Dennis Hopper

Hollywood’daki genel bir kanıya göre, Dennis Hopper’ın yaşamı, James Dean ile çalışmaktan dolayı harap oldu. Dean ile “ Rebel Without Cause ” ve “ Giant ” adlı filmlerde birlikte rol alan aktör, Dean’ın ölümünden sonra her ne kadar onun nedensiz isyanını benimsemişse de çekiciliğini kapamamıştı.

Dennis Hopper

Hollywood’daki genel bir kanıya göre, Dennis Hopper’ın yaşamı, James Dean ile çalışmaktan dolayı harap oldu. Dean ile “ Rebel Without Cause ” ve “ Giant ” adlı filmlerde birlikte rol alan aktör, Dean’ın ölümünden sonra her ne kadar onun nedensiz isyanını benimsemişse de çekiciliğini kapamamıştı. Kariyeri boyunca oyunculuğun yanı sıra yönetmenlik ve senaryo yazarlığı da yapan Hopper, birçok yönetmenin gözünde mizaç olarak acıyı temsil ediyordu ve yıllar geçtikçe çok iyi bir karakter oyuncusu olacaktı.

1936 yılında Kansas’ta dünyaya gelen Hopper, liseyi, daha sonra ailesiyle birlikte taşındığı San Diego’da bitirdi. Önceleri La Jolla Oyun Evi’nde çeşitli oyunlarda rol alan aktör, bir süre televizyon şovlarında çalıştıktan sonra sinemaya yöneldi.

1955 yılında James Dean ile birlikte “ Rebel Without a Cause ” filminde rol aldı. Warner Bros ile kontrat imzaladıktan sonra da “ Gunfight at the O.K. Corral ” ve “ From Hell to Texas ” adlı filmlerde oynadı. Son filminin yönetmeni ve yapım şirketiyle anlaşmazlığa düşen aktör, New York’un yolunu tuttu. Burada beş yıl boyunca ünlü Lee Strasberg ile birlikte çalıştı. İçlerinde “ Medic ”, “ Combat ” ve “ Wagon Train ”in yer aldığı yaklaşık 140 televizyon filminde rol aldı.

60’lı yıllarda Uluslar arası Amerikan Filmleri için “ The Trip ” gibi filmlerde oynayan aktör, Paul Newman ile birlikte “ Cool Hand Luke ” adlı filmde rol aldı. 1969 yılında senaryosunu kendisinin yazdığı “ Easy Rider ”ın yönetmenliğini üstlenen Hopper, başrolünde Peter Fonda’nın yer aldığı filme 400.000 dolar yatıran yapım şirketine tam tamına 40 milyon dolar kazandırdı. Bu film, Hopper’a Cannes Film Festivali’nde En İyi Senaryo ödülü ile En İyi Senaryo Oscar adaylığını getirdi.

1961-1967 yılları arasında fotoğrafçılıkla uğraşan aktör, çektiği fotoğrafları “ Out of the 60’s ” adlı bir kitapta yayınladı. 1971 yılında “ The Last Movie ” ile ikinci yönetmenlik denemesini gerçekleştirdi. Film, Venedik Film Festivali’nde “ C.I.D.A.I.C. ” ödülünün sahibi oldu. 70’li yıllarda yabancı ve milli konuları içeren filmlerde rol alan aktör, özellikle Wim Wenders’in “ The American Friend ” ve Francis Ford Coppola’nın “ Apocalypse Now ” adlı Vietnam dramıyla dikkat çekti.

1980’lerle birlikte oldukça iddialı yapımlarda yer almaya başlayan Hopper, “ Blue Velvet ”, “ Rumble Fish ”, “ Backtrack ” ve “ The Pick-up Artist ” gibi filmlerle prestijini arttırdı. Kariyerinin belki en iyi iki filminden biri olan “ Blue Velvet ”, aktöre En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında Altın Küre adaylığı getirirken, Montreal Dünya Film Festivali’nde En İyi Erkek Oyuncu ödülünü kazandırdı. Kariyerinin bir diğer iyi filmi ise hiç şüphesiz 1987 yapımı “ Hoosiers ”dı. Film, aktöre En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında Oscar ve Altın Küre adaylıklarını kazandırdı.

1988 yılında iyi ve kötü adamların olmaması ve mutlu sonla bitmemesi açısında Hollywood kalıplarının dışında kalan “ Colors ”adlı filmini çeken Hopper, Los Angeles’ı çok farklı bir noktadan ele almaya çalıştı. 1989 yılında oyuncu kadrosu içerisinde kendisinin yanı sıra Dean Stockwell ve Jodie Foster’ın da yer aldığı “ Backtrack ”i çeken aktör, yapım şirketiyle olan anlaşmazlıktan ötürü filmini gösterme fırsatını yakalayamadı.

1990 yılında “ The Hot Spot ” ve “Chasers ” adlı iki film daha çeken yönetmen, 90’lı yılarda oyunculuğa ağırlık vererek “ Nails ”, “ True Romance ”, “ Speed ” ve “ Waterworld ” gibi iddialı yapımlarda yer aldı.

1989 yılında genç bir kadınla evlenen Hopper, 55 yaşında yeniden baba olarak herkesi şaşırttı. Kariyeri boyunca pek çok belgesel filmde görev alan deneyimli aktör, bu zamana kadar Robert Altman, Francis Ford Coppola, David Lynch, Sam Peckinpach ve Wim Wenders gibi dünya çapında ün kazanmış yönetmenlerle çalışırken Hollywood’un en ünlü oyuncularıyla birlikte rol alma fırsatı buldu.

Yanıtlar