DHKP/C

12 Eylül 1980 tarihinden sonra 1990 yılına kadar kırsal alan faaliyetlerine ara veren Marksist-Leninist örgütler, bu tarihten sonra Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da KADEK'nın etkinliğinin çok olması yüzünden, daha önceden alt yapısının bulunduğu Karadeniz kırsal alanını tercih etmiştir. 1980 öncesi Dev-Yol örgütünün Ordu-Fatsa ilçesinde oluşturduğu yapılanma ve altyapı, diğer sol örgütlere de Karadeniz'de potansiyel kurtarılmış bölgeler fikrini vermektedir.

Sivas, Tokat, Ordu ve Giresun illerinin dağlık ve ormanlık alanları, başta DHKP/C olmak üzere, KADEK ve TKP/ML-TİKKO terör örgütlerinin Karadeniz kırsal alanına açılma bölgeleridir. Bölgenin sarp dağları ve sık ormanları terörle mücadeleyi olumsuz etkileyecek bir faktördür.

1990 yılından sonra, aranır duruma düşen ve cezaevlerinden firar eden örgüt mensuplarının da görevlendirildiği Tunceli kırsal alanına kayan DHKP/C, KADEK ve TİKKO burada, ağır hayat şartları ve yapılan operasyonlarla fazla barınma imkanı bulamamıştır.

Daha kolay lojistik destek bulacağı Sivas-Tokat-Ordu kırsal alanını seçen örgüt, 1996 yılı Aralık ayında KADEK ile arasında imzalanan protokol gereği, Karadeniz bölgesine açılmayı düşünen KADEK'ya, bölgeyi tanıtacak ve karşılığında KADEK'dan silah alacaktır. Ancak, örgütlerin üst düzeyinde varılan bu anlaşmaya örgüt elemanları sıcak bakmamış ve uzun ömürlü olmamıştır.

1997 yılı içerisinde Adana ve Osmaniye'de güvenlik güçlerince yapılan operasyonlar sonucunda DHKP/C örgütünün Akdeniz kırsalına yönelik hazırlıklarına büyük darbeler vurulmuştur.

1998 yılı Kasım ayında örgütün Ege Bölgesi kırsal alanında yapılanmaya başlamış ancak Denizli kırsalında güvenlik güçlerince yapılan operasyonlar sonucunda bölgedeki faaliyetleri sonuçsuz kalmıştır.

11 Eylül 2001 tarihinde ABD'ndeki terörist saldırılarla ilgili olarak DHKC enformasyon bürosu tarafından saldırıyı destekler mahiyette açıklama yapılarak; ABD'yi vuran gücün yıllardır sürdürülen sömürgeci politikası olduğu, yıllardır yaptığı gizli ve askeri operasyonlarla masum insanların katledildiği, bu saldırılarla ABD'nin yaptıklarının bedelini ödediği belirtilmiştir.

Cezaevlerinin mevcut durumlarının iyileştirilerek Avrupa standartları seviyesine getirilmesi ve Devlet otoritesinin tesis edilmesi maksadıyla "F" tipi cezaevlerinin gündeme gelmesiyle birlikte başta DHKP/C olmak üzere Aşırı Sol organizasyonlarca protesto eylemleri gündeme gelmiş ve zaman zaman söz konusu protesto eylemleri şiddet ile desteklenmiştir.

19-21 Aralık 2000 tarihinde devam eden açlık grevi ve ölüm orucu eylemlerini bitirmek ve cezaevlerindeki örgüt baskını bertaraf etmek maksadıyla güvenlik güçlerine "Hayata Dönüş Operasyonu" gerçekleştirilmiştir.

Söz konusu operasyon sonrasında iletişim ve koordinasyon sıkıntısı çeken DHKP/C terör örgütü, tabanını muhafaza etmek ve örgütteki olası dağılmaları önlemek maksadıyla aşırı sol literatürde ilk defa 03 Ocak 2001 günü Şişli Emniyet Müdürlüğüne, ikinci olarak 10 Eylül 2001 günü İstanbul-Taksim'de yine güvenlik güçlerine yönelik olarak intihar saldırısı eylemleri neticesi (2) polis memuru şehit , (15) polis memuru yaralanmış olup, ayrıca Avusturyalı (1) turist hayatını kaybetmiştir.

Kaynak: http://www.teror.gen.tr/

İlgili konuları ara

Yanıtlar