Cinsel yönelim

Cinsel yönelim bireyin cinsel dürtülerinin yöneldiği doğrultu anlamında kullanılır. Bu doğrultu genellikle bireyin cinsel açıdan çekici bulduğu kişilerin cinsine dayanarak sınıflandırılır. En sık kullanılan cinsel yönelim sınıfları düzcinsellik (heteroseksüellik, karşı cinsten kişilere cinsel ilgi duyma), eşcinsellik (homoseksüellik, aynı cinsten kişilere ilgi duyma), ve çiftcinselliktir (biseksüellik, her iki cinsten kişilere ilgi duyma).

Tanım

Cinsel yönelim tanımlarının çoğu ruhbilimsel (kişinin erotik arzusunun doğrultusu gibi) ya da davranışsal (arzulanan kişinin cinselliğine dair) öğeler içerir. Bazı tanımlar kişinin kendini betimlemesine (kimlik) dayalıdır.

Seksoloji, antropoloji ve tarih uzmanları eşcinsel ve düzcinsel gibi toplumsal ayrımlarım evrensel olmadığını tartışmaktadırlar. İnsan cinselliğinin daha sürekli bir yelpaze oluşturduğu ve yaşam dönemleri ve çevresel etkiler ile az çok değişebildiği düşünülmektedir. Değişik toplumlarda kişilerin ve kesimlerin cinsel yönelim eğilimlerine getirilen tanım, sınıflama ve yargıların çeşitlilik gösterdiği bilinir. Üstelik bazı toplumlarda çiftlerin eşey ve cinselliklerinden çok ekonomik, toplumsal ve siyasal farkları önemsenebilir.

Daha önceleri kullanılan ancak yenilerde gözden düşen "cinsel seçim", "cinsel tercih" terimleri artık bilimsel çevrelerden çok siyasal amaçla, cinsel yönelimin yalnızca bir seçim sorunu olduğunu düşünen kişilerce kullanılmaktadır."Reiter, L. (1989) Sexual orientation, sexual identity, and the question of choice. Clinical Social Work Journal, 17, 138-150.

Cinsel yönelimin ölçülmesi

Toplumsal değer yargıları cinsel yönelimin bilimsel yöntemlerle ölçülmesini zor kılar. Araştırmacılar bireylerin kendi bildirileri, cinsel davranışları, yazıya dökülmüş cinsel düşler ve cinsel uyarılma paternlerini kullanabilirler. 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren insan cinsel yanıtının iki yada üç belirli kategori arasında süreklilik gösterdiği varsayımı yaygınlaşmıştır. Genç Alman seksoloğu Magnus Hirschfeld tarafından 1896'da yayınlanan bir makale'de bireylerin cinsel arzuları düzcinsel (A) ve eşcinsel (B) olarak iki bağımsız 10 bölümlü ölçek ile ölçulmüştür).Hirschfeld, Magnus, 1896. Sappho und Socrates, Wie erklärt sich die Liebe der Männer & und Frauen zu Personen des eigenen Geschlechts? (Sappho ve Sokrat, Erkek ve Kadınların Kendi Cinslerinden Bireylere Olan Aşkı nasıl açıklanabilir?)

Elli yıl kadar sonra, Amerikan sexoloğu Alfred Kinsey Erkekte Cinsel Davranış adlı eserini yazdı (1948).

Cinsel yönelimin değişkenliği

Arzu, davranış ve kimlik

Cinsel kimlik, yönelim ve eşeysel kimlik

Cinsel kimlik bazen cinsel yönelimle eş anlamlı gibi kullanılsa da iki kavram birbirinden ayrı öğeler içerir. Cinsel kimlik kişinin cinselliğini algılaması ve bu algının toplum tarafından sunulan modellerle olan karmaşık ilişkisi, cinsel yönelim ise yalnızca kişinin cinsel istekleri, bağlılıkları ve düşleri anlamında kullanılabilir.

Cinsel kimlik (sexual identity) (eng) ve eşeysel kimlik (gender identity) (eng) kavramlarının da birbirleri ile karıştırılmaması önemlidir.İngilizce kaynakça uyarlama notu: Bilimsel Ingilizce'de seksoloji alanında son birkaç onyılda ortaya çikan "sex-" ve "gender" farklılaşmasına karşılık Türkçede "cins-" ve "eşey" sözcüklerinin kullanılması uygun görülmüştür.) Cinsel kimlik, bireyin cinsel ve ilgili diğer davranışsal eğilimleri, vücut görüntüsü ve bunların toplumsal yansımalarının birlikte algılanması ile ilgili ve eşey kimliğinden daha geniş kapsamlı olan bir kavramdır. Eşey kimliği kavramı yalnızca bireyin kendini dişi ya da erkek olarak algılaması ile kısıtlıdır ve cinsel yönelimden ayrıdır.

Eşey kimlikleri biyolojik eşeylerinden farklı olan kişilere transgender (eng) (tr?) ya da transseksüel denir. (Ayrıca bakın: Eşeysel kimlik bozukluğu, gender identity disorder). Transseksüel kişilerin cinsel yönelimleri genellikle ruhsal eşey kimlikleri ile düzcinsel bir uyum içerisindedir. (Örneğin, erkek vücudu, kadın kimliği ve bu kimlikle düzcinsel, erkeklere ilgi duyan cinsel yönelimi olan bir birey, eşey değişikliği cerrahisi sonrasında birey düzcinsel hale gelebilir). Ancak, bireyler eşey kimliklerinden bağımsız olarak son derece değişik cinsel eğilimler (eşcinsel, çiftcinsel, aseksüel, panseksüel, ...) gösterebilmektedir. Bu nedenle eşey kimliği, cinsel kimlik ve cinsel yönelim ayrı süreçler olarak incelenmektedir.

Yanıtlar