Dil (Lisan)

Kısaca: Dil veya lisân, insanlar arasında anlaşmayı sağlayan doğal bir araç, kendisine özgü kuralları olan ve ancak bu kurallar içerisinde gelişen canlı bir varlık, temeli tarihin bilinmeyen dönemlerinde atılmış bir gizli anlaşmalar düzeni, seslerden örülmüş toplumsal bir kurumdur. ...devamı ☟

Dil (lisan)
Dil (lisan)

Dil veya lisan, insanlar arasında anlaşmayı sağlayan doğal bir araç, kendisine özgü kuralları olan ve ancak bu kurallar içerisinde gelişen canlı bir varlık, temeli tarihin bilinmeyen dönemlerinde atılmış bir gizli anlaşmalar düzeni, seslerden örülmüş toplumsal bir kurumdur. İnsanlık tarihinin büyük bir bölümü boyunca, dillerin dağılımı kesintili ve bölük pörçük olmuş, insan grupları dağıldıkça zaten var olan karmaşık iletişim ağlarına uydu ve internet iletişimlerininde eklenmesiyle insan ırkı, ilk kökenlerinden bu yana ilk kez tek bir topluluk halini almaktadır.

Dil kuşaklar arasında ve aktüel durumda insanlığın kullandığı bağdır. Bu bağ kültürün taşıyıcısıdır. Bundan dolayıdır ki, dil ve kültür birbirini sürekli etkileyen iki olgudur. Bu iki olgudan herhangi birinde olan değişiklik diğerini de etkiler. Bu da doğal bir süreklilik ve tabii olma durumunu doğurur. Dil, toplumda var olan bir gerçekliktir. Onun için toplum örnekleminde bulunan unsurların benimsemesi olmadan bir dile dışarıdan etki etmek zordur.

Dilin doğuşu

Dilin nasıl oluştuğunu kesin olarak bilebilmenin bir yolu yoktur. İzleri yarım milyon yıl öncesine kadar dayanan insan yaşamına bakıldığında insanların bu işi nasıl geliştirdiklerine dair bir kanıt bulunamamıştır. Bu kanıt boşluğunda bir çok teori ortaya atılmıştır.

1. Tanrısal Teori Allah Adem'i yaratmıştır ve Adem'in seslendirdiği her canlının ismi o olmuştur. Bir Hindu inanışına göre lisan evrenin yaratıcısı Brahma'nın eşi tanrıça Sarasvasti'den gelmektedir. Bir çok dinde insanların lisanları ile yaratıldıkları inancı vardır. Teoriye göre insan denilen varlık tek bir atadan gelmişse, insanla birlikte gelişen dil de tek bir kökenden gelmiş olmalıdır

2. Yansıma Teorisi İlk insanlar, çevrelerindeki sesleri taklit ederek ilkel dilleri oluşturmuşlardır. Modern bütün dillerde doğal ses yansımalarına karşılık gelen kelimeler bulunmaktadır. Bu da yansıma teorisini desteklemektedir. İngilizcede "splash, boom, bang" bu tür yansıma kelimelerdir. Buna rağmen somut olmayan, ses olgusuna sahip olmayan kelimelerin oluşumunu bu teori ile açıklamak zordur. 3. Ünlemler Teorisi: İlk insanlar, korkularını, acılarını, sevinçlerini, ruh hallerini dışa vuran sesler oluşturmuşlar, böylece dil oluşmuştur. 4. Birlikte İş Teorisi: İlk insanlar, işleri birlikte yapmaya başlamışlar, birlikte tempo oluşturmuşlardır.

Dilin özellikleri

1) Dolayımsallık: Dil hem bir malzeme, hem de bir araçtır. İhtiyaç, duygu, düşünce vb. bildirirken kullandığımız dil; kelime hazinesi, söz dizimi gibi ögelerle kendi malzemesini sunar. 2) Toplumsallık: Dillerin varoluşu toplumlarla mümkündür. Diğer bir deyişle dil, toplumsallığın, birlikte yaşayışın bir sonucudur. 3) Bireysellik: Dilleri geliştiren, zenginleştiren, bu dili konuşan "insan" faktörüdür ve dili kullanma "tarzları" bireylerde farklılık gösterebilir. 4) Göstergesellik: Ses boyutu ve içerik boyutu olarak ikiye ayrılabilir. Ses boyutu gösteren, içerik boyutuysa gösterilendir. 5) İletişimsellik: Diller, iletişim ihtiyacını gidermek için önemlidir. 6) Ereksellik: Diller, çeşitli ihtiyaçların bildirilmesi için önemlidir. 7) Süreçsellik: Diller süreç içerisinde zenginleşebilir veya yok olabilir. Dilin canlılığı, bu süreçle doğrudan ilgilidir. 8) Birikimlilik: Diller birikimlidir. Yüzyıllar öncesinde kullanılan söz dizimleri, kurallar üzerine yenileri eklenerek zenginleşir.

  • Bugün yeryüzünde kaç dil konuşulduğu kesin olarak belli değildir. Bununla birlikte yeryüzünde konuşulan dil sayısının ortalama 3000-3500 arasında olduğu tahmin edilmektedir.
  • Yeryüzündeki diller, ses sistemi, biçim yapısı ve söz dizimi bakımından bazı yakınlıklar ve benzerlikler gösterir. Diller arasındaki bu yakınlık ve benzerliğe dil ailelileri (dil akraba-lığı) adı verilir.


Yeryüzündeki diller yapı ve köken olmak üzere iki bakımdan incelenir:

A. Yapı Bakımından Dünya Dilleri

1. Tek heceli diller

  • Bu dillerdeki sözcüklerde çekim eki yoktur.
  • Sözcükler ek almadan değişime uğramadan kalmaktadır.
  • Cümle içerisinde sözcükler, bulundukları yere ve başka sözcüklerle yan yana gelme durumuna göre anlam kazanır.
  • Yeryüzünde Çince ile Vietnam dili ve bazı Himalaya ve Afrika dilleri ve Avrupa’da Bask dili bu gruba girer.


2. Eklemeli (Bitişken) Diller

  • Bu dillerde bir veya daha çok heceli köklere yapım ve çekim ekleri eklenir.
  • Köke getirilen yapım ekleri ile yeni sözcükler, yeni kavramlar türetilir.
  • Bu dile en güzel örnek Türkçedir. Ayrıca Altay dilleri, (Moğolca, Mancu- Tunguz) küçük ayrımlarla Japonca; Ural dilleri (Fince, Macarca, Samoyetçe) ile bazı Asya ve Afrika dilleri bu gruba girer.


3. Çekimli (Bükümlü) Diller

  • Büküm, sözcüğün çekimi sırasında kökün özellikle kökteki ünlünün değişmesidir.
  • Çekim sırasında görülen değişikliklerle yeni sözcükler ve kavramlar ortaya çıkar.
  • Hint- Avrupa dilleri (Almanca, Farsca, Fransızca, Hintçe) ile Arapça çekimli dil grubuna girer.


Köken Bakımından Dünya Dilleri

1. Hint - Avrupa Dilleri Ailesi a. Asya Kolu: Hintçe, Farsça, Ermenice b. Avrupa kolu:
  • Germen (Cermen) Dilleri: Almanca, İngilizce, Felemekçe (Hollanda’da ve Belçika’nın bir kısmında kullanılan dil).
  • Romen Dilleri: Latince, Fransızca, İspanyolca, Portekizce, İtalyanca
  • İslav Dilleri: Rusça, Sırpça, Lehçe (Lehistan bölgesinde kullanılan dil).
2. Hami-Sami Dilleri Ailesi: Akatça, Arapça, İbranice 3. Bantu Dilleri Ailesi: Orta ve Güney Afrika’da yaşayan Bantuların dilleri bu gruba girer. 4. Çin Dilleri Ailesi: Çince ve Tibetçe bu ailedendir. 5. Ural- Altay Dilleri Ailesi: a. Ural Kolu: Fince, Macarca,Estonca b. Altay Kolu: Türkçe, Moğolca, Mançuca

Ural - Altay dillerinin özellikleri şöyle sıralanabilir: 1. Ünlü uyumu vardır. 2. Sondan eklemeli bir yapısı vardır. 3. Sözcüklerde dilbilgisi bakımından erkek ve dişi tür ayrımı yoktur. 4. Bazı ekler çekim eki olmalarına rağmen yapım eki olarak da kullanılır. 5. Ses, yapı ve söz dizisi bakımından benzerlikler bulunur. 6. Türkçede ve Macarcada durum ekleri, çoğul ve iyelik eklerinden sonra gelir.

Dil değişimleri

Diller zamanla değişime uğrarlar veya tamamen yok olurlar. Sözcük yazılışlarında, okunuşlarında ya da imla kurallarında oluşan yavaş ve küçük yenilikler birikerek ve büyüyerek bu değişimleri oluşturur. Bir dili konuşan ya da kullanan insanlar yeterince uzun bir süre fiziksel ya da kültürel olarak ayrı yaşarlarsa dilleri farklılaşmaya başlar. Bir lisanı belirgin farklılıklarla konuşan iki insan, birbirlerini anlayabiliyorlarsa ayrı lehçeleri, birbirlerini anlayamıyorlarsa ayrı dilleri konuşuyor olarak kabul edilirler. Dillerin birbiriyle ilişkili olup olmadıklarını anlamakta kullanılan göstergelerden biri de benzer anlamalar taşıyan, benzer yapılı kelimelerdir. Bu şekilde doğal olarak gelişmiş dillerin dışında, yapay olarak geliştirilmiş diller de vardır. Yapay dillere Esperanto ve Mondlango örnek verilebilir.

Türkçe zaman içinde aşağıdaki gibi şekillenmiş ve değişmiştir:

Bu konuda henüz görüş yok.
Görüş/mesaj gerekli.
Markdown kullanılabilir.

Dil (lisan) Resimleri

Dil
1 yıl önce

Dil veya lisan, insanlar arasında anlaşmayı sağlayan doğal bir araç, kendisine özgü kuralları olan ve ancak bu kurallar içerisinde gelişen canlı bir varlık...

Dil, Altay dil ailesi, Avrupa, Diller, Dil aileleri, Doğan Aksan, Esperanto, Ferdinand de Saussure, Fonoloji, Japonya, Kökenbilim
Lisan Mektebi
1 yıl önce

Lisan Mektebi, 19. yüzyılda Osmanlı Devleti’nde devlet memurlarının yabancı dil öğrenmeleri için hizmet vermiş bir okuldur. Tercüme Odası’nın Osmanlı...

Yeni Lisan Hareketi
1 yıl önce

Yeni Lisan Hareketi, Genç Kalemler'in hayata geçirdiği, dilde sadeleşme hareketi Genç Kalemler dergisi etrafında toplanarak, "Yeni Lisan" hareketini başlatanlar...

Yeni Lisan Hareketi, Ali Canip Yöntem, Genç Kalemler, Ziya Gökalp, í–mer Seyfettin
Kara Lisan Okulu
1 yıl önce

Kara Lisan Okulu , Kara Kuvvetleri Komutanlığı personeline yabancı dil eğitimi vermekle görevli kurumdur. 1956 yılında Ordu Yabancı Diller Okul Komutanlığı...

Dilbilgisi
1 yıl önce

Türkiye (1875), Abdullah Ramiz Paşanın Lisan-ı Osmani'nin Kavaidini Havi Emsile-i Türki (1866), Ali Nazmi'nin Lisan-ı Osmani (1880), Selim Sabit'in Nahv-ı...

Dil bilgisi, Lehçe (dil bilimi), Dil bilimi, 1858, İskenderiye, Aristoteles, Osmanlıca, TBMM, Latin harfleri, 1928, Alfabe
Osmanlıca
1 yıl önce

açıklamıştır: Bize kalırsa o aktar-ı baidedeki Türklerin lisanıyla bizim lisanımız bir olduğundan ikisine de “Lisan-ı Türkî” ism-i müştereki ve beynlerindeki farka...

Osmanlı Devleti, Türkçe, Arapça, Farsça
Çerkes dilleri
4 yıl önce

(et); цы (saç); нэ (göz); Ӏэ (el); гу (kalp); пэ (burun); бзэгу (dil, organ); бзэ (dil, lisan); тхылъ (kӀtap); дагъэ (yağ); мазэ (ay); дин (din); бжьэ (arı);...

Sanskrit
1 yıl önce

Vadisine kadar yayılan Hint- Ari topluluğu bu lisanı iyice benimsemiş ve daha sonra da Prakrit denilen dil ortaya çıkmıştır. Bu arada komşu kültürlerden...

Sanskritçe, Dil, Eski Yunanca, Fiil, Ganj, Gramer, Hazar Denizi, Hindistan, Hint, Hint-Avrupa dil ailesi, Latince