Dev semender, günümüzdeki amfibyumların en irisidir. Âdetleri Amerika iki-solungaçlı semender'inkilere çok benzer. Yumurtaları ötekinin kinden irice, fakat sayıca daha azdır.

Dev Semender

Dev semender, günümüzdeki amfibyumların en irisidir. Âdetleri Amerika iki-solungaçlı semender'inkilere çok benzer. Yumurtaları ötekinin kinden irice, fakat sayıca daha azdır. Yavruluk devresi uzun sürer. Solungaçlannı yumurtadan çıktıktan sonra üç yıl muhafaza eder ve ancak aradan bir yıl veya daha fazla zaman geçtikten sonra üremeye başlayabilir. Ergin dev semenderin uzunluğu bazen 160 santimi bulur. Oldukça çirkin bir yaratıktır. Yassılmış vücudu deri kanatlarıyle çevrili ve kabarcıklarla kaplıdır. Kafası yassı, ağzı iri, buna karşılık gözleri miniciktir. Bacakları da kısa ve zarlarla çevrilidir. Bengi esmer üzerine siyah lekelidir.

Dev semender, Çin ile Japonya'da dağ akarsularmda yaşar. Japonya'da sadece Hondo adasının yüksek kısımlarında bulunur. Gündüzleri kıyıdaki deliklerin içinde, ya da kayaların altında gizlenir. Yerliler arasında gözde bir yiyecek sayılır Japonlar şimdi bu devleri üretmek için teşebbüse geçmişlerdir. Funatsu bölgesinin kadınları bu semenderin etini ilaç olarak kullanırlar. Bu devin, yurdunun birçok bölgelerinde tüketildiği muhakkaktır. Hele 150 santimi geçenleri gitgide daha ender görülmektedir. Bunda, hayvanın ağır erginleşmesinin de tesiri vardır.

Dev semender, Uzak Doğu folklorunda önemli bir rol oynamıştır. Eski yazarlar ondan Nyu yu yani «dört ayaklı ve balıkla beslenen yılan biçimli hayvan» diye bahsederler. Dev semender'in Japonya'nın dağlık bölgelerindeki adı «hanzaki» yani, «dere kaya balığı yiyicisi» anlamına gelir. Bir efsane, Hikoşiro adında bir balıkçının dev bir «hanzaki» ile mücadelesini anlatır. Hayvan tarafından yutulan balıkçı, bıçağıyle canavarın karnını kesmeyi, böylece dışarı çıkmayı başarmıştı. Fakat nehrin sulan kandan kıpkırmızı olmuş, ay bulutların arkasına gizlenmiş ve karanlıkların arasında bir kadın çehresi belirmişti. Hanzaki o zamandan beri bir mabut sayılır. Hatta mücadelenin geçtiği yerde de adına bir tapmak bile yapılmıştır.

Asya'da dev semenderler'iri canlılarının, Avrupa'da ise fosillerinin bulunması, en yakın akrabaları gizli - solungaçlı semender'in ise Birleşik Amerika'nın doğusunda tutunması, bu yaratıkların bir vakitler dünyanın birçok başka yerlerinde yaşamış olduklarım göstermektedir. Geçmişte Alaska ile Sibirya'yı birleştiren bir kara köprüsünün bulunduğuna inanılmaktadır. Gizli-solungaçlı semender'in atalarının böyle bir köprü yoluyla Kuzey Amerika'ya geçmiş olmaları mümkündür.

Uzun ömürlü dev semender: Dev semenderleri esaret hayatında üretmek çabaları parlak sonuç vermemiştir. Bununla beraber Amsterdam' daki bir çiftten altı yavru elde edilmiştir. Avrupa hayvanat bahçelerindeki dev semenderler'den uzun yıllar yaşayanları olmuştur. Bir tanesi New York hayvanat bahçesinde on sekiz yıl yaşadıktan sonra 1992Te ölmüştü. Lord Rothschild'in İngiltere'deki malikanesindeki iki dev semenderden biri kırk, öbürü kırk dört yıl yaşamıştır. Beri taraftan da Stanley SFlower adında bir tabiat bilgini, bazı dev semenderlerin elli beş yıl yaşadıkları kanaatindedir. Bu, bilinen herhangi bir amfibyum için en ileri yaştır. Aynı tabiat bilgini, normal olarak soğuk dağ akarsularmda yaşayan bu semenderin küçücük havuzlarda mükemmel hayat sürebilmesinin ilginçliğine dikkatimizi çekmekten geri kalmıyor.

Yanıtlar