil'in aşağıdaki dört mısraında ise yaş kelimeleri anlam bakımından farklıdır:

Yastıklarda gözyaşları mı var yaş Sağlam duvar tepserir güherçile yaş Nice şiirler yıllar yılı açmaz Parlar birden magnezyum yaş.

cinas

Türkçe cinas kelimesinin İngilizce karşılığı.
[Chinas] v. girdle, encircle; gird, belt; ribbon; bind
n. pun, wordplay

cinas

çok anlamlı bir sözcüğü her seferinde başka bir anlamını öngörerek birbirine yakın birkaç yerde kullanma.
çok anlamı olan bir sözcüğün iyi anlamını kullanır görünerek kötüsünü öngörme.

cinas

Türkçe cinas kelimesinin Fransızca karşılığı.
calembour [le]

cinas

Türkçe cinas kelimesinin Almanca karşılığı.
n. Wortspiel, Zweideutigkeit, Doppelsinn, Doppeldeutigkeit, Doppelsinnigkeit

cinas

Osmanlıca cinas kelimesinin Türkçe karşılığı.
Benzeyiş, münâsebet. * Edb: Birçok mânâya gelebilen söz, imalı, telmihli söz. telâffuzu bir, mânası ayrı olan kelimelerin bir sözde bulunması. Bunu yapmaya "tecnis" denir, o kelimelere de "cinas" denir.

Bu konuda henüz görüş yok.
Görüş/mesaj gerekli.
Markdown kullanılabilir.

Cinas
3 ay önce

Yazılışları ve söylenişleri aynı, ama anlamları farklı iki kelimenin bir arada kullanılma sanatıdır. Örnekler: Bağ bana, Bahçe sana, bağ bana Değme zincir...

Ütopya (roman)
3 ay önce

anda "iyi yer" ve "yok yer", yani "olmayan yer" anlamını taşıyan bir tür cinas yapmıştır. More'un 1516'da yazdığı aynı isimdeki kitap, var olmayan bir...

Ütopya (roman), 1516, 1518, 1551, Almanca, Latince, Thomas More, Yunanca, İngilizce, İngiltere, Ralph Robinson
Söz sanatı
4 ay önce

Telmih (Anımsatma) İrsal-i Mesel (Atasözü Söyleme) İktibas (Alıntı Yapma) Cinas Aliterasyon Asonans Ulama Seci Kalp (Değiştirme) İştikak (Türetme) Akis...

Artık mani
3 yıl önce

sonuna uyakları aynı olan iki dize daha getirilerek yapılan manilerdir. Cinas kullanılmaz. Genelde birinci dizesinde anlam yüklüdür. Bülbülün yuvasına...

Artık mani, Edebiyat, Mani, Taslak, Dize
Hoyrat
3 ay önce

Türkçenin eşsesli fakat anlamca farklı kelimelerinden yararlanılarak yapılan cinas, dinleyenleri şaşırtır, şiire güzellik, anlam zenginliği katarken, dikkatleri...

Hoyrat, Anadolu, Diyarbakır, Elazığ, Erbil, Erzurum, Halk edebiyatı, Harput, Hece, Irak, Kars
Hip hop
3 ay önce

becerisi üzerine kurulmuş bir tarzdır. Çok heceli tekerlemeler, karmaşık cinas, sürekli ve serbest akışlı teslimat aynı zamanda karmaşık metaforlar ile...

Hip-Hop, ABD, Amerikalı, Armoni, Bas, Brooklyn, Davul, Latin Amerika, Müzik, New York, Rap
Kayıkçı Kul Mustafa
3 ay önce

üçüncü dizeler arasında; "uşak" kelimesinin sesteşliğinden yararlanılarak cinas kullanılmıştır. İlk dizede uşak çocuk anlamında kullanılırken; üçüncü dizedeki...

Yerlileşme eğilimi (edebiyat)
3 yıl önce

tutulamaz. Ayrıca Türkçeye yöneliş, Nazmi’yi, halk şiirlerinde çokça görülen cinas örneklerine itmekle kalmamış, benzetmelerde yaşadığı çevreden, yaşamdan...

Yerlileşme eğilimi (edebiyat), 1928, Ahmet Hamdi Tanpınar, Divan edebiyatı, Fuat Köprülü, Nedim (şair), Tatavlalı Mahremi, Edirneli Nazmi