Diyarbakır

Diyarbakır karpuzu ve kalesiyle meşhur Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yer alan il. Doğuda Batman, kuzeydoğuda Muş, kuzeyde Bingöl ve Elazığ, batıda Malatya ve Adıyaman, güneyde Şanlıurfa ve Mardin illeriyle çevrilidir. 37°30’ ve 38°43’ kuzey enlemleri ile 40°37’ ve 41°20’ doğu boylamları arasında yer alır. Güneydoğu Anadolu’nun Gaziantep’ten sonra ikinci gelişmiş şehridir. Trafik numarası 21’dir.

Diyarbakır'ın konumu
Diyarbakır'ın konumu
Diyarbakır karpuzu ve kalesiyle meşhur Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yer alan il. Doğuda Batman, kuzeydoğuda Muş, kuzeyde Bingöl ve Elazığ, batıda Malatya ve Adıyaman, güneyde Şanlıurfa ve Mardin illeriyle çevrilidir. 37°30’ ve 38°43’ kuzey enlemleri ile 40°37’ ve 41°20’ doğu boylamları arasında yer alır. Güneydoğu Anadolu’nun Gaziantep’ten sonra ikinci gelişmiş şehridir. Trafik numarası 21’dir.

İsminin kökeni

Diyarbakır bölgesinin en eski ismi Asur kaynaklarında Amid olarak geçmektedir. Diyarbekir ismi ise, Arabistan’dan göç eden bir kabileden ortaya çıkmıştır. Arabistan’dan gelen Bekr Kabilesi Dicle civarına yerleştiler. Bölgeye “Bekrlerin Diyarı” manasına gelen Diyar-ı Bekr ismi verildi. Zamanla bu isim Diyarbekir olarak söylenmeye başlandı. 1937 senesinde Bakanlar Kurulu kararıyla Diyarbakır olarak değiştirildi.

Etimoloji

Diyarbakır şehri farklı dönemlerde farklı isimlerle anılmıştır. Asur hükümdarı Adad-Nirayi'ye ait bir kılıç kabzasında şehrin adı "Amed" ya da "Amedi" olarak geçmektedir. Roma ve Bizans kaynaklarında şehrin adı "Amed, O'mid, Emit, Amide" şeklinde adlandırıldığı görülmektedir. Diyarbakır sularının taşlarının siyah olmasından dolayı "Kara Amid" diye adlandırılan şehir, Arap egemenliği sırasında "diyār" (ديار) ve "Bekr" (بکر) isimleri ile Diyar-i Bekr olarak kayıtlara geçmiştir. "Diyar-ı bekr" daha sonraları "Diyarbekir"; Osmanlı'nın son yıllarına kadar daha çok bir bölge adı olarak kullanılmıştır. Ancak merkez için kullanılan Amid isminin kullanımının özellikle Diyar-ı Bekr'in (Diyarbekir) 1867 yılında vilayet oluşu sonrası yavaş yavaş terkedildiği, bütün bölgeyi nitelemesinin yanında merkez sancak için de (Diyar-ı Bekr) Diyarbekir adının kullanıldığı görülmektedir.

Diyarbekir"in "Diyarbakır" oluşuna dair çalışmalar, Türk Dili dergisinin Haziran 1938 nüshasında özetlenmiştir. 17 Kasım 1937 tarihinde Atatürk'ün trenle Diyarbakır'dan Elazığ'a geçtiği gece yapılan bir dil tartışmasının ardından, Türk Dil Kurumu'na gönderilen bir telgrafla başladı. Yapılan çalışmaları sonucu şehrin adı Diyarbakır olarak değiştirildi. Türk Dil Kurumu Genel Sekreteri İbrahim Necmi Dilmen"e gönderilen telgraf şöyledir.

Diyarbekir şehrinin isminin etimolojisine dair etüt var mıdır? Esasta bu şehrin ismi 'Bakır memleketi' manasına olan 'Diyarbakır' olması gerektir ve artık bu isimle tanınacaktır. Dil Kurumu'nun bu hususta Tarih Kurumu ile işbirliği yaparak, historik ve lengüistik tetkikatta bulunması emrediliyor. Balıkesir saylavı İsmail Hakkı'nın da mesai birliğine davet edilmesi faydalı olacaktır. Tetkikatın titizlikle yapılmasını ve mümkün ise neticelerin takiben bildirilmesini saygılarımla dilerim.


Diyarbakır, Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan tarihi bir ildir. Merkez ilçesiyle birlikte 17 ilçesi bulunur. Dünyanın en eski şehirlerinden biri olan Diyarbakır, Ermeni Krallığı'na ve Akkoyunlulara başkentlik yapmıştır.

Coğrafya



Diyarbakır'ın ilçeleri
Diyarbakır'ın ilçeleri
Diyarbakır, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin orta kısmında, Elcezire'nin (Mezopotamya) kuzeyinde yer almaktadır. Doğuda Siirt ve Muş batıda Şanlıurfa, Adıyaman, Malatya kuzeyde Elazığ ve Bingöl güneyde ise Mardin illeri bulunmaktadır.

Diyarbakır, yeryüzü şekilleri açısından genelde dağlarla çevrili, ortası hafif çukurlaşmış görünümündedir. İl, Güneydoğu Torosların kollarıyla çevrilidir. İlin en yüksek dağı Muş sınırı yakınındaki Anduk Dağıdır(2830 m.).

İklim

Diyarbakır ilinde sert ve kurak bir yayla iklimi hakimdir. Yazları çok sıcak ve kurak,kışları ise soğuk ve yağışlı geçer.Kış aylarında sıcaklık -20 dereceninde altını görmektedir.Güneydoğu Torosları kuzeyden gelen soğuk rüzgarları kestiği için Doğu Anadolu’ya nazaran kışları daha az soğuktur. Senelik yağış miktarı 496 milimetredir. Sıcaklık +46,2 °C ile -24,2 °C arasında seyreder.

Bitki Örtüsü

Diyarbakır topraklarının % 33’ü orman ve fundalıklarla, % 40’ı ekili arazi ve % 22’si çayır ve meralarla kaplıdır. İlkbaharda her yer yemyeşildir. Yaz aylarında ise dere kenarları dışında her yer (step) bozkırdır. Otlar tamamen kurur. Vadilerde söğüt, çınar, ceviz ve kavak ağaçları, yükseklerde ise meşe, ardıç ve yabani meyve ağaçları yer alır. Ormanlık arazi her ne kadar % 33 görülmekteyse de muntazam ormanlık saha çok azalmıştır.

Demografi

Tüik resmi sitesinde göre Diyarbakır, 2009 nüfus sayımına göre 1.515.011 dır. (Fakat bu toplam il nüfusudur yani köyleriyle ilçeleriyle birlikteki nüfustur.Şehir merkezi yani asıl Diyarbakır nüfusu ise 834.854 dür) } Nüfusu ile Doğu ve Güneydoğu Anadolunun büyük kentlerinden biridir. Kilometrekareye düşen insan sayısı Türkiye ortalaması 88 iken Diyarbakır'da bu sayı 95’tir. 1990-2000 döneminde yıllık nüfus artış hızı binde 21.73, Türkiye ortalaması binde 18,3'dür. Diyarbakır merkezinini nüfusu ise 834.854 dir.

Gastronomi

Karpuzu ile ünlüleşen(ünlenen) Diyarbakır, cartlak kebabı, içli köfte, çiğ köfte, bulgur pilavı, kaburga, keşkek, lebeni ; tatlılardan ise burma, kadayıf ve nuriye'yle yemek kültürü açısından da zengindir.

Kültür

Devlet Tiyatrosu ve Büyükşehir Belediye Tiyatrosu Diyarbakır il merkezinde yer almaktadır.

Müzeler

Diyarbakır (Arkeoloji) Müzesi, Ziya Gökalp Müze Evi, Cahit Sıtkı Tarancı Müze Evi günümüzde Diyarbakır'ın aktif müzeleridir. Diyarbakırlı, robotik bilimin babası sayılan El Cezeri adına yakın zamanda bir müze açılacaktır. Müze Dicle Üniversitesi, Dicle Teknokent'te yer alacaktır.

Diyarbakır Müzesi

Diyarbakır'da ilk müze 1934 yılında Ulu Cami'nin devamı olan Senceriye (Zinciriye) Medresesinde açılmıştır. 1985 yılında ise Elazığ Caddesi üzerinde bulunan yeni binasına taşınmıştır. Müzede Neolitik Çağ'dan itibaren Eski Tunç, Urartu, Asur, Hellenistik, Roma, Bizans, Selçuklu, Akkoyunlu ve Osmanlı devirlerine ait eserler kronolojik olarak sergilenmektedir. Çoğunluğu Artuklular döneminden kalma çok sayıda sikke ile yöresel, etnografik nitelikli eserler de müzede teşhir edilmektedir.

Ziya Gökalp Müze Evi

Ziya Gökalp'in doğdu ev müze haline getirilerek, şahsi eşyaları sergilenmektedir.

Cahit Sıtkı Tarancı Müze Evi

Cumhuriyet devrinin ünlü şairlerinden Cahit Sıtkı Tarancı' nın doğduğu ev 1973 yılında müze haline getirilmiştir. Aynı zamanda Diyarbakır mimarisinin tüm özelliklerini taşıyan müzede ünlü şairin şahsi eşyaları da sergilenmektedir

Önemli Yerleri

Diyarbakır Kalesi



Diyarbakır surları
Diyarbakır surları
Surların uzunluğu 5,5 km, yüksekliği 10–12 metre, kalınlığı 3–5 metredir. Çin Seddi'nden sonra en büyük sur olma özelliğini taşımaktadır. Dicle vadisinden yaklaşık 100 metre yükseklikte geniş bir düzlük üzerine kurulmuştur. Dış kalenin 82 burcu vardır. Burçlar arasında geniş bir yol vardır, bu duvarlar 70 santimetre kalınlığındadır. Burçlar çoğunlukla yuvarlaktır, ancak dört ve altı köşeli olanlar da vardır.

Malabadi Köprüsü

} Bu köprü Akkoyunlular zamanından kalma bir tarihi köprüdür. Silvan ilçesinde bulunmaktadır.

Köprüler

Dicle Köprüsü (On Gözlü Köprü)

Köprü, yazıtından anlaşılacağı üzere Mervanoğlular devrinde Diyarbakır hükümdarı Nizamüddevle Nasr tarafından 1065 tarihinde yaptırılmıştır. }

Haburman Köprüsü

Köprünün beş satırlık kitabesinden Zübeyde Hatun tarafından 1179’da yaptırıldığı öğrenilmektedir. Zübeyde Hatun Artuklu Necmüddin Albi’nin (1152-1176) kızı olup, bu köprüyü kendi parası ile yaptırmıştır. }

Camiler

Diyarbakır Ulu Camii

} Diyarbakır Ulu Camii, Diyarbakır Kalesi'nin surları üzerinde Harput Kapısı ile Mardin Kapısı'nı birleştiren eksenin batısında yer alan cami. Diyarbakır Ulu Camii, İslam'ın 5. Harem-i Şerifi olarak kabul edilmektedir.

Behram Paşa Camii

1564-72 yılları arasında Behram Paşa tarafından yaptırılmıştır. Mimar Sinan dönemi yapıları arasında yer almaktadır. Mukarnasları oldukça ustalıklıdır. Mihrapta yer alan çinileri dikkat çekicidir.

Şeyh Mutahhar ( Dört Ayaklı Minare ) Camii

Balıkçılarbaşı semtindeki Kasım padişah diye de adlandırılır. Camii Şeyh Mutahhar türbesinin bulunduğu arsa üzerinde inşa edildiği için bu adı almıştır. Minaresindeki kitabesinde camiinin 1500 tarihinde Akkoyunlu sultanı Kasım Bey'in zamanında yapıldığı yazar. 4 yalın sütun ile başlıklar üzerinde oturan kare mimarisi ile Anadolu camiileri içinde tek örnek oluşturmaktadır.

Safa Camii

15. yüzyılda, Akkoyunlular döneminde, Uzun Hasan tarafından yaptırılmıştır ve dönemin mimari başyapıtlarındandır. Özellikle minaresinin taş işçiliği dikkat çekicidir. Minaresinin harcının Diyarbakır çevresinde yetişen kokulu bitkilerle karıldığı için yakın zamanlara kadar sadece Cuma hutbelerinde minarenin kılıfının çıkarıldığı bilinmektedir.

Kale Camii (Hz. Süleyman–Nazıriye Camii)

Hz. Süleyman Camii, Nisanoğlu Ebul Kasım tarafından 1155-1169 yılları arasında yaptırılmıştır. Cami bitişiğinde Osmanlılar döneminde yapılan Halid Bin Velid'in oğlu Süleyman ile Diyarbakır'ın Araplar tarafından alınışı sırasında şehit düşen diğer sahabelerin yattığı Meşhed bulunmaktadır. Diyarbakır’ın fethi sırasında şehit olan Halid Bin Velid'in oğlu Süleyman dahil 27 sahabe bu bölgede, 13 sahabe ise surların farklı bir yerinde şehit oldu. Yaralanan Sultan Sasa’nın da 6 ay sonra şehit olmasıyla birlikte bölgeye toplam 41 sahabe defnedildi. Diyarbakır’da mezar yerleri kesin olarak bilinen 30 sahabenin 27'sinin kabri bu camidedir.

27 şehit sahabenin kabirleri Türkiye'nin her yerinden ziyaretçi akınına uğramaktadır.

Kiliseler

Meryem Ana Süryani Kadim Kilisesi

Ortodoks Süryanilere ait bir kilisedir. 3. yüzyılda yapıldığı tahmin edilen yapı, günümüze dek birkaç kez yanmış, yıkılmış, yenilenmiş, defalarca onarım geçirmiştir. Mardin'deki Deyr-ül Zafaran'dan gelen Patrik 2. Yakup, 1871 yılında ölene kadar burada yaşamış ve yapı o dönemde Patriklik Merkezi olarak hizmet vermiştir.

Saint Georgi (Kara Papaz) Kilisesi

Kırkdamaltı Kilisesi olarak da bilinen Saint Georges Kilisesi 3.yüzyılda Diyarbakır Belisırma Bölgesi'ndeki en yüksek kilise olup, Amirarzes Basileios ve eşi Tamara tarfından yaptırılmıştır. 1283-1295 yılları arasında dekore edilmiştir. Birapsisli bazilikal planlı olan kilisede bulunan fresklerde, incilin hikaye ettiği tüm konular ile Selçuklu Sultanı II. Mesud’un resmi tasvir edilmiştir. Giriş bölümünü oluşturan mekan kayanın bir bölümünün kopması sonucu tahrip olmuştur.

Mar Petyun Kilisesi

Özdemir Mahallesi'nde, Yeni Kapı Caddesi'ndedir. Ne zaman inşa edildiği tam olarak bilinmeyen ve 17. yüzyıla tarihlenen kilise, Katolik mezhebinden Keldaniler tarafından günümüzde de kullanılmaktadır.

Hanlar ve Kervansaray

Diyarbakır’ın önemli yapıları arasında hanların önemli bir yeri vardır. Bunların başında Deliller Hanı, Hasan Paşa Hanı, Çifte Han ve Yeni Han gelmektedir.

Diyarbakır, İpek yolunun üzerinde oluşundan ötürü belirli güzergahlar üzerinde han ve kervansaraylar yapılmıştır. Anadolu Selçuklularının da uyguladığı bu düzeni Osmanlılar da sürdürmüşlerdir.

Deliller Hanı (Hüsrev Paşa Hanı)

Hüsrev Paşa Hanı adıyla anılan yapı 1527 yılında aynı şahıs tarafından yaptırılmıştır. Halk arasında Deliller hanı denilmesinin nedeni her yıl islam ülkelerinden Hicaza gitmek üzere bu handa toplanan hacı adaylarını götürecek delillerin burada kalmalarındandır. Yapı iki katlıdır. Restore edilerek 120 yataklı turistik modern bir otel olarak hizmete açılmıştır. }

Hasanpaşa Hanı

Ulu Camii'nin karşısındadır. Osmanlı valilerinden Vezirzade Hasan Paşa tarafından 1572-1573 yıllarında yaptırılmıştır. }Günümüzde kafelere, restorantlara, kitapçılara, antikacılara ev sahipliği yapmaktadır.

Sülüklü Han

Sülüklü Han 1683 yılında Hanilioğlu Mahmut Çelebi ve kız kardeşi Atike Hatun tarafından yaptırılmıştır.

Eğitim

2009 yılında, Diyarbakır ilinde 1281 okul bulunmaktadır:

Diyarbakır ili

Diyarbakır (Osmanlı döneminde: Amid, Diyar-i Bekr), Türkiye'nin Güneydoğu Bölgesinde yer alan ve tarihi bir şehirdir. Kent, ülkenin en büyük şehirlerinden biridir ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinin en büyük şehridir. Diyarbakır kent merkezi yaklaşık 9 bin yıllık bir geçmişe sahiptir.

Tarih



Mezopotamya ile Anadolu medeniyetlerinin geçiş bölgesinde olan Diyarbakır’ın tarihi çok eski devirlere dayanmaktadır. Yontma taş ve Mezolitik devirlerde Diyarbakır ve çevresinde var olan mağaralardan burada yerleşim olduğu yapılan arkeolojik araştırmalar ile anlaşılmıştır. Eğil-Silvan yakınlarındaki Hassun Dicle Nehri ve kolları üzerinde Ergani yakınlarında Hilar mağaralarında bu çağdan kalma kalıntılar tespit edilmiştir. Şehrin, 65 kilometre kuzeybatısında Ergani ilçesi yakınlarında yer alan Çayönü Tepesi kazılarında, dünyanın en eski köyü bulunmuştur. Çayönü'ndeki insanlar zamanla göçebelikten yerleşik köy yaşama, avcılık ve toplayıcılıktan besin üretimine geçmiştir.

Şehrin kent merkezinde, M.Ö. 3000 Hitit ve Hurri-Mittani egemenliği yaşanmıştır. M.Ö. 1260 yılına kadar egemenliklerini sürdüren Hurri-Mitaniler'den sonra sırasıyla Asurlular, Aramiler, Urartular, İskitler, Medler, Persler, Makedonyalılar, Selevkoslar, Partlar, Büyük Tigran İdaresi, Romalılar, Sasaniler, Bizanslılar, Emeviler, Abbasiler, Şeyhoğulları, Hamdaniler, Mervaniler, Selçuklular, İnaloğulları, Nisanoğulları, Artuklular, Eyyübiler, Moğollar, Akkoyunlular, Safeviler ve Osmanlılar Diyarbakır'a egemen olmuşlardır.

Asurlular döneminde şehir, bölge valilik merkezi olmuştur. Milattan sonra bir ve ikinci asırlarda şehir ve bölgesi için Romalılar ve Partlar arasında savaşlar yapılmıştır. Romalılar!ın hakimiyetine geçen şehir Roma İmparatorluğu'nun yıkılması ile Bizans yönetime geçmiştir. Ömer döneminde islam ordusu Diyarbakır'ı ve çevresini fethetmiştir. Halid bin Velid, Diyarbakır'a giren ilk islam kumandanıdır.Diyarbakır böylece bir eyalet olarak İslam devletine bağlandı.

869-899 yılları arasında Diyarbakır ve çevresinde Şeyhiler Hanedanı hüküm sürmüştür fakat Halife Mütazıd bu hakimiyete son vermiştir. Daha sonraki yıllarda Hamdaniler hakim oldularsa da, 990 yılında bölgeye hakim olan Mervaniler 1096 yılına kadar saltanat sürdü. Alparslan 1071 Malazgirt zaferinden bir sene önce Diyarbakır’a geldi. Mervaniler, Selçuklular'a tabi oldu. Melikşah'ın vefatından sonra Diyarbakır'da egemenlik Suriye Selçukluları'na geçti.

Eyyubi lideri Melik Kamil, Selçuklular'ın yönetimindeki şehri ele geçirdi. 1259’da şehir, İlhanlılar'a geçti. İlhanlılar, bölgeyi Artukoğulları'na bıraktılar. 1401 yılında Akkoyunlular yönetiminde, devletin başkenti oldu. Artukluların egemenliğine son veren Safeviler böylece şehri ele geçirdi.

1507-1515 yılları arasında Anadolu Beylikleri, Memlukler İran-Safevi devletleri arasında bu bölge için mücadele devam etti. Osmanlı hükümdarı Yavuz Sultan Selim, Diyarbakır’ı ve bütün Güneydoğu Anadolu’yu 15 Eylül 1515'te Bıyıklı Mehmet Paşa kumandasında Osmanlı egemenliğine kattı.

Diyarbakır, Osmanlılar döneminde önemli eyaletlerden birinin merkezi olmuş, doğuya sefer yapan orduların hareket üssü ve kışlağı görevini görmüştür. Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinde özellikle I. Dünya Savaşı'nın yakın zamanlarında hastalık, yangın ve sefalet yüzünden büyük sıkıntı çeken Diyarbakır; Cumhuriyet devrinde büyük ve önemli imar, sosyal, kültürel ve ekonomik hareketler yaşamıştır. 1950'lerden sonra yeni şehir kurulmuş; yollar, hastaneler, okullar ve modern yapılarla gün geçtikçe büyümüş ve gelişmiştir. Yeni şehir kara, hava ve demir yolarıyla Türkiye'nin dört bir yanına bağlanmış önemli merkezlerden biri haline gelmiştir.}

Coğrafya

Jeopolitik konumu

Diyarbakır, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin orta kısmında, El Cezire'nin (Mezopotamya) kuzeyinde yer almaktadır. Doğuda Batman ve Muş, batıda Şanlıurfa, Adıyaman, Malatya, kuzeyde Elazığ ve Bingöl, güneyde ise Mardin illeri bulunmaktadır.

İklim

Diyarbakır'da sert bir kara iklimi egemendir. Yazları çok sıcak geçer fakat kışları Doğu Anadolu Bölgesi kadar soğuk geçmez. Bunun başlıca nedeni Güneydoğu Toroslar yayının kuzeyden gelen soğuk rüzgarları kesmesidir. En sıcak ortalaması 31 derece, en soğuk ay ortalaması ise 1,8 derecedir. Günümüze kadar ölçülen en yüksek sıckalık 46,2 derece ile 21 Temmuz 1937 gününde, en düşük sıcaklık ise -24,2 derece ile 11 Ocak 1933 gününde yaşanmıştır.

Yıllık yağış ortalaması 496 milimetre olan şehirde, bu yağışın %2'lik kısmı yaz aylarında düşmektedir. Kuzeydeki dağların eteklerine doğru gidildikçe yağışlar da artar.

Bitki Örtüsü

Güneydoğu Anadolu'nun doğal bitki örtüsü olan bozkır, Diyarbakır'da da egemendir. Bozkır biltki örtüsü içinde otsu bitkiler daha fazladır. Bunlar ilkbaharda kısa bir süre içinde yeşerip çiçeklenir, ama yağışların kesilmesiyle yaz başında kururlar. Çevredeki dağlar, yer yer meşe ormanlarıyla kaplıdır. Ormanlık alanlar ilin toplam yüzeyinin onda birini bile bulmaz.

Akarsular

Diyarbakır şehrinin en önemli akarsuyu Elazığ ili sınırları içinden çıkan Dicle nehridir. Nehir, Diyarbakır şehrinin bulunduğu lav sahanlığının doğu kesimine paralel akar. Burada nehir vadisinin tabanı 600 m’ye iner. Diyarbakır’ın güneyinde 8 km mesafede doğuya yönelir.

Nüfus

Diyarbakır, 2009 nüfus sayımına göre 1.515.011 dır. (Fakat bu toplam il nüfusudur yani köyleriyle ilçeleriyle birlikteki nüfustur.Şehir merkezi yani asıl Diyarbakır nüfusu ise 834.854 dür.)Tüik resmi sitesinde yazmaktadır. nüfusu ile Güneydoğunun büyük kentlerinden biridir. Kilometrekareye düşen insan sayısı Türkiye ortalaması 88 iken Diyarbakır'da bu sayı 95’tir. 1990-2000 döneminde yıllık nüfus artış hızı binde 21.73, Türkiye ortalaması binde 18,3'dür. Diyarbakır merkezinini nüfusu ise 834.854 dir TÜİK.

Diyarbakır nüfusunun yüzde 53'ünü çocuklar oluşturmaktadır. İl genelinde erkek nüfusunun yarısının 17 yaşından, kadın nüfusunun yarısının da 18 yaşından genç kişiler oluşturmaktadır. Diyarbakır nüfusunun yüzde 87'sini Diyarbakır doğumlular oluştururken, Diyarbakır doğumlu olmayan nüfus için de ilk sayı Mardin, ikinci sırayı Bingöl doğumlular almaktadır. İl merkezinde evli olan nüfusun yüzde 53'ünü oluşturmaktadır.

Cami Kiliseler ve Sinagoglar

Diyarbakır Ulu Camii

Çok sağlam, kara taştan yapılmış, Anadolu’nun en eski camiilerindendir. M.S. 639 yılında islam orduları Diyarbakır’ı fethedince Mar-Toma Kilisesi’nin camiiye çevrilmesiyle kurulmuştur. islam aleminde 5. Haremşerif olarak tanınmaktadır. Duvarlarında birçok uygarlığın kitabesi bulunmaktadır

Safa Camii



Palu (Parlı) Camii ismi de verilen yapı 1532 yı­lında yapılmış bir Akkoyunlu eseridir. Çini ve motiflerle süslen­miş çok zarif olan minaresinin son zamanlara kadar kılıfla muhafaza edildiği söylenmektedir. Batısında büyük Hekim Muslihiddin-i Lari’nin mezarı vardır.

Behram Paşa Camii

Behram Paşa Camii, 1572 yılında Diyarbakır Valisi Behram Paşa tarafından Mimar sinan’a yaptırılmış Osmanlı eseridir. camiinin yapımına kapısı üzerindeki kitabesine göre 972 (1564-65) yılında başlamış ve 980 (1572) tarihinde tamamlamıştır. Ayrıntılarıyla Diyarbakır’ın yerel mimarisini yansıtan yapı, boyutlarıyla İstanbul’daki sadrazam camilerinden geri kalmıyor Caminin çok süslü minberi bir sanat harikasıdır. Tamamen kesme taştan yapılmıştır. tek kubbeli bir yapıdır. Sakıflı son cemaat yeri, aynı üslupta yapılmış önündeki şadırvanı ile sütunlu bir saray girişini anımsatmaktadır. Bu tip sakıflı girişlere Osmanlı Dönemi yapılarında rastlanmakla birlikte burada olanakların sonuna kadar zorlandığını görüyoruz. Güneye özgü taş işçiliğinin eklenmesi, yerel özelliklerin katılmasıyla Osmanlı Mimarisinin ana şemalar kalmakla beraber bulunduğu yerlerde yerli geleneklerle beslenerek, az da olsa değişik bir karaktere büründüğünü izlemekteyiz. Giriş kapısının üstündeki sağ ve sol sahanların ters düzeninin bugünkü in­şaatlarda kullanılan modern sıkıştırma usulünün günümüzden 400 sene önce taş inşaatına tatbiki suretiyle yapılması fen adamları­nın dikkatini çekmekte ve takdirini kazanmaktadır. 5 Mayıs 1828’de Behram Paşa Camisi minaresine yıldırım düştü ve ancak 1930’da onarılabildi.

Nebii Camii



Akkoyunlu eseri olup, 15. yüzyıldan kalma taşla örtülü tek kubbeli bir camiidir. Minaresinde Muhammed'den (Kaalen Nebiye) diye bahseden kitabelerin çokluğundan dolayı Nebi veya Peygamber Camii denildiği sanılmaktadır. 1530 yılında Hacı Hüseyin adlı bir kasap tarafından yaptırılan minare­si 1960 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü’nce yeri değiştirilerek onarılmıştır.

Fatihpaşa Camii



Kurşunlu Camii’de denilmektedir. 1516-1520 yılları arasında şehrin ilk Osmanlı valisi Diyarbakır’lı Bıyıklı Mehmet Paşa tarafından yaptırılmıştır. ilk Osmanlı eseri­dir. Duvarları çok güzel Osmanlı çinileri ile kaplıdır. Mihrabı ve min­beri görkemli bir sanat yapıtı olan camii’nin ayrıntıları Selçuklu tarzındadır. Cumhuriyet devrinde onarılan camii’nin yanında bir de türbe vardır.Daha once çok geniş olan cami havlusu doksanlarin ortasinda bölunmustur.Cami bunyesinda bir kumbette bulunmaktadir.

Hüsrevpaşa Camii



Osmanlı devri Diyarbakır Valile­rinin ikincisi olan Hüsrevpaşa tarafından 1512-1528 tarihleri ara­sında yaptırılmıştır. Bina önce Üsreviye Medresesi adı ile yaptırılmıştır. Kesme taştan yaptırılmış olan minaresi Selçuklu tar­zında olup, sarkıtlarla süslüdür.

Melik Ahmet Camii



Melik Ahmet Paşa tarafından 17. Yüzyılda yaptırılmıştır. Tümü çiniden yapılmış mihrabı çok ilgi çe­kicidir. Minaresine yarıya kadar birbirini görmeyen iki merdiven­le çıkılır, yarıda bu iki merdiven birleşir. Kaidesinin süslemeciliği oldukça inceliklidir. Çini mozaiklerle süslü kabartmalar ince ve ustalıklı bir beğeni örneğidir.

İskender Paşa Camisi (Merkez)



Diyarbakır’da İskender paşa Mahallesi’nde bulunan bu camiyi Diyarbakır’da 14 yıl valilik yapan İskender Paşa 1551 yılında yaptırmıştır. Bazı yazmalarda bu caminin Mimar Sinan eseri olduğuna dair bilgiler bulunuyorsa da Mimar Sinan’ın eserlerini derleyen Tuhfetul Mimarin’de ismi geçmemektedir.

Osmanlı mimarisinde belirli bir plan tipinin uygulandığı bu caminin önünde şadırvanı, doğusunda da türbesi bulunmaktadır. Son cemaat yeri dört sütun ve köşelerdeki L şeklinde ayakların taşıdığı beş bölümden meydana gelmiştir. Sivri kemerlerle birbirine bağlanmış olan sütunların başlıkları oldukça sadedir.

Kare planlı, 14,76 x 14,76 m ölçüsündeki ibadet mekanının üzeri merkezi bir kubbe ile örtülüdür. Buradaki tromplar da çok aşağıdan başlamakta ve ortası bir çizgi ile ikiye ayrılmaktadır. Trompların arası da birer kemerle birbirlerine bağlanmıştır. Bu tromplara dayanan kubbe dışarıdan onaltıgen bir kasnağa oturmaktadır.

Mihrap taştan olup mukarnaslıdır. Osmanlı mihraplarının bir benzeridir. Minber orijinalliğinden uzaklaşmış ahşap bir eserdir.

İskender Paşa Camisi Erken Osmanlı devri mimarisinin özelliklerini taşımasına rağmen, bir bakıma da Diyarbakır camilerinin etkisinde kalarak yapılmıştır. Caminin sol tarafına silindirik gövdeli, tek şerefeli taş minare eklenmiştir.

Dört Ayaklı Minare



Akkoyunlu Kasım Han tarafından yaptırılan Şeyh mutahhar Ca­mii’sinin dört ayaklı minaresi yekpare dört sütun üzerinde inşaa edilmiş ilginç anıtlardandır. Minarenin sütunları altından yedi defa geçenin her dileğinin yerine geldiğine inanılır.

Mesudiye Medresesi



Ulu Camii’nin kuzeyinde ve cami­i’ye bitişiktir. 1198 yılında Artuklu Melikül Mesut Kutbudin Ebu Muzaffer Sokman zamanında inşaasına başlandığı üzerindeki ki­tabeden anlaşılmaktadır. Motif ve kitabeleriyle çok değerli bir sanat eseri olan medresenin avlusundaki mihrabın iki yanına ustaca yer­leştirilmiş döner taş sutünlar binanın herhangi bir yerinde mey­dana gelecek çökmeyi veya kaymayı tespit için konulmuştur. Bina kesme taştan iki katlı olarak yapılmıştır. Mesudiye medresesi içinde öğrenim yapılan Anadolu’nun ilk üniversitesidir.

Zinciriye Medresesi



Sincariye Medresesi’de denilir. Bina 1198 yılında yapılmış olup, mimarının adı isa Ebu Dirhem’dir.

Meryemana Kilisesi



3. Yüzyıldan kalmadır. Zamanla bir­çok onarım görmüş olup, Bizans devrinden kalma mihrabı, Ro­ma biçimi kapısı ilginçtir. Kilisede bazı azizlerin türbesi bulunmaktadır. Şehrin en güzel Süryani Kadim Yakubi mez­hebi kilisesidir. Diğer bir kilisede Keldani Kilisesidir.

Diğer Önemli Camiiler



Ömer Şaddat Camii, Kadı Camii, Hacı Büzürk Camii, Arap Şeyh Camii, Lala Kasım Camii, Kurt İsmail Paşa Camii şehrin diğer önemli camiileridir.

Müzeler

Arkeoloji Müzesi

Diyarbakır'da ilk müze 1934 yılında Ulu Cami'nin devamı olan Zinciriye Madresesi'nde açılmıştır.1985 yılında ise Elazığ caddesi üzerinde bulunan Dedeman Oteli arkasında bulunan yeni yapısına taşınmıştır.Müzede Diyarbakır yöresinden kazılar,satın alma ve müsadere yoluyla edinilen eserler,Neolitik Çağ'dan itibaren Eski Tunç, Asur, Urartu, Helenistik, Roma, Bizans, Artuklu, Selçuklu, Akkoyunlu ve Osmanlı devirlerine ait eserler kronolojik olarak sergilenmektedir.ayrıca bunlardan başka birçok başka eserde sergilennmektedir.

Cahit Sıtkı Tarancı Müzesi

Şair Cahit Sıtkı Tarancı'nın doğduğu bu ev geleneksel Diyarbakır evlerine güzel bir örnek teşkil etmektedir. 1973 yılında Kültür Bakanlığı tarafından satın alınıp müze haline getirtilmiştir. Müzede Cahit Sıtkı Tarancı'nın eşyaları. mektupları ve kitapları sergilenmektedir.

Ziya Gökalp Müzesi

Ziya Gökalp'in yaşadığı bu ev 1956 yılında müze haline getirtilmiştir. Gökalp'in eşyaları, mektupları ve kitapları sergilenmektedir.

Sosyal Aktiviteler

Diyarbakır ili son dönemlerde önemli atılımlara ev sahipliği yapmıştır. Bunların başında ise bölgenin önemli işadamlarından biri olan Cebeli Dinç'in temellerini attığı Dicle At Çiftliği gelmektedir. Bölgede bir ilk olması bakımından dikkatleri çekmektedir. Tesisin 2009'un ortalarında hizmete girmesi bekleniyor.

El Sanatları

Diyarbakır'ın el sanatları içerisinde kuyumculuk, ipekçilik, bakırcılık önde gelmektedir. Diyarbakır el sanatları, I. Dünya Savaşı'na kadar çok ilşeri bir düzeydeydi. Örneğin Konya'daki Mevlana türbesinin ikinci kapısı, Bağdat'taki İmam-ı Azam türbesinin altın ve gümüş işlemeli kapısı ile avize, şamdan ve kandilleri Diyarbakır'da yapılmıştır.

Eskisi kadar olmamakla birlikte günümüzde önemini koruyan bu el sanatlarında hasır bilezik, kişmiş gerdanlık, gümüş işlemeli nalın ve çekmeceler Diyarbakır'ın kuyumcularının beğenilen ürünleri arasındadır. Köylerde el dokumacılığı ve halı, kilim üretimi de yapılmaktadır.

Halk Oyunları

Davul, zurna eşliğinde oynanan Diyarbakır oyunları yörenin aşk, ıstırap ve bazen de aşiretlerinin sosyal durumlarını konu alır. Oyunlardan bazıları; Delilo, Halay, Esmer, Çaçan, Tekayak, Çiftayak ve Çepik'tir. Bu oyunların kendilerine özgü özellikleri, ayrı figür ve hareketleri vardır.

Mutfak

Binlerce yıl Türk, Kürt, Zaza, Ermeni, Süryani, Yahudi, Arap, halklarıyla içiçe yaşayan Diyarbakır'da, bu kültürlerin bileşiminden meydana gelen yemek kültürü hayli bir zengindir. Mutfağın temel malzemeleri kuzu eti, yöresel baharatlar (sumak, kişniş, karabiber vs.), pirinç, sakatat çeşitleri, tereyağı, bulgurdur. Bu nedenle Diyarbakır mutfağı ağır yemeklerden oluşur. Diyarbakır, lahmacunu ve kadayıfının yanı sıra peyniri ile de ünlüdür. En ünlü yemekleri; kaburga dolması, sac tava, meftune ve ciğer kebabıdır. Bu saydığımız yemeklerin hepsi Diyarbakır'a ait olup Türkiye'nin her tarafına yayılmıştır

Kaynaklar

Vikipedi http://tr.wikipedia.org/wiki/Diyarbak%C4%B1r_%28merkez%29 Rehber Ansiklopedisi

Linkler

  • http://www.diyarbakir.gov.tr/ - Valilik
  • http://www.diyarbakir.bel.tr/ - Belediye

    Liste - Türkiye'nin illeri

    Adana | Adıyaman | Afyon | Ağrı | Amasya | Ankara | Antalya | Artvin | Aydın | Balıkesir | Bilecik | Bingöl | Bitlis | Bolu | Burdur | Bursa | Çanakkale | Çankırı | Çorum | Denizli | Diyarbakır | Edirne | Elazığ | Erzincan | Erzurum | Eskişehir | Gaziantep | Giresun | Gümüşhane | Hakkari | Hatay | Isparta | Mersin | İstanbul | İzmir | Kars | Kastamonu | Kayseri| Kırklareli | Kırşehir | Kocaeli | Konya | Kütahya | Malatya | Manisa | Kahramanmaraş | Mardin | Muğla | Muş | Nevşehir | Niğde | Ordu | Rize | Sakarya | Samsun | Siirt | Sinop | Sivas | Tekirdağ | Tokat | Trabzon | Tunceli | Şanlıurfa | Uşak | Van | Yozgat | Zonguldak | Aksaray | Bayburt | Karaman | Kırıkkale | Batman | Şırnak | Bartın | Ardahan | Iğdır | Yalova | Karabük | Kilis | Osmaniye | Düzce

  • Haritası

    diyarbakır koordinatları: 37.919555324857356, 40.21751403808594

    Diğer anlamları

    diyarbakır

    Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.


    İlgili konuları ara


    Görüşler

    • misafir Avatar
      misafir - 4 yıl önce
      merhaba verdiğiniz emeğe sygı duyuyorum ve elinize sasğlık bu siteyide hazıladığınız için . ben bismilliyim ama 10 seneye yakındırki orlardan uzğım lakin bismile bakarken keni köyümü ve yanındaki 4 köu daha haritada bulamadım bilemiyorum bu benimmi sizinmi eksikliğiniz artık bu siteye baktğımda bu köyleride görmek isterim lütfen ok. sarı kö sefalı isalı ve kenan köyleri harita özerinde yok bide bozçalı köyü bulamadım isterseniz sizde tekrar bi kontrol ediniz . ------------------ TürkçeBilgi.com Sn. ziyaretçi, göstermiş olduğunuz ilgiye, özene ve ayrıca yapıcı eleştiriye teşekkür eder şahsınızca ortaya koyduğunuz eksikliklerin, yenileme çalışmaları esnasında tekrar değerlendirileceğini belirtir, iyi günler dileriz.

    • misafir Avatar
      misafir - 4 yıl önce
      çönarön demirölçek köyünde karacaya herkesin gitmesini istiyorum gerçekten orasö müthiş bir yer gidenlerin daha doğrusu benden duyup giiadenlerin bana sonradan teeşekür edeceklerine inanöyorum

    • misafir Avatar
      misafir - 4 yıl önce
      DİYARBAKIR TARİH VE EDEBİYAT KENTTIDIR. BU KENTİN TÜM SOKAKLARI BU KENTİN TÜM CADDELERİ SAYGI SEVGİYE AÇILIR;TÜM ESKİ ŞEHİR ÇOCUKLARINA MERHABA

    • misafir Avatar
      misafir - 4 yıl önce
      ben DİYARBAKIRın dokuz çeltik köyündenım benım köyüm çok güzel bir köydür sitenizde görmek isterım teşekürler

    • misafir Avatar
      misafir - 4 yıl önce
      Bölgeye karasal iklim hakimdir.Bozkır bitkilerinden oluşan bitki örtüsü vardır.

    • misafir Avatar
      misafir - 4 yıl önce
      Ya ARkadaşlar Tamam Anladık Herkes Kendi Memleketini Herkes kendi Köyünü Anımsatır kısacası Buna Deyin Ki İnsanlık Memleketi kadar güzel Bir Memleket yoktur . Yane Herkes kendi köyünü Büyütmemeli Ben D.bakırda Bulunan Tüm köylere Gitmişimdir Cok Şükür Hepsi Hüzel .. İnsnları Bir Başka Hiç Bir köyü Kötümsemeyin Ltfn Sonuçta HEpsi Bizim İnsnlarım Hepimiz Doğuluyuz .. KEkiler...

    • misafir Avatar
      misafir - 4 yıl önce
      selam eger diyarbakıra gelirseniz ilk önce ogüzel karbuzu yiin meşudur ondan sonra yemek yemennin tek bir adresi var özler et restorattına mutlaka gitdin cok deyiş göreceksinis

    • misafir Avatar
      misafir - 4 yıl önce
      diyarbakıra gelipte tepe beldesini görmemek diyarbakıra gelmiş olmazsınız

    • misafir Avatar
      misafir - 4 yıl önce
      diyarbakır hiç gözel değil bismil sanki bir cennet gibi

    • misafir Avatar
      misafir - 4 yıl önce
      ehhhhhhhh eğil biraz güzel fena değil çınar gibi olmasada güzel yinede

    • misafir Avatar
      misafir - 4 yıl önce
      merhaba ben diyarbakırlıyım köylerin resimleride olsaydı hada ilgi çekerdi. lütfen en kısa zaman da bunlarıda yapın. belki zor olur.ama yapsanız siteniz daha çok ilgi çeker. umarım enkısa zaman da yaparsınız.emeginizi saygılım. ama resimleri ekleseniz daha hoş olur.iyi çalışmalar.saygılarımla iyi çalışmalar...

    • misafir Avatar
      misafir - 4 yıl önce
      vallla çınar ilçesi çok güzel kardeşim onun gibi ilçe yok d.bakırda aziz ...

    • misafir Avatar
      misafir - 4 yıl önce
      Merhaba bende emegınız ıcın tesekkur edıyorum gercekten cok faydalı oluyor bızım ıcın frakat bazı D.Bakır ın bazı mahallelerınde sokak ısımlerı degıstı numaralı sısteme gectı eger ıstersenız bende buyuksehır beledıyesınden aldıgım son guncel bılgılerı var bunları sızınle paylasabılırım bırde ılcelerde sokak ısımlerını ılave debılırsenız ılcelerdede cok faydalı bır sekılde kullanabılırız hdemirtas@mavikurye.com.tr

    • misafir Avatar
      misafir - 4 yıl önce
      silvanın hasuni mağaraları gezilmeye değer.Ayrıca daha çok güzel yerleri vardır.farqinli Recep.Emeği geçen herkese teşekürler.

    • misafir Avatar
      misafir - 4 yıl önce
      alibardak köyü diyarbakırın güzel köylerinden biridir ben orayı çok sewiyorum herkese tavsiye ederim gezin görün çünkü diyarbakırın heryeri gezmeye değer

    • misafir Avatar
      misafir - 4 yıl önce
      KOCAKÖY İLÇESİ HARİTADA YOK ONU EKLEYİN NAR BOSTANLARI VE ÜZÜM

    • misafir Avatar
      misafir - 4 yıl önce
      alibardak koyu d.bakir''a 40 km. Uzaklikta cok guzel ve turistik bir alan. yes for turizm very good place i love all kurdish people thanks anyway for everythink from hamza

    • misafir Avatar
      misafir - 4 yıl önce
      rüyamda görmişem ki o eski diyarbekire gitmişem tek tek küçeleri gezmişem her bişeyi yerli yerinde bulmişam mahlelerde begler ağalar paşalar gecidi küçelerde hanımlar hutunlar gezidi diyarbakır şehir değıl mübarek sanki bi cennetti

    • misafir Avatar
      misafir - 4 yıl önce
      merhab a hasreten tutuştugum kent ahmettin dedigi gibi oysa bir ben bilirim ne afat sevdim seni birben bilirim birde d bakırlılar bilir bu hasreti

    • misafir Avatar
      misafir - 4 yıl önce
      diyarbakır çermik köyü muhteşem bir ğüzelliğe sahip çermik ve sevenlerine sevgi ve selemlarımla.....

    Gürüş/yorum alanı gerekli.
    Markdown kodları kullanılabilir.

    Diyarbakır ilgili konular

    • Batman

      Batman Türkiye'nin petrol yatağı olarak bilinen bir ilimiz. Güneydoğu Anadolu bölgesinin Dicle bölümünde Bitlis, Muş, Diyarbakır, Mardin ve
    • Ağrı

      Ağrı, Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan il ve il merkezi kent. Türkiye'nin en yüksek dağı olan Ağrı Dağı bu ilde yer alamktad
    • Malatya

      Malatya Doğu Anadolu Bölgesi’nin Yukarı Fırat bölümünde yer alan il, 37° 54’ ve 39° 03’ kuzey enlemleri ile 38° 45’ ve 39° 08’ do
    • Erzincan

      Erzincan Her çeşit meyvenin yetiştiği, târih boyunca birçok büyük savaşların yapıldığı ve son bin senede on bir defâ haritadan silinen,
    • Mardin

      Mardin Güneydoğu Anadolu bölgesinin Dicle bölümünde yer alan il. Diyarbakır, Siirt, Batman, Şırnak, Şanlıurfa, Irak ve Suriye arasında yer
    • Adıyaman

      Adıyaman Doğu Anadolu Bölgesi’nin Yukarı Fırat kısmı ile Güneydoğu Anadolu bölgesinin Orta Fırat bölgesi arasında yer alan il. Diyarbak
    • Doğu Anadolu Bölgesi

      Doğu Anadolu Bölgesi, Türkiye'nin 7 coğrafi bölgesinden biri. Bölgeye bu ad, Anadolu topraklarının doğusunda yer alması nedeniyle Birinci Co
    • Güneydoğu Anadolu Bölgesi

      Güneydoğu Anadolu Bölgesi Türkiye'nin 7 coğrafi bölgesinden en küçük olanı.Irak ve Suriye'nin kuzeyinde, Doğu Anadolu Bölgesi'nin güneyin
    • Maraş

      Kahramanmaraş Akdeniz Bölgesi, Doğu Anadolu Bölgesi ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde bulunan ve bir kısmı bu bölgelere ait olan Kahramanmar
    • Malatya (il)

      Malatya ili Doğu Anadolu Bölgesi`nin Yukarı Fırat Havzası`nda yer almaktadır.
    Diyarbakır
    diyarbakır