Dekonstrüktivizm

Kısaca: Dekonstrüktivizm ya da yapısal analiz, 1980'lerin sonlarında ortaya çıkan bir postmodern mimari akımıdır. Yapının birimlerinin parçalanması fikrine dayanan bu akım, yapıların yüzeylerinde veya cephelerinde, mimarinin bazı elemanlarını yamultmaya ve kaydırmaya hizmet eden yapı ve mahfaza gibi düz çizgili olmayan şekilleri kurgulama fikirlerine ilgidir. ...devamı ☟

Dekonstrüktivizm
Dekonstrüktivizm

Dekonstrüktivizm ya da yapısal analiz, 1980'lerin sonlarında ortaya çıkan bir postmodern mimari akımıdır. Yapının birimlerinin parçalanması fikrine dayanan bu akım, yapıların yüzeylerinde veya cephelerinde, mimarinin bazı elemanlarını yamultmaya ve kaydırmaya hizmet eden yapı ve mahfaza gibi düz çizgili olmayan şekilleri kurgulama fikirlerine ilgidir. Dekonstrüktivist tarza sahip binaların en önemli karakteristik özellikleri, binayı gözlemleyenlere sürekli bir belirsizlik ve kaos hissini vermeleridir.

Esasında, dekonstrüktivistler olaran tanınan bazı mimarlar, Fransız filozof Jacques Derrida'nın fikirlerinden etkilenmişlerdir.[1] Her ne kadar Peter Eisenman ile Jacques Derrida birbirlerine oldukça yakın olsalar da Peter Eisenman'ın dekonstrüktivist olması ve bu mimari tarzı benimsemesi, tanışmalarından çok önce gerçekleşmiştir. Peter Eisenman'a göre dekonstrüktivizm, radikal şekilciliğe ilgisinin bir uzantısı olarak ele alınmalıdır. Dekonstrüktivizmin bazı uygulayıcıları, konstrüktivizmin geometrik dengesizlikleri ve biçimsel deneylerinden de etkilenmişlerdir.[2]

Dekonstrüktivizm hareketinin tarihinin erken dönemlerinde olan ve de gelişimini etkilemiş önemli üç olay vardır. Bunlardan ilki, 1982 yılına ait Parc de la Villette mimari tasarım yarışmasıdır. Özellikle Jacques Derrida ve Peter Eisenman'in tasarımları ile Bernard Tschumi'nin ödül alan tasarımı, dekonstrüktivizm akımına önemli etkileri olmuştur.[3] İkinci önemli olay olan Modern Sanatlar Müzesi'nin; 1988'de, Philip Johnson ve Mark Wigley tarafından düzenlediği New York Dekonstrüktivist Mimarlığı sergisi hem bu akımın tanınması hem de bu akımla özdeşleşdirilecek mimarların ortaya çıkması bağlamında dönüm noktası olan etkinliklerden birisidir.[4] Modern Sanatlar Müzesi'nin New York sergisi; Frank Gehry, Daniel Libeskind, Rem Koolhaas, Peter Eisenman, Zaha Hadid, Coop Himmelb(l)au ve Bernard Tschumi tarafından yapılan çalışmaları sergilemiştir.[5] Bu sergiden sonra dekonstrüktivizim akımı ile özdeşleştirilmiş birçok mimar bu kavrama mesafe koymuştur. Fakat bu terim genel olarak kabul görmüş ve bugünün mimarisinde yaygın kullanılan bir akım olarak kendine yer bulmuştur.[6] Bu akıma önemli katkısı olmuş üçüncü olay da ABD'nin Ohio eyaletindeki Columbus şehrinde yer alan Peter Eisenman tarafından tasarlanmış Wexner Sanat Merkezi'nin, 1989 yılında tamamlanıp hizmete sunulmasıdır.[7]

Dekonstrüktivizm akımında modernizm-postmodernizm karşılıklı etkileşimi; dışavurumculuk, kübizm, minimalizm ve çağdaş sanat gibi diğer 20. yüzyıl hareketlerine de referans olmuştur. Dekonstrüktivizmin uygulamacılarının "biçim işlevi takip eder", "biçimin saflığı" ve "malzemelere dürüstlük" gibi prensipleri daraltıcı modernizm "kuralları" olarak görür ve mimariyi bu kavramlardan uzaklaşmayı amaçlar.

Tarihsel gelişimi, etkilendiği fikirler ve akımlar [8] Modernizm ve postmodernizm [9] Rem Koolhaas tarafından tasarlanan Seattle Merkez Kütüphanesi, Seattle, Vaşington, ABD

Günümüzdeki çağdaş mimaride dekonstrüktivizm akımı, düzenli ve rasyonel olan modernizm akımının karşı tarafında yer almaktadır. Benzer şekilde postmodernizm ile de genel olarak karşıt kutuplarda bulunur. Her ne kadar postmodern kuramcılar ile henüz fikirleri olgunlaşmamış ilk dekonstrüktivistler Oppositions dergisinde birlikte yazılar yazmış olsalar da;[10] bu yazıların içeriği incelendiğinde, aslında bu iki akımın kesin olarak birbirinden ayrılmaya başlamasının işaretleri de gözlemlenebilmektedir.[11] Dekonstrüksyon, mimarlık ve mimarlık tarihine son derece asi bir şekilde karşı çıkarken; mimariyi parçalamayı ve yeniden bir araya getirmeyi amaçlar.[12] Postmodernizm ise modernizm akımının uzak durmaya çalıştığı ve dekonstrüktivizim akımının tamamen redettiği tarihi mimari referansları, biraz çelişkili ve gizlice de olsa benimsemeye çalışır. Postmodernizmin dekonstrüktivizm akımından bir başka farkı da süslemenin, sonradan düşünülen veya bir dekorasyon olduğu fikrini de reddetmesidir.

Kaynaklar

Vikipedi

Bu konuda henüz görüş yok.
Görüş/mesaj gerekli.
Markdown kullanılabilir.

Deneysel şiir
2 hafta önce

anlamsal kırılmalar da söz konusudur. Fransız filozof Jacques Derrida'nın dekonstrüktivizm felsefesinden de yola çıkılarak anlatım ve anlam, obje ile suje arasındaki...

Deneysel şiir
Seattle Merkez Kütüphanesi
2 hafta önce

merkezinde yer almaktadır. 23 Mayıs 2004 yılında kullanıma açılan ve dekonstrüktivizm stilindeki bu yapı mimar Rem Koolhaas tarafından tasarlandı. Hoffman...

Peter Eisenman
3 hafta önce

parçalanarak yeniden birleştirilmesi ile ortaya koyduğu tasarımlar ile dekonstrüktivizm akımının önde gelen temsilcilerinden birisi olmuştur. Peter Eisenman’ın...

Bulunuş metafiziği
3 yıl önce

felsefesinin önemli unsurlarından biri olarak kabul edilir. Özellikle dekonstrüktivizm akımının temel felsefelerinin oluşmasına katkıda bulunmuş bir filozof...

Krzywy Domek
3 yıl önce

2004 yılında inşa edilen, yaklaşık 4.000 metrekare alana yayılan ve dekonstrüktivizm stilinde tasarlanmış bir yapı olan Krzywy Domek binası Rezydent adlı...

Bernard Tschumi
2 hafta önce

Bernard Tschumi (25 Ocak 1944, Lozan, İsviçre) daha çok dekonstrüktivizm akımı ile özdeşleştirilen bir mimar, yazar ve öğretim görevlisidir. Fransız ve...

Görsel sanat akımları listesi
2 hafta önce

Barok Bauhaus ekolü Blau Ritter/Mavi Sürücü Dada Danube ekolü De Stijl Dekonstrüktivizm Dışavurumculuk (Ekspresyonizm) Fauvism Figüratif Folk art Fluxus Fütürizm...

Ufa-Kristallpalast
3 yıl önce

Himmelb(l)au tarafından tasarlanan bina 1997 ile 1998 arasında inşa edildi. Dekonstrüktivizm stilinin önemli örneklerinden olan yapının dış çephesi beton ile cam...