Damat İbrahim Paşa Bosna'da doğdu. Küçük yaşta Enderun'a alındı burada yetişerek Silahdarı Şehriyari oldu. 1579 yılında Diyarbekir, 1581 yılında Şam, 1583'de Mısır valiliklerinde bulundu. Bir yıl dört ay sonra, yerine Mısır defterdarı Sinan Efendi'yi vekil bırakarak İstanbul'a geldi. 1584'te Ayşe Sultan ile evlendi. 1587'de Kaptan-ı Derya, 1588'de üçüncü vezir oldu. Daha sonra ikinci vezirliğe ve sadaret kaymakamlığına getirildi.

Damat İbrahim Paşa

Damat İbrahim Paşa III. Mehmet saltanatı döneminde 4 Nisan 1596-27 Ekim 1596, 5 Aralık 1596-3 Kasım 1597 ve 6 Ocak 1599-10 Temmuz 1601 tarihleri arasında toplam üç yıl onbir ay yirmiyedi gün sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır. 18. yüzyıldaki Lale Devri'nin sadrazamı Nevşehirli Damat İbrahim Paşa ile karıştırmamalıdır.

Damat İbrahim Paşa Bosna'da doğdu. Küçük yaşta Enderun'a alındı burada yetişerek Silahdarı Şehriyari oldu. 1579 yılında Diyarbekir, 1581 yılında Şam, 1583'de Mısır valiliklerinde bulundu. Bir yıl dört ay sonra, yerine Mısır defterdarı Sinan Efendi'yi vekil bırakarak İstanbul'a geldi. 1584'te Ayşe Sultan ile evlendi. 1587'de Kaptan-ı Derya, 1588'de üçüncü vezir oldu. Daha sonra ikinci vezirliğe ve sadaret kaymakamlığına getirildi.

Aslen Bosnalı olan Ibrahim Pasa'nin dogum tarihi bilinmemektedir. 1531'de devsirilerek Enderun-i humayinda yetistirilen ve yavas yavas temayüz ederek Sultan Üçüncü Murad'in cülusu esnasinda Rikapdarliga, cülusunu müteakib 1574'de Süahdarliga ve oradan 1580'de Yeniçeri Agaligina getirildi. 1581' de Rumeli Beylerbeyligine tayin olunan Ibrahim Pasa, bir yil sonra Sultan Üçüncü Murad'in kerimesi Ayse Sultan'la nisanlandi. Bir müddet sonra vezaret payesi tevcih olunarak Kubbealti vezirleri arasina girdi. Misir valisi Mürtesi Hasan Pasa'nin Misir'da meydana getirdigi karisikliklari gidermek ve Misir varidatini yeniden tanzim etmek üzere 1583'de Misir valiligine tayin olundu. Birbuçuk yil sonra da Lübnan'da Dürzi isyanini bastirdi. Bu isyanlarin bastirilmasindan sonra orada elde ettigi servet ve ganimeti istanbul'a getirerek, orada yaptirdigi bir tahtiyla beraber padisaha takdim etti. Bu hizmetlerine mukabil padisah, ikinci vezirlik payesini tevcih etti.

Bir müddet sonra itibarini kaybetti. Onun devlet islerinde eski nüfus ve itibarini yeniden kazanmasi Sultan Üçüncü Mehmed zamaninda oldu. Nitekim Üçüncü Mehmed'in cülusundan sonra Ibrahim Pasa üçüncü vezirlik (vezir-i salis) payesiyle kubbealtina alindi. 1595'de sadrazam Ferhad Pasa'nm Eflak seferine çikmasi üzerine Vezir-i sani (ikinci vezirlik) payesiyle Sadaret kaymakamligina getirildi. Nihayet Sinan Pasa'nin vefati ile 5 Nisan 1596' da sadaret (veziri azamlik) makami verildi.

Sinan Pasa'nin hazirlamakta oldugu Avusturya seferi islerini ele alan Ibrahim Pasa, padisahin da istirak edecegi sefere göre Osmanli ordusunu düzenlerken diger taraftan Istanbulda emniyet tedbirleri aldirdi. Aynca devletin bütün gelir kaynaklarini, evkaf ve emanatleri vezirlere teftis ettirerek kanun ve nizam disi hareket edenler siddetle cezalandirildi. Bu tedbirlerin yeterli olmadigina kani olan ibrahim Pasa, Belgrad'a giderek serhad kuvvetlerini de tanzime çalisti. Sefer öncesi yapilan toplantida onun teklifi üzerine Sultan Üçüncü Mehmed'e "Egri Fatihi" unvanini kazandiracak sefer, Egri kalesi üzerine yapildi ve kale fethedildi. Fetihden sonra kalenin tamir ve mülki teskilatinin yapilmasinda Ibrahim Pasa çok gayret sarfetti.

Ibrahim Pasa'nin sadrazamligi zamanindaki en mühim hadiselerden birisi Egri fethinden sonra Avusturyalilarla 1596'da yapilan Haçova Meydan Muharebesidir. Osmanlilarin zaferi ile sona eren bu muharebede Ibrahim Pasa orduyu muvaffakiyetle idare etti. Ancak Cagalazade Sinan Pasa'nin zaferin galibi iddiasiyla padisahtan sadareti taleb etmesi üzerine Ibrahim Pasa azledilerek, Sinan Pasa Veziri azamliga getirildi. Ancak 45 gün süren mazulluktan sonra Ibrahim Pasa yeniden sadrazam oldu. Bir müddet sonra yine azledilen Ibrahim Pasa, Avusturya üzerine sefere çikmasi sarti ile üçüncü defa sadarete getirildi. Üçüncü sadaretinde Mürtesi Hasan Pasa'nm kötü idaresi ile bozulan devlet dairelerini tanzime, seferden kaçan dirlik ve zeamet sahiplerini cezalandirmaya, ordunun ihtiyaçlarini gidermeye ve vilayet islerini düzeltmeye baslayan ibrahinim Pasa, sefer hazirliklarini tamamladiktan sonra 1599'da Istanbul'dan Belgrad'a dogru harekete geçti. Edirne'ye geldiginde Avusturya seraskeri olan Satirci Mehmed Pasa'yi basarisizligi sebebiyle katlettirdi. Daha sonra Belgrad'a, oradan Macaristan'a giren Ibrahim Pasa, Estergon üzerine yürüdü. Ancak bu hareketi, muharebe yapmak veya kale fethetmek gayesinden ziyade kalelerin tamir ve uzun süren muharebeler neticesinde dagilan veya Osmanlilar aleyhine cephe alan yerli halkin yeniden kazanilmasi gayesine matuf idi. Bu yürüyüs esnasinda bazi müsademelerde olmus ve akincilar Visgrad civarinda Veregel palankasini ele geçirmislerdi. Yine bu yürüyüs esnasinda Avusturyalilarla bir sulh tesebbüsünde bulunulmus, ancak müsbet bir netice elde edilememisti.

Veziriazam Ibrahim Pasa, 1600 baharinda Belgrad' dan çikarak, Estergon üzerine yürüyüse geçti. Tiryaki Hasan Pasa'nm da bulundugu toplantida, her zaman için tehlike teskil eden Kanije'nin fethi kararlastirildi. Kirk günden fazla muhasara edilen kale, bir taraftan gelecek yardimdan ümid kesilmesi, diger taraftan kalenin barut mahzenine ates düsmesi üzerine Ibrahim Pasa'ya teslim edildi. Burasi Beylerbeyilikle Tiryaki Hasan Pasa'ya verildi. Avusturyalilarin mühim hudut kalelerinden olan Kanije'nin düsmesi, düsmana büyük bir darbe idi. Bu muvaffakiyetinden çok memnun olan padisah, Veziri Azam ibrahim Pasaya gönderdigi hatti hümayunda onu tebrik etti ve hayatta oldugu müddetçe makaminda kalacagini vaad etti. Bu fetihle Ibrahim Pasa Kanije Fatihi unvanini aldi.

Damad Ibrahim Pasa, serhadde almis oldugu tedbirler ile askerin, serhad gazilerinin ve yerli halkin derin sevgisini kazanmis, bu mintikada Avusturya "harplerinin zuhurundan beri devam eden asayissizligi bertaraf etmisti.

Veziri azam ve Serdari Ekrem Ibrahim Pasa Belgrad'da bir taraftan 1601 seferine hazirlanirken, diger taraftan da kendi Kethüdasi Mehmed Aga ile Murad Pasa'yi icabinda sulh için görüsmek üzere talimat verip Budin'e gönderdi. Kisa bir müddet sonra rahatsizlanan Ibrahim Pasa, hayattan ümidini kesince kendisine vekalet etmek üzere Rumeli Beylerbeyisi Lala Mehmed Pasayi vasiyet etti. 10 Temmuz 1601'de vefat etti. Cenaze namazi ordugahda kilindiktan sonra naasi Belgrad'a nakl ve daha sonra Istanbul'a getirilerek Sehzade camiinin caddeye bakan cephesinde insa ettirdigi türbesine defnedildi.

Osmanli sadrazamlari arasinda rnühim bir mevki isgal eden Ibrahim Pasa'nin alicenap, cömert ve gayretli bir vezir, muvaffak bir kumandan oldugunda bütün kaynaklar müttefiktirler. Emrine verilen ordulari sevk ve idareyi bilmis ve bilhassa zemin ve zamana göre aldigi siyasi tedbirler ile gerek Lübnan harekatinda ve gerek Macaristan serhadlerinde Osmanli nüfuz ve hakimiyetini süratle tesise muvaffak olmustur. Gerçeklestirmeye çalistigi Avusturya sulhu planlari ölümü ile akim kalmis, fakat Macaristan serhadlerinde kendi yolunu takib edecek olan Lala Mehmed Pasa ve Kuyucu Murad Pasa gibi kuvvetli iki devlet adaminin yetismesini temin etmistir.

İlgili konuları ara

Yanıtlar