Edirne'nin fethi, Osmanlı İmparatorluğu ile Bizans İmparatorluğu arasında yapılan ve Osmanlı'nın Edirne'yi (o zamanki adıyla Hadrianopolis) fethiyle sonuçlanan süreçtir. Tarihi, çeşitli kaynaklara göre farklılık göstermekle beraber 1361-1371 yılları arasında gerçekleştiği bilinmektedir.

Edirne'nin fethi

Edirne'nin fethi, Osmanlı İmparatorluğu ile Bizans İmparatorluğu arasında yapılan ve Osmanlı'nın Edirne'yi (o zamanki adıyla Hadrianopolis) fethiyle sonuçlanan süreçtir. Tarihi, çeşitli kaynaklara göre farklılık göstermekle beraber 1361-1371 yılları arasında gerçekleştiği bilinmektedir. Yaptığı fetihler sonrasında bölgede Paşa Sancağı kurulmuştu. Sancak, batıda Keşan ile arasında Yayla Dağı'ndan ve Malkara ile Hayrabolu'yu ayıran dağlık bölgeden geçmekte, Marmara Denizi sahillerinde Tekfurdağı kasabası güneyinde Bakacık Tepesi ve Hora'ya kadar uzanmaktaydı. İki taraf arasında yapılan anlaşma gereğince Osmanlılar Bizans topraklarına saldırmayacak, Foçalılara gönderilecek gemilerin masraflarını üstlenecek, Bizans İmparatoru'nun eski borçlarını affedecek ve Rumeli'de imparatora karşı duran Matthaios Kantakuzenos'a yardımdan vazgeçerek imparatoru destekleyecekti. Matthaios Kantakuzenos ise Sırplar tarafından yakalanmış ve imparatora teslim edilmişti. Orhan Gazi'nin zorlaması üzerine bizzat Yannis Palaiologos'un da bulunduğu üç kadırga ertesi bahar, yani 1358 baharında Foçalıların üzerine gitti. Foçalıları karadan sıkıştırmak için ise Saruhanoğulları Beyi İlyas Bey ile anlaşılmıştı. Ancak her iki taraf da başarısız oldu ve imparator tahtına geri döndü. Orhan Gazi'nin imparatora, oğlunu kurtarmazsa anlaşmayı bozacağını ve Bizans topraklarına karşı saldırılara tekrardan başlayacağını belirtmesi üzerine imparator, iki gemiyle birlikte Prokonnesos'a gitti ve burada Orhan Gazi'yle buluşmasının ardından aynı yıl içerisinde Foça'ya hareket etti. Bu sefer de bir sonuç alınamamasının ardından 1359 baharında Kadıköy'e gelen Orhan Gazi, imparatorun elçileriyle gemide bir görüşme yaptı. Oğlu Halil'in kurtarılmasının ardından, imparatorun kızıyla nişanlanması ve aralarındaki barışın daimi olması şartlarıyla tekrardan bir anlaşma yapıldı. Aynı yılın yaz aylarında tekrardan Foça'ya hareket eden imparator, Halil'i kurtardı ve İstanbul'a getirerek on yaşındaki kızı İrini ile nişanladı. 1359 yılının Eylül sonlarına tekabül eden tarihlerde ise gemi ile İzmit'e getirilip, babasına teslim edildi. Rumeli'deki Osmanlı kuvvetleri, 1359'dan itibaren doğuya doğru sistematik olarak akınlar düzenlemeye başladı. Floransalı Matteo Villani'ye göre bu taarruzlar sırasında Dimetoka (o zamanki adıyla Didymeteichon) ilk defa geçici olarak Osmanlıların eline geçmiş, Türk akıncıları aynı yıl İstanbul (o zamanki adıyla Konstantinopolis) surları karşısında görünmüştü. Ancak Burmov, son iki kaynakta yer alan Edirne'yi fetheden ordunun başında Süleyman Paşa bulunduğu bilgisini reddeder. Ostrogorskiy, eserini 1480'lerde yazmış olan Chalkokondyles'in de kronolojik hatalar yaptığını belirtir. Çek tarihçi Konstantin Josef Jireček, Burmov'dan önce yazdığı eserlerinde Bizans Kısa Kroniklerde verilen tarihi esas alarak Orhan Gazi'nin 1362'de öldüğünü belirmekte ve kendisinden sonra yerine gelen oğlu I. Murad'ın 1363 sonrası Edirne'yi fethettiğini ileri sürüyordu. Daha sonraları Jireček, eserini 15. yüzyılda yazmış olan Mihail Panaretos'un bir kaydına dayanarak Edirne'nin 1362 Mart'ında Bizans'ın elinde bulunduğunu ve şehrin 1363'te Osmanlı egemenliğine girdiği hakkındaki tahmininin bununla kuvvetlendiğini belirmektedir. == Fetih == Osmanlı kaynakları da fetih tarihini, 1360 ile 1365 arasında değişiklik göstermektedir. Edirne'nin fethiyle sonuçlanacak olan harekattan, Osmanlı kaynaklarında iki ana rivayette bahsedilir. Bunlardan birisi Âşıkpaşazade'nin, diğeri ise kendisinden sonra birçok kişinin kullandığı ve Ruhi ile Neşri'nin en detaylı versiyonunu verdiği Ahmedi rivayetidir. Diğer taraftan Hacı İlbeği, ele geçirdiği Burgos'ta (günümüzdeki adı Pythion) konuşlanmış ve Dimetoka'yı sıkıştırmaktaydı. Bir süre sonra kale tekfuru pusuya düşürülüp esir alınınca, tekfurun serbest kalması şartıyla kaleyi teslim aldı. Gazi Evrenos ise Keşan hisarını almış ve oradan İpsala'yı sıkıştırmaktaydı. Ruhi rivayetine göre Orhan Gazi'nin ölümünün ardından oğlu Murad, devlet büyüklükleri tarafından tahta geçirildi. Tahta çıkışının ardından Ankara tarafında gerçekleşen isyanları bastırmasının ardından Bursa'ya döndü ve asker toplayarak Rumeli'ye geçti. H. 761 yılında ise Edirne'yi fethetti. Edirne'nin fethi hakkındaki iki eski rivayet, yani Âşıkpaşazade ile Ahmedi-Ruhi rivayetleri fetih tarihini H. 761 verirken, yaptığı değişiklikler sonucunda bu tarihi Neşri H. 762 olarak vermektedir. Murad'ın tahta çıktığı 1362 Mart'ından sonra yaşanan gelişmeleri anlatan bu eserlerde Edirne'nin fethinin yer almaması, fethin bu yıldan önce gerçekleştiği anlamı taşımaktadır. Diğer taraftan Oruç Bey tarihinin Manisa nüshasında Edirne'nin H. 762 yılında fethedildiği ve o yıl bir güneş tutulmasının gerçekleştiği bilgisi yer almaktadır. Yapılan hesaplarla o yıl, 5 Mayıs günü bir güneş tutulmasının gerçekleştiği belirlenmiştir. Belirtilen Osmanlı kaynaklarından faydalanarak Halil İnalcık, Edirne'nin 1361 yılında Osmanlı himayesine girdiğini belirmektedir.

Sonrası

Edirne'nin fethi sonrasında Murad, lalası Şahin'i burada bırakarak Dimetoka'ya gitti. Bir müddet burayı karargah olarak kullanırken; şehirde bir cami ile kendisi için bir saray yaptırdı. * *

Kaynaklar

Vikipedi

Yanıtlar