Takiyüddin`in Rasathanesi, 1575 yılında Osmanlı bilgini Takiyüddin tarafından İstanbul`da Tophane sırtlarında kurulan gözlemevidir.1571 yılında Osmanlı Sarayı`na Müneccimbaşı olarak atanan Takiyüddin`in padişah III. Mehmet`e, ünlü müneccim Uluğ Bey`in hesaplarının eskidiğini belirten raporunu sunmasından sonra kurulmuştur.

Dar-ü’r Rasad-ül Cedid

} Takiyüddin`in Rasathanesi, 1575 yılında Osmanlı bilgini Takiyüddin tarafından İstanbul`da Tophane sırtlarında kurulan gözlemevidir.

1571 yılında Osmanlı Sarayı`na Müneccimbaşı olarak atanan Takiyüddin`in padişah III. Mehmet`e, ünlü müneccim Uluğ Bey`in hesaplarının eskidiğini belirten raporunu sunmasından sonra kurulmuştur. 1580 yılında, Şeyhülislam Kadızade`nin onaylayan fetvası ve padişah III. Murat`ın emriyle rasathane denizden topa tutularak yıkılmıştır.

İlber Ortaylı`ya göre İstanbul`daki bir depremden sonra halk ayaklanmış ve depremin rasathane yüzünden olduğunu söylemişlerdir. Sarayın önünde büyük gösteriler olmuş, bunun üzerine III. Murat, denizden top atışı ile rasathaneyi yıktırmak zorunda kalmıştır.}

İstanbul Gözlemevi Darü`r-Rasadü`l-Cedid (ya da Dar el-Rasad el-Cedid) Türkçe olarak İstanbul Gözlemevi en uygunudur. Doç. Dr. Yavuz Unat Ankara Üniversitesi Bilim Tarihi Anabilim Dalı Astronomi Tarihçisi

İstanbul Gözlemevi`ne ilişkin akademik bilgi aşağıdadır.



Osmanlı Devleti`nde, 16. yüzyılın ortalarına değin İmparatorluk içerisinde bir gözlemevi kurulamamıştır. Ancak, 16. yüzyılın ikinci yarısında, III. Murat döneminde İstanbul`da Tophane sırtlarında 16. yüzyılda Takiyüddin tarafından İstanbul`da kurulan gözlemevinin Osmanlı bilim tarihinde önemli bir yeri vardır.
Takiyüddin babasıyla İstanbul`a ilk gelişlerinde bazı önemli bilimsel toplantılara katılmıştı. Bu toplantılara katılanlar arasında Semerkand Gözlemevi`nin kurucularından Kutbettin Efendi ve oğlu Muhammet Efendi de bulunmaktaydı. Bu kişiler Takiyüddin`in astronomiye meraklı olduğunu görerek onu bu mesleğe doğru yönlendirmeye gayret etmişler ve Kutbettin Efendi, Ali Kuşçu`dan devraldığı ve muhtemelen Semerkand kütüphanelerine ait olan matematik ve astronomi ile ilgili bütün kitapları kendisine teslim etmiştir (960/1553). Böylece Takiyüddin ilk bilgilerini buradan almış ve en önemli matematik ve astronomi eserlerini inceleme fırsat bulmuştur. Takiyüddin, ekonomik nedenlerden dolayı yargı yolunu seçip Mısır`a giderek yargı görevinde bulunduktan sonra tekrar İstanbul`a gelmiş ve artık buradan ayrılamamıştır.


Gözlemevinin Kuruluşu Takiyüddin İstanbul`da bir gözlemevi kurmayı arzu etmekteydi. İstanbul`a gelir gelmez bu arzusunu gerçekleştirmek üzere dönemin önemli bilginleriyle temasa geçti ve gözlemevinin inşası için gerekli propagandalara başladı. 1571`de de Müneccimbaşı Mustafa Çelebi ölünce yerine Müneccimbaşılığa (baş astrolog) atandı. Vezir Sokullu Mehmet Paşa ve Takiyüddin`in astronomiye karşı yeteneğini anlayıp onu himayesi altına alan Hoca Saadettin Takiyüddin`in gözlemevi kurma isteği ile ilgilendiler ve onu desteklediler. Bunun üzerine Takiyüddin, kullanılan Uluğ Bey Zic`inin gününü doldurduğunu, günü ihtiyaçlarına uygun olmadığını ve bu yüzden de yeni gözlemler ışığı altında yeni tablolar oluşturulmasının gerekliliğini açıklayan bir layiha hazırlar. Bu raporla birlikte Padişahın huzuruna çıkan Hoca Saadettin ve Sokullu Mehmet Paşa, III. Murat`ı Takiyüddin`in yönetimi altında bir gözlemevi kurulması konusunda ikna ederler; konu Divan`a götürülür, onaylanır ve Takiyüddin Padişah tarafından Padişahın adıyla anılacak bir zic hazırlamakla görevlendirilir (1575) ve 1577 yılında gözlemevi kurulur. Kaynaklara göre bunun için hükümetin tahsis ettiği masraf on bin altındır. Bu o döneme büyük bir miktar olmasına karşın Meraga ve Semerkand Gözlemevlerinin masrafları göz önüne alındığında oldukça düşüktür. Ayrıca Takiyüddin`e de bu iş için senelik üç bin altın tahsis edilmiştir. Gözlemevinin yerleşim yeri için İstanbul`da Avrupa yakasında bulunan yüksek bir yer olan Tophane sırtlarındaki bir bölge seçilir. Ancak Fatin Gökmen, bu yerin neresi olduğunun bilinmediğini, gözlemevinin Galata Saray Mektebi`nin bulunduğu mevki civarında olmasının muhtemel olduğunu söyler.

Gözlemevinin Yıkılışı Gözlemevinin ömrü kısa sürmüş ve Ocak 1580`de yıktırılmıştır. 1777 senesinin Kasım ayında, İstanbul semalarında ünlü 1577 kuyruklu yıldızı gözlemlenmiştir. Takiyüddin kuyruklu yıldız gözlemi vesilesiyle Sultan Murad`a ait kehanetlerde bulunmuş ve bu olayı iyi haberler müjdeleyicisi olarak yorumlayarak İranlılara karşı Türk kuvvetlerinin başarılı olacağını söylemiştir. Bu gözlemin ardından İstanbul`da 1578`de bir veba salgını baş göstermiş, gözlemevine karşı olumsuz bir tavır oluşmaya başlamış ve saraydakiler bu fırsattan yararlanarak, bir gözlemevinin kurulduğu her yerde felaketlerin birbirini kovaladığını, Uluğ Bey`in ölümünü de örnek göstererek kanıtlamaya çalışmışlardır. Devrin Şeyhülislamı Ahmed Şemseddin Efendi Padişah`a bir rapor sunmuş ve bu raporunda gözlem yapmanın uğursuz, feleklerin esrar perdesine küstahça öğrenmeye cüret edenin akıbetinin mahrum olduğunu ve eğer bir memlekette zic hazırlanacak olursa o memleket mamur iken harap ve devletin binaları zelzele ile toprak olacağını bildirmiştir. Bunun üzerine Kaptan-ı Derya Kılıç Ali Paşa`ya bir Hatt-ı Hümayun gönderilmiş, Kılıç Ali Paşa Güneş`in gölgesinin yüksekliği ve yıldızların gözlemlenmesi için hazırlanan halatı kesmiş, derin kuyuyu taş ile doldurmuş ve gözlemevini yıkmıştır. Muhtemelen Takiyüddin Hoca Saadettin Efendi sayesinde hayatını kurtarmış ve iki sene sonra da vefat etmiştir.

Gözlemevinin Yapısı Gözlemevinin büyüklüğü konusunda tam bir bilgimiz yoktur. Ancak İstanbul Gözlemevi, astronomlar ve idari personel için çalışma odaları ve kalacağı yerler içeren özenle yapılmış bir bina idi. Ayrıca bir de kütüphanesi bulunmaktaydı. Bu kütüphanede, yakın zamanlarda ölen bir kişinin özel koleksiyonu yer almaktaydı. Kaynaklara göre binanın yanında “Küçük Gözlemevi” olarak adlandırılan bir bina daha bulunmaktadır.

Gözlemevinde Çalışan Personel Elimizdeki mevcut bilgilere dayanarak gözlemevinde çalışan personel sayını tespit etmek olanaksızdır. Ancak bazı belgelerde, burada çalışan kişilerin adları ve görevleri yer almaktadır. Kaynaklarda Takiyüddin`in yanında Yahudi bir müneccimin görev aldığı yazılıdır. Yine çeşitli kaynaklardan öğrendiğimize göre, gözlemevinde Takiyüddin ile birlikte on beş kişi hizmet etmekteydi. Bunlar arasında ikinci rasıd, üçüncü rasıd, katip ve rasıdlara hizmet eden bir kişi de yer almaktadır. Takiyüddin burada çalışmış olan Yahudi bir astronomdan da süz eder. Bu kişi Salonica`da doğmuş olan Davud el-Riyazi`dir. Takiyüddin`den öğrendiğimize göre 985 (1577/1578) yılında olan ancak havanın bulutlu olması nedeniyle İstanbul`dan gözlemlenemeyen bir tutulmayla ilgili olarak Takiyüddin ondan bilgi almıştır. Davud el-Riyazi, muhtemelen 1577-1578 yılında (ya da bu yıllardan sonra) gözlemevinin kadrosuna dahil olmuştur.

Gözlemevi`nde Kullanılan Araçlar Bu gözlemevinde 16. yüzyılın en mükemmel gözlem araçları inşa edilmiştir. Yapılan araştırmalar bu gözlemevinde inşa edilen gözlem araçları ile Tycho Brahe`nin Danimarka kralı Frederic II`nin himayesinde Hven`de 1576 yılında inşasına başlanan gözlemevindeki gözlem araçları arasında tam bir paralelizm olduğunu göstermiştir. Takiyüddin bu gözlemevinde önemli gözlem aletleri yapmış ve kullanmıştır 1. Zat el-halak (halkalı araç, armillary sphere) 2. Duvar Kadranı (mural quadrant). 3. Zat el-semt ve`l-irtifa (azimut yarım halkası, azimuthal semicircle). 4. Zat el-şu`beteyn (cetvelli araç, triquetrum, paralaktik ruler). 5. Zat el-sakbeteyn (iki delikli araç, dioptra). 6. Zat el-evtar (kirişli araç). 7. Müşebbet bi`l-monatek. 8. Mekanik saat.

1. Zat el-halak (halkalı araç, armillary sphere) Gök cisimlerinin enlem ve boylamlarının bulunmasında kullanılan bu alet yüzyıllarca gözlemevlerinin en belli başlı aleti olmuştur; ilk tasviri, “usturlap” adı ile Batlamyus`un (M.S. 150 yılları) Almagest adlı kitabında verilir. Takiyüddin`in kullandığı zat el-halak, çapı 9 1/6 zira` olan 6 halkadan yapılmıştır.

2. Zat el-şu`beteyn (cetvelli araç, turquetum) Zat el-şu`beteynin ilk tasvirine Batlamyus`ta rastlanmakta ve Batlamyus bu alete “Ufkun Kutuplarından Geçen, Büyük Daire Üzerinde Gözlem Yapan ve Paralaks Bulmaya Yarayan Araç” adını verir. Batlamyus aleti şöyle tarif eder: Olabildiği kadar küçük taksimatlandırılabilmesi için 2 ziraa€˜`dan küçük olmayan iki cetvel alınır ve uçlarından birleştirilir. Biri ufka dik olarak bir kaideye yerleştirilir, diğerine de iki hedefe tespit edilir. Tam ortalarına, göze yakın olanı küçük, uzak olanı büyük olmak üzere iki delik delinir. İnce ve düz olan üçüncü bir cetvel alınır ve ikisi arasındaki açıyı ölçmek için dik cetvelin yanına yerleştirilir

3. Zat el-Sakbeteyn (iki delikli araç, dioptra) Bu alet, Güneş`in ve Ay`ın çaplarını, Güneş ve Ay tutulmalarının miktarlarını hesap etmekte kullanılır. Takiyüddin Zat el-Sakbeteyni dakika bölümlerini gösterebilecek kadar büyük çapta inşa etmiştir.

4. Duvar kadranı (libne, mural quadrant) Meridyen üzerine inşa edilmiş bir duvarın yüzeyine tespit edilmiş bir kadrandır ve yıldızların meridyen geçişlerini gözlemekte kullanılır. Adından da anlaşılacağı üzere çeyrek daire yayından ibarettir. Muhtemelen ilk hedefeli kadran Aristoteles`in (M.Ö. 384-322/1) öğrencisi Dicaearchos (M.Ö. yaklaşık 355-285) tarafından yapılmıştır. Ayrıca Eratosthenes`in (M.Ö. 275-194) bir kadran yardımıyla bir dağın yüksekliğini ölçtüğü söylenir. Mevcut kaynaklara göre İslam Dünyası`nda kadran hakkında ilk eser Harezmi (9. yüzyıl) tarafından kaleme alınmıştır. Harezmi`den sonra çok çeşitli adlar altında kadranlar yapılış ve kitaplar yazılmıştır. Batı`da ise bu konuda kitap yazan ilk kişi Pisalı Leonardo`dur. Ancak bu kadran taksimatlı gölge karesi olan basit bir kadrandır ve bu tip kadranlar çok küçük oldukları ve dakik sonuçlar için elverişli olmadıklarından İslam Dünyası`nda alat el-rasadiyye denilen gruba dahil edilmemişlerdir. Astronomi sahasında ayrıntılı olarak kadranı ele alan Batlamyus`tur. Batlamyus Almagest adlı eserinde, yekpare tahta veya taştan kare biçiminde yapılmış bir duvar kadranı tasvir eder. Batlamyus`un tasvir ettiği türde kadranlar İslam Dünyası`nda ilk zamanlardan beri kullanılmıştır. Bunlar arasında Battani (858-929) ve Biruni (11. yüzyıl) sayılabilir. Yine Sagani de (ölümü 990) 21 ayak çapında çok büyük bir kadran kullandığı bilinmektedir. İstanbul Gözlemevi`nde bu araç 6 metre çapında olarak inşa edilmiştir. 16. yüzyıla kadar Avrupa`da bu tip bir duvar kadranına rastlanmamaktadır. Kullanılan kadranlar Batlamyus`unkine benzeyenler veya taşınabilenlerdir. Böyle bir araç Batı`da ilk defa Tycho Brahe tarafından kullanılmıştır. Takiyüddin tarafından kullanılan duvar kadranı 6 metre çapında pirinç iki kadrandan oluşmuş ve meridyen düzlemi üzerindeki bir duvarın yüzeyine yerleştirilmiştir.

5. İtidal Halkası (Halka el-Üstüva, Ekinoktial armil) Esas kısmı taksimatlı büyük bir halkadan ibarettir ve itidal (ılım) noktalarının belirlenmesinde kullanılmıştır. Bu alete ilk defa Batlamyus`ta rastlanmaktadır. Batlamyus bu aletin mucidi olarak Hipparchos`u (M.Ö. yaklaşık 190-120) göstermektedir. Almagest`te verilen tasvire göre bu alet ekvator düzlemine tespit edilmiş bir halkadan ibarettir. Güneş ılım noktalarından birine gelince halkanın içbükey kısmı aydınlanır. Takiyüddin bu aleti kullanmamış, onun yerine geçen başka bir alet kullanmıştır. Bu alet de zat el-evtardır. Zira zat el-evtardan bahsederken “Mütekaddimin vermiş olduğu itidal halkasından müstağni bırakır.” demektedir.

6. Zat el-evtar (kirişli araç) Ekinoksların saptanmasına yarar. Takiyüddin aletin tasvirini verirken bunun kendi icadı olduğunu, eskilerin ekinoks noktalarının tayininde kullandıkları itidal halkasının yerine geçtiği bildirir. Takiyüddin gözlemin nasıl yapılacağına ilişkin bir ayrıntı vermemektedir. Muhtemelen gözlem ipler vasıtasıyla yapılmaktaydı. Tam ekvator düzlemine gerilmiş olan bu iplerin birbirlerini gölgelendirmesi ile ekinokslar (ılım noktaları) belirlenebilir.

7. Zat el-Semt ve`l-irtifa (azimut yarım halkası, azimuthal semicircle) Gök cisimlerinin yükseklik ve azimutlarını bulmaya yarayan ve teodolitin öncüsü olan bu araç İslam Dünyası`nda İbn Sina`dan (980-1037) beri kullanılıyordu. Nasirüddin el-Tusi (1201-?) ile en mükemmel düzeye ulaşan bu araç Batı dünyasında ilk defa Tycho Brahe tarafından kullanılmıştır. Takiyüddin`in bu aleti, ufuk halkası üzerine yerleştirilmiş bir yarım halkadan ibarettir. Yarım halka merkezine bir idade tespit edilmiştir. Bu, 180 dereceye taksim edilmiş çevre üzerinde hareket ederek yıldızların yüksekliklerini tayin eder.

8. Rub-ı Mıstara (tahta kadran, cetvelli kadran, rub-ı deffe) Yıldızların yükseklik ve zenit yüksekliklerini ölçmeye yarayan tahta cetvelden yapılmış çeyrek dairedir. Mevcut verilere göre bu alet ilk defa Tycho Brahe ve Takiyüddin tarafından kullanılmıştır. Kaynaklara göre bir takım tahta cetvellerden (mıstara) yapılmış olduğundan rub-ı mıstara (cetvelli kadran), ya da tahtadan yapıldığından rub-ı deffe (tahta kadran) adı verilmiştir. Takiyüddin`in kullandığı rub-ı mıstara, 450 cm. yarı çapında bir kadrandır (Resim 8). Yarıçapı yaklaşık 4,5 metre olan tahtadan çeyrek daire yapılır. Bunun iki ucuna yarıçapı yerine geçen iki cetvel tespit edilir. Üçüncü cetvel ise yayın ortası ile merkezini birleştirir. Bu cetvelin ortasına, bir kaide üzerinde yer alan bir mihver yapılır. Kadranın merkezine bir şakul asılır. Yan cetvellerden birine de iki hedefe tespit edilir. Yıldız görünene kadar kadran hareket ettirilir. Yıldız göründüğü anda şakulün ipinin cetvel üzerinde gösterdiği taksimat yıldızın yüksekliğidir.

9. Müşebbehe bi`l monatık Yapılış itibariyle sekstanta benzer. Herhangi bir düzlemde iki veya üç yıldız arasındaki açıyı ölçmeye yarayan bu araç 16. yüzyıl pratik astronomisinin en önemli icatlarındandır. Üç taksimatlı daireden ibarettir. Üç yıldızdan oluşan bir küresel üçgenin kenarlarını ölçmekte kullanılır.

10. Zat el-Ceyb Bu alet, zat el-şua€˜beteynde olduğu gibi iki cetvelden ibarettir. Her iki cetvelin ucuna işaret yapılır ve işaretten itibaren cetveller 60`a bölünür. Cetvellerden birinde ucunda bir şakul bulunan bir ip bulunur. Bu cetvele iki de hedefe tespit edilir. Hedefede yıldız görününceye kadar cetvel kaldırılır. Şakulün ipinin cetvelde işaret ettiği değer, merkezden itibaren yüksekliğin tamamının kosinüsüne, işaretten itibaren de (1-cos.A)`ya eşittir.

11. Saatler Yıldızların sağ açıklıkları Güneş`le yıldızlar arasında geçen süreyle ölçülür. Bunun için de dakik saatlere ihtiyaç vardır. Saatler ancak 16. yüzyılın ikinci yarısında bir gözlem aracı olarak kullanılabilecek dakikliği ulaşabilmişlerdir. Tycho Brahe gözlem amacıyla üç saat yaptırtmıştır. Takiyüddin de gözlemevinde saati bir gözlem aracı olarak kullanmıştır. Takiyüddin`in yapmış olduğu bu alet, zamanı belirlemek için kullanılan bir tür mekanik saattir; kendi icadıdır.

Takiyüddin Teleskop Kullandı mı? Takiyüddin`in kullanmış olduğu sanılan diğer bir astronomik alet ise, uzaktaki nesneleri yakınlaştıran optik bir alettir. Takiyüddin Kitabu Nur-i Hadakati`l-Ebsar ve Nur-i Hadikati`l-Enzar (Göz ve Bakış Bahçelerinin Işığı Üzerine Kitap) adlı eserinde şöyle söyler: “Ben uzakta bulunmaları nedeniyle görülemez (gözden gizlenmiş olan) eşyayı en ince ayrıntılarıyla gösterebilen ve ortalama uzaklıkta bulunan gemilerin yelkenlerini bir ucundan tek bir gözle baktığımızda görebileceğimiz ve (daha önce) Yunanlı bilginlerin yapıp, İskenderiye Kulesi`ne yerleştirmiş olduklarına benzer bir billur (mercek) yaptım.” Takiyüddin`in yaptığı bu aleti teleskop olarak tanımlamamız mümkündür. Zira yukarıdaki tasvirden anlaşıldığı üzere bu alet çok uzaktaki nesneleri çok yakından ve ayrıntılarıyla gösterebilmektedir. Bilinen kaynaklara göre teleskopun en erken tarihi 1600 yıllarına denk düşmektedir. Teleskopun astronomik amaçlı kullanımı ise 1609 yılında Galileo (1564-1642) ile mümkün olmuştur. Takiyüddin ise bu kitabını 1574 başlarında yazmıştır. Ancak Takiyüddin bu aletin Eski Yunanlılar tarafından yapıldığını ve İskenderiye Kulesi`ne yerleştirildiğini söylemektedir. Ne var ki, bilinen kaynaklara göre İskenderiye Kulesi`nde böyle bir alet yoktur. Bu durum göz önüne alınırsa, bu aletin teleskop olmadığı, bir gözlem borusu (sighting tube) olduğu daha akla yakın görünmektedir. Zira bu alet, çok daha eskilerden beri, örneğin Çin`de M.Ö. 1100`lerde bilinmekte ve kullanılmaktadır.

Gözlemevi`nde Yapılmış Olan Gözlemler Fatin Gökmen`e göre İstanbul Gözlemevi`nde yapılmış olan gözlemler Ay ve Güneş gözlemleriyle sınırlı kalmış ve hatta Güneş gözlemleri tamamlandığı halde Ay gözlemleri tamamlanmamıştır. Bu kanaat gerçekte Takiyüddin`in sadece Sidret el-Münteha adlı eserinin dikkate alınmış olmasındadır. Onun diğer zicleri de incelendiğinde İstanbul Gözlemevi`nde sadece Güneş ve Ay gözlemlerinin yapılmadığını, diğer gezegenlere ilişkin gözlemlerin de yapıldığı ortaya çıkmaktadır. Sidret el-Münteha`da, 985 (1577) yılına ait iki solstis ve İstanbul`un enleminin tayininde kullanılan gözlemlerden bahsedilmektedir. 987 (1579) yılında da bir ekinoks gözlemi ve yine aynı yıl duvar kadranı ve zat el-halak ile iki Güneş gözlemi yapılmıştır. Yine Recep 984 (Ekim 1576) tarihinde, biri Hoca Saadettin`in evinde, diğer ikisi gözlemevinde olmak üzere üç gözlem daha yapılmıştır. İstanbul Gözlemevi`nde yapılmış olan gözlemler hakkındaki bilgilerimiz Takiyüddin tarafında yazılmış olan üç zice dayanmaktadır; 1. Sidret el-Münteha el-Efkar fi Melekut el-Felek el-Devvar (1577/78-1580). 2. Teshil Zic el-Aşariyye el-Şehinşahiyye (1580). 3. Ceridet el-Dürer ve Haridet el-Fiker (1584).

Sidret el-Münteha el-Efkar fi Melekut el-Felek el-Devvar`da Yer Alan Astronomik Tablolar 1. Günler, saatler ve saatlerin kesirlerinde Güneş`in merkez hareketi tablosu. 2. Mecmu senelerde, Arabi aylarda ve tam günlerde Güneş`in merkez ve apoje hareketi tablosu. 3. Saat ve kesirlerinde Güneş`in merkez ve apoje hareketi tablosu. 4. Geceleriyle birlikte gündüzlerin tadili tablosu. 5. Mücerred merkeze nispetle alınan ve yine buna ilave edilen geceleriyle birlikte gündüzlerin tadil hissesi tablosu. 6. Tadil edilmiş merkeze göre alınan apojeyle birlikte toplama eklenen Güneş`in tadili tablosu. 7. Ay`ın mecmu Arabi senelerdeki ve Arabi aylardaki, ortalama hareketini, anomali hareketini, merkez hareketini ve re`s yani çıkış düğümünün hareketini gösterir Ay`ın ortalamaları tablosu. 8. Ay`ın tam günlerdeki ortalamaları tablosu. 9. Ay`ın saat ve kesirlerdeki ortalamaları tablosu.

Teshil Zic el-Aşariyye el-Şehinşahiyye`de Yer Alan Astronomik Tablolar 1. Güneş`in burçlara göre takvimini gösterir tablo. 2. Mecmu ve mabsut senelerde, Arabi aylarda, tam günlerde, saatlerde ve saatlerin kesirlerinde Güneş`in merkez ve ortalama hareket tablosu. 3. Merkeze göre alınan ve ortalamaya ilave edilen Güneş`in tadili tablosu. 4. İstanbul`un boylamına göre mecmu ve mabsut senelerde, Arabi aylarda, günler ve saatlerle saatlerin kesirlerinde Ay`ın merkez, anomali, ortalama ve çıkış düğümü hareketlerini gösterir Ay`ın ortalamaları tablosu. 5. Ay`ın merkezi bir günlük hareket neticesinde 00 01`dan 110 241`ya gelirken, her 6 yay dakikası için, burçlara göre hazırlanmış ve ortalama harekete eklenmesi gereken anomali derecelerini gösterir tablo. 6. Ay günlerinin tadili tablosu 7. Ay`ın enlem tablosu 8. Mecmu ve mabsut senelerde, tam günlerde, tam saatlerde ve saatlerin kesirlerinde Satürn`ün merkez, anomali ve apoje hareketini gösterir Satürn ortalamaları tablosu. 9. Tadil edilmiş anomali, 6 burçtan daha az olduğundan, tadil edilmiş merkeze nispetle alınan Satürn`ün anomalisi dakikaları tablosu. 10. Merkeze nispetle alınan ve tadil edilmiş olması için anomaliye eklenen ya da ondan çıkarılan Satürn`ün “birinci tadil” tablosu. 11. Tadil edilmiş anomali, 6 burçtan daha fazla olduğunda tadil edilmiş merkeze nispetle alınan Satürn`ün anomali dakikaları tablosu. 12. Takvimini elde etmek için, tadil edilmiş anomali ile anomali dakikalarına göre alınan ve apojeyle birlikte tadil edilmiş merkeze ilave olunan Satürn tablosu. 13. Tadil edilmiş merkeze ve tadil edilmiş anomaliye göre Satürn`ün enlemi tablosu. 14. Mecmu ve mabsut senelerde, tam günlerde, tam saatlerde ve saatlerin kesirlerinde Jüpiter`in merkez, anomali ve apoje hareketini gösterir Jüpiter ortalamaları tablosu. 15. Tadil edilmiş anomali, 6 burçtan daha az olduğunda, tadil edilmiş merkeze nispetle alınan Jüpiter`in anomali dakikaları tablosu. 16. Merkeze nispetle alınan ve tadil edilmiş olması için anomaliye eklenen ya da ondan çıkarılan Jüpiter`in “birinci tadil” tablosu. 17. Tadil edilmiş anomali, 6 burçtan daha fazla olduğunda, tadil edilmiş merkeze nispetle alınan Jüpiter`in anomali dakikaları tablosu. 18. Takvimini elde etmek için, tadil edilmiş anomali ile anomali dakikalarına göre alınan ve apojeyle birlikte tadil edilmiş merkeze ilave olunan Jüpiter tablosu. 19. Mecmu ve mabsut senelerde, tam günlerde, tam saatlerde ve saatlerin kesirlerinde Mars`ın merkez, anomali ve apoje hareketini gösterir Mars ortalamaları tablosu. 20. Tadil edilmiş anomali, 6 burçtan daha az olduğunda, tadil edilmiş merkeze nispetle alınan Mars`ın anomali dakikaları tablosu. 21. Merkeze nispetle alınan ve tadil edilmiş olması için anomaliye eklenen ya da ondan çıkarılan Mars`ın “birinci tadil” tablosu. 22. Tadil edilmiş anomali, 6 burçtan daha fazla olduğunda, tadil edilmiş merkeze nispetle alınan Mars`ın anomali dakikaları tablosu. 23. Takvimini elde etmek için, tadil edilmiş anomali ile anomali dakikalarına göre alınan ve apojeyle birlikte tadil edilmiş merkeze ilave olunan Mars tablosu. 24. Mecmu ve mabsut senelerde, tam günlerde, tam saatlerde ve saatlerin kesirlerinde Venüs`ün merkez, anomali ve apoje hareketini gösterir Venüs ortalamaları tablosu. 25. Tadil edilmiş anomali, 6 burçtan daha az olduğunda, tadil edilmiş merkeze nispetle alınan Venüs`ün anomali dakikaları tablosu. 26. Merkeze nispetle alınan ve tadil edilmiş olması için anomaliye eklenen ya da ondan çıkarılan Venüs`ün “birinci tadil” tablosu. 27. Tadil edilmiş anomali, 6 burçtan daha fazla olduğunda, tadil edilmiş merkeze nispetle alınan Venüs`ün anomali dakikaları tablosu. 28. Takvimini elde etmek için, tadil edilmiş anomali ile anomali dakikalarına göre alınan ve apojeyle birlikte tadil edilmiş merkeze ilave olunan Venüs tablosu. 29. Tadil edilmiş merkeze ve tadil edilmiş anomaliye göre Venüs`ün enlemi tablosu. 30. Mecmu ve mabsut senelerde, tam günlerde, tam saatlerde ve saatlerin kesirlerinde Merkür`ün merkez, anomali ve apoje hareketini gösterir Merkür ortalamaları tablosu. 31. Tadil edilmiş anomali, 6 burçtan daha az olduğunda, tadil edilmiş merkeze nispetle alınan Merkür`ün anomali dakikaları tablosu. 32. Merkeze nispetle alınan ve tadil edilmiş olması için anomaliye eklenen ya da ondan çıkarılan Merkür`ün “birinci tadil” tablosu. 33. Tadil edilmiş anomali, 6 burçtan daha fazla olduğunda, tadil edilmiş merkeze nispetle alınan Merkür`ün anomali dakikaları tablosu. 34. Takvimini elde etmek için, tadil edilmiş anomali ile anomali dakikalarına göre alınan ve apojeyle birlikte tadil edilmiş merkeze ilave olunan Merkür tablosu. 35. Tadil edilmiş merkeze ve tadil edilmiş anomaliye göre Merkür`ün enlemi tablosu. 36. Tadil edilmiş anomaliye göre Merkür`ün inhiraf tablosu.

Ceridet el-Dürer ve Haridet el-Fiker`de Yer Alan Astronomik Tablolar 1. Arabi aylarda Güneş ve Ay tutulmasının imkanının bilinmesi için enlemsel hareket tablosu. 2. Esabi el-kutr, esabi el-cirm, sukut ve meks saatlerini almak, tutulma zamanlarının sınırlarını bilmek ve Ay yüzeyini ölçmek için hazırlanan ve görünür Ay enlemi ile Ay`ın günlük boylamının altından kendisine girilen külli ve cüzi Ay tutulması tablosu. 3. 400 kuzey enlemi için onuncu evden itibaren ölçülen açıklığa göre hazırlanan, Ay`ın ondalık dakikalarla boylam ve enlemdeki paralaksı tablosu. 4. Esabi el-kutr, esabi el-cirm ve sukut saatlerini almak, tutulma zamanlarının sınırlarını bilmek ve Güneş yüzeyini ölçmek için hazırlanan ve görünür Ay enlemi ile Ay`ın günlük boylamının altından kendisine girilen külli ve cüzi Güneş tutulması tablosu. 5. İstanbul`un enlemi için ondalık olarak hazırlanmış bud el-kutr ve el-asl el-mutlak tablosu. 6. İstanbul Gözlemevi`ndeki gözlemlere istinaden hazırlanan el-meyl el-evvel ve onun tanjantı tablosu. 7. Hicretin 989`uncu (1581) senesinde yıldızların durumlarına ilişkin bilinmesi gereken bilgileri içerir tablo. 8. İstanbul`un boylamına göre mecmu Arabi senelerde Güneş`in merkez ve apoje hareketinin tablosu. 9. Mabsut tam Arabi senelerde Güneş`in merkez ve apoje hareketi tablosu. 10. Tam günlerde Güneş`in merkez ve apoje hareketi tablosu. 11. Saat ve kesirlerinde Güneş`in merkez ve apoje hareketi tablosu. 12. Tadil için merkeze nispetle alınan ve buna ilave edilen Güneş`in geceleriyle birlikte gündüzlerinin tadili hissesi tablosu. 13. Merkez nispetle alınan ve buna ilave edilen Güneş`in tadil tablosu. 14. İstanbul boylamı için Ay`ın mecmu Arabi senelerdeki ortalamaları tablosu. 15. İstanbul boylamı için Ay`ın mabsut Arabi senelerdeki ortalamaları tablosu. 16. İstanbul boylamı için Ay`ın tam günlerdeki ortalamaları tablosu. 17. İstanbul boylamı için Ay`ın saatlerdeki ortalamaları tablosu. 18. Ay`ın saatlerin kesirlerindeki ortalamaları tablosu. 19. Daima anomali miktarına ilave edilen Ay`ın anomalistik tadili tablosu. 20. Daima ortalama harekete eklenen ortalamanın tadili tablosu. 21. Tadil edilmiş anomalinin 6 burçtan daha az olması halindeki anomali dakikaları tablosu. 22. Tadil edilmiş anomalinin 6 burçtan daha fazla olması halindeki anomali dakikaları tablosu. 23. Düzeltilmiş anomali derecelerine göre alınan ihtilaf tablosu. 24. Enlem hissesini elde etmek için Ay`ın takvimine eklenen cevzeher ortalamaları tablosu. 25. Ay`ın enlemi ve “üçüncü tadil” diye adlandırılan nakil dakikaları tablosu. 26. Zamanın takvimine uyması için Güneş`in takvimine göre alınan ve Ay`ın takviminden düşülen geceleriyle birlikte günlerin tadili tablosu. 27. Oğlak başlangıcına göre ekliptikteki burçların metalii tablosu. 28. İstanbul`un enlemi için burçların yerel metalii tablosu

Görülmektedir ki, Takiyüddin, daha çok kuramsal nitelikte olan Sidret el-Münteha`ya Ay`ın hareketine ilişkin tadil tablolarını almamıştır. Ancak Sidret el-Münteha`da verilmeyen bu tablolar Teshil Zic el-Aşariyye el-Şehinşahiyye ve Ceridet el-Dürer ve Haridet el-Fiker ziclerinde verilmiştir. Gerçekte her üç zic incelendiğinde, Takiyüddin`in bir zicde yer alan tabloyu diğer iki zicde yer vermediği görülmektedir. Muhtemelen bunun sebebi, İstanbul Gözlemevi`nde yapılmış olan gözlemlerin birden fazla zice dağıtılmak istenmesidir. Teshil Zic el-Aşariyye el-Şehinşahiyye`de yer alan gezegen tabloları ise İstanbul Gözlemevi`nde sadece Ay ve Güneş gözlemlerinin yapılmadığını, gezegenlere ilişkin gözlemlerin de yapıldığını göstermektedir. Ayrıca zicde Satürn, Venüs ve Merkür gezegenleri için enlem tablosu da hazırlanmış, ancak Satürn`ün tablosu doldurulduğu halde diğerleri boş bırakılmıştır. Ceridet el-Dürer ve Haridet el-Fiker adlı zicde ise diğer iki zicde yer almayan Güneş ve Ay tutulmalarının yer aldığı görülür. Burada yer alan diğer bir tablo ise 1581 yılında hazırlanmış sabit yıldızlar tablosudur. Burada Takiyüddin 69 yıldızın boylamını, enlemini, yönünü, deklinasyonunu, zeval rektesansiyonunu ve geçiş derecelerini vermektedir. Takiyüddin`in burada yaptığı gözlemlere dayanarak yaptığı Güneş teorisine ilişkin hesaplar da bu yüzyılın dünya çapındaki en başarılı çalışmaları olarak kabul edilmiştir. Güneş`in Yer`e göre görünür hareketini en iyi biçimde açıklayan ilk önemli teori, M.Ö. 150 yıllarında yaşamış olan ünlü bilim adamı Hipparchos tarafından ortaya atılmıştır. Hipparchos, Güneş`in hareketlerini açıklamak için Aristoteles`in (M.Ö. 4. yüzyıl) evren modeline uygun bir sistem geliştirmiştir. Buna göre; 1) Yer evrenin merkezinde ve hareketsizdir; 2) Bütün gök cisimleri Yer`in etrafında dairesel olarak dolanırlar ve hızları sabittir. Ancak yapılan gözlemler gezegenlerin muntazam bir hızla hareket etmediklerini göstermekteydi. Ayrıca gezegenlerin Yer`e olan uzaklıkları sürekli değişiyordu. Gözlemler bu temel prensipleri ile uyuşmuyordu. Hipparchos dışmerkezli (eksantrik) bir sistem kullanarak, gözlemlerle sistemi uyuşturmaya çalıştı. Hipparchos tarafından ileri sürülen ve daha sonra Batlamyus tarafından da benimsenen bu teoriyi İslam astronomları olduğu gibi kabul etmişlerdir. Buna göre, Güneş, gerçekte kendi mümessil yörüngesinde değil, bu yörünge ile aynı düzlemde bulunan, dışmerkezli bir yörünge, yani “merkezi kaymış” bir daire (felek el-haric el-merkez, dışmerkezli daire, eccentric) üzerinde bir yıllık sürede dolanmaktadır. Bu Güneş`in dışmerkezli yörüngesidir. Burada önemli olan dışmerkezliliğin (eccentricity) hesabıdır. Hipparchos, bu yörüngenin merkezi ile Yer`in merkezi arasındaki mesafeyi, mevsim farklarından yararlanarak hesap eder ve yörüngenin yarıçapı 60 birim olarak kabul edildiğinde, 2,5p olarak verir. Ancak Yer`in merkezden ne kadar kaydırılacağının tespiti için kullanılan bu yöntemde dönence noktalarının tam olarak belirlenmesi çok zor olduğundan hata daha başlangıçta işin içine giriyordu. Başka bir yöntem de geliştirilemediğinden bu uygulama 16. yüzyıla kadar sürdü. Kopernik ve Tycho Brahe bu noktaları hesaba katmayan ve “üç gözlem noktası” yöntemi adı verilen bir yöntem geliştirdiler. Ancak bu yöntemin İslam Dünyasında çok önceleri Beyruni (973-1048), Nasırüddin-i Tusi (1201-1274), el-Urdi, Nizamüddin el-Nişaburi gibi bilim adamları ve Takiyüddin (1526-1585) tarafından kullanıldığı görülmektedir. Takiyüddin Sidret ül-Münteha adlı eserinde gök cisimlerinin yörünge elemanlarının hesaplanmasında üç yöntemden söz eder ve şöyle der; “İkincisi, nerede olurlarsa olsunlar ikisi karşılıklı olmak koşuluyla üç nokta yardımı ile modernlerin izledikleri yoldur.” Takiyüddin bu yöntem ile dışmerkezlik değerini 2p 0ı 34ıı 6ııı 53ıv41v 8vı olarak hesap etmiştir. Kopernik bu değeri 1p 56ı, Tycho Brahe ise 2p 9ı 2ıı 24ııı olarak verir.

Kaynaklar Aydın Sayılı, The Observatory in Islam, Ankara 1988. Fatin Gökmen, “Tarihi .Muhasebe”, Cumhuriyet Gazetesi, 17 Mayıs 1341. Sevim Tekeli, “Nasirüddin, Takiydüddin ve Tycho Brahe`nin Rasat Aletlerinin Mukayesesi”, Ankara Üniversitesi, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Dergisi, Cilt XVI, Sayı 3-4, Ankara 1958. Aydın Sayılı, “Alaüddin Mansur`un İstanbul Rasathanesi Hakkındaki Şiirleri”, Belleten, Cilt 20, Ankara 1956. Sevim Tekeli, “Meçhul Bir Yazarın İstanbul Rasathanesinin í‚letlerinin Tasvirini veren a€˜í‚lat-ı Rasadiye li Zic-i Şehinşahiye Adlı Makalesi”, Araştırma, Sayı 1, Ankara 1963. Muammer Dizer, “Osmanlıda Rasathaneler”, Fatihten Günümüze Astronomi, Prof. Dr. Nüzhet Gökdoğan Sempozyumu, 7 Ekim 1993, İstanbul 1994. Ekmeleddin İhsanoğlu, Büyük Cihad`dan Frenk Fodulluğuna, İstanbul 1996. Süheyl Ünver, İstanbul Rasathanesi, Ankara 1969. Hüseyin Gazi Topdemir, Takiyüddin`in Optik Kitabı, Işığın Niteliği ve Görmenin Oluşumu, Ankara 1999. Remzi Demir, “İstanbul Rasathanesi`nde Yapılmış Olan Gözlemler,” Belleten, Cilt LVII, Sayı 218, Ankara 1993. Remzi Demir, Takiyüddin`de Matematik ve Astronomi, Ankara 2000. Yavuz Unat, İlkçağlardan Günümüze Astronomi Tarihi, Ankara 2001.





Linkler



} }

Kaynaklar

Vikipedi

İlgili konuları ara

Yanıtlar