Bir nesnenin, özellikle de canlı bir yaratığın, bir organizmanın belli bir ortamdaki hareket tarzı, canlıların çeşitli durum ve ortamlardaki tepkileri, bireyin için­de bulunduğu doğal ya da toplumsal ortamın uyaranlarına tepki gösterme ya da yanıt verme biçimi için kullanılan genel terim.

Davranış

En geniş anlamıyla "davranış", bireyin herhangi bir sitüasyon karşısındaki total tepkisidir. Belli bir davranış biçimi ortam veya bireyle ortam arasındaki ilişki üzerinde birtakım etkiler yaratarak sitüasyonu değiştirir. Psikoloji artık bir davranış bilimi olarak tanımlanmaktadır. Bu düşünce j. b. watson tarafından ortaya atılmıştır. Watson, psikolojinin objektif bir bilim olabilmesi için, yalnızca doğrudan doğruya gözlemlenebilen ve ölçülebilen fenomenlerin ele alınması gerektiğini ileri sürmüştür, Watsona göre davranış, şartlı reflekslerden türeyen ve doğuştan gelen birtakım motor ve guddesel tepki biçimlerine göre oluşan entegre huy sistemlerinden ibarettir. Konuşulan dille ilgili huylar, "imalı" bir nitelik taşıyabilmelerinden ötürü, özellikle önemlidirler. Davranışçı gelenek ve özellikle laboratuvar deneylerinin üzerinde hala durulmaktadır; fakat çağdaş deneyci psikologlar davranışı daha genel tanımlama eğiliminde olup öğrenme ve motivasyon gibi proçeslerle ilgili kuramsal açıklamalarını hipotetik, üzeri örtülü değişkenlerle dile getirirler.

Davranış bozukluğu, Amerikan literatüründe herhangi tipte bir fonksiyon anormalliğini tanımlayan genel bir terim olarak kullanılır; fakat İngilterede psikiyatrik kullanımı daha sınırlıdır. Çoğu zaman, sözü edilen davranış veya "hareketin" sosyal veya etik bakımlardan bir değerlendirilmesi yapılır. Böylece "davranış" terimi bazı psikopatik kişilik biçimleri için, genellikle de çocuklarda görülen ve isyankar saldırgan (agressif) davranış, hırsızlık ve okuldan kaçma semptomları ile tezahür eden bir psikiyatrik bozukluk kategorisi için kullanılmaktadır. Daha dar bir anlamda, bir hastanın açık davranışlarında yansıyan bütün psikiyatrik hastalıklar, ister "tik" gibi spesifik bir özellik olsun, ister aklına eseni yapmak gibi genel bir özellik olsun, çok kere teşhis bakımından önemlidir. Bkz. Huy ve Davranış terapisi

davranış

1 . Davranma işi veya biçimi, tutum, davranım, muamele, hareket:
"Düşünceleri, davranışları bana ters gelen biriyle bir arada oturamam elbet!"- N. Cumalı.
2 . felsefeDıştan gözlemlenebilecek tepkilerin toplamı.
3 . psikolojiOrganizmanın uyaranlar karşısındaki tepkilerinin bütünü.

davranış

davranmak eylemi ya da biçimi, tutum, muamele, hareket. fels. dıştan gözlemlenebilecek tepkilerin toplamı. organizmanın uyaranlar karşısındaki tepkilerinin tümü.

davranış

Türkçe davranış kelimesinin İngilizce karşılığı.
adj. behavioral, behavioural [Brit.] n. behavior, behaviour [Brit.], attitude, conduct, action, demeanor, demeanour [Brit.], manner, doings, way, act, bearing, deal, dealing, deportment, form, proceeding, stroke, treatment, turn

davranış

Türkçe davranış kelimesinin Fransızca karşılığı.
comportement [le], conduite [la], acte [le], action [la], attitude [la], procédé [le]

davranış

Türkçe davranış kelimesinin Almanca karşılığı.
n. Art, Aufführung, Begegnung, Behandlung, Benehmen, Führung, Gebaren, Gehaben, Haltung, Handlung, Herablassung, Verfahren, Verhalten adj. kauzig

Yanıtlar