Diyarbakır Turistik Bilgileri

Diyarbakır, târihî eserler bakımından çok zengindir. Turizme elverişli ise de yeterli alt yapı te’sisleri yoktur. Târihî eserlerin çoğu Türk- İslâm medeniyetine âittir.

Diyarbakır, tarihi eserler bakımından çok zengindir. Turizme elverişli ise de yeterli alt yapı te’sisleri yoktur. Tarihi eserlerin çoğu Türk- İslam medeniyetine aittir.

Diyarbakır Kalesi: Dünyanın günümüze ulaşan en büyük şehir surları Diyarbakır’dadır. Dicle vadisinden 100 m yükseklikte bir düzlük alana kurulmuştur. Çeşitli devirlerde tamir edilmiştir. Kale dış ve iç kale olarak iki kısımdır. Dış kalenin uzunluğu 5, iç kalenin ise 3 kilometredir. Kalenin 82 burcu vardır. Kalenin yüksekliği 10-12 m, kalınlığı 3-5 metredir. Dış kalenin 4 kapısı vardır: Dağ (Harput) Kapısı, Dicle (Yeni) Kapısı, Mardin (Teli) Kapısı ve Şanlıurfa (Rum) Kapısıdır. İç kale çember şeklinde ve dış kalenin kuzey doğusundadır. Bu kale içinde Artuklusarayı, cami, kemer ve viran kale denilen ilk kalenin kalıntıları vardır. Kalenin havadan görünüşü kalkan balığına benzer. Kalede Artukoğulları, Selçuk, Osmanlı ve Akkoyunlu kitabeleri vardır. Çin seddinden sonra dünyanın en uzun, sağlam ve geniş surlarıdır. Yedi Kardeşler, Sen-Ben, Keçi Burçları kalenin en büyük burçlarıdır. Kalede koğuşlar, mahzenler, sarnıçlar ve depolar vardır. Dicle’ye bakan kısmı hariç diğer yanları savunma hendekleriyle çevrilidir. Bu hendekler bugün dolmuştur. Kale duvarları kabartma ve oyma motiflerle süslüdür.

Silvan Kalesi: Çok eski bir tarihe sahiptir. Kesin tarihi belli değildir. 532’de Bizans imparatoru Birinci Justinyen tamir ettirdi. İki surla çevrili dikdörtgen şeklindedir. 1185’te Hülagu’nun ordusu büyük tahribat yapmıştır. Çınar ilçesindeki Mirhıdır ve Zerzeva kalelerinin yerleri kalmıştır. Kaleler tamamen yok olmuştur. Hazro ilçesinde Tercil, Mihrani ve Aydınlar kalelerinin burç, sarnıç ve sur kalıntıları vardır.

Ulu Cami: Diyarbakır’da Bizans devrinde yapılan Mar Tuma Kilisesini hazret-i Ömer zamanında 639’da feth eden İslam ordusu cami haline getirmiştir. Bu camiyi 1090 senesinde Selçuklu Hükümdarı Melikşah yeni baştan inşa ettirdi. Anadolu’nun en eski camisidir. 80x80=1600 m2 saha kaplar, iki şadırvan, muhteşem cümle kapısı, mimberi ve mihrabı bir sanat abidesidir.

İçkale (Nasıriye) Camii: 1155’te Selçuklular tarafından yapılmış, Osmanlı ve Cumhuriyet devrinde tamir görmüştür. Bu camiye hazret-i Süleyman Camii, Narıyye Camii de denir. Arap mimari tarzı hakimdir. Diyarbakır’ın en eski camilerindendir.

Nebi Camii: Selçuklular tarafından yapılmıştır. Uzun ve dikdörtgen şeklinde olan minaresi, bir sıra ak ve bir sıra kara taştan örülmüştür.

Peygamber Camii: Osmanlı mimarisinin tipik bir örneğidir. Kanuni Sultan Süleyman Han yaptırmıştır.

Şeyh Muhtar (Mutahhar) Camii: On beşinci asırda yapılmış olup, Akkoyunlulara ait bir eserdir. Dört kısa sütun üzerine oturtulmuş minaresi ilgi çekicidir. Dünyada benzeri olmayan bir biçimde yekpare dört sütun üzerine inşa edilmiştir.

Ömer Şeddad Camii: Mardin Kapısı girişindedir. 1150’de İnaloğulları zamanında yapılmıştır. Genelde süslemesizdir.

Hoca Ahmed Camii: Mardin Kapısı yakınlarındadır. 1489’da Hoca Ahmed tarafından yaptırılmıştır. Yan mekanlı ilk Osmanlı camilerinden küçük bir yapıdır.

Ali Paşa Camii: 1534-1537 arasında Hadım Ali Paşa tarafından yaptırılmıştır. Mardin Kapı ile Urfa Kapı arasındadır. Osmanlı sanatının genel niteliklerini birleştiren bir yapıdır.

Sefa Camii: On beşinci asır yapısı olup, minaresinin güzelliği ve mihrabının işçiliği ün yapmıştır. Ulu Caminin batısındadır. Akkoyunlular döneminin önemli eserlerindendir.

Melek Ahmed Paşa Camii: On altıncı asır yapısıdır. Melek Ahmed Paşa yaptırmıştır. Kaidesi çini mozayiklerle süslüdür. Minaresi çok güzeldir. Urfa Kapı yakınındadır.

Hüsrev Paşa Camii: Hüsrev Paşa tarafından 1526’da yaptırılmıştır. Mimarisi çok güzeldir. Mardin Kapı yakınındadır. Medrese olarak yapılmış olup, 1728’de minare eklenmiştir.

Hasan Paşa Camii: Hasan Paşa tarafından 1575 senesinde yaptırılmıştır. Güzel bir Osmanlı eseridir.

Fatih Paşa Camii: Diyarbakır’ı fetheden Osmanlı kumandanı Bıyıklı Mehmed Paşa tarafından 1522’de yaptırılmıştır. Türbesi yanındadır. Dokuz vezir (beylerbeyi) ile Osmanlı kumandanı Özdemiroğlu Osman Paşa türbeleri bu cami yanındadır. İldeki ilk Osmanlı eseridir.

Behram Paşa Camii: Osmanlı eserlerinin en büyük ve önemlisidir. 1522’de inşa edilmiştir. Tek minarelidir. Kapısı ve mihrabı bir sanat şaheseridir.

Selahaddin Eyyubi Camii: Silvan’da olup, 12. asırda Selahaddin Eyyubi tarafından yaptırılmıştır. Silvan’ın en büyük camisidir.

Kara Behlül Bey Camii: 1950’de Osmanlı Sancakbeyi Kara Behlül Beyin Silvan’da yaptırdığı güzel bir camidir. 1899’da minaresi eklenmiştir.

Tarihi Eyyubiler Minaresi: Silvan’dadır. Mimari kıymeti büyüktür. 5 tabakadır. Üzeri süslerle bezenmiştir. Yüksekliği 35 m olup, dikdörtgen şeklindedir.

Çermik Ulu Camii: Kale Mahallesindedir. On ikinci asırda Artukoğullarından Fahreddin Karaarslan yaptırmıştır. Selçuklu Sultanı Üçüncü Alaeddin Keykubad döneminde tamir edilmiş ve minare eklenmiştir.

Silvan Ulu Camii: 1031’de yapıldığı zannedilmektedir. 1157’de Artukoğlu Necmüddin Alpi ve 1224’de Eyyubilerden Ebü’l-Muzaffer Şehabeddin Gazi tarafından tamir ettirilmiştir. Mihrap önü kubbesinin büyük tutulduğu camilerin ilk örneğidir.

Zinciriye Medresesi: Ulu Caminin batısındadır. Kitabesinde 1198’de Mimar Îsa Ebu Dirhem’in yaptığı yazmaktadır. Küçük avlulu, tek katlı bir yapıdır.

Mesudiye Medresesi: Ulu Cami yakınındadır. Artuklu devrinin en önemli eserlerindendir. Kitabesinde 1199’da Ebu Muzaffer İkinci Sökmen devrinde inşasına başlanıp, 1223’te tamamlandığı yazılıdır. Mimarı Cafer ibni Mahmud’dur. İki katlı, açık avlulu bir yapıdır. Çok süslü taş işçiliğini yansıtan kemerleri ilgi çekicidir. 1934’te müze haline getirilmiştir.

Ali Paşa Medresesi: Mardin Kapı ile Urfa Kapı arasında Ali Paşa Camii yanındadır. 1543-1547 arasında Hadım Ali Paşa tarafından yaptırılmıştır. Tek katlı bir yapıdır.

Muslihiddin Ları Medresesi: İbariye, Perli medrese olarak da bilinir. Sey Sefa Camii yakınındadır. On beşinci asrın ikinci yarısında yapıldığı tahmin edilmektedir. Tek katlıdır.

Abdullah Paşa Medresesi: Çermik’te 1757’de Çeteci Abdullah Paşa tarafından yaptırılmıştır. İkinci Abdülhamid Han zamanında Çermik Rüştiye Mektebi olarak kullanılmıştır. Günümüzde tamir edilmiş olan medrese, camiye çevrilmiştir.

Hatuniye Medresesi: Hani ilçesinde Ulu Caminin yakınındadır. On üçüncü asır eserlerindendir. Günümüzde yıkık bir vaziyettedir.

Sahabeler Türbesi: İçkale’de Kale Cami bitişiğindedir. Girişinde 1631-1633 arasında Silahdar Mustafa Paşanın yaptırdığına dair kitabe vardır. Bazı kaynaklarda 639’da yapıldığı yazılmaktadır. Diyarbakır’ı fethe gelen ve burada şehid düşen Eshab-ı kiram yatmaktadır.

Hüsrev Paşa Hanı: Mardin Kapısının hemen yanındadır. 1527’de Hüsrev Paşa tarafından yaptırılmıştır. Deliller Hanı da denilmektedir. İki bölümden meydana gelen han, geniş bir alana yayılmıştır.

Hasan Paşa Hanı: Ulu Caminin doğu girişindedir. 1575’te yapılmıştır. Doğu Kapısının işçiliği çok güzeldir.

Çifte Han: Hasan Paşa Hanının güneyindedir. On altıncı asırda yapıldığı tahmin edilmektedir. Zaman zaman gördüğü tamiratlar yüzünden ilk şeklini kaybetmiştir.

Yeni Han: Zinciriye Medresesi arkasındadır. 1789’da Seyyid Hacı Abdullah yaptırmıştır. İki katlıdır. Diğer hanlara göre sadedir.

Malabadi Köprüsü: Silvan yakınlarında Batman Çayı üzerinde tarihi bir köprüdür. 1147’de Artukoğullarından Timurtaş bin İlgazi tarafından yaptırılmıştır. Uzunluğu 220 m, eni 7 metredir. Kemerlerinin genişliği 38.60 m olup, dünyadaki taş kemerli köprülerden, kemeri en geniş olanıdır. Üzerinde iki geçiş kapısı ve iki ada vardır. Cumhuriyet devrinde iki defa tamir görmüştür ve ilk yapılış şeklinin büyük özelliğini kaybetmiştir.

Haburman Köprüsü: Çermik ilçesi Haburman köyü yakınındadır. Sinek Çayı üzerinde kurulmuştur. 1179’da Artukoğlu Necmeddin Alpi’nin kızı Zübeyde Hatun tarafından yaptırılmıştır. Üç gözlü olup, boyu 107 m, genişliği 5.50 metredir.

Dicle Köprüsü: Mardin Kapısına 3 km uzaklıkta, Silvan yolu üzerinde bir köprüdür. Mervanoğullarından Nizamüddevle Nasr tarafından 1065’te yaptırılmıştır. On gözlü olup, 180 m boyundadır.

Hasune Mağaraları: Silvan-Batman karayolunda tepeler üzerindedir. Üç yüze yakın mağara vardır. Birbirine koridorlarla bağlı olup, bir mağaralar şehridir. Çivi yazılar, şekiller ve oymalar vardır.

Dokyanus Şehri: Eshab-ı Kehf’de ismi geçen şehir. Lice’nin 18 km batısında bir tepe üzerinde kurulmuştur. Şehir surlarla kuşatılmıştır.

Mesire Yerleri: Diyarbakır, tarihi eserler yönünden çok zengin olduğu kadar tabii güzellikler bakımından fazla zengin değildir. Mesire yeri olarak akarsu boylarından, tarihi kalıntılardan faydalanılmaktadır.

Kaplıcaları: Diyarbakır’ın başlıca şifalı suları, Çermik Kaplıcası ve Anakaris Suyudur.

Çermik Kaplıcası: Diyarbakır-Çermik yolu üzerinde olup, Çermik’e 3 km uzaklıktadır. Termal tesisleri bulunan kaplıca, kadın hastalıkları, üst solunum yolu kronik iltihapları, romatizma hastalıklarına iyi gelir.

Anakaris Suyu: Hani ilçesine 3 km uzaklıkta olup, içme kürleri sarılık ve karaciğer hastalıklarına iyi gelir. Böbrek taşlarının düşürülmesinde yardımcı olur. Kaynağın çevresinde tesis yoktur.

Görüşler

Bu konuda henüz görüş yazılmamış.
Gürüş/yorum alanı gerekli.
Markdown kodları kullanılabilir.